Literatür 3. Bölüm: Erişilebilirlik Çalışmaları ve Erişilebilirlik Hakkına Yönelik Makaleleri İçeren Bibliyografya (Hikmet KARADAĞ)

Cu, 07/21/2023 - 19:55 tarihinde GörevHukukYönetici tarafından gönderildi

LİTERATÜR ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI VE ERİŞİLEBİLİRLİK HAKKINA YÖNELİK MAKALELERİ İÇEREN BİBLİYOGRAFYA

 

Hazırlayan: Avukat Hikmet KARADAĞ

 

Bu bölümde, Engelli Hukuku ve engelli hakları konusunda çalışan; akademisyenler, hak savunucuları, avukatlar, meslek elemanları, sivil toplum ve kamu temsilcileri, sendikalar, partiler, birlikler, odalar ve baroların çalışmalarını kolaylaştırmak ve gerekli hukuki ve toplumsal nosyonu sağlamak amacıyla; engellilerin toplumsal, ekonomik, siyasal, kültürel ve diğer hukuksal sorunları hakkında yayınlansın, yayınlanmasın yazılmış; kitap, çeviri, derleme, araştırma, inceleme, makale ve raporların indeksli listeleri yayınlanacaktır. Dergimizin bu sayısında engellilerin çeşitli alanlardaki erişebilirliklerine yönelik yapılmış çalışmalar ve engellilerin erişilebilirlik hakkı ile ilgili tespit edebildiğimiz; makalelerin indeksi sunulacaktır. Bu çalışmaları yaparak kamuoyunun yararlanmasına sunan herkese en içten duygularımız ile teşekkürü borç biliyoruz. Umarız, bu tür çalışmalar ve bu çalışmalardan yararlananların sayısı artar. Yaptığımız bu yayınla, bu amacın gerçekleşmesi için birazcık olsun katkımız olacaksa, işbu çalışma amacına ulaşmış demektir

 

1. Erişilebilirlik Hakkı

***2007 Sahne Sanatları ve Engellilik N Münci ÇAKMAK, (2007), Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, 2007, 591 - 598

Öz: Engellilik, insanlar açısından normal bir durumdur. Buna karşılık engelli insanlar çeşitli alanlarda ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar. Sahne sanatları da bu alanlardan bir tanesidir. Toplumdaki engelli sayısı ile sahne sanatlarında yer alan (hem sanatçı sayısı hem de karakter/rol olarak) engelli sayısı arasında büyük fark vardır. Sanatta engelli karakterlere daha fazla yer verilmelidir. Ayrıca bir çok engelli sanatçının da rollerde yer alması gerekir.

 

***2012 Engellilerin erişebilirlik hakkı ve Türkiye’de erişebilirlikleri Selda ÇAĞLAR, (2012), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 61, Sayı 2, 2012, 541 - 598

Öz: Bu çalışmada engellilerin fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, hizmetlere, bilgiye ve iletişime erişebilirlikleri ile temel hak ve özgürlüklerini tam olarak kullanabilmeleri arasındaki ilişkiden hareketle, başta Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi olmak üzere, uluslararası insan hakları düzeninde erişebilirliğin anlamı, ilke ve standartları ile normatif çerçevesi belirlenmeye çalışılacak, bu sonuçlarla karşılaştırmalı olarak Türkiye’de engellilerin erişimlerini sağlamaya ilişkin yasal düzenleme ve uygulamaların düzeyi ve başarısı tartışılacaktır. Amaç, Türkiye’de yasal, politik, fiziksel ve sosyal çevre düzeninin engellilerin yaşamın her alanına diğer bireylerle eşit ve ayrımcılığa uğramadan katılımına ne ölçüde izin verdiğini belirlemek, devletin bu konuda üstlendiği veya üstlenmesi gereken yükümlülükleri değerlendirerek öneriler geliştirmektir.

 

***2019 KAMU HİZMETLERİNDE KULLANILAN TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARININ ENGELLİ ERİŞİLEBİLİRLİĞİ AÇISINDAN İNCELENMESİ Naci Münci ÇAKMAK, (2019), Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 22, Sayı 3, 2018, 67 - 112

Öz: Taşınmaz kültür varlıkları toplum ve tarih açısından büyük önem arz eden varlıklardır. Tarihi öneme sahip olmaları nedeniyle bu eserler üzerinde modifikasyonlar yapmak çok zordur. Hukuk kuralları bu tür değişikliklere sınırlı olarak izin vermektedir. Bazı taşınmaz kültür varlıkları, devlet tarafından çeşitli kamu hizmetlerinde kullanılmaktadır. Hizmet almak için tarihi binalara giden engelliler çeşitli erişim problemleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Engellilerin erişimlerini sağlamaya yönelik kurallara devletin de uyması zorunludur. Tarihi öneme sahip ve kamu hizmetlerinde kullanılan taşınmaz kültür varlıklarının engelli erişimine uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Engellilerin topluma katılımlarının sağlanması gerekmektedir.

 

2020 ENGELLİLERİN ERİŞEBİLİRLİK HAKKI: ENGELSİZ KENT YAKLAŞIMI ÇERÇEVESİNDE BİR DEĞERLENDİRME Şerafettin ERTEN Mehmet AKTEL , (2020), Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, Cilt 11, Sayı 28, 2020, 898 - 912

Öz: Dünya nüfusunun yaklaşık %15’i engellilerden oluşmaktadır. Engellilik en yalın ifadeyle bir kısıtlılık ve dezavantajlılık halidir. Bu durum onların günlük yaşamlarında, diğer bireylerden daha çok sayıda ve çeşitli sorunla mücadele etmelerine neden olmaktadır. Engelliliği bireysel özelliklerden ziyade, toplumsal ve çevresel etmenlere bağlayan çağdaş anlayış, konuyu aynı zamanda bir haklar meselesi olarak görmektedir. Engellilerin en başta gelen haklarından birisi erişebilirliktir. Bu hakkın kullanılamaması engellilerin sorunlarını büyütmektedir. Engelliler açısından erişebilirlik fizik ve sanal çevreye, kaynaklara ve hizmetlere ulaşabilme, bunların nimetlerinden faydalanabilme anlamına gelmektedir. Engelsiz kent, bu hakkın kullanılabilmesine yönelik bir yaklaşımdır. Çalışmanın amacı da engellilerin erişebilirlik hakkını bu yaklaşım çerçevesinde değerlendirmektir. Kentler günümüzün temel yerleşim birimleridir. Küresel ölçekte, engelli nüfusun önemli bir bölümü kentsel alanlarda yaşamaktadır. Dolayısıyla kentlerde engellilerin erişim sorunlarının çözülmesi, engelli politikalarının başlıca amaçlarındandır. Bu bağlamda gerek uluslararası, gerek ulusal çok sayıda düzenleme ve standart oluşturulmuştur. Engelsiz kent girişimlerinin sayısı da her geçen gün artmaktadır. Ancak bunların küçük bir bölümü başarıya ulaşabilmektedir. Yerel yönetimlerin mali sorunları, siyasal öncelikler, engelliliğe ilişkin algı gibi çok sayıda neden bu girişimlere sekte vurmaktadır. Bu nedenle engelsiz kent girişimlerinin uzun vadeli bir planlama ve engelliler başta olmak üzere kentteki tüm paydaşları içeren bir politika anlayışıyla ele alınması gerekmektedir.

 

2020 PLANLI ALANLAR İMAR YÖNETMELİĞİ, KENTLEŞME VE ERİŞİLEBİLİRLİK Hüseyin KARADAĞ , (2020), Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2020, 11 – 30

Öz: Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ile engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda toplumsal yaşama katılım hakkına sahip olduğu kabul edilmiş, engellilerin toplumsal hayata tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirlerin alınması taraf devletlerce taahhüt edilmiştir. Engellilerin sosyal hayata katılım, istihdam ve eğitimine yönelik hedeflerin gerçekleşmesi ve diğer yasal haklarının kullanılması için erişilebilirlik önkoşuldur. Erişilebilirlik aynı zamanda bir insan hakkıdır. Bugün dünya nüfusunun %56’sı kentlerde yaşamaktadır. Gelişmiş ülkelerde kentli nüfus oranı çok daha fazladır. Ülkemizde ise 2019 TÜİK verilerine göre nüfusun %92’si il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır. Engelli nüfusuna ilaveten nüfustaki yaşlanma trendi ve Türkiye’de nüfusun %90’dan fazlasının kent merkezlerinde yaşaması erişilebilir kent olgusunu daha da önemli kılmaktadır. Kentte yaşayan engelli ve yaşlıların toplumsal yaşama tam katılımının sağlanması için yapılması gereken başlıca kriterlerden ilki erişilebilir bir yapılı çevre ve kesintisiz bir erişilebilirlik zincirinin kentlerde sağlanmasıdır. Bu çalışmada Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği erişilebilirlik perspektiften değerlendirilmektedir. 2017 yılında yayımlanan bu yönetmelik bazı iyileştirmelere ihtiyaç duymasına rağmen yapılaşmada erişilebilirliğin sağlanması açısından önemli düzenlemeler getirmiştir. Çalışma, engelli ve yaşlılara ilişkin sürdürülebilir sosyal politikalar açısından yapılarda erişilebilirliği ve kentlerde kesintisiz bir erişilebilirlik zincirinin zorunlu olduğunu da ortaya koymaktadır.

2021 ENGELLİ HAKLARI AÇISINDAN ŞEHİR PARKLARININ İNCELENMESİ Nilüfer ÇETİŞLİ KORKMAZ Furkan BİLEK Esra Doğru HÜZMELİ , Özden GÖKÇEK, (2021), Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 31, Sayı 3, 2021, 1299 – 1309

 

2021 Sosyal Model Çerçevesinde Engelli Erişilebilirliğinin Türkiye’deki Yasal ve Somut Durumu Cemal Serdar PAKKAN , (2021), Ufkun Ötesi Bilim Dergisi, Cilt 21, Sayı 1, 2021, 1 – 21

Öz : Engellilik insanlık tarihi kadar eski olsa da engellilerin yaşadığı sorunlar ve engelli hakları neredeyse sadece son elli yıldır gündemdedir. Günümüzde, engelli haklarının dünya çapında ulaştığı nokta sevindirici düzeydedir. Sosyal devletler engelli insanların engelsiz insanlarla aynı haklara sahip olması için önemli yasal adımlar atmış; engellilerin normal hayata katılabilmeleri için gündelik hayatta karşılaştıkları engellerin ortadan kaldırılmasını hedefleyen engelli sosyal modeli, yürürlüğe konulan yasalarla uygulanabilir hâle getirilmiştir. Türkiye’de de engelli haklarına yönelik 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun 2005 yılında yayımlanmış ve daha sonraki yıllardaki çeşitli düzenlemelerle sosyal modele uygun hâle getirilmiştir. Bu çalışmada, engelli sosyal modeli kapsamında değerlendirilen engelli erişilebilirliği hakkının ilgili kanunda hangi boyutta yer aldığı ve kanunun uygulanmasında karşılaşılan sorunların incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışma sonucu, engelli erişilebilirliği ile ilgili kanun, yönetmelik, mevzuat ve standartların, engellilerin karşılaşabilecekleri engelleri önleyebilecek seviyede düzenlendiğini; ancak pratik hayatta engellilerin kamusal alanlardaki erişilebilirlik sorunlarının aradan geçen on beş yıla rağmen yoğun şekilde sürdüğünü ortaya çıkarmaktadır. Engellilerin yaşadığı bu sorunların önlenmesine yönelik bir dizi öneri de çalışmanın sonunda listelenmiştir.

 

2021 Uluslararası Engelliler Günü, Engellilik ve Erişilebilirlik Osman TUTAL , (2021), Modular Journal, Cilt 4, Sayı 2, 2021, 92 - 97

Öz: Engellilerin topluma dahil edilmesi, insan haklarını, sürdürülebilir kalkınmayı, dünya barış ve güvenliğini korumak için temel bir koşuldur. 3 Aralık Dünya Engelliler günü, engelli haklarına erişim, bağımsız, eşit ve adil bir yaşama katılım konusunda farkındalığı arttırmayı amaçlamaktadır. 1998 yılından bu yana her yıl farklı temalarla ele alınan gün ile ilgili mesajlar, son iki yıldır dünyamızı etki altına alan salgın üzerinden verilmektedir. Engellilik pandemi sırasında olsun ya da olmasın yaşam alanlarının sınırlandığı, gündelik yaşamın kısıtlandığı bir durumdur. Makalede, erişilebilirlik hakkından bahisle yaşamın tüm katmanlarına bağımsız olarak katılabilme koşulları tartışılmaktadır. Kent ve kamusal alan erişilebilirliğinin salt mevzuat üzerinden değerlendirilemeyeceği, mimarların toplumdaki kullanıcı çeşitliliğini dikkate alması gerektiğine dikkat çekilmektedir.

 

Engelli Erişilebilirliğinin Yasalarda Yer Alma Süreci ve İtalya Yasalarında Müzeler İçin Erişilebilirlik Düzenlemeleri Zeynep AKTOP, (2022), Ufkun Ötesi Bilim Dergisi, Cilt 22, Sayı 2, 2022, 121 – 142

Öz: Engellilik ilk çağlardan itibaren topluluk içinde farklılık yaratmıştır. Engelli kişiler günümüz şartlarında yasal hakları olsa da bu durum çeşitli küresel faktörler sonucunda gerçekleşmiştir. Farklı ülkelerin engellileri için yaptığı ilk düzenlemeler genellikle ekonomi alanında hazırlanarak öncelik, kişilerin topluma fayda sağlaması olmuştur. Ancak artan sosyal hareketler sonucunda engellilerin sosyal ve kültürel yaşamdaki ihtiyaçları yasalarla desteklenmeye başlamıştır. Bu yasalar özellikle müzelerin engelli düzenlemeleri yapmaları için birincil adım olmuştur. Çalışma, engelli erişilebilirliğini sağlayan yasaların oluşum sürecinin değerlendirilmesi ve İtalyan yasalarındaki detaylarla, engellilerin müze erişilebilirliği için oluşturulan yasal gerekliliklere dikkat çekilmesi açısından önemlidir. Hazırlanan makalede küresel etki yaratan durumların, engellilere bakıştaki etkisi ele alınmıştır. Ardından sosyal hareketlerle ortaya çıkan erişilebilirlik yasaları irdelenerek ve yasal sürecin bir sonucu olarak engellilerin müzelerdeki varlıklarını destekleyen düzenlemeler İtalya örneğinde incelenmiştir. Bu kapsamda engellilerin sosyal çevrede görünür olma süreçleri irdelenerek müzelerin engelli ziyaretçileri için oluşturulabileceği detayların yasalarla belirlenmesi değerlendirilmiştir.

 

Engelli Çocukların Katılım Haklarının Türkiye’deki Mevzuat Bağlamında Değerlendirilmesi ve Engelsiz Yaşam Merkezlerinin Önemi Fatih Yılmaz ŞENYÜZ, (2022), Disiplinlerarası Çocuk Hakları Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Sayı 4, 2022, 71 - 92

Öz: Türkiye nüfusunun üçte biri çocuklardan oluşmaktadır. Çocukların yüzde onu ise engelli çocuklardan meydana gelmektedir. Dolayısıyla engelli çocuklar da toplumun doğal bir üyesi konumundadırlar. Toplumun diğer doğal üyeleri olarak anlaşılmaya ve davranılmaya hakları bulunmaktadır. Diğer yandan, Türkiye’nin de imzaladığı BM Çocuk Hakları Sözleşmesi tıpkı diğer çocuklar gibi engelli çocukların da kendilerini ilgilendiren her konuya gelişim seviyeleri elverdiğince katılım hakları olduğunu vurgulamaktadır. Ülkemizde engelli çocuklara çeşitli eğitim kurumlarında on sekiz yaşına gelene kadar eğitimler verilmektedir. Engelli çocuklar bu eğitim ortamları sayesinde toplumsal hayata katılmaktadır. Fakat belirli bir yaşa geldikten sonra bu hizmetten faydalanamamaktadır. Engelli çocukların katılım hakkını engelleyen bu durum, yerel yönetimlerin bazılarında açılan Engelsiz Yaşam Merkezleri aracılığı ile giderilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada, söz konusu bu kurumlardan örnekler verilecek ve engelli çocukların toplumsal katılımı açısından oynadıkları roller üzerinde durulacaktır.

 

 

 

2. Erişilebilirlik Çalışmaları

2003 Evrensel Tasarım Işıl HACIHASANOĞLU, (2016), Tasarım + Kuram, Cilt 2, Sayı 3, 2003, 93 – 101

Öz: Evrensel tasarım tüm insanların eşit şartlarda kullanabileceği tasarım ürün ve sonuçlarını ifade etmektedir. Evrensel tasarım, farklı boyutta, cinsiyette, yaşta, yetenekte; tüm kullanıcıların aynı haklardan yararlanmalarını öngörmektedir. Evrensel tasarımın; eşit erişilebilir ve uyarlanabilir tasarımdan farklılığı her durum ve herkes için eşit erişilebilir ve eşit kullanılabilir çevre, mekân, yapı elemanı, ekipman ve ürün sunulması düşüncesidir. Bu çalışmada evrensel tasarım çeşitli yönleri ile ele alınarak tanıtılmaktadır. Son birkaç yılda yaygınlık kazanan evrensel tasarım kavramının hangi prensiplerle tasarım süreci içinde yer aldığı bu çalışmanın temel çerçevesini oluşturmaktadır.

