Dijital Erişilebilirlik Bağlamında Türkiye Güncel Durum ve Öneriler - Av. Çağrı YILDIRIM

Pa, 01/12/2025 - 21:05 tarihinde GörevHukukYönetici tarafından gönderildi

 

Av. Çağrı YILDIRIM

 

Giriş

Günümüzde hayatın önemli bir parçası haline gelen dijital mecralar aynı zamanda farklı imkan ve problemleri de beraberinde getirmektedir. Nitekim başta engelliler olmak üzere toplumun farklı kesimleri bu imkan ve fırsatlardan faydalanarak yaşam kalitelerini yükseltebilmektedir. Bununla birlikte engelli bireyler başta mobil ve web erişilebilirliği alanları olmak üzere birtakım teknik ve hukuki açmazlarla karşılaşmaktadır. Bu çalışmada ülkemiz özelinde bu alanları ilgilendiren mevzuat hükümleri ele alınmıştır. Ayrıca gerek spesifik olarak, gerekse genel anlamda öneri ve değerlendirmeler yapılmıştır.

 

BM Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme

2009 yılında Engelli Haklarına İlişkin Sözleşmeye taraf olan Türkiye, engellilere ilişkin mevzuatını bu düzenleme çerçevesinde hazırlayarak engelliler için daha kapsamlı politikalar izlemeye başlamıştır. Anayasanın 90. maddesi uyarınca milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmaların kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınması gerektiği dikkate alındığında, Engelli Haklarına İlişkin Sözleşmenin hukuk sistemi bakımından bağlayıcı olduğu görülmektedir.

EHİS’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca Türkiye “Maliyeti karşılanabilir teknolojilere öncelik vererek bilgi ve iletişim teknolojileri, hareket kolaylaştırıcı araçlar, yardımcı teknolojiler gibi engellilere yönelik yeni teknolojilerin araştırılması, geliştirilmesi, temini ve kullanılabilirliğini sağlamayı veya desteklemeyi” taahhüt etmiştir.

Buna ek olarak, 9. maddede yer verilen erişilebilirliğe ilişkin esaslarda sıkça bilgi ve iletişim teknolojilerine erişilebilirlik vurgusu dikkat çekmektedir. Öyle ki, ilgili maddenin hemen başında yer verilen tanımda engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına ulaşmaları amacıyla taraf devletlerin tüm tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Aynı maddenin devamında yer alan g ve h bentlerinde; Engellilerin İnternet dahil yeni bilgi ve iletişim teknolojilerine ve sistemlerine erişiminin teşvik edilmesi;

Erişilebilir bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemlerinin tasarım, geliştirme ve dağıtım çalışmalarının ilk aşamadan başlayarak teşvik edilmesi ve böylece bu teknoloji ve sistemlere engelliler tarafından asgari maliyetle erişilebilmesinin sağlanması hususları vurgulanmıştır. Bu bağlamda sözleşmenin bilgi teknolojilerine erişilebilirliğe atfettiği önem açıkça anlaşılmaktadır.

 

5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun

5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 01/07/2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1. maddesiyle 5378 sayılı Kanunun adı Engelliler Hakkında Kanun olarak değiştirilmiş, ayrıca söz konusu kanuni düzenlemeye ilişkin hükümler 2013 ve 2014 yıllarında geniş kapsamda revizyona uğramıştır.

5378 sayılı Kanun ile engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasının teşvik ve temin edilmesi ile “toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması için gerekli düzenlemelerin yapılması” amaçlanmaktadır. Söz konusu amaçları gerçekleştirmek üzere yürürlüğe giren 5378 sayılı Kanun, “engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri” kapsamaktadır. Söz konusu düzenlemeler, engelli bireylerin ve ailelerinin toplumun doğal bir parçası olduğu, bu geniş sosyal grubun toplumsal hayata entegre edilmesinin önemini vurgulamaktadır ki bu yaklaşım sosyal modelin amacına da uygun düşmektedir[1].

Kanunun 3. maddesinin (f) bendinde erişilebilirlik kavramı, bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olması olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4. maddesinin (d) bendi uyarınca engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve topluma tam ve etkin katılımlarını teminen bilgi teknolojilerine erişilebilirliğin sağlanması esas kılınmıştır. Kanunun 7. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde, bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilir olmasının sağlanması gerekmektedir.

