KORUYUCU AİLE NEDİR VE ENGELLİ BİREYLER KORUYUCU AİLE OLABİLİR Mİ
Avukat: Müjgan Bilgen ÖZEN
1. ÖZ
Bu çalışmada son dönemde özellikle Kahraman Maraş merkezli depremlerden sonra basında fazla yer alan ve insanların çok talep ettiği koruyucu ailelik hizmetinin mevzuatta nasıl yer aldığını nasıl uygulandığını ve bu uygulamanın engelli bireyler açısından nasıl olduğunu ele almaya çalışacağız.
Anahtar kelimeler
Koruyucu aile, korunmaya muhtaç çocuk, engelli bireyler, ayrımcılık
2. Giriş
Türkiye’de koruyucu ailelik hizmeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca 24/05/1983 kabul tarihli 180592828 sayı ile 27/05/1983 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve 14 aralık 2012 tarihinde resmi gazetede 28497 sayı ile yayınlanan yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.
Bakanlığın verilerine göre: 2020 yılı Haziran ayı itibarıyla 6158 koruyucu aile yanında 7481 çocuk bulunmaktadır. ( https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/)
Yine Bakanlığın verilerine göre; koruyucu ailelere yerleştirilen çocukların % 10 undan fazlası engel durumu olan çocuklardır. Koruyucu aile ücretleri de bu ailelere artırımlı olarak 1.5 katı ödenmektedir. %100 engel durumu olan çocuğa bakan koruyucu aileler bulunmaktadır. ( https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/)
3. Koruyucu aile nedir
Bakanlığın tanımına göre; Koruyucu aile: çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımları bir süre için sağlanamayan çocukların kendi aile ortamlarında eğitim, bakım ve yetiştirilme sorumluluğunu kısa veya uzun süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde devlet denetiminde paylaşan, hissettikleri toplumsal sorumluluğu gösterebilen uygun aile ya da kişilerdir. ( https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/)
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunun koruyucu aile başlıklı 23. Maddesi şu şekildedir
KORUYUCU AİLE:
Madde 23 ,
- Mahkemece korunma kararı alınan korunmaya muhtaç çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi bu Kanuna göre kurulmuş kuruluşlarda olduğu kadar Kurumun denetim ve gözetiminde bir “Koruyucu Aile” tarafından da yerine getirilebilir. Koruyucu aile, korunmaya muhtaç çocuğun bakımını ve yetiştirilmesini gönüllü olarak üstlenebileceği gibi Kurumca tespit edilecek ve ödenecek bir ücret karşılığında da yapabilir.
Koruyucu ailelerin seçimine, çocukla ilgili sorumluluklarına, Kurumla olan ilişkilerine, hizmetin işleyişine ve aileye bu hizmeti karşılığı ödenecek ücrete ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.
Koruyucu aile hizmetinde amaç; korunma ve bakım altında bulunan çocuğun, karmaşık ve sorunlu olan dönemini örselenmeden geçirmesini ve normal hayatını devam ettirmesini sağlamaktır. Koruyucu aile, kurumla iş birliği içinde; çocuğa, öz ailesi, okulu ve çevresiyle ilişkilerini devam ettirmelerini sağlayarak yardımcı olur. ( https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/)
Evlat edinme ile koruyucu aile arasında ki fark şu şekildedir: Evlat edinme çocuğun velayet haklarının evlat edinene mahkeme kararı ile devredilmesidir. Burada evlat edinilen çocuk evlat edinen kişi ya da kişilerin soy adını alabilir ve ailenin mirasçısı olur. Yani biyolojik evlattan evlat edinilen çocuğun hukuken hiçbir farkı kalmamaktadır. Koruyucu aile ise; çocuğun sadece bakım, yetişme ve eğitim sorumluluğunu devlet ile paylaşmaktadır. Çocuğun velayeti biyolojik ailesinde kalmaktadır. Çocuk her zaman biyolojik yakınlarıyla görüşebilir.
Kanuna göre koruyucu aile müessesinden söz edilebilmesi için şu unsurların bulunması gerekmektedir: Mahkeme kararıyla korunma altına alınmış korunmaya muhtaç çocuk, Yasal zorunlulukları yerine getirmiş birey ya da aile. Bunları detaylandırarak ele almaya çalışacağız.
