Anayasa Mahkemesi'nden Ayrımcılık Yasağının İhlal Edildiğine Dair Emsal Karar  

Per, 07/27/2023 - 14:53 tarihinde GörevHukukYönetici tarafından gönderildi

ANAYASA MAHKEMESİ’NDEN

GÖRME ENGELLİ BİREYE ÖZEL BİR BANKADA YAPILAN MUAMELE NEDENİYLE AYRIMCILIK YASAĞININ İHLAL EDİLDİĞİNE DAİR EMSAL KARAR

 

Anayasa Mahkemesi 02/03/2023 tarihinde,  ( Başvuru No: 2017 / 37627) Sevda Yılmaz başvurusu hakkında, Anayasa'nın 17.maddesinde düzenlenen kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkıyla bağlantılı olarak, Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.

 

Görme engelli başvurucu, özel bir banka tarafından kredi limiti olduğu bilgisi verilmesi üzerine krediyi kullanmak amacıyla banka şubesine gitmiş, kendisine kredi işlemlerinin tamamlanabilmesi için, düzenlenen sözleşmeyi "Bir nüshasını elden aldım." cümlesini yazarak imzalaması gerektiği söylenmiştir. Başvurucu görme engelli olması nedeniyle bunu yapamayacağını, görme engelli alfabesi, kamera kaydı gibi farklı yöntemlerle bu eksiklikleri giderebileceğini belirtmesine rağmen başvurucu iki saati aşan süre şubede bekletilmiş ve krediyi kullanamadan şubeden ayrılmıştır.

Bunun üzerine başvurucu, sadece görme engelli olması nedeniyle kredi hizmetinden faydalanamadığı, banka personeli tarafından ayrımcı muameleye maruz bırakıldığı iddialarıyla banka aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde manevi tazminat davası açmış ve yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, Bölge İdare Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde davanın kesin olarak reddedilmiştir

Akabinde başvurucu bu kez maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş ve Mahkemece yapılan değerlendirmeyle :

Başvurucunun kredi kullanamaması şeklinde gerçekleşen müdahalenin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen asgari eşiği aşmadığı ancak müdahalenin şeref ve itibarın korunması hakkı bağlamında, Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında yer alan kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı kapsamında kaldığından, Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağı yönünden inceleme yapılması için yeterli görülmüştür.

Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının sadece kamu otoritelerine hitap eden bir güvence olmayıp özel kişileri de bağlayan temel anayasal bir ilke olduğu, Devletin ayrımcılık yasağının özel kişiler tarafından ihlal edilmesini önleme pozitif yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle somut olay, devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında incelenmiştir.

Ayrıca kararda engelli kişilerin özel ihtiyaçları dikkate alınarak diğer bireylerle eşit şekilde yaşayabilmelerine yönelik olarak devletin pozitif yükümlülüğü bulunduğu, nitekim ulusal ve uluslararası düzenlemelerde engelli bireylerin ayrımcı muameleye karşı korunması konusunda mutabakat bulunduğu ifade edilmiştir.

 

 

 

 

Somut olayda: başvurucunun görme engelli olması dışında kredi kullanmak isteyen diğer bireylerle benzer durumda olduğu, bu bağlamda başvurucunun görme engelli olması nedeniyle kredi kullanamamasının farklı muamele teşkil ettiği ve dolayısıyla durumları benzer olan banka müşterileri arasında kredi kullanılması yönünden engellilik temelinde farklılık yaratıldığı, görme engelli olan başvurucunun özel ihtiyaçlarının dikkate alınmadığı, söz konusu banka işlemine ilişkin olarak başvurucunun durumunu gözeten alternatif bir tedbirin etkili bir biçimde uygulanması yönüyle gereken özenin gösterildiğinin ortaya konulamadığı, başvurucunun kredi kullanamamasının temel nedeninin görme engelli olmasına ve bu durumda uygulanacak mevzuat hükümlerinin anayasal ilkeler gözetilerek uygulanmamasına dayandığı tespit edilmiş  ve sonuç olarak: başvurucunun banka kredisi kullanamaması ve uzun bir süre banka şubesinde bekletilmesi bakımından görme engelli olması temelinde yapılan muamelenin nesnel ve haklı bir sebebinin bulunmadığı kanaatine varılmış olup,

Açıklanan gerekçelerle:

-Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine,

- İhlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla kararın mahkemesine gönderilmesine,

- Başvurucuya net 7.500 TL manevi tazminat ödenmesine, karar vermiştir.