Tüm bu hükümler irdelendiğinde çerçeve niteliği taşıyan bu kanunun dijital erişilebilirliği önemseyen bir yaklaşım ortaya koyduğunu söylemek mümkündür. Başka bir anlatımla, EHİS ile 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un bu kapsamda paralellik gösterdiği söylenebilir.

 

Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği

Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği 20/07/2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İlgili yönetmelik engelliler Hakkında Kanun’un erişilebilirliğe ilişkin hükümlerinin uygulanması ve denetim mekanizmalarının düzenlenmesini amaçlamıştır. Diğer yandan kanunun aksine yönetmelikte bilgi ve iletişim teknolojilerine erişilebilirlik hususuna ilişkin bir oluştturulmadığı görülmektedir. Zira yönetmeliğin amacına ve kapsamına işaret eden ilk 2 maddesinde umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ve açık alanlar ile toplu taşıma araçlarında erişilebilirliğe atıf yapılmıştır. Bu noktada belirtmek gerekir ki, kanunun farklı hükümlerinde vurgulanan bilgi ve iletişim teknolojilerine erişilebilirlik unsurunun dışarıda bırakılması bütünlük ve belirlilik açısından sorun teşkil etmektedir. Buna ek olarak yönetmeliğin tanımları içeren 4. maddesinin (b) bendinde erişilebilirlik tanımında bilgi ve iletişim teknolojileri unsuru yer almıştır. Bu bakımdan yönetmeliğin kendi içinde de bir çelişkiye neden olduğunu söylemek mümkündür. Başka bir ifadeyle, Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği’nin gözden geçirilerek çelişkilerin ortadan kaldırılması ve kanunun işaret ettiği tüm alanları kapsaması isabetli olacaktır. 

 

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu

Bilgi teknolojilerine erişilebilirliğin en önemli yapı taşlarından biri kuşkusuz elektronik haberleşme sektörüdür. Bu bağlamda 5809 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi uyarınca, gerek işletmecilere gerekse de düzenleyici kuruma “Teknolojik yeniliklerin kullanılması da dâhil olmak üzere engelli, yaşlı ve sosyal açıdan korunmaya muhtaç diğer kesimlerin özel ihtiyaçlarının dikkate alınması” yönünde yükümlülük getirilmiştir.

Söz konusu hüküm çerçevesinde, teknolojik yeniliklerin kullanımı başta olmak üzere engellilerin özel ihtiyaçlarının dikkate alınması, bu kapsamda gerek işletmecilerin gerekse de düzenleyici kuruluşların düzenli bir şekilde söz konusu yenilikleri takip edip bunlara engellilerin erişebileceği bir ortam oluşturmaları gerekmektedir.

Engellilerin bilgi teknolojilerine erişimini kolaylaştıran faktörlerden birisi de Kanunun 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alan;

“Kurum, her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifelere ilişkin düzenlemeleri yaparken, aşağıdaki ilkeleri göz önünde bulundurur:

b) Tarifelerin, 5369 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen ihtiyaç sahibi kesimlere mahsus, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri saklı olmak üzere, benzer konumdaki kullanıcılar arasında haklı olmayan nedenlerle ayrım gözetilmeksizin adil ve şeffaf olması” hükmüdür. Söz konusu hüküm kapsamında elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler belirlenirken engellilerin bu hizmetlere erişimini kolaylaştırmak amacıyla özel farklılaştırılmış düzenlemeler yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu

5369 sayılı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Evrensel hizmetin sağlanmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:

b) Düşük gelirliler, engelliler ve sosyal desteğe ihtiyacı olan grupların da evrensel hizmetten yararlanabilmesi için uygun fiyatlandırma ve teknoloji seçeneklerinin uygulanabilmesine yönelik tedbirler alınır.” hükmü uyarınca evrensel hizmet kapsamına alınan hizmetlerden engellilerin de yararlanabilmesi için uygun fiyatlandırma ve teknoloji seçeneklerinin uygulanabilmesine yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Bu Kanunun 5. maddesi uyarınca evrensel hizmetin kapsamında; sabit telefon hizmetleri, ankesörlü telefon hizmetleri, basılı veya elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetleri, acil yardım çağrıları hizmetleri, internet hizmetleri, ulaşımı deniz yoluyla sağlanabilen yerleşim alanlarına yolcu taşıma hizmetleri ve deniz haberleşmesi ve seyir güvenliği haberleşme hizmetleri yer almaktadır.