Koruyucu aile yanına yerleştirilen çocuk kimdir
Yönetmeliğin tanımlar başlığında yer alan dördüncü maddenin D fıkrasında bu tanımlanmıştır. Buna göre:
MADDE 4
d) Çocuk: Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 22’nci maddesi ve 24 üncü maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 9 uncu maddesi çerçevesinde, hakkında yetkili ve görevli mahkemece verilen korunma kararı, acil korunma kararı ya da bakım tedbiri alınan çocuklar ile hakkında mahallin mülki amiri tarafından acil korunma kararı alınan veya bakım onayı verilen çocuğu ifade etmektedir.
Sosyal Hizmetler Kanununa göre ise: “Korunmaya Muhtaç Çocuk”; beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup; Ana veya babasız, ana ve babasız, Ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan, Ana ve babası veya her ikisi tarafından terkedilen, Ana veya babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen Çocuğu ifade eder. (Sosyal Hizmetler Kanunu madde 3)
Koruyucu aile kimdir? Yönetmelikte belirlenen esas ve usuller çerçevesinde korunmayı gerektiren duruma göre belirlenen sürede, il veya ilçe müdürlükleri denetiminde, ödeme karşılığı ya da karşılıksız olarak çocuğun bakımını ve yetiştirilmesini üstlenen, aile ortamında yaşamını sağlayan, tercihen koruyucu aile eğitimi almış aile veya kişidir. (Koruyucu Aile Yönetmeliği madde 4)
Koruyucu Aile Yönetmeliği kapsamında ailelerden çeşitli belgeler istenmektedir. (Sağlık raporu, adli sicil kaydı, öğrenim belgesi, gelir belgesi vb.) bununla birlikte çocuk ile koruyucu aile ilişkileri açısından önem taşıyan temel mesleki değerlendirmelerine esas oluşturacak incelemeler yapılmaktadır. Evli ya da bekar herkes yasal koşulları sağladığı takdirde koruyucu anne, baba ya da aile statüsüne kavuşabilir. (Koruyucu Aile Yönetmeliği madde 8)
4. Koruyucu aile çeşitleri:
a) Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modeli
Veli ya da vasi dışında kalan kan bağı bulunan akrabalar (teyze, hala, amca, dayı, büyükanne, büyükbaba gibi) ya da çocuğun iletişim içinde olduğu veya tanıdığı bakıcı, komşu gibi yakın çevresinde olan kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır. ( https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/)
b) Geçici Koruyucu Aile Modeli
Acil koruma gereken ya da hakkında hizmet planı oluşturulmamış ve kuruluş bakımına yerleştirilmemiş ya da kendisi için planlanan hizmet modelinden çeşitli nedenlerle henüz yararlandırılamamış çocuklar için, aldıkları eğitimler fazla bir ay arasında değişen bakımdır. ( https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/)
c) Süreli Koruyucu Aile Modeli
Öz ailesi yanına kısa sürede döndürülme imkanı bulunmayan ya da kalıcı olarak aile yanına yerleştirilemeyen çocuklara, kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır. Uygulamada yaygın olan Koruyucu Aile Modelidir. ( https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/)
ç) Uzmanlaşmış Koruyucu Aile Modeli
Özel zorlukları ve ihtiyaçları olan çocuklara yardımcı olabilecek lisans eğitimine sahip olan veya aldıkları eğitimler ile profesyonel düzeye gelmiş kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır. ( https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/)
Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modelinde, tercih edilmesi halinde genel ebeveynlik becerilerinin kazanıldığı en az temel ana-baba eğitimleri kapsamında eğitim alınması çocukla iletişim açısından yararlı görülmektedir.
Süreli Koruyucu Aile Modelinde de tercih edilmesi halinde genel ebeveynlik becerilerinin kazanıldığı en az temel ana-baba eğitimleri kapsamındaki eğitim ile çocuğun öz ailesi dışında bir başka aile yanında yetiştirilmesine ilişkin olarak verilen Koruyucu Aile Birinci Kademe Eğitiminin alınması çocukla iletişim açısından yararlı görülmektedir.
Geçici ve Uzmanlaşmış Koruyucu Aile Modellerinde ise daha özel ilgi, destek ve bakım gerektiren çocuklara hizmet verildiğinden, temel ana-baba eğitimleri ile Koruyucu Aile Birinci ve İkinci Kademe Eğitimlerinin alınması zorunludur.
Bu halde özel zorlukları veya İhtiyaçları Bulunan Çocuk kimdir? Bunun için Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 3. Maddesinin P fıkrasına bakmamız gerekir.
p) Özel Zorlukları veya İhtiyaçları Bulunan Çocuk: Suça sürüklenen veya suçun mağduru olup davranış bozuklukları sergileyen ve özel ilgi, destek ve bakım gerektiren ve mahkeme kararı ile koruma ve bakım altına alınan çocuğu ifade eder. Engelli çocuklar da bu tanım kapsamına sokulmaktadır.