 

2005 BEDENSEL ENGELLİ ÇOCUKLARIN TEMEL EĞİTİM OKULLARINDA EĞİTİM ALABİLMESİ İÇİN GEREKEN MİMARİ DÜZENLEMELER Bilgehan YILMAZ, (2005), Selçuk Üniversitesi Mühendislik, Bilim Ve Teknoloji Dergisi, Cilt 20, Sayı 3, 2005, 73 – 84

Öz: Zihinsel olarak engeli bulunmayan, eğitim alma konusunda tek sorunları mimari yetersizlikler olan çocuklar, ülkemizde eğitim hizmetlerinden yoksun kalmaktadırlar. Bunun başlıca nedeni her türlü yetersizliğe sahip olan çocukların tek bir engelli kavramı içinde birleştirilmiş olmasıdır. Engellilerin temel eğitim alabilecek olanlar ve özel eğitim gereksinimi olanlar olarak ayrılması, eğitim alabilecek ve topluma kazandırılabilecek olan grubun belirlenmesi açısından önemlidir. Amaç, bütün engellilerin becerileri doğrultusunda topluma faydalı bireyler olarak yetiştirilmesidir. Zihinsel engeli bulunmayan sadece bedensel engelleri nedeniyle temel eğitim mekanlarını kullanamayan çocukların, temel eğitim okullarında yapılacak basit mimari düzenlemelerle eğitim almaları ve topluma kazandırılmaları sağlanabilir. Engelli bireyler için en iyi tedavi yöntemi olan kaynaştırma yönteminin temel eğitim okullarında sağlıklı olarak uygulanabilmesi için okul binalarına ulaşım yollarının, okul içi derslik ve mekan düzenlemesinin engelli gereksinimleri göz önünde tutularak irdelenmesi yapılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada mimari düzenleme gereksinimi en fazla olan grubu oluşturan görme engelliler ve bedensel engellilerin mekan gereksinimleri ve düzenleme kriterleri anlatılmıştır. Temel eğitim okullarına ulaşımda ve okul içi mekanlarda duyulan gereksinimler belirtilmiştir.

 

2008 Yaşam Hakkı: Tekerlekli Sandalye Kullanıcılarının Konut İç Mekân Donatı Elemanları ve Mobilya Kullanımı Hamza ÇINAR, Haldun Ender ERDEM, (2008), Politeknik Dergisi, Cilt 11, Sayı 2, 2008, 0 - 0

Öz: Bu çalışma, Avrupa Birliğine aday ülke Türkiye’de yaşayan engelli bireylerin (tekerlekli sandalye kullanıcıları) yaşam hakkı kavramı çerçevesinde konut mekân donatı elemanları ve mobilya kullanımına yönelik hareket özgürlüklerini tespit etmeyi amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda başkent Ankara alan çalışması olarak seçilmiştir. Bu kentte yaşayan 72 tekerlekli sandalye kullanıcısına araştırma anketi uygulanmış ve veriler Spider metoduna göre analiz edilmiştir. Sonuçta, tekerlekli sandalye kullanıcılarının yaşamsal ihtiyaçlarının giderilmesinde konut içi ve konut dışı eylemsel hareketlerinde konut mekân donatı elemanları ve mobilya kullanımında zorluk/sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu durumun tekerlekli sandalye kullanıcılarının hayatlarını zorlaştırdığı ve yaşam kalitelerini olumsuz yönde etkileyerek yaşam haklarının kullanılmasında engel olduğu tespit edilmiştir.

 

 

 

2009 KENTSEL PEYZAJDA YAŞLI / ENGELLİ İÇİN BAĞIMSIZ HAREKET OLANAĞI VE EVRENSEL TASARIM KAVRAMI . pdf Aysel USLU, (2009), Ufkun Ötesi Bilim Dergisi, Sayı 1, 2009, 27 - 40

Öz: Yaşlılık nedeni ile zaman içinde psikolojik ve fizyolojik değişimler meydana gelir. Bu değişimler, her bireyde farklı hız ve oranda görülmekle birlikte, genel olarak düşünme, algıda (görsel, işitsel vb) hareket kabiliyetinde azalma, yavaşlık ve farklı yeti kayıplarıdır. Yaşlılık yada herhangi bir nedenle oluşan engellilik durumu, bireyin bağımsız olarak hareket olanaklarını da etkilemektedir. Kentsel peyzajda yer alan aktivite alanları, ulaşım, yürüme-yaya yolları, sokaklar, çeşitli tasarım elemanlarının nitelikleri de yaşlıların /engellilerin kentsel yaşamda aktif olarak yer almasında oldukça önemlidir. Bu makale, kentsel mekanların tasarım özelliklerinin yaşlı /engelli bireylerin bağımsız hareketleri üzerindeki rolünü vurgulamaktadır. Bilişsel ve motor becerilerindeki farklılıkları olan bireyler için kentsel peyzajda, park, sokak gibi kamusal alanlarda engelleri azaltan ya da engelsiz bir çevre yaratan tasarım yaklaşımı üzerindedir. Çalışma herkes için ve yaşlıların kentsel peyzajda bağımsız hareketlerini destekleyen tasarımı kavramları üzerinde yoğunlaşmaktadır.

 

2009 Engelsiz Bir Kent Tasarlamada Yerel Politikaların Önemi Serap FIRAT, (2009), Toplum ve Sosyal Hizmet, Cilt 20, Sayı 2, 2009, 57 - 68

Öz: İspanya’nın Barselona kentinde imza ve taahhüt altına alınan, Avrupa Kongresinin “Kent ve Engelliler” şartına göre, yerel yönetimler, engellilerin kültürel, sportif ve eğlence faaliyetlerine toplumun tüm diğer kesimleri gibi katılmalarını sağlamalıdır. Engellilerin kentsel alanı kullanımının engelli olmayanlarla eşit düzeyde gerçekleştirilebilmesi için acil mekânsal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir. Özellikle engelliler için ulaşım hizmeti çok önemli bir hak niteliğini taşımaktadır. Belediyeler engellilerin kent içindeki hareketliliğinin sağlanabilmesi için özel önlemler geliştirmeli, alternatif servisler ve ekonomik koşulları hazırlamak suretiyle toplumun diğer kesimiyle eşit düzeyde hareket etmelerini güvence altına almalıdır.

 

2010 Bir Sosyal Hizmet Projesi: “Zihinsel Engelli Çocuklar Rekreasyon Parkı” Ayşen ÇELEN ÖZTÜRK , (2010), Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dergisi, Cilt 23, Sayı 2, 2010, 137 - 149

Öz: Zihinsel engelli çocukların eğitimine önemli katkılar sunan kentlerin başında yer alan Eskişehir, asker, üniversite, yerel yönetim ve yerel firmaların iş birlikteliği ile önemli bir sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirmiştir. Engellilerin, kentin sosyal programlarına katılımını sağlamak amacıyla, Jandarma Alay Komutanlığı tarafından örgütlenen “Engelliler Parkı” gönüllü çalışma grubuna, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü proje tasarım ve uygulama, Anadolu Üniversitesi psikolojik ve teknik danışma desteğini vermiştir. Arsa teminini Eskişehir Odunpazarı Belediyesi’nin sağladığı bu projenin inşa sürecinde malzeme ve ekipman temini, şehrin inşaat ve malzeme firmaları tarafından sağlanmıştır. Proje kapsamında; kafe, çok amaçlı salon, eğitim işliklerinin bulunduğu kapalı alan ve satranç, gösteri platformu, labirent, basketbol ve çocuk oyun alanlarının bulunduğu rekreasyon alanı bulunmaktadır.

 

2011 Okuma Engelliler İçin Çağdaş Bir Girişim: Sesle Kitap Uygulaması Mehmet ATAY, (2011), Türk Kütüphaneciliği, Cilt 25, Sayı 3, 2011, 417 - 423

Öz: Zamansızlıktan okuyamayan, zamanı olmadığını bahane ederek okuyamayan, okumaktan sıkıldığını açıkça söyleyen ve görme engelli vatandaşları hedef alarak geliştirilen sesle kitap uygulaması tanıtılmaktadır.

 

2011 Görme Engelli Kullanıcılar İçin Erişilebilir Kütüphaneler: Kütüphanecilere Yönelik Pratik Öneriler Devney HAMİLTON, Burcu KETEN, (2011), Türk Kütüphaneciliği, Cilt 25, Sayı 4, 2011, 509 - 518

Öz: Bu makale, üniversite kütüphanelerindeki bilgi kaynaklarının görme engelli kullanıcılar için erişilebilir hale getirilmesine ilişkin temel bilgi sunmaktadır. Makalede, görme engelli kullanıcıların bilgiye erişim yöntemleri; diğer kullanıcılarla eşit haklara sahip olmalarına imkan verecek şekilde bilgi hizmeti sunmak için gereken malzeme, donanım, yazılım ve personel desteği konu edilmiştir. Çalışmada yer verilen kütüphanecilere yönelik pratik öneriler, 18 görme engelli kullanıcı ile medya, kütüphane hizmetleri ve bilgi erişim konusunda uzman kişilerle yapılan görüşmelere dayanmaktadır.

 

2011 AVRUPA KENTSEL ŞARTI ULAŞIM VE DOLAŞIM İLKELERİ KAPSAMINDA ENGELLİLERİN KENTSEL ALAN VE YAPILARA ERİŞEBİLİRLİKLERİNİN SORGULANMASI: YOZGAT ÖRNEĞİ Çigdem Belgin Dikmen TIPI, (2011), Engineering Sciences, Cilt 6, Sayı 4, 2011, 838 - 858

Öz: Yapılar ve yapılarla biçimlenen kentsel alanlar tüm kullanıcı gruplara yanıt verecek biçimde tasarlanmalıdır. Kullanıcıların çoğu yapılara ve kentsel alanlara kolay ve zahmetsiz erişirken, engelliler sorunlarla karşılaşmaktadır. Ülkemizde engellilerin yasa ile kendilerine tanınmış temel hakları bulunmaktadır. Türkiye`de engellilerin kent yaşamına katılımlarına yönelik politikaları belirlemek üzere yapılan çalışmalar yaygınlaştırılmamış, kentsel alanlar ve yapılarda engellilere yönelik düzenlemeler istenilen düzeye ulaşamamıştır. Çalışmada Avrupa Kentsel Şartı Ulaşım ve Dolaşım ilkeleri kapsamında engellilerin kentsel alanda ulaşım, dolaşım ve yapılara erişimde karşılaştıkları güçlükler, bu güçlüklerin ortadan kaldırılması için yapılması gereken mimari düzenlemeler tartışılmış, engellilere yönelik düzenlemelerin Yozgat kenti özelinde gerçekleşme düzeyi sorgulanmış, engellilerin toplum ve kent yaşamına katılımları ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi için önerilerde bulunulmuştur.

 

2012 Engellilerin Üniversite Kampüslerinde Ortak Mekanları Kullanabilmeleri Üzerine Bir Araştırma: Akdeniz Üniversitesi Olbia Kültür Merkezi Örneği T. Yılmaz, D. Gökçe, D. Gökçe, F. Şavklı, S. Çeşmeci, S. Çeşmeci, (2012), Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, Cilt 9, Sayı 3, 2012, 1 - 10

Öz: Biyolojik, psikolojik ve sosyal değişim ve gelişim sürecini içeren “gençlik döneminde” bulunan bireylerin özellikle üniversite döneminde, kampüs alanlarının büyük bir önemi vardır. Bu dönemi yaşayan engelli gençler dikkate alındığında kampüs alanların önemi daha da artmaktadır. Araştırma Akdeniz Üniversitesi Olbia Kültür Merkezi’nin engelli bireylerin kullanımı açısından uygunluğu, kullanımında yaşayabileceği sorunları ve alandan beklentilerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Araştırmanın sonucunda engelli bireylerin üniversite döneminde sosyal gereksinimlerini karşılamada kampüs alanının önemi belirlenmiş ancak bunun yanında engelli bireylerin söz konusu alanları rahat kullanamamakla beraber bu alanları diğer bireylerle yeterince paylaşamadıkları saptanmıştır.

 

2013 Engelsiz Kütüphane Mustafa Gönen , (2013), Ergoterapi ve Rehabilitasyon Dergisi, Cilt 1, Sayı 2, 2013, 117 – 117

Öz: Amaç: Türkiye’de oluşturulan engelsiz kütüphanelerin genel olarak hitap ettiği kesim görme engelli bireylerdir. Bu kütüphanelerde sesli kitaplar, Braille alfabesi ile çıktı veren Brailleprinterlar; az görenler için ekran büyüteçleri gibi araçlar bulunmaktadır. ODTÜ üniversitesinde kurulan engelsiz kütüphane genele ek olarak bedensel engelli öğrencilerin de kullanabileceği yapıda düzenlenmiştir. AMAÇ: Bu çalışmada amacımız Ankara, Altındağ ilçesinde kütüphane hizmetlerinden faydalanmak isteyen engelli bireylere yönelik bir merkez oluşturmaktır. Oluşturacağımız tüm bireyler için ulaşılabilir gönüllülük esasına dayalı kütüphane hizmetinde aynı zamanda bireylerin, çeşitli yardımcı teknoloji araçları kullanıp bu aktiviteyi tam bağımsız başlatma-sürdürme ve tamamlamalarını sağlamayı da hedefliyoruz. Kişilerin bu aktivite alanları içerisinde birbirleriyle iletişimini ve etkileşimini etkin kılmak ve sosyal entegrasyonu sağlamak, bu boş zaman aktivitelerinin, diğer iş ve üretici aktivitelerini de destekte bulunmalarını sağlamak, toplumun geri kalan üyelerine, bireylerin bu aktivitedeki başarılarına destek olmaları için sorumluluklar yüklemek farkındalık yaratmak da amaçlarımız arasında yer almaktadır. Gereç ve yöntem: Hedef kitlemiz içerisinde olan bireylerin engel grubuna göre materyallerimiz bulunacak. Görme engelliler için; sesli kitap, braile alfabesi ile yazılmış kitaplar, braile baskısı çıkaran yazıcılar, senseview masaüstü gibi elektonik büyüteçler, kabartmalı yol, fosforlu bantlar, büyük puntolu ve kontrast tabelalar, büyüteç, ses kayıt cihazları; işitme engelliler için görüntülü ikaz cihazları (sensörlü-ışıklı uyaranlar), altyazı programları, işitme cihazı; fiziksel engelliler için ; düz yol-rampa, engelli asansörü, engelli tuvaleti, trabzan, reacher, destekli sandalyeler. Zihinsel engelliler için; öğretici kitaplar, renkli post-it, Genel olarak (herkes için) rehber. Evrensel materyaller ise kaymayan zemin, fotokopi makinesi, kulaklık, kitaplık-kitap, yol işaret ve tabelaları, fax makinesi, telefon, kayıt sistemi, aydınlatma, sandalye-masa, ergonomik tasarım (lamba anahtarları, masa, tırabzan yükseklikleri ergonomik sandalyeler vs.), bilgisayar-yazıcı, çay-kahve makinesi, acil durum butonudur. Sonuç: Çalışmamıza katılacak olan bireylerin engel gruplarına göre, yaşa göre dağılımlarını belirleyeceğiz. TARTIŞMA: Çalışmamız sonucunda elde ettiğimiz bulgular literatür ışığında tartışılacaktır. Yapacağımız çalışmadan, amacımıza paralel bir sonuç elde etmeyi bekliyoruz

 

2013 TST 9111 “ÖZÜRLÜLER VE HAREKET KISITLILIĞI BULUNAN BİREYLER İÇİN BİNALARDA ULAŞILABİLİRLİK GEREKLERİ” STANDART TASARISINA YÖNELİK REVİZYON ÖNERİLERİ Ürün BİÇER ÖZKUN, (2013), Beykent Üniversitesi Fen ve Mühendislik Bilimleri Dergisi, Cilt 6, Sayı 1, 2013, 47 - 55

Öz: Engellilik, bir farklılık olmayıp; hayatın bir parçasıdır. Bu nedenle, engellilik durumunda hem duyarlılığı, hem kullanıcı kolaylığını, hem de engelsiz erişimi sağlayabilmek ve/veya artırabilmek adına yapılacak çalışmalar, oldukça önemlidir. Özellikle sivil toplum örgütlerinin ve yetkin kurumların bu ve benzeri alanlardaki çalışmaları daha çok önem kazanmaktadır. Bu nedenle kurumlar arası iletişim, yapılacak çalışmaların gücünü ve etkisini artırmada büyük rol oynamaktadır. Söz edilen kurumsal iletişim bağlamında TSE’nin hazırlamış olduğu ve revizyonu yapılmakta olan TST 9111 “Özürlüler ve hareket kısıtlılığı bulunan bireyler için binalarda ulaşılabilirlik gerekleri” standart tasarısına ilişkin, TMMOB Mimarlar Odası, İstanbul Büyükkent Şubesi’nden Haziran 2011 tarihinde görüş istenmiştir. Bu bağlamda meslek örgütümüz tarafından yapılan görevlendirme ile adı geçen standart taslağının incelemesi ve değerlendirmesi yapılmak üzere Mimar Candan BERK ile bir çalışma grubu oluşturulmuştur. TST 9111, ilgili diğer standartlar da ele alınarak irdelenmiş ve düzenlemesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışmada, yapılan irdelemeler ve revizyon önerileri yer almaktadır.

 

2013 Görme Engelliler için Türkçe Metinden Konuşma Sentezleme Yazılımı Geliştirilmesi Benian TEKİNDAL , Güray ARIK, (2013), Bilişim Teknolojileri Dergisi, Cilt 5, Sayı 3, 2012, 9 - 18

Öz: Bu çalışma, görme engellilerin bilgisayar kullanmalarını etkinleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca yönelik olarak, daha kolay ve daha pratik kesimleme ve etiketleme yapısı sunan, parça tabanlı ardışık eklemeli(concatenative) konuşma sentezleme tekniği kullanarak hece tabanlı Türkçe metinden konuşma sentezleme (MKS) yapabilen ve Okuyucu TTS ismi verilen bir metin okuyucu yazılımı geliştirilmiştir. Girdi metni, yazılım içine entegre edilen Türkçe heceleme algoritması ile hecelere ayrılarak ses sinyallerine dönüştürülmektedir. Yapılan doğrulama ve geçerleme çalışmaları sonucunda yazılımda üretilen konuşmanın kalitesi MOS benzeri bir derecelendirmeden 5 üzerinden 3,7 puan almıştır.