Söz konusu maddede ayrıca yer alan “...Evrensel hizmetin kapsamı; ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik şartları da göz önünde bulundurularak, üç yılı aşmamak üzere belirli aralıklarla, Kurumun ve işletmecilerin de görüşlerini alarak Bakanlıkça yapılacak teklif üzerine Cumhurbaşkanınca yeniden belirlenebilir.” hükmü ile Cumhurbaşkanı tarafından evrensel hizmetin kapsamının değiştirilebileceği düzenlenmiştir.

 

21.06.2018 tarihli ve 2018/DK-THD/190 numaralı BTK Kurul

Kararı 

BTK tarafından 21.06.2018 tarihli kurul kararı uyarınca “Sosyal Açıdan Desteklenmesi Gereken Kesimlere Yönelik Tedbirlere İlişkin Usul ve Esaslar” kabul edilmiştir. Bu kapsamda erişilebilir bayiler, çağrı merkezleri, internet sayfaları gibi farklı vasıtaları ilgilendiren çok boyutlu düzenlemeler yapılmıştır. Bu sayede elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin erişilebilirliği temin edecek kıstaslara uyum sağlamaları amaçlanmıştır. Mobil ve web erişilebilirliği bakımından İlgili kararın 3 maddesi önem taşımaktadır. 9. madde uyarınca işletmeciler çevrimiçi işlem merkezleri kullanılarak gerçekleştirilecek işlemlerde engellilerin erişilebilirlik ihtiyaçlarını dikkate alarak teknik imkanlar dahilinde işlem çeşitliliğini sağlamakla yükümlü kılınmıştır. 10. maddedeyse internet sayfalarının tasarımında WCAG 2.0-AA kriterlerine atıf yapılarak işletmecilerin web sayfalarını erişilebilir kılmaları için açık, somut bir kıstas ortaya koyulmuştur.

Bunlara ilaveten, kararın 11. maddesinde işletmeciler akıllı cihaz ve bilgisayar ortamında yayınlayacakları uygulamalar özelinde engellilerin ihtiyaçlarını dikkate almakla yükümlüdür. Son olarak 15. maddede yaptırım rejimine yer verilerek BTK İdari Yaptırım Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Söz konusu karar erişilebilirlik standartlarının nasıl uygulanması gerektiğine ışık tutar niteliktedir. Özellikle 10. maddede web sayfalarının erişilebilirliğinin temin edilmesi maksadıyla teknik kriterleri içeren kılavuza doğrudan atıf yapılması örnek teşkil etmektedir. Buna mukabil çevrimiçi işlem merkezleri, akıllı cihazlar ve bilgisayar uygulamalarının farklı şekilde ele alınması eleştirilebilecek bir yaklaşımdır. Zira çevrimiçi işlem merkezleri sıklıkla web tabanlı olup web siteleri üzerinden ulaşılabilmektedir. Buna ek olarak akıllı cihaz kategorisinde yer alan aygıtlar ve bilgisayar uygulamaları için de 10. maddede atıf yapılan kuruluşun teknik standartları mevcuttur. Dolayısıyla bu maddelerin gözden geçirilerek yüzeysel ifadeler yerine 10. maddede olduğu gibi tereddüte yer bırakmayacak şekilde revizyona tabi tutulmaları isabetli olacaktır.

 

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu

20/04/2016 tarihli ve 29690 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu kapsamında idari ve mali özerkliğe sahip, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz, Cumhurbaşkanının görevlendireceği bakan ile ilişkili Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurulmuştur. Cumhurbaşkanı bu teşkilatın yönetimi ile ilgili yetkilerini gerekli gördüğü hallerde kullanabilmektedir. Kurum’un, insan haklarının korunmasına, geliştirilmesine, ayrımcılığın önlenmesine ve ihlallerin giderilmesine yönelik çalışmalar yapmak, insan hakları ve ayrımcılıkla mücadele konularında kitle iletişim araçlarını da kullanarak bilgilendirme ve eğitim yoluyla kamuoyunda duyarlılığı geliştirmek gibi önemli görevleri bulunmaktadır[2].