Koruyucu aile olmak isteyen kişilere Bakanlıkça, koruyucu aile olma eğitimleri verilmektedir. Bu eğitimler birinci basamak koruyucu aile eğitimi ve ikinci basamak koruyucu aile eğitimi olmak üzere iki çeşittir.
Koruyucu Aile Birinci Kademe Eğitimi: Korunmaya muhtaç çocuğun öz ailesi dışında bir başka aile yanında yetiştirilmesine ilişkin olarak genel anlamda ebeveynlik için verilen eğitimi ifade etmektedir. (Koruyucu aile Yönetmeliği madde 3)
Koruyucu Aile İkinci Kademe Eğitimi ise: Özel zorlukları ve ihtiyaçları olan korunmaya muhtaç çocuğa hizmet vermek üzere koruyucu aile temel eğitimini almış kişilere verilen uzmanlık eğitimini ifade etmektedir. (Koruyucu aile Yönetmeliği madde 3)
5. Engelli bireyler koruyucu aile olabilir mi
Bir önceki derginin ocak sayısında engelli bireylerin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kapsamında evlat edinemediğini bu durumun başta BM Engelli Hakları Sözleşmesine, Medeni Kanuna ve bir çok insan hakları sözleşmesine kanunlara aykırı olduğunu doğrudan ayrımcılık içeren bir uygulama teşkil ettiğini belirtmiştik. Ne yazık ki aslında aynı durum koruyucu aile olmakta da geçerlidir. Engelli bireylerin koruyucu aile olmasını engelleyen yönetmeliğin koruyucu ailenin tespiti ve İstenen belgeler başlıklı 8. Maddesinin 9. Fıkrasının G bendidir. Bu madenin düzenlemesi şu şekildedir:
Koruyucu ailenin tespiti ve istenen belgeler
Madde 8
(9) Koruyucu aile olmak üzere il veya ilçe müdürlüklerine başvuran kişilere hizmetin esasları ve işleyişi ile yerleştirilecek çocukların özellikleri hakkında bilgi verilerek ilk görüşme yapılır, uygun görülen kişi veya eşlerle ilk görüşme formu doldurulur ve yazılı başvuru alınarak aşağıdaki bilgi ve belgelerin en geç bir ay içinde tamamlanması istenir.
g) Koruyucu aile olacak kişiler ve varsa birlikte yaşadığı kişilerin, çocuğun bakımını, psiko-sosyal gelişimini ve eğitimini etkileyecek ya da çocuğa zarar verecek düzeyde fiziksel engeli, ruhsal rahatsızlığı ve bulaşıcı hastalığının olmadığını gösteren, Devlet ya da üniversite hastanelerinin ilgili bölümlerinden alınan doktor raporu, gerekli görülmesi halinde kişinin sağlığına, devam eden hastalığına veya bağımlılığına ilişkin ayrıntılı rapor istenir şeklindedir.
Yönetmeliğin bu düzenlemesine göre Koruyucu aile olmak isteyen kişilerin tam teşkilatlı bir üniversite hastanesinden ya da bir devlet hastanesinden koruyucu aile olabileceklerine ilişkin rapor alması gerekmektedir. Buradaki sorun: ülkemizde bireylerin engellilik durumunun tespiti amacıyla çıkarılan yönetmelik zaten engelliliğe insan hakları modeliyle değil sadece uzuv kaybının tespit edildiği tıbbi model ile bakmasıdır. Bireyin sadece doktorlar tarafından düzenlenen raporla koruyucu aile olamaması hak ihlali oluşturan engelliler hakkında eksikliye atıf yapan kalıp yargı içeren bir uygulamadır.
Örneğin ikisi de görme engelli olan bir çift bakanlık il müdürlüklerine koruyucu aile olmak üzere başvurduğunda çiftin talepleri reddedilmektedir. Buradaki red kararının gerekçesi kişilerin sadece engelli olmasıdır. Yani o bireylerin çocuğa yeteri kadar ilgiyi, sevgiyi, eğitimi, bakımı, yetiştirmeyi verip veremeyecekleri değildir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde kurulan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü BM Engelli Hakları Sözleşmesi uyarınca sözleşmenin Türkiye’deki uygulayıcısı, odak kurum olarak belirlenmiştir. Belirtmeliyiz ki bu ayrımcı düzenleme ve uygulama bakanlığın sözleşme kapsamında üstlendiği görevle asla örtüşmemektedir. Zira BM engelli hakları sözleşmesine hakim olan ilkelerin en başında eşitlik ve ayrımcılık yasağı gelmektedir. Ayrıca bu hususta sözleşme taraf devletleri taahhüt altına da sokmuştur.