 

2013 İşitme Engellilere Yönelik Dinamik Web Sayfasının Geliştirilmesi Hüseyin ÇAKIR Şaban ÇETİN , Abidin BAŞ, (2013), Bilişim Teknolojileri Dergisi, Cilt 6, Sayı 2, 2013,

Öz: İşaret dili işitme engellilerin iletişime geçmek için kullandıkları dildir. İşaret dilleri dijital dünyada yeterince kullanılamamaktadır. Bu durum işitme engellilerin web sayfalarını etkili bir şekilde kullanmasını olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada ülkemizde hizmet veren işitme engelli bireyler için tasarlanmış mevcut web sitelerini tamamlayıcı işitme engellilere yönelik dinamik bir web sayfası geliştirilmiştir. Geliştirilen bu web sayfası ile işitme engellilerin web üzerinden işaret dilinde hazırlanmış videolara erişimi ve videoları paylaşımı sağlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, işitme engeli olan veya olmayan bireylerin işaret dilinde kaydettikleri videoları web sitesine çevrimiçi olarak aktarmalarını sağlayan, engellilerin de gönderilen videolar  arasından yönetim tarafından uygunluğu doğrulanmış olanları çevrimiçi izlemelerini mümkün kılan bir web sitesi tasarlamak ve web sitesinin kullanılabilirliğini değerlendirmek, kullanıcıların işaret dili ile hazırladığı videoları web sitesi klasörlerine aktarmaları için  bir uygulama geliştirmektir. 

 

2013 Kamu Hastanelerinde Tip Proje Uygulamasına Bağlı Ortaya Çıkan Coğrafi Erişilebilirlik ve Otopark Sorunları Yiğit EVREN, Ergün KARAHALLI, (2013), Sağlıkta Performans ve Kalite Dergisi, Cilt 6, Sayı 2, 2013, 55 - 69

Öz: Bu çalışmada İstanbul’da göğüs kalp ve damar cerrahisi dalında hizmet veren ve tip mimari proje ile inşa edilen bir kamu hastanesinin coğrafi erişilebilirlik ve otopark sorunu araştırıldı ve iyileştirmeye yönelik bazı ipuçları ortaya kondu. Üç aşamalı bir yöntem izlendi. İlk aşamada hastanenin konum ve yakın çevre ilişkileri, giriş-çıkış noktalarındaki trafik akışı ve mülkiyet yapısı analiz edildi, arazi tespit çalışması yapıldı, uydu görüntüleri değerlendirildi ve tapu kayıtları incelendi. İkinci aşamada hastanenin yarattığı otopark talebi tam araç sayımı yapılarak ölçüldü ve mevcut kapasite ile karşılaştırıldı. Üçüncü aşamada ise alanın 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planları irdelendi. Hastanede otopark standartları bakımından 300 adet, fiili durum açısından ise 400 adet ek otopark ihtiyacı tespit edildi. Ayrılması gereken özürlü otopark sayısı 62 iken, mevcutta bu sayının üç olduğu görüldü. Hastaneye giriş-çıkışların tek noktadan yapıldığı, bu durumun ciddi erişilebilirlik sorunları yarattığı saptandı. Yatak başına minimum 200 m2 ayrılması gereken hastane kullanım alanının ise 178 m2 olduğu görüldü. Ayrıca hastanenin güneyinde, sağlık tesisi olarak planlanmış ve hazine mülkiyetinde olan ancak kullanılmayan 18.5 hektarlık bir rezerv alanının bulunduğu tespit edildi. Erişilebilirlik bakımından üç sorun kümesi belirlendi: yetersiz otopark alanı, araç girişlerinin birbirine karışması ve hastaneye erişim veren güzergâhlar üzerindeki eksiklikler. Böylesi durumlarda hastane yönetimlerince benimsenen yaklaşım, genellikle ucuz ve geçici önlemlerle çözümün sadece hastane taşınmazı içinde aranmasıdır. Oysa bu örnekte olduğu gibi, en rasyonel ve kalıcı çözümler beklenmedik biçimde sorun alanının dışında saklı olabilmektedir. Dolayısıyla kamu hastanelerinin erişilebilirlik problemlerine geniş perspektiften bakılması ve otopark kapasitesi standartlarının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir

 

 2014 YETİ YİTİMLİ BİREYLERİ SAKATLAYAN KENTSEL MEKÂNLAR Makbule ŞİRİNER ÖNVER, (2014), Toplum ve Sosyal Hizmet, Cilt 25, Sayı 2, 2014, 37 - 60

Öz: 2002 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye nüfusunun %12,29’unu yeti yitimli bireyler oluşturmaktadır. Ama nüfusun yoğun olduğu kentlerde günlük hayatın içerisinde yeti yitimli bireyler çok nadir olarak bulunurlar. Çünkü kentsel mekân tasarlanırken inşa edilirken “normal” bireylere göre düzenlenmekte, yapılmaktadır. “Normal” bireylere göre inşa edilen kentlerde, yeti yitimli bireyler pek çok zorluğu göze almak zorundadırlar. Kendini dışlayan, yeti yitiminden dolayı sakatlayan bir mekânda ve toplumda varolmaya çabası gösterirler. Sakatlığı açıklamada yeni bir açılım getiren sosyal model ve kentsel mekânın toplumsal olanla ilişkisini kuran Lefebvre’nin yaklaşımı yeti yitimli bireylerin kentsel mekânda sakatlanmasının ipuçlarını vermektedir. Bireyin bedenindeki herhangi bir organının olmaması veya işlevini yerine getirememesi yeti yitimidir. Sakatlık ise kentsel mekân ve toplumsal ilişkilerin bu yeti yitimini dezavantaja dönüştürmesidir. Kentsel mekânın ve toplumun birbirini biçimlendirme, etkileme özelliği bir yerde olumlu bir biçimde kırılmadığı sürece sakatlığı sürekli hale getirmektedir. Bu çalışma kapsamında nitel yöntem kullanılarak sakatlığın oluşumunda kentsel mekânın etkisinin ne olduğu yeti yitimli bireyleri nasıl etkilediği anlaşılmaya çalışılmıştır. Yeti yitimli bireyler diğer bireylerin yardımlarına gerek kalmadan güvenli, rahat, çekinmeden dolaşabilecekleri ulaşabilecekleri mekânlarda bulunmak istemektedirler. Bu tür mekânlar oluştuğu sürece sakatlıklar sadece yeti yitimi halini alacaktır. Kentsel mekânın erişilebilir olması insanlar arasında yeti yitiminden kaynaklanan farkın azalmasını sağlayabilecektir.

 

2014 KENTSEL YEŞİL ALANLARDA TEKERLEKİ SANDALYE KULLANICILARI İÇİN ENGELSİZ ROTA BELİRLENMESİ: ANTALYA ATATÜRK KÜLTÜR PARKI ÖRNEĞİ Tahsin YILMAZ Rıfat OLGUN Faik ŞAVKLI Büşra ÖTER , (2014), İnönü Üniversitesi Sanat ve Tasarım Dergisi, Cilt 4, Sayı 9, 2014, 1 - 14

Öz: Engelli bireyler yaşamın her alanında çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadırlar. En önemli sorunlardan biri de kentsel dış mekânlardaki hareket özgürlüğünü kısıtlayıcı uygulamalardır. Günlük yaşamda çok sayıda engelli kişi, dış mekân etkinliklerinden yardım almadan faydalanamamaktadır. Adil olmayan bu durumun önlenmesi tasarım sürecinde engelli kişilerin de gereksinimlerinin göz önünde bulundurulmasıyla mümkündür. Son yıllarda artan bilinç düzeyi ile birlikte tasarımda erişilebilirlik ön plana çıkmaya başlamıştır. Ancak belli noktalarda bu tasarımlar anlık çözümlerle geçiştirilmekte, bütüncül değerlendirilmemektedir. Bu uygulamalar  bizlere noktasal çözümler sunarken, sistemin çalışmamasına neden olmaktadır. Bu çalışmada tekerlekli sandalye kullanan engellilerin kent parklarını engelsiz olarak dolaşabilmeleri için, rotalar oluşturulması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Antalya Atatürk Kültür Parkı’nın hâlihazırdaki durumları incelenmiş ve problemli noktalar belirlenmiştir. Problemli alanlar için çeşitli çözüm önerileri geliştirilmiş ve engelsiz rotalar belirlenerek tablolar ile gösterilmiştir.

 

2014 BÜYÜKŞEHİRDE YAŞAYAN ENGELLİ YAYALAR İÇİN KALDIRIMLARIN ANALİZ EDİLMESİ: ŞİŞLİ ÖRNEĞİ Analysis of Sidewalks for Disabled Pedestrians in Metropolitan Cities: A Case Study from Sişli District in IstanbulOzan Arif KESİK Ali DEMİRCİ Ahmet KARABURUN , (2014), Doğu Coğrafya Dergisi, Cilt 18, Sayı 30, 2013,

ÖZET: Bu çalışma Şişli ilçesinin güneyinde kalan 20 mahallede yer alan kaldırımların tekerlekli sandalye kullanan engellilerin kullanımı açısından ne kadar uygun olduğunun tespit edilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Arazi çalışması ile 7,8 km²’lik alan kaplayan çalışma sahasındaki tüm kaldırımlar gezilmiş, kaldırımların genişlik ve yükseklikleri ölçülmüş, kaldırımlar üzerindeki objelerin sayı, konum ve türleri ile birlikte kaldırım üzerinde tekerlekli sandalye ile geçişi engelleyip engellemedikleri tespit edilmiş, kaldırım üzerindeki bozuk satıh ve rampalar da belirlenmiştir. Arazide toplanan verilerin ArcGIS ortamına aktarılmaları sonrasında analizi ile çalışma sahasındaki kaldırımların tekerlekli sandalye kullanan engelliler açısından uygunluğu tespit edilmiştir. Çalışmada 251 km uzunluğunda 3018 kaldırım segmentinin tespit edildiği çalışma sahasında çoğunlukla dar, düzensiz, çoğu yerde ağaç, motorlu araç, elektrik direği ve tezgâh gibi objelerle işgal edilen ve rampalardan yoksun olan kaldırımların engellilerin kullanımı açısından son derece yetersiz oldukları belirlenmiştir. Hızlı nüfus artışı ve çarpık kentleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu olumsuz durumun ortadan kaldırılabilmesi için kısa ve orta vadede kaldırımlar üzerinde bazı düzenlemelerin yapılmasına uzun vadede ise köklü kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

 

2014 ANTALYA VE MERSİN PLAJLARINDA YAPILAN DÜZENLEMELERİN ERİŞEBİLİRLİK KAPSAMINDA İNCELENMESİ Kemal BİRDİR, Ali DALGIÇ, Anıl KALE , (2014), Gazi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dergisi, Sayı 2, 2014, 145 – 158

Öz: Dünya nüfusunun yaklaşık %15’i engellidir United Nations, 2014 . Hareket bozuklukları, duyusal, iletişimsel, zihinsel, ruhsal bozuklukları ve çeşitli hastalıkları olan, kişisel ya da sosyal hayatta yapması gereken işleri tam anlamıyla yapamayan bireyler “engelli” olarak tanımlanmaktadır WHO, 2014 . Günlük hayatın her alanında engelli bireyler için yapılan düzenlemeler sınırlı seviyede kalmaktadır. Turizm açısından engelli bireylerin seyahat talebi önemli bir pazar haline gelmiştir. Ayrıca engelli bireylerin seyahatlerini yanlarında refakatçi ya da refakatçilerle gerçekleştirdikleri ve turizm faaliyetlerine katıldıkları düşünüldüğünde, engelli turizmi potansiyeli yüksek bir pazar bölümüdür. Potansiyeli yüksek olmakla birlikte, hemen her ülkede engelli bireylerin tatil yapmada çeşitli zorluklarla karşılaştıkları bilinen bir gerçektir. Tatil amaçlı seyahatlerin önemli bir kısmı deniz-kum-güneş üçlemesine dayalıdır. Bu çerçevede engelli bireylerin plajlara erişebilirlikleri önem arz etmektedir. Bu çalışmada kıyı turizminin vazgeçilmez bir cazibe unsuru olan plajların değerlendirmesini yapmak ve yapılan düzenlemeleri ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda Antalya ve Mersin’de bulunan 39 plajın değerlendirilmesi yapılmıştır. Bulgular, plajlarda zorunlu olan veya yapılmasında yarar görülen düzenlemelerin tam anlamıyla yapılmadığı yönündedir. Ayrıca yerel yönetimlerin başarısı olan Alanya’daki Gökkuşağı ve Antalya’daki Anet halk plajlarındaki düzenlemelerin diğer plajlara oranla daha iyi olduğu, özellikle Gökkuşağı halk plajının diğer plajlara örnek teşkil edebilecek durumda olduğu görülmüştür.

 

2014 KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELERİN ENGELLİ TURİST ZİYARETİNE UYGUNLUĞUNU BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA Necibe ŞEN Ayşe ÇELİK YETİM , Nilgün BİLİCİ, (2014), Erzincan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 7, Sayı 1, 2014, 1 – 16

Öz: The purpose of this research will be to determine the suitibility of the Cultural Heritage and Museums for disabled tourist visitation. The scope of the study will be Cultural Heritage and Museums which are protected by UNESCO (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization ) in Turkey. Research contains following Cultural Heritage and Museums; Historical Peninsula, Great Mosque and Hospital of Divriği, Hattusha Open Air Museum, Nemrut, Xanthos-Letoon, Safranbolu, Troia Historic Site, Selimiye Mosque and It’s Social Complex, Catalhoyuk , Goreme National Park and Cappadocia, Pamukkale-Hierapolis, Bergama Multilayered Cultural Landscape Area, Bursa and Cumalikizik: Rise of the Ottoman Empire. In order to determine the accessibility of museums for Disabled tourism, interviews were conducted with a pre-prepared questionnaire with specified Cultural Heritage and Museums managers. Research has shown that the existing museums are in the development process of the arrangements for disabled people. According to the research results in the context of accessibility to museums, highest scores, respectively, are: Goreme National Park and Cappadocia, Pamukkale - Hierapolis, Hattusa (Bogazköy). This research has made it available to evaluate the museums conditions in regard to visitation of disabled people. Some advices for managers, who focus on marketing strategies for disabled people, have been presented in the study.

 

2014 Görme Engellilerin Toplumsal Hayatta Yaşadıkları Zorluklar (Batman Merkez Örneği)Yusuf ARSLAN, Hacı Murat ŞAHİN, Ubeyde GÜLNAR, Murat ŞAHBUDAK, (2014), Batman Üniversitesi Yaşam Bilimleri Dergisi, Cilt 4, Sayı 2, 2014, 1 – 14

Öz: Bir kentin yaşanılabilirlik seviyesinin sağlıklı olmasında çocuklar, kadınlar, yaşlılar gibi grupların yararına yönelik toplumsal hizmetler yürütmek önemli parametrelerden birisidir. Diğer bir önemli parametre de kentte yaşayan engelli bireylerin kamusal alanı diğer bireyler kadar rahat kullanabilmeleridir. Bu makalede hızlı bir göç ve kentleşme sürecine giren Batman’da, görme engellilerin toplumsal hayatta yaşadıkları zorlukları anlamak hedeflenmektedir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Araştırma Batman merkezde yaşayan görme engelliler ile sınırlı olup, diğer engel türlerine giren bireyler kapsam dışı bırakılmıştır. Araştırma sonucuna göre görme engellilerin istihdam ve özürlü maaşlarının düşüklüğünden kaynaklı yaygın bir sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Bununla beraber eğitsel, sosyal ve ulaşılabilirlik gibi uygulamalardaki yetersizliğinde görme engellilerin toplumsal yaşama katılmaları önünde sorun olduğu tespit edilmiştir.

 

2014 Engellilerin Turizm Kısıtları ve Turist Olma Niyeti İlişkisinde Aracı Değişkenler: Motivasyon Gücü ve Öğrenilmiş Çaresizlik Beykan ÇİZEL Rabia ÇİZEL , (2014), Anatolia: Turizm Araştırmaları Dergisi, Cilt 25, Sayı 2, 2014, 176 - 189

Öz: Bu çalışmanın amacı engelli bireylerin turizm kısıtları ile turist olma niyeti ilişkisi ve bu ilişkide psikolojik değişkenlerin (turist olma motivasyonu gücü ve öğrenilmiş çaresizlik) aracılık rolünü incelemektir. Bu bağlamda, turizm kısıtları ve turist olma niyeti ilişkisinde, öğrenilmiş çaresizlik ilk kez motivasyon gücünün sosyal ve psikolojik öncülü olarak öngörülmüş ve bu iki değişken ilk kez bir model içerisinde birlikte kullanılmıştır. Ölçüm aracını içeren anket, sistematik örnekleme yöntemi ile seçilen 239 engelliye uygulanmıştır. Değişkenler arası ilişkiler ve aracılık etkilerini test etmek için yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Yapılan analizler, turist olma niyeti ile turizm kısıtları arasındaki ilişkide sözü edilen iki psikolojik değişkenin kısmen aracılık etkisini göstermektedir. Bulgular engellilerin karşılaştıkları seyahat engelleri nedeniyle kendilerini çaresiz hissettikleri zaman turist olma motivasyonu gücünün düştüğünü ve dolayısıyla turizme katılma niyetinin azaldığını ortaya koymaktadır. Araştırma modelinde bu yönde ortaya konan görgül kanıt, ilgili yazın için yeni ve önemli bir katkıdır.