Söz konusu Kanunun 4. maddesinde ayrımcılık türleri; ayrı tutma, ayrımcılık talimatı verme ve bu talimatları uygulama, çoklu ayrımcılık, doğrudan ayrımcılık, dolaylı ayrımcılık, işyerinde yıldırma, makul düzenleme yapmama, taciz, varsayılan temele dayalı ayrımcılık şeklinde sıralanmıştır[3].

Kanunun 2. maddesi kapsamında engelli kavramı “Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit şartlarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre şartlarından etkilenen birey” olarak tanımlanmıştır. Aynı madde çerçevesinde “makul düzenleme” kavramı “engellilerin hak ve özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, mali imkânlar nispetinde, ölçülü, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirler” olarak belirtilmiştir[4].

6701 sayılı Kanunun 2. Ve 4. maddeleri kapsamında yer alan ayrımcılık ve makul düzenleme kavramları dijital erişilebilirlik bakımından önem taşımaktadır. Web sitelerinin, mobil uygulamaların erişilebilir olmadığı ve bu kriterlerin sağlanmasına yönelik taleplerin reddedildiği hallerde kurum üzerinden yapılacak başvuruların sonuç vermesi olasıdır. Buradan hareketle engelli bireyler açısından dijital erişilebilirlik konusunda meydana gelen ayrımcılık ve ihlallerin bir yaptırıma bağlanması noktasında farklı bir pencerenin açıldığını söylemek mümkündür. 

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu

7/4/2016 tarihli ve 29677 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanmıştır. Söz konusu Kanunun 10. maddesi uyarınca, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında veri sorumlusu veya yetkilendirdiği kişiler; veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği, kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği, işlenen kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği, kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi konularında ilgili kişileri aydınlatmakla yükümlü kılınmıştır.

10.03.2018 tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca aydınlatma yükümlülüğü kapsamında ilgili kişiye yapılacak bildirimin anlaşılır, açık ve sade bir dil kullanılarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından hazırlanan Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesi Rehberi’ne göre, görme engellilerin söz konusu aydınlatmaya erişebilmesi için ilgili mevzuatta (5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği vb.) öngörülen uygulamaların yapılması önem arz etmektedir. Bu şekilde ilgili kişilerin okudukları, gördükleri ya da duyduklarında anlayabilecekleri kadar açık, sade, anlaşılabilir ve tereddüde yer bırakmayacak aydınlatmalar yapılabilmesinin mümkün olacağı belirtilmektedir[5]. Bu bağlamda gerek mobil uygulamalar, gerekse web siteleri üzerinde yer alan metinlerin okunabilir ve işaretlenebilir biçimde erişilebilirlik standartlarını karşılaması gerekmektedir.

Söz konusu düzenlemelere uygun olarak aydınlatılma yapılmaması halinde engellilerin kişisel verilerinin korunması hakkının ihlal edilmiş olacağı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, rehberde dayanak olarak atıfta bulunulan Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği bilgiye ve bilgi teknolojilerine erişilebilirlik özelinde işletilebilecek spesifik hükümler içermemektedir. Bu itibarla olası bir ihlal durumunda şikayet ve yaptırım süreçlerinin nasıl yürütüleceği ayrı bir tartışma konusudur.    

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

14/02/2011 tarihli ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu, başta şirketler ve kıymetli evrak olmak üzere ilgili alanlarda çeşitli hukuki yenilikler getirmiştir. Bununla birlikte, engellilerin web erişilebilirliğine ilişkin olarak belirli kriterlere sahip şirketler özelinde etkili olacak yeni bir düzenleme ortaya koymuştur. TTK’nın 1524. maddesi’nin 3. fıkrası uyarınca web sitelerinin bilgi toplumu hizmetlerine ayrılmış bölümünün herkesin erişimine açık olduğu belirtilmiştir. Ayrıca erişim hakkının kullanılmasının ilgili olmak veya menfaati bulunmak gibi kayıtlarla sınırlandırılamayacağı ve herhangi bir şarta da bağlanamayacağı vurgulanmıştır. Bu ilkenin ihlali halinde herkes engelin kaldırılması davasını açabilir. 