Fakat birçok ülkede de engelliler koruyucu aile olamamaktadırlar. Demek ki bu sorun daha genel evrensel niteliktedir. Bu nedenle sorunun çözümünde; diğer ülkelerde varlık gösteren, engelli hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla dayanışma içinde olmak gerekmektedir. Yazımızın bundan sonraki bölümünde engelli olduğu için koruyucu aile olma talebi reddedilen İzlandalı eşitlik savunucusu ve eski millet vekili Freyja Haraldsdóttir’in vermiş olduğu hukuk başarısını ele almaya çalışacağız.
6. Koruyucu aile olma talebi reddedilen Freyja Haraldsdóttir’in vermiş olduğu hukuksal mücadele
Engelli hakları aktivisti ve eski milletvekili olan Freyja Haraldsdóttir, İzlanda’da 2014 yılında Çocuk Esirgeme Kurumuna koruyucu aile olmak için başvurduğunda talebi engelli olduğu için reddedilmiştir. Freyja Haraldsdóttir, idarenin bu haksız işlemine karşı dava açmıştır. Bu davanın sonuçlanması toplam 7 yıl sürmüştür. https://www.ruv.is/english/2021-04-15-disability-campaigner-wins-fight-to-be-foster-parent
Dava ilk yargı sisteminde beş yıl sürmüştür. Bölge mahkemesi kurumun yanında yer alarak davayı reddetmiştir. Bu karar Ulusal mahkeme tarafından bozulmuştur. Dava daha sonra, evlat edinilen çocuklarla ilgili gelecekteki davalarla ilgili olduğu gerekçesiyle Yargıtay’a temyiz edilmiştir. https://www.ruv.is/english/2021-04-15-disability-campaigner-wins-fight-to-be-foster-parent
Bu davada İzlanda Çocuk esirgeme kurumu, çocukların çıkarlarını her zaman diğer çıkarlardan daha üstün tuttuklarını burada engelli bireyin hakkındansa çocuğun çıkarlarının, menfaatlerinin kurum tarafından daha önemli görüldüğünü ifade etmiştir. Bu durumun Anayasada yer aldığı da belirtilmiştir. Yargıtay, Haraldsdóttir’in yanında yer alarak karar vermiştir ve bu uygulamanın ayrımcılık içeren bir durum olduğunu ifade etmiştir. https://www.ruv.is/english/2021-04-15-disability-campaigner-wins-fight-to-be-foster-parent
https://icelandmag.is/article/won-right-apply-become-a-foster-parent
Dava sürecinde Freyja Haraldsdóttir’ın vermiş olduğu beyanlar hak temelli eşitlikçi engelli hakları açısından önemlidir. Şöyle ki: Freyja Haraldsdóttir’ın ısrarla koruyucu aile olarak çocuğa yetebilecek her türlü eğitime, bilince, deneyime sahip olduğunu ifade etmiştir. Reddedilme gerekçesinin sadece engelli olmak olduğunun altını ısrarla çizmiştir.
İzlanda’da Yüksek mahkeme tarafından verilen bu karar engelli hakları açısından büyük önem taşımaktadır. Bu kararın ülkemizde de örnek olması gerekmektedir. Bunun için gerek koruyucu aile gerekse evlat edinme talepleri reddedilen engelli bireylerin yasal yolları sonuna kadar kullanması hatta iç hukuk yolları tüketildikten sonra uluslararası yargı mercilerine de başvurulması gerekmektedir. Bu süreçleri yürütmek için güçlü bir engelli hakları örgütlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır.
Sonuç olarak: yukarı da sunulan yönetmelik içeriğinden de anlaşılacağı gibi herhangi bir engeli olan kişiler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruyucu aile olarak kabul edilmemektedir. Bu durumun eşitlik ve ayrımcılık yasağı gibi evrensel hukuk kurallarıyla açıklanması kesinlikle mümkün değildir. Ayrıca doğrudan ayrımcılık teşkil eden eşitlik ilkesine aykırı olan bu düzenlemeler uluslararası hukuk metinlerine, Anayasaya, Medeni yasaya ve daha birçok yasalara aykırılık teşkil etmektedir.
Kaynakça
2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
Koruyucu aile Yönetmeliği
https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/
https://www.ruv.is/english/2021-04-15-disability-campaigner-wins-fight-to-be-foster-parent
https://icelandmag.is/article/won-right-apply-become-a-foster-parent