 

2014 Ulaşılabilirlik Kültürü Hasan ÜNVER, Ruşen YAMAÇLI, (2014), Düzce Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi, Cilt 2, Sayı 1, 2014, 215 – 226

Öz: Ulaşılabilirlik, evrensel tasarım felsefesi bağlamında son derece geniş bir alana hitap etmektedir. Evrensel tasarım ilkelerinden ilki olan “eşdeğerlik” ya da diğer bir deyişle “akreditasyon” kavramı, hedeflediği hizmet ya da yapılı çevreyi elde etmek için birbiriyle son derece girift bir bileşenler bütünüdür. Akreditasyonun, hedeflediği evrenselliğe yönelik süreçlerinde neredeyse birbirlerine bir yapbozun parçaları gibi kenetlenmiş bu üç bileşeninin birbirleriyle ilişkisi –teknik akreditasyon, idari akreditasyon ve kültürel akreditasyon– lineer bir süreç değil, bir döngü olarak ele alınmıştır. Dolayısıyla her üç bileşen de birbirinin hem sebebi hem de sonucudur. Bununla birlikte, engelli bireylerin karşı karşıya kaldıkları sıkıntıların temelinde sosyal ve kültürel bilinç eksikliği olduğu gerçeği de insanların yaşam kalitesini ve yaşama hakkını doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada, ulusal ve uluslararası ortamda her geçen gün adım adım gelişme kaydeden teknik ve idari akreditasyonun yanında, bunların uygulanabilirliğinin ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi açısından kültürel akreditasyonun ve ulaşılabilirlik kültürünün toplum genelindeki öneminden bahsedilmektedir.

 

2014 Kentsel Peyzajda Engelli/Yaşlı Birey İçin Bağımsız Hareket Olanağı ve Evrensel Tasarım Kavramı Aysel USLU, Nasim SHAKOURİ, (2014), Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, Cilt 14, Sayı 1, 2014, 7 - 14

Öz: Çoğu zaman toplumsal bir varlık olarak engelli kişilerin genç, yaşlı, kadın, erkek ya da “standart, normal” olarak tanımlanan diğer bireylerle istekleri ve gereksinimleri aynıdır. Farklı özelliklere sahip tüm bireylerin bir arada zaman geçirmeleri, aktif ya da pasif bir aktiviteyi ortak bir mekânda olmaları sosyolojik ve psikolojik açıdan mutlak gereklidir. Bir grubun ayrı tutulması, kimi zaman beklenen yararın aksine ayrı tutulan grup için “damgalama” veya ayrı tutma anlamına gelebilmektedir. “Evrensel tasarım” ya da herkes için tasarım kavramı da bu bilincin artması ile ifade edilmekte ve yaygınlaşmaktadır. Bu araştırmada, evrensel tasarım kavramının tanımlanmasına ve bu tasarım anlayışına dayalı olarak kentsel peyzaj içinde engellilerin sorumlarını çözmeye yönelik yöntemler irdelenmiştir.

 

2014 Parkların Erişilebilirlikleri Üzerine Bir Araştırma: Niğde Kızılelma Parkı Örneği Rifat OLGUN Tahsin YILMAZ , (2014), Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, Cilt 15, Sayı 1, 2014, 48 – 63

 

2014 ENGELLİ BİREYLERİN FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER. Ferhat ESATBEYOĞLU, Bengü GÜVEN KARAHAN, (2014), Spor Bilimleri Dergisi, Cilt 25, Sayı 2, 2014, 43 - 55

Öz: Bu çalışmanın amacı engelli bireylerin fiziksel The aim of this study was to determine perceived aktiviteye katılımları önündeki engelleri belirlemektir. Çalışmanın örneklemini Ankara ilinde görme, işitme ve ortopedik engelli spor kulüpleri ve derneklerinde bulunan ve küme rastlantı yöntemiyle seçilen 18 yaş üstü görme (Kadın=7, Erkek, 21), işitme (Kadın=7, Erkek=21) ve ortopedik engelli (Erkek=14) bireyler oluşturmuştur (N=70). Araştırmada grupların ya da bireylerin içinde bulundukları sosyal ortamları ve etkileşimleri daha derinlemesine tanımak ve anlamak amacıyla nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Veriler 6–8 kişiden oluşan odak grup görüşmeleri yolu ile toplanmıştır. Odak gruplarla yapılan görüşmelerde yarı yapılandırılmış soru formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi focus group interviews took approximately 60 yönteminden faydalanılmıştır. Yapılan veri analizleri minutes. Semi structured question form was sonucunda (1) Çevresel Etkenler ve (2) Bireysel Etkenler olmak üzere iki ana tema ortaya çıkmıştır. Çevresel etkenler ana teması altında sosyal etkenler ve fiziki etkenler alt temaları, bireysel etkenler ana teması altında ekonomik etkenler, engel durumu ve psikolojik etkenler alt temaları ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, engelli bireyler fiziksel aktiviteye katılımda çevresel ve bireysel olarak bir çok engelle karşılaşmaktadırlar. Bu engellerin kaldırılmasında devlet kanalları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, engelli spor managements, non govermental organizations, federasyonları ve medyaya çeşitli sorumluluklar disabled sport federations and mass media should düşmektedir.

 

2014 PARMAKLARIN OKUDUĞU MENÜ: BRAILLE ALFABESİ İLE BİR MODEL ÖNERİSİ Osman GÜLDEMİR , Gencay SAATCI, (2014), Gazi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dergisi, Sayı 2, 2014, 20 - 32

Öz: Bireylerin yaşamlarında gereksinim duydukları en önemli konuların başında yeme–içme faaliyetleri gelmektedir. Günlük yaşam içerisinde bireylerin evlerinin dışında ortaya çıkan yeme–içme ihtiyacını karşılayan yiyecek içecek işletmeleri açısından menü hazırlayıp sunmanın temel amacı; satın alma aşamasından sunum aşamasına kadar geçen süre zarfında hammadde seçimi ve farklı tüketicilerin ihtiyaç ve beklentilerine cevap verebilmektir. Birbirinden farklı tüketici istek ve ihtiyaçlarının bulunmasının yanında, birbirinden bağımsız tüketiciler ve birbirinden farklı yaşam koşullarının varlığı da göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Sağlıklı bireylere göre daha sert ve zorlu yaşam şartlarına sahip olan, doğuştan veya sonradan bazı yetilerini kaybetmiş engelli bireyler günlük yaşamlarında bilgiye erişim ve kaynak elde edebilme problemleri yaşamaktadırlar. Braille alfabesiyle hazırlanan kaynakların, sayıları ve çeşitliliği az olup erişilebilmesi de zordur. Buradan hareketle engelli bireylerin, toplumun diğer üyeleriyle eşit bir şekilde yaşam sürdürebilmeleri için; Eskişehir’de faaliyet gösteren Oda Restoran’ın menüsü, Altı Nokta Körler Vakfı yardımıyla Braille alfabesi ile yeniden düzenlenmiş ve çalışmanın uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda görme engelli bireyler için hazırlanan ve pilot uygulaması gerçekleştirilen menünün, engelli bireyler tarafından algılanması; olumlu yönde olup, her bireyin aldığı hizmetten eşit şekilde faydalanma hakkı olduğunu ve her müşteri gibi kaliteli hizmet almak istediklerini ifade etmişlerdir.

 

2015 BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ ÇAĞIŞ YERLEŞKESİNİN BEDENSEL ENGELLİ ÖĞRENCİLERİN SOSYAL ALANLARA ULAŞABİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Tülay ÇİVİCİ , Demet GÖNEN, (2015), Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi, Cilt 3, Sayı 3, 2015, 639 - 646

Öz: Bu çalışmada, Balıkesir Üniversitesi Çağış Yerleşkesi içerisinde ulaşılabilirlik bedensel engelliler açısından değerlendirilmiş ve ulaşılabilirliğin ne ölçüde sağlandığı, varsa eksikliklerin belirlenerek bu eksiklikleri giderecek önlemlerin alınması amaçlanmıştır. Çalışmada referans noktaları kaldırımlar ve rampalar, yaya yolları, bina girişleri, toplu taşıma durakları, otoparklar, işaret ve işaretlemeler ve yaya geçitleri TS 12576 sayılı Şehir İçi Yollar - Özürlü ve Yaşlılar için Sokak, Cadde, Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemler ve İşaretlemelerin Tasarım Kuralları’na göre incelenmiş ve uygunluk düzeyleri saptanmıştır. Ulaşılamayan faaliyetlerin engelli veya engelsiz bireylere fayda sağlamayacağından yola çıkılarak, bu faaliyetleri ulaşılabilir yapmak amaçlanmıştır. Böylece engelli bireylerin yerleşke yaşamına katılımı, kamusal hizmetlerden yararlanabilmeleri ve diğer bireylerle aynı ortamlarda benzer aktiviteleri paylaşabilmeleri sağlanacaktır.

 

2015 Herkes için Ulaşılabilir Bir Toplum Oluşturmada Yerel Yönetimlerin Rolü Adem EFE , Selim SÖZER, (2015), Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 20, Sayı 4, 2015,

Öz: Günümüzde, demokrasinin gelişimi ile birlikte toplumsal hayatın ve toplumsal katmanların tamamının bütün insanlara açık olması ve yönetimlere katılım önem kazanmıştır. Bunun için yönetişim ve yerinden yönetim kavramları ile engelli ulaşılabilirliği ve duygusal ulaşılabilirlik terimleri ön plana çıkmıştır. Yerinden yönetim, yerel yönetimlere olan ilgiyi artırmış, merkezi yönetimin alacağı kararların yerelleşmesi yönündeki eğilimleri hızlandırmıştır. Böylece “ulaşılabilirlik” terimi, demokrasi ve sosyal adalet kavramlarını da içeren geniş bir kavrayışa dönüşmüştür. Demokrasi ve sosyal adalet kavramları, kentin yönetim kararlarına toplumun da katılması, engelli ve yaşlı bireylerle şiddet mağduru bayanların yaşamlarını çekilmez hale getiren fiziksel ve duygusal engellerinin kaldırılması taleplerini de beraberinde getirdiği gözlemlenmektedir. Bu engelleri ortadan kaldıracak, vatandaşlarına kaliteli yaşam sunacak kurumların da yerel yönetimler olduğu açıktır.

 

2015 Sırrı Paşa (Fidangör) Yaya Bölgesinin Engelli Kullanımı Açısından Ulaşılabilirliğinin Değerlendirilmesi Hazal AKBAŞ, Ömer Atabeyoğlu , (2015), Artium, Cilt 3, Sayı 2, 2015,

Öz: İnsanlar yaşam standartlarını sağlamak için barınma, eğitim, çalışma, sosyal, kültürel ve rekreasyonel imkanlara ihtiyaç duyarlar. Bu imkanlar, aynı yaşam alanını paylaşan insanlar için aynı şekilde ulaşılabilirliğe sahip olmalıdır. Yaşanılan çevre herkese eşit fırsatları ve ulaşılabilirlik imkanlarını sunduğu zaman doğru şekilde tasarlanmış demektir. Engellilik, fiziksel veya duyusal dezavantajlar nedeniyle bazı fonksiyonları yerine getirememektir. Engelli bireyler, kentsel fonksiyonlardan faydalanmalarını kısıtlayan pek çok etkenle karşılaşırlar. Ulaşılabilirlik, engelli veya engelsiz bireylerin kentsel fonksiyonlardan azami düzeyde faydalanılabilmesini sağlar. Çalışma, Ordu Kenti’nin en işlek caddesinde gerçekleştirilmiştir. Sırrı Paşa Caddesi bir yaya bölgesidir. Çalışmanın amacı, Sırrı Paşa Caddesi’nin engelli kullanımı açısından değerlendirilmesi ve mevcut durumun ortaya konmasıdır. Ayrıca alanın engelli kullanımına uygun hale gelebilmesi için öneriler de sunulmuştur.  Çalışma, yerinde gözlem ve incelemeye dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Alanın mevcut durum analizi sonucu ortaya konan bulgularda, alanda engelli kullanımını olumsuz etkileyebilecek eksik ve yanlış uygulamalar olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışma sonucunda; caddeye ilişkin kullanımlar ortaya koyulmuş ve öneriler verilmiştir.

 

2015 Engelli Bireylerin Erişilebilir Turizm Beklentilerinin Değerlendirilmesine Yönelik Nitel Bir Araştırma Zeki AKINCI Nesrin SÖNMEZ , (2015), Anatolia: Turizm Araştırmaları Dergisi, Cilt 26, Sayı 1, 2015, 97 - 113

Öz: Engelli insanlar için hazırlanan bütün yapıların, süreçlerin ve sistemlerin başta erişebilirlik olmak üzere belirli özelliklere sahip olmaları ve bu özelliklerin zaman içerisinde geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, engellilerin turizm hizmetleri ile ilgili genel beklentilerinin derinlemesine değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu bağlamda, ilgili kamu ve sivil toplum kuruluşları yöneticileriyle engelliler ve engelli ailelerinin beklentilerine ilişkin görüşlere ulaşma konusunda çalışma yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanabilmesi için ilki görüşme yapılan kişilerin demografik bilgilerinin yer aldığı bilgi formu, diğeri ise yarı-yapılandırılmış görüşme sorularını içeren iki adet ölçü aracı geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Bu çalışmada, engelli insanların turizm faaliyetine katılmasında en önemli engellerin; ekonomik, fiziki ve ulaştırma ile ilgili koşulların olduğu belirlenmiştir. Belirtilen bu koşulların sağlanması durumunda erişilebilir turizm kapsamında her türlü turizm faaliyetinin engelli insanları mutlu edebileceği ortaya konulmuştur.

 

2015 Engelsiz Parklarda Peyzaj Tasarımı Aysun ÇELİK, Elvan ENDER, Nilüfer Seyidoğlu AKDENİZ, (2015), Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi, Cilt 8, Sayı 2, 2015, 5 - 11

Öz: Parkların kullanıcıları; çocuklar, gençler, yaşlılar ve engelliler olarak kategorize edilmektedir. Bu gruplar içerisinde yer alan engelliler; normal yaşamın gereklerine uyamayan, bağımsız hareket kısıtı olan ve bu nedenle bağımsız hareket edebilmesi için açık ve kapalı alanlarda, kent mobilyalarında özel fiziki düzenlemelere gereksinim duyan kişilerdir. Engelli bireylerin sosyal yaşama katılımında park alanları ve yeşil alanlar şüphesiz çok önemlidir. Parklar, tüm kullanıcılara hizmet vermesi gereken kamusal alanlardan birisi olmasına rağmen çoğunlukla engelli kullanıcılara yönelik tasarlanmamaktadır. Peyzaj tasarımı açısından engelli bireylerin gereksinimleri engelli olmayan bireylerle benzer olmakla birlikte “biçim” açısından bazı “özel” önlemler gerektirmektedir. Bu tür önlemleri kapsayarak tasarlanmış olan engelsiz parklar tüm kullanıcı grupları tarafından kullanılabilmekte ve böylece toplumsal bütünleşme de sağlanmaktadır. Bu çalışmada; engelsiz parklardaki açık alanlar, yarı açık alanlar, kent mobilyaları, bitkilendirme gibi peyzaj tasarım konuları, çeşitli literatür verilerinin analiz edilmesi ile değerlendirilmiştir.

 

2015 ENGELLİ TURİZMİ KAPSAMINDA MÜZELERDE ULAŞILABİLİR UYGULAMALARIN TESPİTİNE İLİŞKİN KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ Merve BAŞ, Emirhan YENİŞEHİRLİOĞLU, Burhanettin ZENGİN , (2015), Nişantaşı Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 3, Sayı 1, 2015, 189 - 230

Öz: Müzeler hem turistler hem de yerel halk tarafından ziyaret edilen kurumlardır. 2012 yılı verilerine göre 28.781.308 kişi müze ve ören yeri ziyaretinde bulunmuştur. Dünya üzerinde 650 milyon engelli birey yaşamaktadır ve müzelerin engelli bireyler tarafından da sağlıklı bir biçimde ziyaret edilmesinin sağlanması önemlidir. Ulaşılabilirliğin sağlanması engelli turizmi kapsamında seyahat eden engelli turistler açısından da tercih edilebilirliği ve memnuniyeti artıran bir sonuç oluşabilmektedir. Bu çalışmada müzelerde ulaşılabilirliğin gelişimine katkı sağlamak amacı ile yurt içinden seçilen Topkapı Sarayı Müzesi, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Antalya Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi ulaşılabilir imkanları ile yurt dışından seçilen; Louvre Müzesi (Paris/Fransa), Britanya Müzesi (British Museum - Londra/İngiltere), Vatikan Müzesi (Vatikan), Metropolitan Sanat Müzesi (Metropolitan Museum of Art - Newyork/Birleşmiş Devletler) ulaşılabilirlik ile ilgili imkanları tespit edilmiş ve karşılaştırmalı olarak analiz edilerek ulaşılabilirliğe ilişkin önerilerde bulunulup, yol gösterici olunması amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda yurt dışındaki müzelerin ulaşılabilir imkânları ile karşılaştırıldığında yurt içindeki müzelerde bazı eksiklikler tespit edilmiştir. Yurt içindeki müzelerde görme engelli, işitme engelli ve zihinsel engelli ziyaretçilere eğitim programları oluşturulması ve dokunma turları, işaret dili rehberli turlar oluşturulması, yürüyen yol ve yürüyen merdiven uygulamalarının oluşturulmasını vb. tavsiyelerde bulunulmuştur.

