DİJİTALLEŞME VE ENGELLİLERİN KAMU HİZMETLERİNE ERİŞİMİ
Av. Şevval Ceran KURT
GİRİŞ
20. yüzyılda başlayan bilgi toplumuna geçiş diğer adıyla dijitalleşme içinde yaşadığımız 21. Yüzyılda giderek hızlanmış ve bu teknolojilerin ulaştığı son nokta insan hayatında adeta bir devrim olmuştur. O kadar ki alışverişten çalışmaya, çalışmaktan kitap okumaya kadar birçok etkinliği günümüzde dijital teknolojiler aracılığıyla yapabilecek duruma geldik. Bu durumun hayatını kolaylaştırması beklenen bir gurup da kuşkusuz engelliler, özellikle de görme engellilerdir. Nitekim görme engelliler ekran okuyucu programlar yardımıyla ve hızla gelişmeye devam eden yapay zekâdaki ilerlemelerden faydalanarak bilgiye erişim başta olmak üzere birçok haklarını daha etkili kullanabilmektedir. Şüphesiz bu durum kamu hizmetlerine erişim alanında da kendini göstermektedir; fakat ne yazık ki dijital alanda da web siteleri, elektronik kütüphaneler gibi ortamlar tasarlanırken tıpkı fiziksel ortamların inşasında olduğu gibi engellilerin erişimine uygunluğu her zaman gözetilmemektedir. Bu durumun önüne geçilebilmesi için engellilerin katılımıyla hazırlanan BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin 9. Maddesinde “erişilebilirlik” ayrı bir insan hakkı olarak düzenlenmiş, bununla da yetinilmeyerek 21. Maddede “bilgiye erişim” de ayrıca düzenlenmiştir. Ülkemizde de sözleşmeye uygun bir şekilde hazırlanan 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 7. Maddesinde erişilebilirlik düzenlenirken bilgiye erişim ayrıca düzenlenmemiştir. Bu konuda uluslararası alanda yapılan bir diğer düzenleme de Marakeş Antlaşması’nın özellikle bilgiye erişim hakkında getirdiği düzenlemelerdir. İşte biz, bu çalışmamızda bu çizdiğimiz çerçeve üzerinden Türkiye’de mevcut durumda dijital ortamda sağlanan kamu hizmetlerinin engellilerin erişimine uygunluğunu değerlendirdikten sonra yaşanan sorunlara yine aynı mevzuat çerçevesinde çözüm önerileri getirmeye çalışacağız.
BM EHİS’DEKİ DÜZENLEMELER IŞIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME
BM EHİS’nin 9. Maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde erişilebilirlik “Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır” şeklinde düzenlenmiştir. Bu madde metninden de anlaşıldığı üzere dijital sistemlerin engelllerin erişimine uygunluğunun sağlanmasının erişilebilirliğin kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ortadadır; fakat buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sözleşme gereği kurulmuş olan BM Engelli Hakları Komitesi’ne sunduğu ve 2011 yılına kadarki sürece ilişkin değerlendirmeleri içeren ilk raporda 9. Madde hakkında yapılan değerlendirmelerde dijital erişilebilirlik hususundan hiç bahsedilmemiş;[1] buna karşılık komite bu rapora dayanarak hazırladığı nihai gözlem raporunda aynı maddeye ilişkin yaptığı değerlendirmede “Komite, Taraf Devlet’in ulaşım, bilgi ve iletişim gibi kamu hizmetlerinde ve insan ürünü çevrede evrensel tasarımın kullanılmasını teşvik eden, mevcut engellerin kaldırılması için standartları belirleyen ve detaylı verilere dayalı kapsamlı bir erişilebilirlik yol haritası oluşturmasını tavsiye etmektedir”[2] bu hususu tekrar açıklamaktadır. Yine aynı değerlendirmede endişe duyduğu hususlar arasında “Elektronik kitlesel medya, e-devlet hizmetleri ve bankacılık hizmetlerinde erişilebilirlik standartların uyulmaması halinde uygulanan cezalar ve mali yaptırımlar hakkında kamuya açık, karşılaştırılabilir, güvenilir ve anlaşılabilir verilerin olmaması;”[3] hususunu da saymaktadır.