Söz konusu maddede yer alan hükümlerin uygulanması maksadıyla gerek sermaye şirketlerinin gerekse Merkezi Veri Tabanı Sağlayıcılar (MVTHS) tarafından hazırlanacak internet sitelerinin bilgi toplumu hizmetleri çerçevesinde engelli kişilerce kullanılabilmesi için WCAG Yönergesi doğrultusunda tasarlanmaları gerekmektedir.[6]

Nitekim 31/05/2013 tarihli ve 28663 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sermaye Şirketlerinin Açacağı İnternet Sitelerine Dair Yönetmelik bu hususa dikkat çekmiştir. Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. Fıkrasının b bendinde ilgili tarafların engelli bireylerin erişilebilirliklerinin sağlanması amacıyla ISO/IEC 40500:2012 (W3C Web Accessibility Guidelines (WCAG) 2.0) standardına uyduklarını taahhüt ettiklerini vurgulamaktadır.

TTK 1524 ve ilgili yönetmelik web erişilebilirliğine ilişkin olarak oldukça somut hükümler içermektedir. Bununla birlikte, Kapsayıcılık açısından erişilebilirlik hükmünün yalnızca internet sitelerinin bilgi toplumu hizmetlerine ayrılmış bölümleriyle sınırlandırılması gözden geçirilebilir. Başka bir anlatımla, engelli bireylerin erişilebilirliklerinin sağlanmasının internet sitelerinin tüm bölümleri için yükümlülük haline gelmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Bankacılık Hizmetlerinin Erişilebilirliğine Dair Yönetmelik

Bankacılık Hizmetlerinin Erişilebilirliğine Dair Yönetmelik 18/06/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yapısı ve içeriği itibariyle oldukça teknik hükümler içeren yönetmelikte başta ATM’ler olmak üzere internet bankacılığı, mobil bankacılık gibi dijital kullanım alanlarının erişilebilirlik kriterlerine detaylıca yer verilmiştir. Nitekim yönetmeliğin 5. maddesinden itibaren ATM cihazları için farklı engel gruplarını içerecek şekilde erişilebilirlik kıstasları ortaya koyulmuştur. 6. maddede ortopedik engellilere yönelik, 7. maddedeyse görme engelli müşterileri ilgilendiren erişilebilirlik kriterleri yer almıştır. Örneğin 7. maddenin 1. Fıkrasında görme engelliler için sesli menülerin yer alması gerekliliği açıklanmıştır. Söz konusu maddenin devamındaysa teknik detaylarla bu menülerin hangi işlevleri içereceği, nasıl bir standart oluşturulacağı ayrıntılı olarak yazılmıştır.

Yönetmeliğin 11. maddesi uyarıncaysa görme engelli müşterilerin mobil ve internet bankacılığı platformlarına erişebilmesi amacıyla gerekli standartların sağlanacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, kastedilen standartların neler olduğu, hangi dayanak ve teknik şartlar doğrultusunda sağlanacağı gibi hususlara yer verilmemiştir. Dikkat çeken bir başka konuysa yönetmelikte geri bildirim ve denetim süreçlerine ilişkin bir mekanizmanın bulunmamasıdır. Her ne kadar şikayet oluşturarak BDDK’ya iletilebiliyor olsa da konu özelinde kendine özgü bir geri bildirim sisteminin hayata geçirilmesi faydalı olacaktır.  

Genel itibariyle doyurucu bir içeriğe sahip olan yönetmelikte yukarıda vurgulanan iyileştirmelerin yapılması çok daha efektif sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır.

 