 

2016 Engelli Bireylerin Eğitim ve İş Hayatında Kullanabilecekleri Akıllı Alet Panosu Ahmet ALKAN Turab SELÇUK , Hüseyin TAMER, Zeynel BAŞ , (2016), Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi, Cilt 19, Sayı 3, 2016, 53 - 56

Öz: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun 2011 yılında yapmış olduğu nüfus ve konut araştırması verilerine göre ülkemizde 4.882.841 engelli birey yaşamaktadır. Sayıları azımsanmayacak kadar çok olan bu bireylerin toplumda etkin olarak rol almaları önem arz etmektedir. Devlet tarafından, gerek kamuda gerek özel sektörde %3 oranında engelli çalışan bulundurmak zorunlu hale getirilmiştir.  Bununla birlikte gelişen teknolojik imkânlar sayesinde bu bireylerin iş hayatında etkin şekilde yer alması topluma kazanım açısından önemlidir.  Bu amaçla, iş yükü gerektiren alanlarda çalışan engelli bireylerin kullanabileceği bir alet panosu tasarlanmıştır. Üzerindeki görsel ve işitsel uyarılar sayesinde üç farklı engel grubundaki (görme, işitme, zihinsel)  bireylerin kendilerinden istenilen alete kolaylıkla ulaşması sağlanmaktadır. Pano, sahip olduğu ses tanıma özelliği ile zihinsel engelli bireylere, mobil cihazla kontrol edilmesiyle işitme engelli bireylere, üzerindeki kabartma yazılarla görme engelli bireylere hitap etmektedir. Bu yönleriyle düşünüldüğünde, oluşturulan prototip ürün sadece üzerindeki aletler ve seçeneklerle sınırlı olmayıp, ihtiyaca göre değişiklikler yapılabilecek bir tasarım altyapısına sahiptir. Tasarlanan akıllı tahta farklı engelli gruplarda denenmiş olup, yüksek doğruluk elde edilmiştir. Sonuçlar, önerilen tahtanın üç özürlü grubu eğitmek için kullanılabileceğini göstermiştir.

 

2016 YAŞLI VE ENGELLİ KULLANICILAR İÇİN SOSYAL YAŞAM : SİNEMA SALONLARI ÜZERİNDE BİR ANALİZ İMRAN KAVAZ Tülay Zorlu , (2016), Yaşlı Sorunları Araştırma Dergisi, Cilt 9, Sayı 2, 2016, 48 - 63

Öz: İç mimarlık; tüm kullanıcı gruplarının mekânla olan ilişkilerini her yönüyle ele alıp, mekânı kullanıcıların gereksinme ve isteklerine uygun, estetik ve işlevsel olarak tasarlamayı hedef edinen bir disiplindir. Bu nedenle, gerek özel gerek kamusal mekânların çocuk, yaşlı, engelli tüm kullanıcıları kapsayan herkes için ulaşılabilir ve evrensel tasarım kriterlerine uygun şekilde tasarlanması her iç mimarın yükümlü olduğu sorumluluklardandır. Evrensel tasarım anlayışında amaç yapılan tasarımlarla, toplumda mümkün olabildiğince fazla kullanıcı kitlesine ulaşabilmektir. Bunun için de evrensel tasarım ilkeleri geliştirilmiştir. Kamu binalarında, ulaşımda, bilgilendirme ve iletişimde karşılaşılan engellerin ortadan kaldırılması, kamusal mekânları niteliksel ve niceliksel olarak geliştirilmesi, tecrit ve bağımlılığı azaltarak yaşlı ve engelli bireylerin eğitim, istihdam ve sosyal yaşama katılımına olanak tanıyacaktır. Yaşlı ve engelli kullanıcıların toplumsal yaşama dahil olarak sosyalleştikleri kamu yapılarından biri de sinema ve tiyatro salonlarıdır.

Bu çalışmanın amacı; sinema salonlarının yaşlı ve engelli bireyler açısından ulaşılabilirliği ve kullanılabilirliğini zorlaştıran ve onlara engel teşkil eden sorunları gün ışığına çıkarmak ve bundan sonra tasarlanacak sinema salonlarının evrensel tasarım ilkelerine uygun tasarlanmasında dikkat edilmesi gereken tasarım prensiplerini ortaya koyarak bir farkındalık yaratmaktır.

Çalışma kapsamında yapılan alan çalışması Trabzon ili merkezinde iki sinema salonu ve yakın çevresinde gerçekleştirilmiştir. Sinema salonlarının yakın çevreleriyle birlikte erişilebilirliğine değinilmiş ve iç mekanda seyir salonu, kafeterya, tuvaletler, bekleme koridorları vb. mekanlar evrensel tasarım esaslarından; eşitlikçi kullanım, kullanımda esneklik, kolay ve sezgisel kullanım, algılanabilir bilgi, hata için tolerans, düşük fiziksel güç, yaklaşma ve kullanım için hacim ve mesafe parametreleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Yöntem olarak yerinde tespit ve gözlem tekniği kullanılarak elde edilen bulgular kuramsal bilgilerin ışığında irdelenmiştir.

 

2016 Parkların engelli bireylerin serbest dolaşımı açısından erişilebilirliğinin irdelenmesi, Antalya Atatürk Kültür Parkı örneği Tahsin YILMAZ Duygu GÖKÇE , (2016), Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, Cilt 27, Sayı 1, 2014, 0 - 0

Öz: Bu çalışmanın amacı Antalya Atatürk Kültür Parkı örneğinde tüm insanlar için ortak kullanım alanı olan park alanlarının engelli bireyler tarafından kullanılabilirliğini araştırmaktır. Bu doğrultuda parklarda bulunan dolaşım hatlarının ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğu incelenmiştir. Atatürk Parkında bulunan yaya yolları, basamaklar ve rampaların ölçümleri yapılmış, engelli dostu uygulamalar belirlenmiş, uygun olmayan uygulamalar için ise çeşitli çözüm önerileri getirilmiştir. Çalışma sonunda bazı zemin kaplama malzemelerinin uygun seçilmediği, arazide uygun olmayan kot farklılıklarının bulunduğu ve bazı rampaların standartlara uygun eğim ve ölçülere sahip olmadıkları ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlar engelli kullanıcıların parkları ne derecede rahat kullanabildiğini ve alanda yaşadıkları sorunların neler olduğunu ortaya koymaktadır.

 

2016 Engelli bireylerin topluma entegrasyonu için binalar uygun mu? Ankara örneği Deniz YILMAZ YELVAR Gül, (2016), Ankara Sağlık Hizmetleri Dergisi, Cilt 15, Sayı 1, 2016, 13 - 17

Öz: Rehabilitasyonda Uluslararası fonksiyon sınıflaması bireyin vücut ve yapı fonksiyonları, aktivite ve katılımdan kaynaklanan özürlülüğü belirlemede kullanılmaktadır. Ulaşılabilirlik, engellinin topluma entegrasyonu açısından önemlidir. Bu kapsamda çalışmamızın amacı Türkiye’nin başkenti olan Ankara’da sağlıklı bir bireyin günlük yaşantısında kullandığı binaların engelli bireyler açısından ulaşılabilirliğini değerlendirmektir. Veriler bireylerin sıklıkla kullanma ihtimali olan 58 binadan toplandı. Binalar Ankara şehir rehberinden basit rasgele örnekleme yöntemiyle seçildi. Anayoldan erişim, rampa, kaldırım, otopark, asansör ve bina içinin engelli için tasarımı ile ilgili bilgiler kaydedildi. Elli sekiz binadan toplanan verilere göre, binaların %56.9’u anayola erişim, 20.7’si binaya girişte uyarıcı zemin, 21.6’sı rampa eğimi, otoparkı olan binaların %14.3’ü ise otopark genişliği açısından uygun bulundu. Binaların hiçbirinde duvara yaklaşıldığında uyarıcı zemin bulunmamaktaydı. .Bu çalışmada değerlendirilen binaların engelli ulaşımı için uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Engelli bireylerin sıklıkla ziyaret ettikleri binaların ulaşılabilirliğinin sağlanması onların topluma katılımı açısında önemlidir.

 

2016 Orta Doğu Teknik Üniversitesi ODTÜ İdari Personel Gelişim Programı Bağlamında ODTÜ Kütüphanesi Engelli Kullanıcı Hizmetlerinin İncelenmesi Gökçe KARADENİZ, (2016), Türk Kütüphaneciliği, Cilt 30, Sayı 3, 2016, 555 - 559

Öz: Orta Doğu Teknik Üniversitesi ODTÜ bünyesinde İdari Personel Gelişim Programı gerçekleştirilmiştir. Eğitim programı sonucunda, ODTÜ Kütüphanesi Engelli Kullanıcı Hizmetleri’nin incelendiği bir bitirme projesi hazırlanmıştır. Projede ODTÜ Kütüphanesi bünyesinde engelli kullanıcılar için ayrı bir birim kurulması önerilmiştir.

 

2016 Termal Tesislerde Engelli Erişilebilirliği ve Engelli Turistlere Sunulan Hizmetlerin Değerlendirilmesi: Balıkesir’deki Termal Tesislere Yönelik Araştırma Kudret Gül Melike Gül , (2016), Seyahat ve Otel İşletmeciliği Dergisi, Cilt 13, Sayı 2, 2016, 0 - 0

Öz: Termal turizmde engelli erişilebilirliği, termal turizmin toplum geneline yayılmasını,  turizmde demografik çeşitliliğinin artmasını, turizm sezonunun uzamasını, termal turizmde fiziki ve hizmet standartlarının yükselmesini kolaylaştırmaktadır. Bu durum, termal turizmde tesislerin rekabet gücünü de arttırmaktadır. Araştırmanın amacı Balıkesir ilinde faaliyet gösteren termal tesislerde engellilere yönelik yapılan fiziki düzenlemeler ile engelli hizmetlerinin yeterliliğini belirlemektir. Veriler, internet yoluyla Balıkesir ilinde faaliyet gösterdiği tespit edilen irili ufaklı 24 termal tesisin 15’inden elde edilmiştir. Veri toplamada anket ve gözlem tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizi frekans, t-test ve korelasyon testleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları tesislerin sınıfı arttıkça engellilere yönelik fiziki düzenlemelerin ve verilen hizmet kalitesinin arttığını, yatırımcıların bu konuda devlet desteğine ve teşviklere ihtiyaç duyduğunu ortaya koymaktadır.  

 

2016 Engelliler için Dolaşım Senaryosu “Konya Kent Plaza AVM Örneği” Yavuz ARAT Gevher SAYAR , (2016), Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Fen Bilimleri Dergisi, Cilt 32, Sayı 2, 2016, 0 - 0

Öz: Kentsel yaşam kalitesi, kentin sunduklarına bütün bireylerin eşit şekilde katılıp etkileşime girmeyle artmaktadır. Bireylerin arasında engelli veya engelsiz diye ayrım yapılarak ötekileştirilmesi, bütün bireylerin kentten eşit oranda faydalan(a)mamasına neden olmaktadır. Aslında engelli olmak kimsenin elinde olmadığı düşünüldüğünde, sağlıklı insan birer engelli adayı olduğu öngörüsü ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, sağlıklı bireylerin ortak alanları kullanma hakkı kadar engellilerin de tek başlarına bu alanlara erişebilme özgürlükleri yasalarla koruma altına alınmıştır. Çünkü erişim hakkının evrensel tasarımlarda tüm bireylere yönelik kapsayıcılığının göz ardı edilerek, engelli bireyleri dikkate almadan yapılan tüm tasarımların, sorunlu mekânlara dönüşerek erişim ve kullanımda engellilere yeni problem alanları oluşturduğu görülmektedir. Bu kapsamda yapılaşan alanların/mekânların sadece erişilebilir olması yeterli görülmeyip, en az diğer kullanıcıların olduğu kadar kolay erişimin-kullanımı sağlanması gerekmektedir. Doğal mekânlarda da, yapılaşan yapay mekânlarda da engelli bireyler düşünülmeli ve engelli bireylerin de toplumun diğer bireyleri gibi eşit oranda yararlanacağı genel kapsayıcı mekânlar tasarlanması sağlanmalıdır. Bu kapsamda bir prestij yapısı olarak yapılan Konya Kent Plaza Avm’nin örneklem alan olarak seçildiği araştırmanın anket sorgulamaları ve ulusal–uluslararası engelli tasarım ölçütlerinin birada ele alınmasına dayanan yöntem kurgusu kapsamında alternatif dolaşım senaryoları bağlamında engelli bireylerin kentsel mekândaki erişilebilirlik–erişebilirlik odaklı sorunlarının çözümüne alışveriş merkezleri örneğinde farklı bir bakış açısı sunacağı düşünülmektedir.

 

2016 Erişilebilir Turizm Açısından Safranbolu Turizm Destinasyonunun Uygunluğunun Değerlendirilmesi Oğuz DİKER, Adnan ÇETİNKAYA, (2016), Karabük Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 2, 2016, 111 - 125

Öz: Günümüzde engelli bireylerin sosyal hayata etkin bir şekilde katılmaları yönünde yapılan

2016 Turizme Yönelik Olarak İç ve Dış Mekanlarda Yaşlı ve Bedensel Engelliler İçin Düşünülmesi Gereken Mimari Tasarım İlkeleri Şen YÜKSEL, (2016), Kent Akademisi, Cilt 9, Sayı 25, 2016, 19 - 25

Öz: Doğal ve kültürel kaynaklar açısından zengin olan ülkemizde, turizmin ekonomi ve uluslararası ilişkilerde önemli bir güç olduğu anlaşılmıştır. Hem turizm sektörünün hem de ülke yöneticilerinin bu konuya yaklaşımları, olumlu adımların atılmasında önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak turizm, fiziksel çevre şartları ile de çok sıkı ilişki içinde olan bir hizmet sektörüdür. Sağlık turizmi, eko turizm ve kültür turizmi açısından bir odak konumunda bulunan ülkemiz turizm potansiyeline sahip ülkelerden biridir. Konaklama tesislerinin sayısal azlığı, iç ve dış mekan tasarımındaki yetersizlikler; özellikle yaşlı ve engelli konforuna uygun olmayan tasarımlar gibi eksik fiziksel çevre şartları, bu potansiyelinden yeteri kadar yararlanmasına engel olmaktadır. İstatistikler ve mevcut turizm politikasındaki hedefler doğrultusunda beklenen turist sayısındaki artıştan payını alabilmesi için, yeterli fiziksel çevre koşulları sağlanmalıdır. Bu çalışmada; gelecek turist profili içinde yüksek dilime sahip 65 yaş üzeri kişilere ve bedensel engellilere yönelik konfor koşullarını yerine getirebilmek için, dış mekanlarda ve konaklama tesislerindeki mimari tasarım ilkeleri irdelenecektir.

 

2016 Bartın Kent Merkezindeki Kamusal Alanların Kentsel Ergonomi ve Kent Kimliği Açısından İncelenmesi Selma ÇELİKYAY A. Süha KARAYILMAZLAR , (2016), Bartın Orman Fakültesi Dergisi, Cilt 18, Sayı 2, 2016, 224 - 238

Öz: Kamusal alanlar, toplumu oluşturan tüm yaş gruplarının, engelli ve engelsiz tüm bireylerin eşit ölçüde kullanım hakkına sahip olduğu, bu bağlamda da herkesin erişimine açık olması gereken alanlardır. Bu amaç doğrultusunda kentsel planlanma ile başlayan kamusal alanların mekânsal organizasyonu, kentsel tasarım sürecinde hayat bularak uygulamaya dönüşür. Sokaklar, caddeler, meydanlar, bekleme ve durak yerleri vb.den oluşan kamusal alanların tasarımında kentlinin kullanım gereksiniminin karşılanmasının yanı sıra, konforu ve güvenliği de sağlanmalıdır. Bu ise kamusal alanların tüm ögeleriyle birlikte ergonomik olması ile sağlanabilir. Kent mobilyası işlevini gören kent donatıları kentsel ergonominin en önemli araçlarıdır. Bu makalede tarihi kent dokusu karakterine sahip olan Bartın kent merkezindeki kamusal alanlar gerek kentsel ergonomi, gerekse tarihi kent kimliği ile uyumu açısından irdelenmiştir.

 

2016 MİMARİDEN DİN HİZMETLERİNE: DİN HİZMETLERİNDE “EVRENSEL TASARIM” Ayşe Burcu Gören , (2016), Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı 43, 2016, 285 - 304

Öz: “Evrensel Tasarım”, her yaş ve her beceri düzeyinde insanın sahip oldukları ya da olmadıkları bir takım özelliklerden ötürü bir engelle karşılaşmaksızın her tür ürüne ve çevreye erişimini ve kullanımını mümkün kılan bir tasarım yaklaşımıdır. Bu yaklaşımın felsefesinde, çeşitlilik ve içermecilik iki önemli kavramdır. Evrensel Tasarımın isim babası olan Roland Mace, tasarımların ortalama insanın özellik ve ihtiyaçları baz alınarak yapılmasına meydan okumuş ve herkes için tasarım yaklaşımını ortaya atmıştır. Mace ve onunla aynı vizyona sahip meslektaşları, Evrensel Tasarım kavramı için bir tanım geliştirmiştir. Kuzey Carolina Üniversitesi Evrensel Tasarım Merkezi tarafından kullanılan bu tanım şu şekildedir: “ Evrensel Tasarım, ürünlerin ve çevrenin, her yaştan ve her yeterlilik seviyesinden mümkün olan en fazla insan tarafından kullanılabilir olacak şekilde tasarlanmasıdır.” Evrensel Tasarım ilkelerinin eğitim alanına tatbiki ile ilgili çalışmaların gündeme gelmesi uzun sürmemiştir. Eğitimde evrensel tasarım, eğitim ortam ve ürünlerinin mümkün olan en geniş yelpazede insan çeşitliliğine hitap etmesini amaçlamaktadır. Bu yaklaşım, ilerleyen zaman içinde pek çok eğitim ortamı (kütüphaneler, sınıflar, uzaktan eğitim ortamları gibi) ve eğitim aracına (bilgisayar programları, laboratuvar araçları, web siteleri gibi) uygulanmıştır. Toplum tarafından normal kabul edilen kriterlerin dışında kalan bireylerin ihtiyaçları, çevresel ve ürünlere yönelik düzenlemelerden ibaret değildir. Her türüyle, bir engele sahip bireylerin sosyal ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalması kaçınılmazdır. Dini kurumlar, engelli bireylerin sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak için değerli fırsatlar sunma potansiyeline sahip merkezlerdir. Bu kaynağın yeterince değerlendirilebilir hale gelmesi engelli bireylerin maddi manevi erişilebilirliklerinin artırılması ile mümkün olabilir. Bu noktada din hizmetlerinde Evrensel Tasarım ilkelerinin kullanılması akla gelmektedir. Bu çalışma, din hizmetlerinde Evrensel Tasarım konusunda, alanda çalışanlara bir fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır.