Sözleşmede bilgiye erişim hakkı ise 21. Maddenin “Taraf Devletler engellilerin iş bu Sözleşme’nin 2. Maddesinde tanımlanmış tüm iletişim araçlarını tercihe bağlı kullanabilmesi, bilgi ve fikir araştırma, alma ve verme özgürlüğü dahil düşünce ve ifade özgürlüğünden diğer bireylerle eşit koşullar altında yararlanabilmesi için uygun tüm tedbirleri alır” dedikten sonra bu tedbirleri de ayrıntılı bir şekilde sıralamıştır. Anlaşıldığı üzere Sözleşme, bilgiye erişimin yeterli bir şekilde sağlanmasını düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesi için gerekli bir koşul olarak öngörmektedir. Maddede atıf yapılan 2. Maddede tanımlanmış iletişim araçları ise evrensel tasarım ürünleri, sade dil, yazılı, işitsel ve erişilebilir çoklu medya, işitsel okuma, iletişim, erişilebilir bilgi ve iletişim teknolojisi dahil diller, metin gösterimi, Braille alfabesi kullanarak ve dokunarak iletişim, büyük harflerle baskıyı içermektedir. Bu da bilgi ve iletişim araçlarının tümünün bu yöntemlerin kullanımına uygun bir şekilde üretilmesi gerektiğini göstermektedir.
Yukarıda bahsettiğimiz T.C. tarafından sunulan ilk raporda 21. Madde hakkında yapılan değerlendirmede bilgiye erişime ilişkin olarak; “Son zamanlarda, bilgi ve iletişim erişimine yenilikçi çözümler bulma çalışmaları hız kazanmıştır. Kamu ve özel sektör STKlarla birlikte EB’ler için bilgi ve iletişim teknolojilerinin erişilebilirliğini sağlamak için adımlar atılmaktadır”[4] denilmektedir. BM nihai gözlem raporunda ise buna ilişkin olarak Türkiye’nin durumu hakkındaki değerlendirmeler iki bent halinde ifade edilmiştir:
b) … erişilebilir bilgi ve iletişim teknoloji olanaklarını sağlamak için yeterli tedbirlerin alınmaması;
c) Web içeriği erişilebilirlik kılavuzlarının yeterince uygulanmaması, bu kılavuzlara uyan kamu web sitelerinin düşük oranda olması ve sadece belli sayıda yayın organında işaret dili ve sesli betimleme kullanılması.[5]
Yukarıdaki bentlere ilişkin çözüm önerileri ise aynı raporda; “…c. .devlete ait web sitelerinin erişilebilir olması için gösterilen çabaların iki katına çıkarılması; internette bilgi hizmeti sunan özel kuruluşların tüm engelli bireyler için erişilebilir formatlarda bilgi sunmasının temin edilmesi ve erişilebilirlik standartlarına uymayan yayın şirketlerine yaptırım uygulanması”[6] şeklinde ifade edilmektedir.
Sonuç olarak bu sözleşme maddeleri ve değerlendirmelere rağmen ülkemizde hâlâ bazı bankaların mobil uygulamaları, baro, üniversite gibi kamu tüzel kişilerinin web siteleri engellilerin erişimine uygun hale getirilmemiştir. Bu duruma ve bilgiye erişim hakkına ilişkin daha ayrıntılı bilgi ilerideki bahislerde verilecek ve birkaç örnek karar üzerinde kısaca durulacaktır.
MARAKEŞ ANTLAŞMASI’NIN İLGİLİ MADDELERİ ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME
Anlaşmanın tam adı “Kör, Görme Özürlü veya Diğer Matbuat Engellilerin Yayımlanmış Eserlere Erişiminin Kolaylaştırılmasına Dair Marakeş Anlaşmasıdır.
Anlaşma, kısaca matbuat(basılı materyal) engelli kişilerin kullanımına uygun formatta kopyaların üretilmesi, dağıtımı ve sınır-aşan değişimini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için Anlaşma, akit devletlere iç hukuklarında, “erişilebilir format” üretimi ve bunların ulusal ve uluslararası düzeyde dağıtımına olanak veren istisna hükümleri kabul etme yükümlülüğü getirmektedir.
Bilindiği gibi,5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 21 ila 25. Maddelerinde eser sahibine eserden ekonomik olarak yararlanma konusunda mali haklar tanınmıştır. Buna göre bir eserin işlenmesi, çoğaltılması, yayılması, temsili ve kamuya iletimine izin vermek ya da bunu yasaklamak hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Engelleri nedeniyle basılı materyalleri kullanamayan kişilerin yararlanmasına uygun kopyaların üretilmesi ve bunların dağıtılması da, eser sahiplerine tanınınan bu haklar kapsamındadır. Bir başka ifadeyle, ilke olarak, eser sahibi izin vermedikçe engellilere özgü kopyaların üretilmesi, çoğaltılması yayılması, kamuya iletimi eser ssahibinin haklarına tecavüz oluşturur. Aynı şekilde bu tür nüshaların ihracı ya da ithali de eser sahibine tanınan haklar kapsamında olup aksine davranışlar hukuki ve cezai sorumluluk doğurur.
Ancak engellilere özgü nüsha üretimi çoğu zaman ticari getirisi yüksek bir faaliyet değildir. Bu nedenle, eser sahibinin izni dahilinde engellilere özgü nüsha üretiminde sorunlar ve yetersizlikler yaşanmaktadır. Bir kısım ülkeler bu sorunları dikkate alarak iç hukuklarında engellilerin kullanımına uygun nüshaların üretimi ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını kolaylaştıran özel hükümlere yer vermektedir. Bu tür düzenlemeler esasen, belirli koşullarda engellilere özgü nüshaların çoğaltım ve kullanımının eser sahibinin iznine bağlı olmaktan çıkartılmasından ibarettir. Bir başka değişle, engellilere tanınan bu olanak, eser sahibine tanınan haklara istisnalar öngörülmesi suretiyle gerçekleştirilmektedir. Ülkemizde de 5846 sayılı FSEK’e 03.03.2004 gün ve 5101 sayılı yasayla eklenen Ek 11. Madde ile bu yönde bir düzenleme yapılmıştır.[7]
5846 sayılı kanun’da yapılan değişiklik çerçevesinde görme engelli bir avukat olan Mustafa keskin “6701 sayılı kanunun 3. Maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen ayrımcılık temellerinden engellilik ile bağlantılı olarak ayrımcılığa maruz kaldığı iddiasında”[8] bulunarak TİHEK’e başvurmuş, TİHEK ise yaptığı inceleme sonucunda başvuranı haklı bulmuş ve Kültür Bakanlığı aleyhinde ihlâl kararı vermiştir. Bunun üzerine Kültür Bakanlığı kararın iptali için kuruma Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açmış, Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği’nin de müdahil olduğu davada mahkeme iptal talebini haksız bularak reddetmiştir.