Sonuç ve Değerlendirme

Bilgi Teknolojilerine erişilebilirlik bağlamında yukarıda bahsedildiği üzere çeşitli mevzuat hükümleri ve uygulama örnekleri bulunmaktadır. BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve 5378 sayılı Kanun bilgi teknolojilerine erişilebilirliğin çerçevesini çizerek önemini vurgularken, bu doğrultuda farklı kanun ve yönetmelikler çıkarılarak çerçevenin içi doldurulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte dijital erişilebilirliği ilgilendiren mevzuat yapısında hem dağınıklık hem de eksiklik olduğunu söylemek mümkündür. Örneğin TTK’nın 1524. maddesi ve bu kapsamda yayımlanan yönetmelik her ne kadar detaylı hükümler içerse de denetim ve yaptırım noktasında belirsizliğe yol açmaktadır. Keza Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği’nin yapısal sorunları, yine dijital erişilebilirliğin sağlanması hasebiyle bu yönetmeliğe yapılan atıflar sakıncalı örnekler arasında gösterilebilir. Bu doğrultuda spesifik öneriler metinde paylaşılmış olmakla beraber önceki yazıda değinilmiş olan AB Direktifleri baz alınarak, süreçlere ilişkin daha yeknesak ve şeffaf bir yaklaşım benimsenerek mevzuat yeniden yapılandırılmalıdır. Başka bir anlatımla, kamu hizmetleri de dahil olmak üzere tüm paydaşları kuşatacak nitelikte, geri bildirim ve şikayet süreçlerinin gerçek anlamda işlevsel olduğu bir hukuki dayanak inşa edilmelidir.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, Kamu İhale Kanunu ve ilgili yönetmeliklere yazıda değinilmemesinin sebebi konuyla ilgili bir düzenleme bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla kapsamlı bir yapılandırmayla birlikte Kamu İhale mevzuatında bilişim erişilebilirliğini ihtiva edecek değişiklikler ivedilikle hayata geçirilmelidir.

Tüm bunlar gerçekleştirilirken teknik tarafta yer alan paydaşlarla eşgüdümlü bir planlama yapılarak hukuki esasların icra edilebilirliği mümkün kılınmalıdır.

 

KAYNAKÇA

İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu”,  https://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/tr/content/36-turkiye-insan-haklar-ve-esitlik-kurumu/, (Erişim Tarihi: 14.12.2024).

Kara, Bülent (2016); “Türkiye’de Engelli Bireylerin Yasal Hakları ve Uygulamadaki Yeri,” International Journal of Social Science, Sayı 48, s.249-260.

Kayaalp, Dilek (2019); “Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu Kanunu İle Getirilen Ayrımcılık Yasağı İstisnalarının İş Hukukundaki Görünümü Üzerine Genel Bir Değerlendirme”, ASBÜ Hukuk Fakültesi Dergisi (2019/1).

Keser Berber, L. (2011). Yeni Türk Ticaret Kanununda yer alan bilişimle ilgili hükümler ışığında dijital şirket. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesi Rehberi”, https://www.kvkk.gov.tr/SharedFolderServer/CMSFiles/7a55e4d4-0cc3-4d4e-800c-ee78ce5ce88a.PDF, (Erişim Tarihi: 14.12.2024).

Odyakmaz, Zehra, Bayram Keskin ve Yusuf Deniz (2016); 6701 Sayılı Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu Kanunu Üzerine Bir Değerlendirme-I, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, s.721-761.

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi

16/06/2006 tarihli ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu

01/07/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun

05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu

14/02/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

25/04/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Yer Alan Engelli Bireylere Yönelik İbarelerin Değiştirilmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

07/04/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu

20/04/2016 tarihli ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu

21.06.2018 tarihli ve 2018/DK-THD/190 numaralı BTK Kurul Kararı 

Bankacılık Hizmetlerinin Erişilebilirliğine Dair Yönetmelik

Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği

 

[1]       Kara, 2016, s.254.

 

[2]       İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu”,  https://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/tr/content/36-turkiye-insan-haklar-ve-esitlik-kurumu/, (Erişim Tarihi: 14.12.2024).

 

[3]       Kayaalp, Dilek (2019); “Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu Kanunu İle Getirilen Ayrımcılık Yasağı İstisnalarının İş Hukukundaki Görünümü Üzerine Genel Bir Değerlendirme”, ASBÜ Hukuk Fakültesi Dergisi (2019/1), s.74.

[4]       Odyakmaz, Zehra, Bayram Keskin ve Yusuf Deniz (2016); 6701 Sayılı Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu Kanunu Üzerine Bir Değerlendirme-I, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, s. 740.

[5]       Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesi Rehberi”, https://www.kvkk.gov.tr/SharedFolderServer/CMSFiles/7a55e4d4-0cc3-4d4e-800c-ee78ce5ce88a.PDF, (Erişim Tarihi: 14.12.2024), s. 9.

[6]       Keser Berber, L. (2011). Yeni Türk Ticaret Kanununda yer alan bilişimle ilgili hükümler ışığında dijital şirket. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü