Dijital Erişilebilirlik Bağlamında Avrupa Birliği Düzenlemelerine Genel Bakış - Avukat S. Çağrı Yıldırım

Per, 07/11/2024 - 23:52 tarihinde GörevHukukYönetici tarafından gönderildi

DİJİTAL ERİŞİLEBİLİRLİK BAĞLAMINDA AVRUPA BİRLİĞİ DÜZENLEMELERİNE GENEL BAKIŞ

 

Avukat S. Çağrı YILDIRIM

 

Giriş

Gelişen teknolojiyle birlikte ortaya çıkan dijital imkanlar kuşkusuz Avrupa Birliği bakımından büyük önem taşımaktadır. Gerek bulunduğu konum, gerekse içerdiği nüfus ve ülkeler itibariyle AB’nin bu konuda attığı adımlar dikkatle takip edilmektedir. Dijital hizmetlerin kullanımı ve yaygınlaşması bağlamında AB bünyesinde çeşitli hukuki metinler oluşturularak uygulanmaya başlamıştır. Bu kapsamda başta engelliler olmak üzere tüm kesimleri kapsayıcı şekilde bu alanların düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla direktifler hayata geçirilmiştir. Bu çalışmada AB tarafından özellikle son yıllarda hayata geçirilen web ve mobil uygulama erişilebilirliğiyle birlikte ürün ve hizmetlere erişim direktiflerine genel hatlarıyla yer verilmiştir.   

 İçeriğe geçmeden önce direktif kavramının doğru anlaşılması bakımından açıklama yapmak yerinde olacaktır. AB bünyesinde yazılan direktifler üye ülkelerin ilgili konuda yapacakları mevzuat düzenlemelerine bir üst çerçeve işlevi görmektedir. Bu sayede ülkeler direktife aykırı olmamak kaydıyla, direktiften daha detaylı ve kapsamlı kanunlar çıkarabilmek noktasında inisiyatife sahiptir. Ayrıca ilgili direktifin doğrudan iç hukuka aktarılması da mümkündür.

2016/2102/EU sayılı Web Sitelerine ve Kamu Kuruluşlarının Mobil Uygulamalarına Erişim Direktifi

26 Ekim 2016 tarihinde yürürlüğe giren 2016/2102/EU sayılı Web Sitelerine ve Kamu Kuruluşlarının Mobil Uygulamalarına Erişim Direktifi[1], kamu kuruluşlarının mobil uygulamalarına ve web sitelerine erişim yükümlülüklerine ilişkin olarak üye devletlerin düzenlemelerinin birbirine yakın hale getirilmesini ve söz konusu kamu kuruluşlarının web sitelerine ve mobil uygulamalarına erişilebilirlik hakkında daha standart ve harmonize bir hukuki çerçevenin oluşturulmasını amaçlamıştır.

Söz konusu direktifin önsözünün 2. maddesinde erişilebilirlik kavramının bu direktif çerçevesinde web sitelerinin ve mobil uygulamaların özellikle engelliler olmak üzere kullanıcılara daha erişilebilir olması için tasarlaması, kurulması, sürdürülmesi ve güncellenmesi sırasında gözlemlenebilecek prensipler ve teknikler olarak anlaşılması gerektiği ifade edilmektedir. Direktifin Başlangıç bölümünün 21’inci paragrafında ise, ihalelerin teknik şartnamelerinde engellilerin erişilebilirliği konusunun da dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Direktifin 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu Direktif, üye devletlerin erişim için kullanılan cihazlardan bağımsız olarak web sitelerinin ve mobil uygulamalarının 4. maddede belirtilen erişim yükümlülüklerini karşılaması için kamu kurumlarının uyması gereken kuralları düzenlemektedir.” hükmü uyarınca Direktifin maddi kapsamı belirlenmiştir. Direktifin “Web Sitelerine ve Mobil Uygulamalarına İlişkin Erişilebilirlik Yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinde ise üye devletler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait web sitelerinin ve mobil uygulamalarının algılanabilir, işletilebilir ve anlaşılabilir hale getirilerek bunlara daha çok erişilebilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamakla yükümlü kılınmıştır.