Marakeş Anlaşması kapsamında değerlendirebileceğimiz bir husus da Ankara Barosu Görme Engelliler Kütüphanesi Uzun süre Türkiye’nin her yerinden görme engelli hukukçulara dijital ortamda erişilebilir formatta ihtiyaç duydukları mesleki eserleri temin etmiş olan Ankara Barosu, bir yayınevi ile yaşadığını iddia ettiği ve ayrıntılarını açıklamaktan kaçındığı bir sorun nedeniyle söz konusu kütüphaneyi 2023 yılının sonlarına doğru kapatmıştır. Bunun üzerine söz konusu baronun Engelli Avukatlar Kurulu duruma tepki göstermiş ve kütüphanenin yeniden açılmasını talep etmiştir. Daha sonra yapılan olağanüstü kurul toplantısında kurul üyelerinden oluşturulan üç kişilik heyetin barodan ayrıntılı bilgi istemesine karar verilmiş, yine tatmin edici bir açıklama yapılmamış, sunulan çözüm önerileri dikkate alınmamış, Kurul’un eylemli bir tepki göstereceği uyarısı üzerine kütüphanenin sadece Baro üyesi görme engellilerin kullanımına açılacağı belirtilmiş; buna rağmen somut bir adım atılmamıştır. Bütün bu gelişmeler üzerine Ankara Barosu üyelerinden görme engelli Avukat Osman Sezer Tihek’e fikrî mülkiyet hukukunun kapsamı dışında görme engelli hukukçuların Marakeş Anlaşması ile güvence altına alınmış olan bilgiye erişim hakkının ve bu suretle de BM EHİS’nin “ayrımcılık yapılmaması ve eşitlik” başlıklı 5. Maddesinde ayrıca güvence altına alınmış olan ayrımcılık yasağının ihlal edildiği gerekçesiyle başvurmuştur. Tihek ise 16.10.2004 tarih ve 2024/235 sayılı kararında “Muhatap Ankara 1 nolu baronun avukatların kullanımına sunduğu kütüphanedeki mevcut eserlerden görme engelli avukatların da yararlanması için yaptığı kitap tarama faaliyetlerine son vermesi şeklindeki uygulamanın haklılaştırılamadığı, muhatap baronun ayrımcılık yasağını ihlâl etmediğini kanıtlayamadığı ve bu nedenle ayrımcılık yasağının ihlâl edildiği” sonucuna varmış; “ihlâlin etki ve sonucunun ağırlığı ile ihlâl iddiasına muhatap baronun 1136 sayılı kanun uyarınca taşıdığı insan haklarını savunmak ve korumak ile avukatlık mesleği mensuplarının haklarını korumak amacı, sahip olması gereken hukuki bilgi birikimi ve güçlü hukuki konumda bulunması göz önünde bulundurularak ihlâl konusu eylemle ilgili muhatap baroya üst sınırdan idari para cezası” uygulanmasına hükmetmiştir.[9]
Marakeş Anlaşması’nın doğru uygulanması konusunda naçizane bir öneri olarak diyebiliriz ki bu hususta yetkili olan Kültür Bakanlığı, 5846 sayılı kanun çerçevesinde yayınevleriyle de bir anlaşma sağlayarak basılı eserlerin dijital ortamda erişilebilir formatta, matbu olarak yayınlandıkları tarihte Anlaşma kapsamına giren görme engellilik veya başka sebeplerle bu matbu eserleri okuyamayan kişilere de temin edilmesini sağlamalıdır.
5378 SAYILI ENGELLİLER HAKKINDA KANUNUN ERİŞİLEBİLİRLİK DÜZENLEMESİ ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME
Kanunun 7. Maddesinin 3. Fıkrasında “Bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilir olması sağlanır” şeklinde bir düzenleme vardır; fakat kanun 2005 yılında ilk yürürlüğe girdiğinde o zaman için belki doğal karşılanabilecek ve mevcut yapıların erişilebilirliğinin sağlanması için öngörülmüş olan dört yıllık süre ve ek olarak öngörülebileceği kabul edilmiş olan 8 yıllık sürenin yer aldığı geçici 2. Ve 3. Maddeler 20-06-2023 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından “devletin engellilerin korunmasına dair pozitif yükümlülüğünü yerine getirmesini ve engellilerin diğer haklarını da kullanmasını engellediği gibi gerekçelerle isabetli olarak iptal edilmiştir. Kanaatimizce maddelerin bir temel insan hakları sözleşmesi olan ve bu yüzden Anayasamızın 90. Maddesi uyarınca kanunlar karşısında önceliği bulunan BM EHİS’nin 7. Maddesine aykırı olduğu da kararda gerekçe olarak zikredilmeliydi.
AYM’nin söz konusu kararının ardından artık her türlü yapının, ki bu yapılara her türlü dijital ortam da şüphesiz dahildir, erişilebilir şekilde düzenlenmesi için kanunen de bir engel veya bahane kalmamıştır. Devlet ve kamu tüzel kişilerinin dijital ortamda sağlanan kamu hizmetlerinin tümünü erişilebilir hale getirmesinin diğer kuruluşlar açısından da bir başlangıç teşkil edeceği kanaatindeyiz.
4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNU MERKEZLİ BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği Erişilebilirlik Komisyonu’nun 2023 yılında adalete erişim sorunları ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin ele alındığı raporunun ekinde şu öneride bulunmaktadır: “… 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun şartnameler başlıklı 12. Maddesinde değişiklik yapılarak temin ve tedarik edilecek tüm ürün ve hizmetler ile inşaat ve yapı işlerinin erişilebilirlik standartlarına uygun olarak yapılması için ihaleye çıkmaları ya da doğrudan temin gerçekleştirmeleri zorunlu hale getirilmelidir.[10] “Erişilebilirlik standartları ile ilgili TSE ve uluslararası kuruluşların standartları da mevcuttur. AB Erişilebilirlik Yasası çerçevesinde kamu ihaleleri için de erişilebilirlik şartları düzenlenmiş, özellikle dijital erişilebilirlik için uluslararası teknik bir standart özelliği taşıyan WCAG 2.0 AA seviyesine atıf yapılmaktadır.”[11]
Yukarıda yer verilen önerinin dijital ortamda sunulan kamu hizmetlerinin erişilebilir hale getirilmesinin finansmanı ve bu hizmetlerin erişilebilirlik standartlarının belirlenmesinde de faydalı ve isabetli olacağı bizce de kabul edilmelidir. Nitekim günümüzde hızla gelişen teknolojiler, devleti ve diğer kamu tüzel kişilerini dijital sisteme geçmeye zorlamaktadır. Bu türden ileri teknolojiler çoğunlukla belli teknoloji şirketleri tarafından üretilmekte ve oldukça yüksek fiyatlarla piyasaya sunulmaktadır. Ne yazık ki erişilebilirlik standartları Apple’ın teknolojik ürünlerinde olduğu gibi çoğu kez bu teknolojilerin maliyetini daha da arttırmaktadır. Buna uygun bir finansman sistemi oluşturamamış bir devletin ise dijitalleşme aşamasına tamamen herkes için kapsayıcı ve erişilebilir bir şekilde bir şekilde geçebilmesi mümkün değildir. T.C. devleti açısından duruma bakıldığında bu, uluslararası hukukta taraf olduğu ve buna uygun olarak iç hukukunda yaptığı düzenlemeleri ihlâl etmek anlamına gelir.
SONUÇ
Yukarıda yaptığımız değerlendirmeler çerçevesinde görülüyor ki bilgi ve iletişim teknolojilerinde her geçen gün kaydedilen ve hızlı bir şekilde yaygınlaşan gelişimin en çok engellilere faydalı olması beklenirken web sitelerinin, dijital bilgi sistemlerinin hatta çevrim içi ders sistemlerinin bile erişilebilirlik standartları ve bu standartları düzenleyen uluslararası ve ulusal mevzuat dikkate alınmaksızın hazırlanmakta ve bu durum da engellilerin karşısına yeni bir engel daha çıkarmaktadır. Kamu hizmetlerinin dijital ortamlarda verilmesinde idare tarafından dahi dikkate alınmayan bu hususlar uyulmadığı halde çok ağır yaptırımlara da tabi tutulmadıkları hatta kısa bir zamana kadar bu durum geçici kanun maddeleriyle mevzuata da uygun hale getirildiği için bazı özel bankaların mobil sistemleri gibi diğer ürün ve hizmet sağlayıcılar tarafından da dikkate alınmamaktadır. Bu konuda devlete de ağır bir mali yük getirmeyecek bazı çözüm önerilerine çalışmamızda yer verdik. Bu önerileri mevcut uluslararası ve ulusal mevzuatımıza göre temellendirmeye de çalıştık.