 

2016 Kentsel Alanların Tasarımında Ergonomik Sorunlar Galip AKIN Sibel ÖNAL , (2016), Antropoloji, Sayı 31, 2016, 51 - 60

Öz: Tüm yaşam süreci boyunca sağlıklı ve dinç kalarak, mutlu bir ömür sürebilmenin ön koşulu kaliteli bir yaşamdır. Bireylerin kaynaklardan sağlayabildikleri doyumu ifade eden yaşam kalitesi terimi, özelikle yaşlılar ve engelliler için daha fazla önem taşımaktadır. Ülkemizdeki yaşlı, engelli, hasta ve çocukların toplam nüfusa oranının %50’nin üzerinde olduğu gerçeği hatırlandığında, her türlü yaşam alanının tasarımında hala sadece erişkinlerin dikkate alınması, yapılan ergonomik tasarımların bile başlangıçtan itibaren hatalı olduğunu göstermektedir. Hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler planlama ve tasarımdan kaynaklanan sorunlar yaşamaktadır. Bu durum kaliteli yaşamı imkânsız hale getirmektedir. Bu sorunların temel çözümü ise kentsel alanların ergonomik ve ayrıntıları düşünülmüş olarak tasarımlanmasından geçer. Yerel yönetimler özellikle engellilerin kent içindeki hareketliliğinin sağlanabilmesi için özel önlemler geliştirmelidir. Bu literatür çalışmasında kentsel alanlarda yapılan ergonomik tasarım hataları ve eksiklikleri vurgulanarak, açıklanmaya çalışılacaktır

 

2016 Herkes için Tasarım Kapsamında bir Avrupa Birliği Gençlik Projesi Deneyimi: Engelsiz Yozgat Çiğdem Belgin DİKMEN , Zühal ÖZÇETİN, (2016), Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi, Cilt 4, Sayı 7, 2016, 58 – 74

Öz: Mimarlık doğal çevrenin verilerini kullanarak yapay bir çevre oluştururken, kullanıcıların istek ve gereksinimlerine yanıt verecek biçimde sağlıklı, yaşanılabilir, estetik ve erişilebilir mekânlar yaratmayı amaçlayan bir disiplindir. Doğal çevrenin yapılar ve kentsel mekânlarla oluşan yapay/fiziksel çevreye dönüşmesi sürecinde mekânların ve yapıların tüm kullanıcı grupların istek ve gereksinimlerine yanıt verecek biçimde tasarlanması gerekir. Kullanıcıların çoğunluğu mekânlara ve yapılara kolay ve zahmetsiz erişir ve kullanırken çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi bazı dezavantajlı gruplar sorunlarla karşılaşmaktadır. Ülkemizde engellilerin yasa ile kendilerine tanınmış temel hakları gerçekleştirmelerine olanak tanıyacak mimari düzenlemelerin tanımlanmasına, engellilerin karşılaştıkları sorunların giderilmesine yönelik çalışmalar çeşitli platformlarda gündeme gelmekte ve çözüm üretilmektedir. Ancak yapılarımızın ve kentsel mekânlarımızın pek çoğu engelli kullanıcılar için mekânsal yetersizlikler içermekte ve sorun oluşturmaktadır. Bu bağlamda kentsel mekânların standartlara uygun olarak tasarlanmamış ve niteliksiz uygulanmış olması kadar, engelli kullanıcılar için gereksinim duyulan düzenlemelerden yoksun olması da engellilerin kentsel mekânı kullanımını olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada Bozok Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri tarafından oluşturulan Bozok Mimarlık Genç Tasarım Grubu’nun Avrupa Birliği Gençlik Programları Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri desteği ile gerçekleştirdiği “Engelsiz Yozgat” proje deneyimi aktarılmaktadır. Çalışma kentsel mekânlarda engellilere yönelik düzenlemelerin gerçekleştirilmesini, erişebilirliğin yaygınlaştırılmasını, kentli ve mimarlık öğrencileri özelinde farkındalık yaratılmasını, evrensel tasarım/herkes için tasarım kavramları ile kamuoyunun bilgilendirilmesini ve yapılan proje ile yerel yönetimlere katkı sağlanmasını amaçlamaktadır. Proje kapsamında Genç Tasarım Grubu elemanlarına engellilerin kentsel mekânda karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlüklerin ortadan kaldırılması için yapılması gereken mimari düzenlemelere ilişkin bilgiler verilmiş, Yozgat kentinin en önemli yaya ve taşıt ulaşım aksı olan Lise Caddesi üzerinde gerçekleştirilen bir alan çalışması ile kentsel mekânların engellilere uygunluğu sorgulanmış ve engellerin kaldırılmasına yönelik olarak projeler üretilmiştir.

 

2016 Yerel Yönetimlerde Serbest Zaman ve Rekreasyon Hizmetleri (İzmir İli Örneği)Özgür TEZ, Özgün DOĞAN, Özge YAVAŞ , Elif ERKAYA, Hande TAVAZAR, Pınar GÜZEL , (2016), International Journal of Sport Culture and Science, Cilt 2, Sayı Special Issue 1, 2014, 511 - 524

Öz: İnsanların günlük yaşam içerisinde yapmak zorunda olduğu faaliyetler dışında arta kalan zaman dilimi olarak nitelendirilen serbest zaman ve bu zamanlarda insanların fiziksel ve ruhsal açıdan doyuma ulaşabilmek için gönüllü olarak katıldığı etkinlikleri ise rekreatif etkinlikler olarak adlandırmak mümkündür. Yerel yönetim kuruluşları içerisinde yer alan belediyeler, insanların serbest zamanlarını değerlendirmesi açısından bireye ve topluma destek verebilecek en yakın önem arz eden kuruluşlar olarak bilinmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı yerel yönetimlerin rekreasyon hizmet sektörü içerisindeki durumun incelenmesidir. Araştırma; İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı üç büyük ilçedeki rekreasyonel alanlarını kullanan 190 katılımcıya uygulanmıştır. Yöntem olarak daha önce yapılan çalışmalarla ilgili literatür taraması yapılıp, elde edilen bilgiler kapsamında bir anket formu oluşturulmuş ve geçerlilik için uzman görüşüne başvurulmuştur. Veriler istatistik programında frekans ve yüzdelik değerleri hesaplanmış ve analizleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında bireylerin en fazla 3-4 saat (%38.4) serbest zamanlarının olduğu, serbest zaman ve rekreatif etkinliklere en çok 17-26 yaş grupları arasında 110 (%57.9) kişinin katılım gösterdiği ve bu kişilerin 107 (%56.3)‟sinin erkek, 125 (%65.8)‟inin bekar, 84 (%44.2)‟ünün ise öğrencilerin oluşturduğu ayrıca etkinliklere katılan bireylerin gelir durumlarının ise en fazla 0-1000TL arasında olan 124 (%65.3) kişinin oluşturduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; yerel yönetimlerde serbest zaman ve rekreasyon faaliyetleri ile ilgili yeterli hizmet alanlarının bulunmadığı, hizmeti sunabilecek personelin yetersiz olduğu, katılımcılar tarafından ortaya çıkartılmıştır. Yerel yönetimlerden toplumun beklentisi ve isteklerine karşılık verebilecek genç, yaşlı, çocuk, engelli olmak üzere her bireye uygun program geliştirilmesi önerilmektedir.

 

2016 Kablosuz Duyarga Ağları ile Engelli İnsanlar İçin Akıllı Ev Uygulamaları Ali Haktan Işılak, Şebnem BAYDERE, (2016), Türkiye Bilişim Vakfı Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Dergisi, Cilt 4, Sayı 1, 2011,

Öz: Akıllı evler geleceğin tasarım kavramları arasında olmaktan çıkmıştır. Günümüzde, içinde yaşayanların yaşam tarzlarını doğrudan etkileyen evler tasarlanmaktadır. Akıllı ev sistemlerinin amacı, tanımlanmış aktivitelerin farkında olan bir ortam yaratmaktır. Engelli insanlar günlük hayatlarını kolaylaştırmak için bu sistemlere ihtiyaç duymaktadırlar. Bu çalışmada engelli insanların hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla farklı engel türleri için duyarga ağları ile bazı akıllı ev uygulamaları geliştirilmiştir. Tasarlanan sistem, karar alma süreçlerinin merkez düğümde yapıldığı ve önceden tanımlanmış görevleri yerine getiren diğer düğümleri içeren bir yıldız ağ mimarisinden oluşmaktadır. Tmote Sky duyarga düğümleri kullanarak oluşturulan test ortamında üç temel senaryo gerçeklenmiş ve başarım testleri sonucunda sistemin doğru kararlar verdiği görülmüştür. Gerçeklenen sistemler otomatik kapı kontrol sistemi, gaz kaçağı algılama sistemi ve işitme engelli insanları uyarı sistemidir. Bu makalede sistemin genel çalışma prensipleri ve senaryolar anlatılmıştır.

 

2016 BİR YEREL E-DEVLET UYGULAMASI: ENGELLİ BİLGİ SİSTEMİ Cemal AKTÜRK Adem KORKMAZ , (2016), Akademik Araştırmalar ve Çalışmalar Dergisi (AKAD), Cilt 8, Sayı 15, 2016, 279 - 288

Öz: Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sürekli gelişmesi, hayatın birçok alanında da hızlı değişimleri beraberinde getirmektedir. Bu değişimler doğrultusunda meydana çıkan internet, web ve e-posta teknolojileri sayesinde devlet ve vatandaş arasında daha etkin bir iletişim sistemi iki yönlü olarak uygulanmaya başlamıştır. E-devlet; devletin bilgi işleme yeteneğini arttırarak sorunları daha etkin bir biçimde çözmesi esasına dayanır ve bu devletin elektronikleşmesinde ana amaçtır. Türkiye’deki e-devlet uygulamaları; başvuru, sorgulama ve çevrimiçi hizmetleri kapsamaktadır. Bu hizmetlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi vatandaşın devlete erişimini kolaylaştırmakta ve devletin vatandaşa geri dönüşünü hızlandırmaktadır. Engelli vatandaşlar da devletin sunduğu hizmetlerden eşit olarak yararlanabilmeli, kendilerine özgü kamu hizmetlerine engelsiz olarak ulaşabilmelidir. Yapılan çalışma ile engelli vatandaşlara hizmet veren kamu kurumları ortak bir platformda birbirleriyle entegre edilerek verilen hizmetlerin tek merkezden kontrolünü sağlamak ve engelli vatandaşların aldığı kamu hizmet kalitesini arttırmak amaçlanmıştır.

 

2016 Doğa ile Uyumlu Fiziksel Engelli Çocuk Oyun Alanları Sima POUYA Elif BAYRAMOĞLU Öner DEMİREL , (2016), Mimarlık Bilimleri ve Uygulamaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 1, 2016, 51 - 60

Öz: Yoğun kentleşme ile birlikte çocukların oyun alanları kentler arasında sıkıştırılmıştır. Çocuklar için tasarlanmış çocuk oyun alanları engelli çocukların ihtiyaç ve gereksinimlerine yönelik tasarlanmalıdır. Çünkü engelli çocukların sosyal hayata katılımları ve diğer çocuklarla sosyalleşme imkânları ancak oyun alanlarında gerçekleşir. Bu sebeple çocuk oyun alanları tüm çocuklara hizmet verecek biçimde doğa ile uyumlu tasarlanmalıdır. Bu çalışmanın amacı; açık yeşil alan tasarımlarından çocuk oyun alanları ve uygulamalarında fiziksel engelli çocuklara yönelik tasarım ilkelerini tespit etmektir. Çalışma “bedensel engelli bireyler için ulaşılabilir ve kullanılabilir olmak” düşüncesi ile öncelikle çocuklara yönelik olarak hazırlanmıştır. Çocuk oyun olanaklarının engelli çocuklar açısından tasarım ilkeleri belirlenerek araştırma sonuçları ortaya konulmuştur. Engelli çocuk oyun alanlarında doğal elemanlarla (topoğrafya, hayvanlar, bitkiler, su, toprak ve kum) düzenlenen oyun aktivitelerinin çocuklar üzerinde ruhsal açıdan olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır.

 

2016 ENGELLİ TURİSTLERE YÖNELİK OTEL UYGULAMALARI: ANTALYA YÖRESİ ÖRNEĞİ Fazıl ŞENOL, Kutay OKTAY , Meliha ÖZMEN, (2016), Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 13, Sayı 3, 2016, 74 - 91

Öz: Araştırmanın amacı, Türkiye’de turizmin başkenti olarak bilinen Antalya Bölgesi’nde yer alan konaklama işletmelerinde engellilere yönelik uygulamaların değerlendirilmesi, eksikliklerinin belirlenmesi ve karşılaşılan sorunlara ..züm önerileri geliştirmektir. Çalışmayla engellilerin turizm faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunlara dikkat çekmek, daha duyarlı davranılması için sektörde ve toplumda farkındalığın arttırılması hedeflenmiştir. Araştırmada literatürdeki ikincil veri kaynaklardan elde edilen bulgular değerlendirmeye alınmış ve birincil veri olarak Antalya’da bulunan 21 otel işletmesi yöneticileri üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Anket sorularının analizinden; Otellerin inşaatı aşamasında dışarıdan uzman görüşüne başvurulduğu ancak nihai kararlarda üst yönetimin görüşlerinin etkili olduğu bu nedenle de işletmenin faaliyete geçtikten sonra planlama yanlışlıklarından dolayı sorunlarla karşılaşıldığı, bu sorunların başında da restoran ile mutfak arasındaki mesafelerin uygunsuzluğun başı çektiği, engelli oda sayısı belirlenirken ülkedeki yasal mevzuatta belirtilen sayının gözetildiği ve daha fazlasına ihtiyaç duyulmadığı, yöneticilerin otel içerisinde engelli misafirler için yapılan düzenlemelerde eksiklikler olduğunu ve bazı uygulamaların da göstermelik olduğunu kabul ettikleri, otelde tekerlekli sandalye bulundurmuş ve banyoya bir engelli WC taşı yerleştirmiş olmayı engelliler için tasarlanmış oda olarak gördükleri bilgisi elde edilmiştir.

 

2016 Avrupa Kentsel Şartı’nın Kentlerdeki Özürlü Ve Sosyo-Ekonomik Bakımdan Engellilere Yönelik İlkeleri Ve Bursa Kentinde Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Erişilebilirliği Sanem BERKÜN, (2016), Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 8, Sayı 1, 2016, 61 - 72

Öz: Her bireye; bedensel yetersizlikleri dikkate alınmadan eşit hak ve olanakların sunularak, toplum yaşamının tüm alanlarına tam katılımlarının sağlanması çağdaş toplum ve sosyal devlet olmanın öncelikli gereğidir. Bu hedefin gerçekleştirilebilmesinde, engellilerin kent mekânlarını kullanırken ve kent içi yolculuklarında karşılaştıkları fiziksel, psikolojik ve ekonomik engellerin kaldırılması, büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda “herkes için erişilebilir” bir kent tasarımı geliştirilmelidir. Bursa ülkemizin büyük, sanayileşmiş ve gelişmiş bir kentidir. Bununla birlikte Bursa’da engellilerin toplum yaşamına tam katılımlarının önündeki engellerin tümüyle kaldırıldığını söylemek, ne yazık ki mümkün değildir. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk iki bölümünde, Avrupa Kentsel Şartı’nın kentlerdeki engellilere yönelik ilkeleri ve engellilerin kent mekânlarını kullanırken ve kent içi yolculuklarında karşılaştıkları engeller üzerinde durulmuş, üçüncü bölümde ise, Bursa Engelliler Meclisi üyeleri tarafından Bursa’da 205 kamu kurum ve kuruluşu üzerinde yapılan incelenme ve izleme raporu sunulmuştur.

 

2016 Ankara’daki Engelsiz Parkların Engelli Çocukların Kullanımına Uygunluğunun Değerlendirilmesi Ece Banu ŞEN, Çiğdem ÖKSÜZ, (2016), Ergoterapi ve Rehabilitasyon Dergisi, Cilt 4, Sayı 1, 2016, 15 - 25

Öz: Amaç: Çalışmamız, oyun parklarının engelli çocuklara uygunluğunun değerlendirilmesi amacıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ankara’da bulunan, belediyelerin internet sitelerinde engellilere özel dizayn edildiği belirtilen beş oyun grubu dahil edildi. Kişi-Çevre-Aktivite Modeli çerçevesinde ebeveyn ve çocuk memnuniyeti, oyun grupları, ve oyun alanında çocuğun nasıl oynadığı yarı yapılandırılmış değerlendirme formu, nicel ve nitel gözlemler ile değerlendirildi. Sonuçlar: 25 ebeveynden 13’ünün (%52), 25 çocuktan 10’unun (%40) oyun gruplarından hiç memnun olmadıkları belirlendi. Parkların görme engelli çocuklar için uygun olmadığı tespit edildi. Bedensel engelli çocuklar için de oyun araçlarının bağımsız transfere uygun olmadığı, çocukların kendi başına oynamasına olanak sağlamadığı, ailelerin oyun gruplarının güvenliği konusunda tereddütlü olduğu tespit edildi. Oyun gruplarında çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını karşılayacak çeşitliliğin olmadığı gözlendi. Tartışma: Oyun gruplarının engelli çocuklar için kullanıma uygun olmadığı sonucuna ulaşıldı. Bir standardın olmayışı, gerekli bakım çalışmalarının yapılmayışı ve dizayn profesyonellerinin bilinçsiz tutumu engelli çocukların Ankara’daki oyun alanlarına erişiminde sorun teşkil etmektedir. Bu kapsamda ergoterapistler, Türk Standartları Enstitüsü yetkililerinin, oyun grubu üretim şirketleri, çocuk gelişimi uzmanları, özel eğitim öğretmenleri ile birlikte oyun alanlarını fiziksel ve sosyal ayrıma izin vermeden erişilebilir hale getirmek ve kişilerin memnuniyetini artırmak amacıyla yerel yönetimlerin, oyun alanlarına verdiği önemi artırması konusunda çalışmalar yürütebilir

 

2016 ENGELLİLERİN ERİŞİLEBİLİRLİK SORUNU ve TSE STANDARTLARI ÇERÇEVESİNDE BİR ARAŞTIRMA Ramazan TİYEK Burak Hamza ERYİĞİT Emrah BAŞ , (2016), Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 12, Sayı 2, 2016, 225 - 261

Öz:  Erişebilirlik sosyal hayata katılabilme açısından engelliler için son derece önemli bir konudur. Toplumsal yaşamın her alanında engellilerin de yer alması, tedavi eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden faydalanması, üretime katılması, sosyal kültürel ve sportif faaliyetlere katılması mekânların ve ulaşım sistemlerinin eriş ilebilir ve kullanışlı olarak düzenlenmesi ile doğrudan ilgilidir. Bu nedenle fiziksel çevre ve ulaşım sistemleri; planlama ve tasarım aşamasından itibaren, engellilerin kullanım ve erişebilirlik gereksinimlerini karşılayabilecek biçimde düzenlenmelidir. Bu çalışmada engellilik ve erişebilirlik kavramları düzleminde dünya, Türkiye ve İstanbul Metropoliten Alanı’nda yaş ayan engellilerin niceliksel değ erleri ve yasal haklarının tarihsel geliş imi üzerinde durulmuş  olup; kent içi toplu ulaşım sistemlerinde engellilerin erişebilirliğine yönelik tasarım ilkeleri kapsamında Zeytinburnu ilçesinde yer alan toplu ulaşım durak, istasyon ve çevresi ile ulaşım araçları teknik açıdan analiz edilerek, alanda görevli personel ve engellilerle olmak üzere iki ayrı anket çalışması yapılmıştır. Yapılan analizler ve anket çalışmaları neticesinde Zeytinburnu ilçesinde bulunan toplu ulaş ım sistemlerinde engellilerin erişebilirliğine yönelik yapılan düzenlemelerin eksik olduğu ve standartlara uygun yapılmadığı tespit edilmiştir.

 

2017 GÖRME ENGELLİ BİREYLERİN GÜNLÜK YAŞAMINI KOLAYLAŞTIRMAK ADINA BİR ÖNERME: BRAİLLE ALFABELİ GİYSİLER Meltem ÖZSAN , Feride HASRET, (2017), Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi, Cilt 5, Sayı 0, 2017, 89 - 94

Öz: 5387 sayılı Engelliler Kanunu’na göre doğuştan veya sonradan çeşitli nedenlerden dolayı bedensel, zihinsel vb. yeteneklerini kaybeden kişiler olarak tanımlanan engellilik kavramı; bireylerin gündelik ihtiyaçlarını karşılamada ve sosyal yaşama ayak uydurmakta güçlük çekmesi gibi sorunları beraberinde getirmiştir. Bireyin hangi yeteneğini kaybettiğine göre oluşan engellilik türlerinden görme kaybı olan kişilerin ele alındığı araştırmada, Ulusal Engelliler Veri Tabanından edinilen veriler sonucunda engel grubu görme olan kişi sayısının 216.077 olduğu saptanmıştır. Tüm engel gruplarında olduğu gibi görme engellilerin de yaşamlarında karşılaştıkları birçok zorluk bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar neticesinde, yaşamı kolaylaştırıcı çalışmaların ortopedik engelliler üzerine yoğunlaştığı, görme engelliler için yürütülen çalışmaların yeterli olmadığı görülmektedir. Bu bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmak, başkalarına bağımlı olmadan hayatlarını sürdürebilmeleri için açık ve kapalı alan düzenlemeleri ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanmalıdır. Bireylerin günlük yaşamında önemli bir yere sahip olan giyim kavramı engelli olmayan bireyler üzerinden ele alınan bir konu olması sebebiyle, görme engellilerin giysi seçiminde renk, beden, cinsiyet, model gibi özellikleri ayırt etmekte zorlanmaları önemli bir sorun alanını teşkil etmektedir. Bu bağlamda bireylerin giysi satın alırken veya giysi dolaplarından kıyafetlerini arayıp bulma konusunda sıkıntı yaşamalarından hareketle, giysilerinin renklerini, modellerini, türlerini ayırt edebilecekleri tasarımlar ortaya koymak bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Braille alfabesindeki harf, sayı ve noktalama işaretlerini oluşturan noktalar giysilerin görünebilecek yerlerine işlenerek bireyin giysilerinin özellikleri hakkındaki bilgilere sahip olmasıyla engelli bireylerin sosyal yaşama uyum sürecini kolaylaştırması bakımından araştırma önem arz etmektedir.

 

2017 MÜZELER VE ENGELLİ ZİYARETÇİLERE YÖNELİK EĞİTİM PROJELERİ Nuri Özer ERBAY, (2017), Milli Eğitim Dergisi, Cilt 46, Sayı 214, 2017, 345 - 358

Öz: Ülkemizde 2000 yılından sonra ‘’Engelsiz Müzeler’’ sloganı ile çok sayıda kurum ve kişinin ortaklaşa düzenledikleri sosyal sorumluluk projeleri artmıştır. Artan projeler ile müzeler engelliler için kolay erişilebilir mekanlara dönüşmüştür. Özellikle il özel idareleri, kamu kuruluşları, valilikler, belediyeler, üniversiteler, müzeler, ticari şirketler ve kişiler farklı alanlarda engellilere yönelik projelere imza atmaktadırlar. Bu farklı projeler, müzelerin engelliler tarafından kullanımını, ulaşılabilirliğini artırmaktadır. Toplumsal yapıda da engelli projelerine yönelik işbirliklerinin geliştirilmesi, toplumsal hak olduğu anlayışı ile gelişmektedir. Engelli ziyaretçilere yönelik eğitim ve öğretim alanında geliştirilen projelerin desteklenmesi ile engelsiz, ulaşılabilir müzeler hedeflenmektedir. Müzelerde her geçen gün engelli ziyaretçilere yönelik eğitim projelerinin sayıları ve çeşitleri de değişerek artmaktadır. Gelecekte engellilere yönelik müze projeleri farklı boyutta özel eğitim çalışmalarını içerecek şekilde daha da gelişecektir.

 

2017 KAMUSAL DIŞ MEKÂNLARDA ENGELLİLER İÇİN TASARIM: ANKARA, SEĞMENLER PARKI ÖRNEĞİ Nazan Kuter , Mihriye Çakmak, (2017), Anadolu Orman Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 2, 2017, 93 - 110

Öz: Tarihin farklı dönemlerinde farklı sosyo-kültürel ve ekonomik işlevleri üstlenen kentler, işlevsel değişime uygun olarak her dönemin yaşam tarzı ve özelliklerini yansıtmakta ve dinamik bir nitelik taşımaktadır. Kent yaşamı içerisinde yer alan ve kamusal dış mekânlar olarak da adlandırılan açık ve yeşil alanlar ise kent dokusu içinde yapılar ile sınırlanmış, tüm toplumun yararlanmasına olanak tanıyan mekânlardır. Kamusal dış mekânların sürdürülebilir kullanımı, mekânların kalitesi ve güvenliğinin yanı sıra erişilebilir ve tüm bireyler için eşit kullanım olanaklarına sahip olması ile mümkün olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Ankara Seğmenler Parkı’nın engelli bireyler için ulaşılabilirliğinin araştırılmasıdır. Araştırma kapsamında; ulusal standartlar irdelenmiş, park girişleri, rampalar, merdivenler, kent mobilyaları (oturma birimleri, çöp kutuları, aydınlatma elamanları), çocuk oyun alanı ve fitness alanı ile yaya yollarının ölçümleri yapılmış ve engelli bireyler açısından uygunluğu incelenmiştir. Özellikle standartların göz ardı edildiği mekânlarda kullanım sorunları saptanmış, uygun olmayan kullanımlar için çeşitli çözüm önerileri geliştirilmiş ve üç boyutlu çizimlerle desteklenmiştir. 

 

2017 İÇ MEKÂN DÜZENLEMESİNDE ENGELLİLERE YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Ali MÜLAYİM , (2017), Kırklareli Üniversitesi Mühendislik ve Fen Bilimleri Dergisi, Cilt 3, Sayı 1, 2017, 68 – 94

Öz: Bu makalenin amacı ortopedik (fiziksel) engellilerin mekân içinde yaşadıkları problemlere çözüm önerileri sunmaktır. Bireylerin yapabileceği eylemler engel durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Bu eylemlere göre geliştirilebilecek çözüm önerileri ve engellilere uygun donatı tasarımları ile engelli bireylerin herhangi bir yardıma ihtiyaç duymadan mekan içinde yaşamlarını sürdürebilmeleri sağlanabilir. Ayrıca önerilen düzenlemeleri yapmak, yasal zorunluluktan ziyade, engelli bireylerin yaşam konforunu dolayısıyla yaşam kalitesini arttırabilmek için gereklidir. Bu çalışmada özellikle tekerlekli sandalye kullanan engellilerin için iç mekan düzenlemesine dair öneriler ve görseller sunulacaktır.

 

2017 Görme Engelli ve Az Gören Bireyler için Geliştirilen Donanım ve Yazılımlar Mustafa Tevfik HEBEBCİ , (2017), Bilim Eğitim Sanat ve Teknoloji Dergisi, Cilt 1, Sayı 2, 2017, 51 – 62

Öz: Yakın bir zamanda hayatımıza giren bilgisayarlar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Yaşamı daha kolay hale getirme amacı ile geliştirilen bu teknolojilerin herkes için eşit koşullarda erişilebilir ve kullanılabilir olması gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 39 milyonu görme engelli olmak üzere toplam 285 milyon görme kusuruna sahip birey bulunmaktadır. Türkiye’de ise yapılan çalışmalar gelişmiş bir kayıt sisteminin olmaması yüzünden farklılık göstermekle birlikte en güncel çalışmalardan biri olan Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji Laboratuvarı 2011 verilerine göre 400.000’dir. Bu bireylerin bağımsız bir şekilde yaşamını sürdürme ve kolay bir şekilde bilgiye erişmeleri için çeşitli özel donanımlar ve yazılımlar üretilmektedir. Görme engelli bireyler bu donanım ve yazılımlar sayesinde herkes gibi günlük yaşamlarını sürdürebilmekte ve toplumdaki yerini alabilmektedir. Bu çalışmada görme engelli ya da az gören bireylerin Türkiye’de ve dünyadaki durumları ve bu bireylere yönelik geliştirilen donanım ve yazılımlar ile ilgili bilgi verilmiştir. Bu çalışmalara ek olarak web sayfalarında erişilebilirlik, evrensel tasarım ve görme engelli bireylerin sayısı ve durumları da incelenmiştir.

 

2017 HAVALİMANLARININ GÖRME VE BEDENSEL ENGELLİLERİN ERİŞEBİLİRLİĞİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ: İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI ÖRNEĞİ Dila EVLİYAOĞLU, Elçin TEZEL , (2017), Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi, Cilt 5, Sayı 0, 2017, 95 - 108

Öz: Engelli bireylerin yaşamlarının her alanında karşılaştıkları engeller, ulaşım alanlarında da mevcuttur. Ulaşım alanlarında karşılaştıkları mekansal problemlerin yanı sıra, ulaşım araçlarına zamanında yetişme konusundaki zorunluluk, sorunlarının daha da büyümesine neden olabilmekte, zamanla yarıştıkları bir çevre mücadelesine dönüşmektedir. Havayolları, mesafeleri daha hızlı kat etmesi ve diğer ulaşım yollarına göre daha güvenli olması sebebi ile sık tercih edilen ulaşım seçeneklerindendir. Engelsiz Havalimanı Sertifikası bulunan İstanbul Atatürk Havalimanı’nın engelli bireylere verilen engelli hizmetleri ve erişilebilirlik, alanda hizmet verenlerin tecrübeleri ve engelli deneyimlerini içeren üç aşamalı bir çalışma ile incelenmiştir. İlk olarak mekanların belirlenen yolcu güzergahlarında fotoğraflanması ve boyutsal ölçümler yapılması ile yerinde incelemeler gerçekleştirilmiş; engellilerin havalimanına girişlerinden, uçağa biniş, uçaktan çıkış kapılarına erişinceye kadar olan erişimleri, engelliler için ön görülen uluslararası standartlar açısından incelenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında havalimanında hizmet veren yetkililer ile yüz yüze görüşmeler yapılmış, engellilere yönelik verilen hizmetler hakkında bilgi toplanmıştır. Araştırmanın son bölümünde ise engelli bireylerin deneyim ve görüşleri üzerine bir anket çalışması yapılmıştır. Araştırma sonucunda, engelli kullanıcılar içinde havalimanında kendilerine sunulan hizmetleri, hizmetlerin havalimanı içerisindeki konumlarını bilmeyen bir grubun olduğu, bu nedenle havalimanı engelli hizmetlerini kullanmadıkları gözlenmiştir. Engelliler için erişilebilirliğin mekanda bütüncül bir yaklaşımı gerektirdiği, kullanıcı deneyimlerinin ve geri bildirimlerin havalimanlarındaki erişilebilirliğin geliştirilmesinde önemli bir kaynak olduğu gözlemlenmiştir.

 

2017 KENT PARKLARININ ERİŞİLEBİLİRLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA: VAN DİLEK DOĞAN KENT PARKI ÖRNEĞİ Fatma Demet AYKAL , Aysel YILMAZ, Selda ÇELİK, (2017), Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi, Cilt 5, Sayı 0, 2017, 29 - 40

Öz: Engelli olarak tanımlanan bireyleri, toplumun ayrı bir kesimi olarak nitelemek doğru bir yaklaşım değildir. Onları toplumla bütünleşmiş bir parça olarak algılamak gerekmektedir. Dolayısıyla yaşanılan mekânlarda bu bütünleşmeyi gerçekleştirebilmek için fiziksel çevrede ulaşılabilirlik sağlanmalıdır. Bu nedenle, engelli bireylerin diğer tüm bireylerle aynı şekilde engelsiz bir yaşam sürebilmeleri için bütün mekânların onlar için de ulaşılabilir biçimde planlanması, tasarlanması ve uygulanması gerekmektedir. Ülkemizde yapılan gözlemler, fiziksel çevrenin engellilerin rahatça dolaşımını ve kullanımını zorlaştıran, hatta sakatlanmalarına neden olabilecek mimari engellerle dolu olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında “ Yerel Yönetimler İçin Ulaşılabilirlik Temel Bilgiler Teknik El Kitabı” ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından hazırlanan (TS 12576) Şehir içi Yollar - Engelli ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde, Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemler ve işaretlemelerin Tasarım Kuralları”, göz önünde tutulmuştur. Bu verilere bağlı olarak Van il merkezinde bulunan Dilek Doğan Parkı engelli ve yaşlı bireylerin ulaşılabilirliği açısından değerlendirilmiştir. İlgili yerel yönetimlerle görüşülerek çalışma alanına ait pafta, veri ve projeler elde edilmiştir. Dilek Doğan Kent Parkı içinde bulunan ve farklı engel türlerine sahip bireylerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek tasarım öğelerinin ölçü ve konumları (girişler, kaldırımlar, yaya yolları, otoparklar, merdivenler, donatı elemanları, kaplamalar vb.) yerinde ölçüm yolu ile belirlenmiştir. Bu unsurların çizimleri yapılmış fotoğrafları çekilmiş ve mevcut fiziksel özellikleri tespit edilmiştir. Alan çalışmalarında tespit edilen verilerle standartların karşılaştırılması sonucu, bir uygunluk analizi yapılmıştır. Uygun olan kullanımlar belirlenmiş, olmayanlar için ise öneriler oluşturulmuştur.