Bu itibarla söz konusu Direktif gereğince erişilebilirlik kavramına daha geniş bir anlam yüklenmiş, web sitelerinin ve mobil uygulamaların engelliler için algılanabilir, kullanılabilir ve anlaşılabilir olması ve bu site ve uygulamaların farklı İnternet tarayıcılarında sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi (dayanıklı olması) amaçlanmıştır. Bu kapsamda 23 Eylül 2018’den sonra yapılan tüm web sitelerinin 23 Eylül 2019 tarihi itibariyle bu şartlarla erişilebilir hale getirilmesi, Direktifin yürürlüğe girdiği tarihte mevcut web sitelerinin en geç 23 Eylül 2020 tarihi itibariyle erişilebilir olması ve tüm mobil uygulamaların 23 Haziran 2021 tarihine kadar erişilebilir hale getirilmesi gerekmektedir. Direktif ayrıca üye devletlere kamu kuruluşlarının bu yükümlülüklere uyup uymadığını izleme ve raporlama yükümlülüğü de getirmiştir.

Görüldüğü üzere Direktif’te değerlendirme konusu yapılan ve üye ülkelerin uyum sağlaması gereken algılanabilirlik, kullanılabilirlik, anlaşılabilirlik ve dayanıklılık ilkeleri aynı zamanda WCAG kapsamında da belirlenmiş olan erişilebilirlik ilkeleridir. WCAG’nin bu ilkeleri EN 301 549 V1.1.2 (2015-04) sayılı bir standarda dönüştürülmüş, Direktif kapsamında bu standart düzenlemesine, dolayısıyla WCAG’e atıf yapılmıştır[2]. Ayrıca belirtmek gerekir ki, WCAG düzenlemelerinin güncel sürümleri yayınlandığı takdirde ilgili versiyona atıf yapılmak suretiyle teknik standartlarla hukuki zemin arasındaki bağ korunmaktadır.

Direktifin genel olarak web siteleri ve mobil uygulamaların daha erişebilir bir şekilde kamuya sunulması amacı taşıdığı anlaşılsa da direktifin esas odak noktasının engelliler ve engellilerin gelişen teknolojilere erişiminin daha kolay sağlanması olduğu açıktır. Zira direktifin “Konu ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinde de özellikle engelliler olmak üzere kamu kuruluşlarının web sitelerinin ve mobil uygulamalarının kullanıcılara daha erişilebilir bir şekilde sunulmasının hedeflendiği belirtilmiştir. Yine Direktifin “Başlangıç” bölümünün 12’nci paragrafında 13 Aralık 2006 tarihinde kabul edilen BM Engelli Haklarına İlişkin Sözleşmeye atıf yapılarak, üye devletlerin engellilerin bilgi teknolojilerine ve sistemlerine diğerleriyle eşit şartlarda erişim sağlamalarına, kamuya açık hizmetlerin ve olanakların erişilebilirliği için asgari kriterlerin geliştirilmesine, engellilerin İnternet başta olmak üzere yeni iletişim teknolojileri ve sistemlerine erişiminin desteklenmesine yönelik uygun tedbirleri aldığı belirtilmiştir.

Söz konusu maddede ayrıca ilgili BM Sözleşmesinin ürün, program ve hizmet tasarımlarının herhangi bir özelleştirilmiş veya uyarlanmış bir tasarıma gerek olmaksızın herkes tarafından kullanılabilmesinin şart koşulduğu vurgulanmış, bu çerçevede, engellilere yönelik geliştirilen yardımcı cihazların da evrensel tasarım olarak belirtilen ürün veya hizmetler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Söz konusu Direktif 15 Kasım 2010 tarihli “Avrupa Engelli Stratejisi 2010-2020: Engelsiz Avrupa İçin Yeni Bir Taahhüt” başlıklı AB Komisyonu Genelgesine dayanmıştır. İlgili Genelge, engellilerin diğer kişilerle eşit şartlarda topluma katılım sağlamasına engel olan hususları ortadan kaldırmayı ve engellilerin bilgi ve iletişim teknolojilerine erişilebilirliği gibi öncelikli alanlarda adım atılmasını amaçlamaktadır. Bu itibarla Direktifin Başlangıç bölümünün 13’üncü paragrafında Genelgenin bu amaçlarına atıf yapılarak Direktife kaynaklık eden hukuki zemine işaret edilmiştir.

19 Mayıs 2010 tarihinde yürürlüğe giren “Avrupa Dijital Gündemi” başlıklı AB Komisyonu Genelgesi 2016/2102/EU sayılı Direktifin hukuki dayanaklarından bir diğeridir. Avrupa Dijital Gündemi Genelgesine göre kamu kurumlarının çevrimiçi içerik piyasasını desteklemesi gerekmektedir. Bu kapsamda hükümetlere kamu sektör bilgilerinin şeffaf, etkili ve ayrımcı olmayan bir şekilde erişilebilir kılınmasını sağlama yükümlülüğü getirilmiştir. Bu hususlar çevrimiçi hizmetlerin gelişmesi için önemli bir kaynak olarak nitelendirilmiştir. Direktifin Başlangıç bölümünün 18’inci paragrafında Avrupa Dijital Gündemi Genelgesine atıf yapılarak, Komisyonun engellilerin yeni elektronik içeriğe tamamen erişebilmesinin sağlanmasını şart koştuğu belirtilmiştir.

Direktifin uygulama alanı bazı istisnaları barındıracak şekilde düzenlenmiştir. Örneğin, kamu için elzem olmayan hizmetleri sunan veya engellilerin ihtiyaçlarına cevap vermeyen hizmetleri sağlayan sivil toplum kuruluşlarının web siteleri ve mobil uygulamaları bu Direktifin kapsamı dışında tutulmuştur. Nitekim Direktifin Başlangıç bölümünün 25’inci paragrafında; bazı sivil toplum kuruluşlarının engellilerin ihtiyaçlarıyla ilgili olmayan hizmetleri sağlaması halinde orantısız yükümlülüklere maruz kalmamaları için bu kuruluşlar Direktifin kapsamı dışında bırakılmıştır. Direktifin kapsamına esasen kamu kurumlarının web siteleri ve mobil uygulamaları girmekle birlikte 1. maddenin 3. ve 4. fıkralarında yukarıda örneği verilen gibi birçok istisna düzenlenmiştir. Direktifte istisnalar sıralanırken genel olarak ikili bir ayrım olacak şekilde formüle edilmiştir. Bu bağlamda ilk kategori direktif kapsamı dışında kalacak kamu kuruluşları, ikinci kategori ise kapsam dışında kalacak içeriklerdir. Bu kapsamda direktifin uygulama alanı dışında kalacak olan kamu kurumları; kamuya ait yayın kanalları, engelli bireyler için veya genel olarak toplum için gerekli olmayan hizmetleri ifa eden sivil toplum kuruluşları ve gerekli online kayıt işlemi dışında kalacak şekilde okullar, anaokulları ve çocuk yuvalarıdır (okullar, anaokulları ve yuvalara direktifin uygulanıp uygulanmamasına ilişkin tasarruf taraf devletlere bırakılmıştır). Direktifin kapsamı alanı dışında kalan içerikler ise; canlı yayınlar, online haritalar ve harita servisleri (yön bulma amacıyla kullanılan haritalar için gerekli bilgilerin erişilebilir bir şekilde sağlandığı sürece), kamu kurumları tarafından geliştirilmeyen, fonlanmayan ya da hiçbir şekilde kontrol altında tutulmayan üçüncü parti içerikleri, miras koleksiyonları ve arşivlenmiş içerikler vb. şeklinde sıralanmıştır.