Dünyada birçok devlet ve bilgi ve iletişim teknolojisi üreticisi birçok şirket tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerde, ki bunlara dijital ortamlarda sağlanan kamu hizmetleri de dahildir, bu standartlar gözetilerek söz konusu ürün ve hizmetler sağlanmaktadır. Bundan da anlaşılabileceği üzere istenildiği taktirde yukarıdaki öneriler de dikkate alınarak ve söz konusu erişilebilirlik standartları da gözetilerek Türkiye Cumhuriyeti’nde de aynı şekilde başta dijital ortamlarda sağlanan kamu hizmetleri olmak üzere herkes için kapsayıcı ve erişilebilir bilgi ve iletişim teknolojisi ürün ve hizmetleri sağlanmasının mümkün olabileceği kanaatindeyiz.
KAYNAKÇA
AYDIN, A. Resa, KESKİN, İshak, Engelli Haklarında Güncel durum, İstanbul, 2023
GÖRME ENGELLİ EVRENSEL HUKUKÇULAR DERNEĞİ ERİŞİLEBİLİRLİK KOMİSYONU, Engelsiz Adalet Sistemi Sorunlar ve Çözümler
ALICA, Türkay, ÖNDER, Bülent, Engellilerin Yayımlanmış Eserlere Erişiminin Kolaylaştırılmasına Dair Marakeş Anlaşması ve Olası Etkileri, Ankara Barosu FMR Dergisi, Cilt:15, Sayı 2014/1
TİHEK, Esas No: 2023/350, Karar Tarihi: 2.5.2023/203, https://www.tihek.gov.tr.
TİHEK, 10.16.2024 tarih, 2024/235 sayılı Osman Sezer kararı; Karadağ, Hikmet, Ulusal ve Uluslararası Düzenlemeler Kapsamında Görme Engellilerin Bilgiye Erişim Hakkı, Yarasa Hukuk Dergisi, s. 6, Aralık, 2024’ten naklen.
[1] AYDIN, A. Resa, KESKİN, İshak, Engelli Haklarında Güncel durum, İstanbul, 2023, s. 80
[2] AYDIN, A. Resa, KESKİN İshak, a. g. e., s. 131
[3] AYDIN, A. Resa, KESKİN İshak, a. g. e, s. 131
[4] AYDIN, A. Resa, KESKİN, İshak, a. g. e., s. 96
[5] AYDIN, A. Resa, KESKİN, İshak,Engelli Haklarında Güncel Durum, İstanbul, 2023, s. 138
[6] AYDIN, A. Resa, KESKİN, İshak, a. g. e., s. 139
[7] ALICA, Türkay, ÖNDER, Bülent, Engellilerin Yayımlanmış Eserlere Erişiminin Kolaylaştırılmasına Dair Marakeş Anlaşması ve Olası Etkileri, FMR Ankara Barosu Dergisi, Cilt: 15, sayı 2014/1, s. 42-43
[8] TİHEK, Esas No: 2023/350, Karar Tarihi: 2.5.2023/203, https://www.tihek.gov.tr, p. 16
[9] TİHEK, 10.16.2024 tarih, 2024/235 sayılı Osman Sezer kararı, p.40; Karadağ, Hikmet, Ulusal ve Uluslararası Düzenlemeler Kapsamında Görme Engellilerin Bilgiye Erişim Hakkı, Yarasa Hukuk Dergisi, s. 6, Aralık, 2024’ten naklen.
[10] GÖRME ENGELLİ EVRENSEL HUKUKÇULAR DERNEĞİ ERİŞİLEBİLİRLİK KOMİSYONU, Engelsiz Adalet Sistemi Sorunlar ve Çözümleri, ek 5/2
[11] ERİŞİLEBİLİRLİK KOMİSYONU, a. g. e., ek 5/2