Bununla birlikte yine başlangıç bölümünün 28. paragrafında direktifin kamu kuruluşlarının tüm içeriklerini erişebilir yapmasını teşvik etmek istediği vurgulanırken, söz konusu kamu kuruluşlarının içeriklerini sınırlandırmanın amaçlanmadığının altı çizilmiştir. Bu doğrultuda kamu kuruluşlarının ne zaman ki internet sitelerine veya mobil uygulamalarına erişilemeyen bir içerik eklediklerinde o içeriği makul şartlarda ve sürede erişilebilir içeriğe çevirmeleri gerektiği belirtilmiştir. Aynı şekilde direktifin uygulama alanına giren kamu kuruluşları için 39. paragrafta da belirtildiği şekilde orantılılık ilkesi geçerlidir. Dolayısıyla direktif kapsamındaki kamu kuruluşları düzenlenen erişilebilirlik gerekliliklerini kendilerine orantısız bir yük getirmeyecek şekilde uygulamalıdırlar. Ancak her halükarda, kamu kuruluşu söz konusu içeriği mümkün olan en erişilebilir hale getirmek durumundadır. Aynı zamanda, bu istisnai hallerin sadece spesifik bir durumla ilgili olması, söz konusu spesifik durumun ötesine geçmemesi ve erişilebilir kılınması gereken içerikleri içine alacak şekilde genişletilmemesi gereklidir. Başlangıç bölümünde belirtilen bu ilke aynı zamanda direktifin 5. Maddesinde de düzenleme alanı bulmuştur. 5. maddenin 1. fıkrasına göre “Üye devletler, kamu kuruluşlarının direktifin 4. maddesinde düzenlenen erişilebilirlik şartlarını kendilerine orantısız külfet getirmeyecek şekilde uygulayacaklarını garanti altına alacaktır.” Yine Direktifin 5. maddesinin ikinci fıkrasına göre, 4’üncü maddede düzenlenen erişim yükümlülükleri yerine getirilirken orantısız külfet altında kalınıp kalınmadığını değerlendirmek için bazı kriterler geliştirilmiş, bu kapsamda ilgili kamu kuruluşlarının “büyüklüğünün, kaynaklarının ve doğasının” ayrıca “söz konusu web sitesi veya mobil uygulamanın kullanım sıklığı ve süresi dikkate alındığında engellilere ilişkin muhtemel faydaların karşılığında ilgili kamu kuruluşuna getireceği muhtemel kar ve maliyetin” dikkate alınacağı düzenlenmiştir. 5. maddenin devamı fıkralarında ise 5.madde istisnasına dair değerlendirmenin yine ilgili kamu kuruluşu tarafından yapılacağı ve olası bir istisna durumunda kamu kuruluşunun bunun gerekçesini açıklayacağı ve yerine erişilebilir alternatifler getireceği hüküm altına alınmıştır.

Direktife ilişkin dikkate değer bir başka husus 7.maddede düzenlenmiştir. Buna göre kamu kurumlarına kendi web sitelerinin ve mobil uygulamalarının direktifle uyumluluğuna dair detaylı anlaşılır ve açık bir “Erişilebilirlik Bildirimi” sunma yükümlülüğü getirilmiştir. Söz konusu “Erişilebilirlik Bildirimi” web sitesi ve mobil uygulamanın tamamen veya kısmen erişilebilir olduğunu göstermeli ve sürekli güncellenmelidir. Eğer ki kamu kurumunun ilgili içeriği tamamen erişilebilir değil ise direktif, kamu kurumlarına henüz erişilemeyen kısımları listeleme yükümlülüğünü de düzenlemiştir. Bunun yanında “Erişilebilirlik Bildiriminin” ilgili kamu kurumunun web sitesi ve mobil uygulamasının direktifteki erişilebilirlik yükümlülüklerine uymadığı konusunda herkes tarafından bildirilebileceği bir geri bildirim mekanizmasını da içermesi gerekmektedir. “Erişilebilirlik Bildiriminin” aynı zamanda, kullanıcı tarafından yapılan uygunsuzluk geri bildiriminin hiç veya yeterli bir şekilde yanıtlanmaması neticesinde başvurabileceği denetleyici ve icrai bir prosedüre bağlantı içermesi de zorunludur.

2019/882/EU Ürün ve Hizmetlere Erişilebilirlik Yükümlülükleri Direktifi

AB nüfusunun yaşlanmasıyla birlikte engellilerin sayısının önemli bir şekilde artması, bu çerçevede erişilebilir ürün ve hizmetlere yönelik talebin de ziyadeleşmesi beklenmektedir. Nitekim 2020’de AB’de yaklaşık 120 milyon engelli kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu kapsamda, erişilebilir ürün ve hizmetler piyasasının işleyişini geliştirmek hem sanayi kesiminin hem de tüketicilerin ihtiyaçlarına hitap etmek anlamına gelmektedir.

Mevcut durumda, işletmeciler farklı ülkelerde birbiriyle bazen çelişik yükümlülüklere tabi tutulduğundan bu durum onların AB piyasasının potansiyelinden gereği gibi yararlanmalarına engel teşkil etmiştir[3]. Bu itibarla 7 Haziran 2019 tarihinde yürürlüğe giren 2019/882/EU sayılı Ürün ve Hizmetlere Erişilebilirlik Yükümlülükleri Direktifi[4], erişilebilir ürün ve hizmetlerin serbest dolaşımının önündeki engellerin kaldırılmasını amaçlamıştır.

Söz konusu direktif özellikle engelliler açısından önem arz etmektedir. Zira engellilik ve engelli bireyler vurgusu direktifin önsöz kısmının hemen başında kendine yer bulmuştur. Önsözün ikinci paragrafında ürün ve hizmetlerin daha ulaşılabilir olduğu bir çevrenin, içinde var olan bireyleri daha fazla kapsayıcı bir toplum yapısı oluşturmada etkili olacağı aynı zamanda engelli bireylerin başkalarına muhtaç olmadan bağımsız bir şekilde yaşamalarını kolaylaştıracağı vurgulanmıştır. Direktif önsözünün 4. paragrafında ayrıca, direktif ile gelecek olan düzenlemelerin yalnızca 13 Aralık 2006 tarihli Engelli Bireylerin Haklarına ilişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesinde tanımlanan engelli bireyler için değil, aynı zamanda hamilelik, yaşlılık ve hatta bavul ile yolculuk eden kişiler gibi şu veya bu sebeple işlevsel kısıtlılık yaşayan bireyler için de faydalı olacağı belirtilmiştir.

Yine önsözün 5. paragrafında AB’ye üye ülkeler arasındaki engelli bireylerin hizmet ve mallara erişebilirliğine ilişkin kanun, yönetmelik ve idari uygulamalar arasındaki farklılıkların mal ve hizmetin serbest dolaşımı ilkesine set vurduğu ve iç piyasada rekabeti kötü yönde etkilediği vurgulanmıştır. Dolayısıyla 17 Nisan 2019 tarihli bu direktifin amacının üye devletlerdeki uygulama ve hukuki altyapıyı daha yeknesak hale getirip hem engelli bireylerin topluma daha rahat ayak uydurmasına olanak sağlamak hem de ekonominin çarklarının daha sağlam bir şekilde dönmesine katkı sunmak olduğu açıktır. Direktif kapsamında yer alan ürün ve hizmetler sayma yöntemiyle tek tek direktifin 2.maddesinde belirtilmiştir. Bu çerçevede; genel amaçlı donanım sistemleri (bilgisayar, tablet vs) ve donanım sistemleri için işletim sistemleri (Windows, MacOS gibi), ödeme terminalleri, ATM’ler, bilet makineleri, check-in makineleri, ulaşım araçlarında entegre parça olarak kurulmuş olan terminaller hariç bilgi sağlayan interaktif makineler, akıllı telefonlar, çağrı başlatma özelliği olan tabletler, akıllı TV’ler ve elektronik okuma cihazları Direktif kapsamında yer almaktadır.

Telefon hizmetleri gibi elektronik iletişim hizmetleri, TV kanallarının web siteleri veya uygulamaları gibi işitsel görsel servislere erişim sağlama hizmetleri, yolcu taşıma hizmetlerinin web sitesi, mobil uygulamalar, elektronik biletleme, gerçek zamanlı seyahat bilgisi, entegre unsurlar hariç interaktif terminaller gibi unsurları, tüketici banka hizmetleri, elektronik kitaplar, elektronik ticaret, AB acil numarası 112 ile acil haberleşme yine Direktifin kapsam alanına giren hizmetlerdir. Avrupa Birliği bünyesinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu Avrupa Engelliler Forumu (“European Disability Forum”) söz konusu direktife ilişkin yayınlamış olduğu analizinde genel olarak 2019/882 numaralı direktifi olumlu karşılasa da, 2.maddede düzenlenmiş olan direktifin kapsamının oldukça sınırlı olduğunu belirtmiş ve bu bakımdan eleştirerek beklentinin altında kaldığını vurgulamıştır. Öyle ki, kurum yasal düzenlemenin kapsamını düzenleyen 2. maddeyi direktifin en zayıf noktalarından biri olarak görmüş, direktifin daha çok dijital mal ve hizmetlere yöneldiğini belirtip, sağlık hizmetleri, eğitim, ulaşım ve çamaşır makineleri, bulaşık makinelerinin içinde bulunduğu ev eşyalarını içine alan yaşam alanlarına dair cihazlar gibi esas önemli olan konuların kapsama alınmadığını ifade etmiştir. Yine kentsel, banliyö ve bölgesel ulaşım araçlarının ve bazı kapsam alanı içinde bulunan servislerin binalarına erişimin de uygulama alanı içine dâhil edilmemesi de bir başka problem olarak gösterilmiştir[5].

Direktifin etkinliği açısından önemli bir düzenleme 4. maddede yer almaktadır. 4. maddenin 1.fıkrasına göre “taraf devletler ekonomik aktörlerin yalnızca Ek1’de yer alan erişilebilirlik şartlarıyla uyumlu olan malları piyasaya sürmelerini ve hizmetleri sağlamalarını garanti altına alacaktır.” Dolayısıyla taraf devletlere kendi bünyelerinde faaliyet gösteren ekonomik kuruluşları izleme ve gerektiği yerde denetleme yükümlülüğü getirilmiştir. Metodolojik olarak direktif 4.madde ilk fıkra ve devamı maddelerinde ilgili ürün ve servislerin hangi gerekliliklere tabi olacağını direktif eklerine atıf yaparak belirtmiştir.

4.maddenin göze çarpan bir başka düzenlemesi de AB bünyesinde yer alan “microentreprise”[6] şirketlerin, genel erişilebilirlik kriterlerini düzenleyen direktifin Ek1-3. Bölüm ’ün dışında bırakılmış olmasıdır. Dolayısıyla bu yapıda olan şirketlerin kapsam dışında bırakılmış olması yine çeşitli müşteriler ve özellikle engelliler için erişilebilirlik sorunlarının devam edeceğinin ve piyasaya da herhangi bir artı değer kazandırmayacağının habercisi olarak değerlendirilebilir.

Direktif 7. madde ve devamında direktif kapsamında yer alacak ekonomik aktörleri belirtmiştir. Buna göre üreticiler, yetkili temsilciler, ithalatçılar ve distribütörler direktif kapsamına alınmıştır. 7. maddenin 8.fıkrası ve diğer ekonomik aktörler açısından ilgili maddelerde belirtilen yükümlülük direktif tarafından söz konusu ekonomik operatörlere getirilmiş en önemli yükümlülüktür. Buna göre “ Ürünlerini markete sunan ekonomik aktörler, ürünlerinin bu direktif ile uyumlu olmadığını düşünür veya bu yönde düşünme konusunda sebepleri olursa, derhal ilgili ürünü direktif ile uyumlu hale getirmek için düzeltici önlemleri alacaklar veya gerekirse ürünü piyasadan çekeceklerdir.” Bununla birlikte yine fıkranın devamında ilgili operatörlere bünyelerinde bulundukları taraf devletin yetkili merciine ilgili durumu bildirme yükümlülüğü de getirilmiştir. Buna ilaveten, ekonomik işletmeciler, yetkili ulusal merciin isteği üzerine ürünlerinin direktife uygunluğunu göstermek için gerekli bilgi ve dokümanları merciin anlayacağı bir dilde ona sunmak durumundadırlar. Ekonomik aktörler aynı zamanda, yetkili ulusal mercilerin isteği üzerine piyasaya sunmuş oldukları ürünlerin uygulanabilir erişilebilirlik gereksinimleriyle uygunsuzluğunun giderilmesi için mercilerle iş birliği yapacaklardır. İlgili düzenleme üye devletlerin izleme ve denetleme görevinin bir uzantısını oluşturmuştur.

Direktifin 14. maddesi uygulama alanına iki istisna getirmesi açısından önem arz etmektedir. Maddeye göre 4. maddede düzenlenen erişilebilirlik gereksinimleri sadece uygunluğun; a) ürünün veya servisin temel niteliğinde önemli bir değişiklik gerektirmeyeceği b) ilgili ekonomik işletmeciye orantısız bir yük getirme sonucu doğurmayacağı hallerinde uygulanır. Bu iki istisnaya ilişkin değerlendirme yine ekonomik işletmecinin kendisi tarafından yapılacaktır.

Son olarak Avrupa Engelliler Forumunun analizinde direktife ilişkin yukarıda belirtildiği gibi önemli eleştiriler yöneltilmiş olsa da direktifin güçlü ve memnun edici tarafları olduğu da belirtilmiştir. Bunlar; Direktife göre ekonomik işletmecilerin bir ürünün Direktifte belirtilen erişilebilirlik yükümlülüklerine uygun olmaması halinde hemen düzeltici tedbirler alması, hatta söz konusu ürünü piyasadan çekmesi gerekliliği, bir üye devletin erişilemeyen bir ürünü piyasadan çekmesi halinde diğer üye devletlerin de aynı şeyi yapması yani ilgili ürünü kendi piyasalarından çekmesinin icap etmesi, piyasa izleme kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve ilgili ulusal kuruluşlara bu konuyu takipte önemli bir rol verilmesi ve AB Komisyonu’nun erişilebilirlik yükümlülüklerini tamamlayıcı nitelikte ilave düzenlemeler uygulayabilmesidir. Ayrıca Direktif kapsamındaki ürün veya hizmetleri satın alan kamu kurum ve kuruluşlarının erişilebilirlik yükümlülüklerini dikkate almasının zorunlu hale getirilmesi ve Direktif uyarınca, engelli kişilere yönelik organizasyonların milli kurumlar ve diğer paydaşlar ile birlikte çalışması ve AB Komisyonunun Direktifin uygulanması aşamasında onlara yol göstermesinin düzenleme altına alınması direktifin olumlu yönleri olarak belirlenmiştir.[7].

Sonuç

AB bünyesinde dijital mecralara ilişkin bir dizi düzenleme süreç içinde hayata geçirilmektedir. Bu bağlamda BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nde vurgulanan kapsayıcılık ve evrensel tasarım ilkeleri çerçevesinde direktifler aracılığıyla yeknesak ve bütüncül bir hukuki altyapının oluşturulmaya çalışıldığını söylemek mümkündür. Bu doğrultuda yürürlüğe giren ilgili direktifler oldukça detaylı hükümler içermektedir. Nitekim teknik standartlarla hukuki metinlerin uyumlu olması, ürün ve hizmetlerin somut biçimde metne entegre edilmesi buna örnek olarak verilebilir. Buna mukabil direktiflerde yer alan orantısız külfet, kuruluşların mali kaynakları ve doğası gibi kavramların zaman içinde daha somut bir çerçeveye oturtulması gerekmektedir. Yine Avrupa Engelliler Forumu’nun analizinde vurgulandığı şekilde ürün ve hizmetlere erişim noktasında tüm yaşam alanlarını kapsayıcı nitelikte revizyonlar yapılması yerinde olacaktır.

 

KAYNAKÇA

EU(2003) “Summary of Commission Recommendation of 6 May 2003 concerning the definition of Micro-, small- and medium-sized enterprises: definition and scope”,https://eur-lex.europa.eu/legal content/EN/TXT/?uri=LEGISSUM%3An26026

European Disability Forum (2019), “Our Analysis of the European Accessibility Act”, http://www.edf-feph.org/newsroom/news/our-analysis-european-accessibility-act.

National Disability Authority (2019), “EU Web Accessibility Directive”, http://nda.ie/Publications/Communications/EU-Web-Accessibility-Directive/.

Official Journal of the European Union (2016), “Directive (EU) 2016/2102 of the European Parliament and of the Council of 26 October 2016 on the accessibility of the websites and mobile applications of public sector bodies”, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32016L2102&from=en.

Official Journal of the European Union (2019), “Directive (EU) 2019/882 on the accessibility requirements for products and services”, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32019L0882&from=RO.

 

 

[1]       Official Journal of the European Union (2016), “Directive (EU) 2016/2102 of the European Parliament and of the Council of 26 October 2016 on the accessibility of the websites and mobile applications of public sector bodies”,

https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32016L2102&from=en

 

[2]       National Disability Authority (2019), “EU Web Accessibility Directive”,

        http://nda.ie/Publications/Communications/EU-Web-Accessibility-Directive/.

[3]       National Disability Authority, 2019.

[4]       Official Journal of the European Union (2019), “Directive (EU) 2019/882 on the accessibility requirements for products and services”,

https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32019L0882&from=RO.

[5]       European Disability Forum (2019), “Our Analysis of the European Accessibility Act”, http://www.edf-feph.org/newsroom/news/our-analysis-european-accessibility-act.

[6]       “Micro enterprise” 10 ‘dan az çalışanı olan ve yıllık cirosu veya bilançosu 2 milyon Euro’dan az olan şirketleri ifade etmektedir. EU(2003) “Summary of Commission Recommendation of 6 May 2003 concerning the definition of Micro-, small- and medium-sized enterprises: definition and scope”,https://eur-lex.europa.eu/legal content/EN/TXT/?uri=LEGISSUM%3An26026

[7]       European Disability Forum (2019), “Our Analysis of the European Accessibility Act”, http://www.edf-feph.org/newsroom/news/our-analysis-european-accessibility-act.