 

2017 MÜZELERDE DEZAVANTAJLI GRUPLARA YÖNELİK EĞİTİMLER Nuri Özer ERBAY, (2017), Milli Eğitim Dergisi, Cilt 46, Sayı 214, 2017, 289 - 302

Öz: Günümüzde müzeler; toplumla iletişim kurmada, çağdaş eğitim yöntemlerinin sağladığı imkanlardan yararlanmaktadır. Müzeler bilimsel aktarım ve toplumu bilgilendirme görevini ziyaretçiler üzerinden sürdürmektedir. Bu çalışma; müzelerde eğitim çalışmalarının planlanmasında bu dezavantajlı gurupların ihtiyaçları da, özellikle dikkate alınmasına yönelik çalışmaların artırılması amacı ile hazırlanmıştır. Müzeler toplumsal sorumluluk açısından her türlü ziyaretçiye eşit fırsat sunmalıdır. Görme engelliler, işitme engelliler, zihinsel engelliler, belli yaşın üzerinde yaş almışlar, hareket eksiklikleri olan fiziksel engelli ziyaretçiler, küçük yaş gurubundaki çocuk ziyaretçiler, hamileler, dil sorunu olanlar, göçmenler bu dezavantajlı grupta yer alırlar. Bugün müzeler sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında; dezavantajlı ziyaretçi grupları da müzelere aktif olarak çekme çalışmalarını sürdürmektedirler. Bu gurupların müze eğitim çalışmalarına, düzenlenen etkinliklere katılmaları, müze yönetim politikaları arasında öncelikle yer almalıdır. Özel olarak korunması gereken bu gruplardaki kişiler, devlet sorumluluğunda toplumsal korumaya ihtiyaç duyan gruplardır. Ülkemizde müzeyi erişilebilir ve kullanılabilir kılmak amacı ile dezavantajlı ziyaretçilere yönelik eğitim etkinlikleri giderek çeşitlenerek artmaktadır. Son yıllarda müzeler özellikle dezavantajlı ziyaretçilere yönelik çeşitli deneyimleri yaşayabilecekleri eğitimi, öğretimi ve eğlenceyi birleştiren uygulamaları hayata geçirmişlerdir. Bu dezavantajlı ziyaretçilerin müzede diğer ziyaretçiler ile birlikte aktif olarak etkinliklere katılmaları, sosyal etkileşimde bulunmaları, interaktif müze eğitimi açısından da önem kazanmıştır.

 

2017 YAVAŞLAYAN KENTLER VE YAŞLILAR Gönül İçli , (2017), Yaşlı Sorunları Araştırma Dergisi, Cilt 10, Sayı 2, 2017, 67 - 75

Öz: Yaşlıların ve diğer dezavantajlı grupların sürekli bir değişim içinde olan kent dinamiğine uyum sağlamaları  sosyal, ekonomik psikolojik birçok soruna yol açmaktadır1999 yılında kurulan Cittaslow hareketi küreselleşmenin olumsuzluklarından kentlerin yerel kimliğini ve dokusunu korumayı, kent sakinlerinin ve ziyaretçilerin yaşam kalitesini geliştirmeyi hedefleyen, küresel ve yerel arasında insan ilişkilerini ve çevreye duyarlılığı önemseyen bir harekettir. Kentlerin yaşlıların hareketlerini, yaşamlarını kolaylaştıracak biçimde düzenlenmesi,  aynı zamanda yaşlı bireylerin yanı sıra çocuk, engelli gibi  tüm kent sakinlerine uygun biçimde düzenlemelerin yapılması anlamına gelmektedir. Modern kent yaşamına alternatif olarak ortaya çıkan sakin kentleşme (Cittasow) hareketi doğaya, çevreye ve insana saygılı planlamasıyla gelişmeyi farklı bir biçimde ele alan bir bakış açısıdır.  Çalışmada kentsel çevrenin yavaşlayan kentler/sakin kentler (Cittaslow) biçiminde düzenlenmesinin kentsel yaşam kalitesini arttırmaya yönelik yarattığı farklılıklar üzerinde durulmaktadır.

 

2017 Görme Engelli Bireyler için Mobil Uyarı Ve Yönlendirme Sisteminin Geliştirilmesi Erman ÜNAL Hüseyin YÜCE , (2017), Marmara Fen Bilimleri Dergisi, Cilt 29, Sayı 3, 2017, 102 – 110

Öz: Görme engelli bireyler, gündelik yaşamlarında birçok problemle karşılaşmaktadırlar. Özellikle büyük şehirlerde olmak üzere belediyeler ve özel şirketler tarafından yapılan alt yapı çalışmaları görme engelli bireylerin hayatlarını zaman zaman olumsuz yönde etkilemektedir. Bu çalışmada; gündelik hayatı büyük ölçüde kolaylaştırması sebebiyle gittikçe yaygınlaşan Android işletim sistemine sahip mobil cihazların GPS özelliği kullanılarak mevcut konumu algılanıp, internet üzerinden web servisler vasıtasıyla alt yapı ve inşaat çalışmalarının yapıldığı işaretli koordinatlar alınmaktadır. Cihazın bu koordinatlara olan uzaklığına göre görme engelli bireyleri uyaran bir mobil program geliştirilmesi amaçlanmıştır.

 

2017 Bedensel Engelli Bireylerin Erişilebilir Turizmi Değerlendirmesi Üzerine Bir Araştırma Anıl EVCİ, Candan KUŞ ŞAHİN , (2017), Nevşehir Bilim ve Teknoloji Dergisi, Cilt 6, Sayı 2, 2017, 681 - 689

Öz : Yaşamlarını geçici ya da kalıcı herhangi bir tür engellilik ile sürdürmek zorunda kalan insanlara hizmet sunmayı hedefleyen erişilebilir turizm, engellileri toplumdan dışlamayı değil, topluma katmayı öngörmektedir. Erişilebilir turizm; tüm insanların kısıtlı fiziksel hareket kabiliyetine sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın, sürdürülebilir hizmet sunma ve beklentilerin karşılanması çabasıdır. Turizm sektöründe engelli bireylerin, ihtiyaç ve beklentilerinin anlaşılması, ulaşım, tesis ve hizmet sunumu imkânlarının oluşturulması, engellilerin turizm faaliyetlerine katılımlarını artırabilmektedir. Bu çalışmada; engellilerin, Göreme Açık Hava Müzesi’ndeki engelli erişilebilirliği ile ilgili genel değerlendirilme yapmaları hedeflenmiştir. Bu bağlamda, ilgili kamu ve sivil toplum kuruluşları yöneticileri ile görüşülerek engellilerin beklentilerine ilişkin görüşlere ulaşma konusunda bilgiler edinilmiştir. Çalışmanın sonunda, engelli bireylerin turizm faaliyetine katılmasına engel olan koşullar tespit edilerek çözüm önerileri sunulmuştur.

 

2017 ENGELLİ TURİZMİNİN PESTEL ANALİZİ KAPSAMINDA İNCELENMESİ Salih TELLİOĞLU, Mahmut TEKİN, (2017), Çatalhöyük Uluslararası Turizm ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, Sayı 2, 2017, 129 - 144

Öz: Turizm endüstrisi için özel bir pazar olarak nitelendirilen engelli turizmi, turistik ülkelere sağladığı ekonomik katkıların yanı sıra sosyal yönü ile de güçlü bir turizm türüdür. Engelli bireylerin toplumun diğer bireyleri gibi turizm faaliyetine katılması onların toplum ile iç içe yaşamalarını sağlamakta, sosyal dışlanmışlıklarını azaltmakta ve toplumsal huzurun oluşmasına da imkân tanımaktadır. Hem turist alan ülkeler hem de turist gönderen ülkeler açısından değerli olan bu turizm türü içinde bulunduğu sektörün yapısı itibariyle de sürekli değişen dış çevre koşullarından önemli ölçüde etkilenmektedir. Bu çalışmada engellilik ve engelli turizminin yanı sıra PESTEL Analizi kapsamında; politik, ekonomik, sosyolojik, teknolojik, çevresel ve yasal faktörler gibi dış çevre faktörlerinin turizme ve engelli turizmine olan etkileri literatür olarak incelenmiştir.

 

2017 Engelli Ziyaretçilerin Korunan Alanlara Erişiminin Desteklenmesi; Küre Dağları Milli Parkı Örneği Nihan YENİLMEZ ARPA , (2017), İnönü Üniversitesi Sanat ve Tasarım Dergisi, Cilt 7, Sayı 15, 2017, 61 – 81

 

2017 GÖRME ENGELLİ KİŞİLER İÇİN KONUT TASARIMINDA ULAŞILABİLİRLİK Betül BİLGE, (2017), International E-Journal of Advances in Social Sciences, Cilt 3, Sayı 7, 2017, 152 - 166

 

2017 Kamu ve Özel Sektörde Hizmet Veren Kurum ve Kuruluş Binalarının Engelli Bireylere Uygunluğunun İncelenmesi (Elazığ İl Örneği)Hediye YILDIRIM, (2017), Birey ve Toplum Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 6, Sayı 2, 2016, 179 - 203

Öz: Belediye yönetiminde olan yerlerin engelliler kullanımı için standartlara uygun olarak hazırlama süresinin 01.07.2015 tarihinde biteceğini biliyoruz.

Bu nedenle, bu çalışma Elazığ İl merkezinde bulunan kamu ve özel sektörde hizmet veren kurum ve kuruluş binalarının engelli bireylere uygunluğu amacıyla yapılmış olup Elazığ İl merkezinde bulunan 300 tane Kamu ve Özel sektöre ait bina incelemeyi amaçlamaktadır.

Araştırmacı tarafından 28 soru içeren Bina Gözlem Formu geliştirildi. Araştırmacı Elazığ il merkezinde bulunan 184 kamu binası, 17 kamu ek binası ve 84 özel sektöre bağlı ana bina ve 15 özel sektöre bağlı ek bina toplam 300 binada engellilere uygunluğuna bakıldı. Veriler kategorik değişkenler için (n) ve yüzde (%) olarak gösterildi.

Araştırma sonuçlarına göre, kamu ve özel binaların giriş merdivenlerinin % 62,3’ü standartlara uygun, binaların %65’inin içerisindeki zeminler  kaymayan malzemeden yapılmış olduğu belirlenmiştir. Kapı eşiklerinin engellilerin rahat geçişine uygun olma durumu tüm binaların %79,3 dür.

Kamu ve özel binaların girişinde engelliler için yapılan rampaların % 59,5’i, bina giriş kapılarının % 71,7’si engellilerin kullanımına uygun olmadığı, binalarda bulunan asansörlerin% 90,7’i engellilere uygun olmadığı, binaların % 93,3’ünde engelli danışma merkezinin bulunmadığı, binaların % 82’inde tuvalet ve lavaboları engellilere uygun olmadığı, bina içinde bulunan odaların % 95’nin dizaynı engellilere uygun olmadığı, elektrik düğmeleri, prizler ve cihazların % 96,7’sinin standartlara uygun olmadığı, binaların % 97,3’ü acil durum çıkışlarının engelliler için uygun olmadığı tespit edilmiştir.

Elazığ ilinde bulunan kamu ve özel binaların engelliler için çok büyük eksikliğinin olduğu tespit edilmiştir. Binalarda sonradan engelliler için yapılan birçok düzeltmelerinde standartlara uygun olmadığı tespit edilmiştir.

 

2017 TÜRKİYE’ DE KENTSEL ALANLAR VE EVRENSEL TASARIM İLKELERİ İLİŞKİSİ: SAKARYA ÇARK CADDESİ ÖRNEĞİ Sena ŞAHİN , (2017), İleri Teknoloji Bilimleri Dergisi, Cilt 6, Sayı 3, 2017, 219 - 229

Öz: Kentsel alanlar, o kentte yaşayan bireylerin ortak kullanım alanlarıdır. Sirkülâsyonun yoğun olduğu bu kullanım alanlarını kentin bütün bireyleri gündelik yaşantılarında sürekli olarak farklı sebeplerden de olsa kullanmaktadırlar. Bu sebepten kentsel alanlar bireylerin sosyalleşmesine de katkı sağlamaktadır.: Tüm bireyler yaşama başladığı ilk andan itibaren eşit haklara sahiptir ve hiçbir bireyin ortak kullanım alanlarında farklı standartlara maruz kalması söz konusu olmamalıdır. Bu unsurlar göz önüne alınarak kentsel yaşam alanlarında yapılan tasarımların her bireye eşit haklar sağlaması gerekmektedir. Kentsel yaşam alanlarında her bireyi düşünen, onlara eşit kullanım hakları sunan evrensel tasarım ilkeleri göz önüne alınarak tasarım yapılmalıdır. Evrensel tasarım; tüm insanların eşit şartlarda kullanabileceği tasarımlar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Evrensel tasarım her şartta herkes için eşit tasarım bilincini benimsemektedir ve bu bilinci yaygınlaştırmayı hedeflemektedir.   Bu araştırmada; kentsel alanlarda evrensel tasarım çeşitli yönleri ile ele alınmıştır. Kentsel alanlardaki tasarım sorunları ve özellikle de engellilerin karşılaştığı sorunlar incelenmiş; bu sorunlara evrensel tasarım kriterleri ile çözüm sunmak amaçlanmıştır. Öncelikle araştırmanın temelindeki terimlere ait bilgiler verilmiş ve evrensel tasarıma uygun teknik standartlar belirtilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda Sakarya’nın en büyük ve yoğun olarak kullanılan kentsel alanı “Çark Caddesi ” analiz edilmiş, elde edilen bulgular sonucunda evrensel tasarım kriterlerine uygun öneriler sunulmuştur.

 

2017 GRAFİK TASARIMDA DOKUNMA DUYUSU VE ERİŞİLEBİLİR TASARIM ANLAYIŞI Pelin HAYTA, (2017), Uluslararası Disiplinlerarası ve Kültürlerarası Sanat, Cilt 3, Sayı 3, 2017, 0 - 0

Öz: Genel anlamda görme duyusu üzerine kurgulanmış olan grafik tasarımın amacı, verilmek istenen mesajın iki boyutlu veya üç boyutlu olarak algılanmasını sağlamaktır. Tarihsel süreç içerisinde grafik tasarımın amacı mesajı iletmenin yanı sıra özgün, estetik, sürdürülebilir ve evrensel tasarım anlayışıyla iletişim sağlayan bir dil olarak gelişmek olmuştur. Tasarımın dil olma niteliği ile daha geniş kitlelere hitap edecek şekilde oluşturulması grafik tasarımın hayatın içerisinde daha fazla varlık gösterebilmesini sağlamaktadır. Böylelikle görme duyusunu belirli oranda yitirmiş veya görme duyusu olmayan bireylerin mesajı algılaması ve tasarımı okuyabilmesi sağlanarak tasarım geniş kitlelerce erişilebilir hale gelmektedir. Bu bağlamda; görme duyusu dışında dokunma duyusunun aktif edilmesi ve tasarımda dokunma duyusunu tetikleyen tasarım öğelerine yer verilmesi mesajın akılda kalıcılığı ve hedef kitlesinin genişletilmesinde önemli bir etken olmaktadır. Tasarımda dokunma duyusunun aktif edilmesi Braille alfabesinin, dokunsal diyagramların ve dokunma duyusunu tetikleyen kabartma şekil, logo gibi ifadelerin kullanılmasıyla gerçekleşmektedir. Bu anlayışa hâkim tasarımlar, görebilen bireylerin dokunma duyusuyla birlikte tasarımı okumasıyla zihinlerinde mesajın kalıcılığını sağlarken, görme engelli bireyler için tasarımı okuyabilme ve mesajı algılayabilmeyi sağlamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı; grafik tasarımda dokunma duyusunun aktif edilmesini sağlayan tasarım öğelerini erişilebilir tasarım anlayışı kapsamında anlatmak, yapılan dokunsal grafik tasarım örneklerini incelemek ve çözümlemek ve de grafik tasarım alanında erişilebilir tasarım anlayışını irdelemektir. Çalışma kapsamında grafik tasarımcıların görüşleri ve tasarım kuramları da dikkate alınarak tasarım örnekleri çözümlenmiştir.

 

2018 Engelli Bireyler İçin Kentsel Dış Mekanlara Erişilebilirliğin İncelenmesi: Tekirdağ Örneği Elif AYGÜN , Aslı KORKUT, Tuğba KİPER , (2018), Artium, Cilt 6, Sayı 2, 2018, 20 - 32

Öz: Bu çalışma; “kentte yaşayan tüm bireylerin sağlıklı, güvenli ve mutlu bir şekilde yaşam sürmeleri için  herkes için erişilebilir, kullanılabilir ve  paylaşılabilir  bir planlama-tasarım anlayışı  benimsenmelidir” hipotezi üzerine kurgulanmıştır. Bu amaçla, kentsel dış mekanlar ile kentsel donatıların engelli bireylere (duyusal ve fiziksel) yönelik dış mekan standartlarına uygunlukları araştırılmıştır. Çalışmada; gözlem ve konu ile ilgili literatürlere dayalı olarak yapılan araştırmalarla kentsel mekanlar, herkes için erişilebilir, kullanılabilir ve paylaşılabilir olması için nasıl kurgulanmalıdır, hangi özelliklerle donatılmalıdır sorusuna yanıt aranmıştır. Bu kapsamda, Tekirdağ Süleymanpaşa İlçesi örneğinde, bazı mahallelerde en yoğun olarak kullanılan cadde ve sokaklardaki; taban elemanları (rampalar, merdivenler, yaya yollar), açık otopark alanları, donatı elemanları (oturma birimleri, aydınlatma elemanları, çöp kutuları, telefon kulübeleri, çeşmeler) ve kamu bina girişleri dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgular, engelli kullanıcıların dış mekanları ne derece rahat kullanabildiklerini ve yaşadıkları sorunların neler olduğunu ortaya koymuştur.

Bu amaçla, kentsel dış mekanlar ile kentsel donatıların engelli bireylere (duyusal ve fiziksel) yönelik dış mekan standartlarına  uygunlukları araştırılmıştır. Çalışmada; gözlem ve konu ile ilgili literatürlere dayalı olarak yapılan araştırmalarla ”kentsel mekanlar, herkes için erişilebilir, kullanılabilir ve  paylaşılabilir  olması için  nasıl kurgulanmalıdır, hangi özelliklerle donatılmalıdır?” sorusuna yanıt aranmıştır. Bu kapsamda, Tekirdağ Süleymanpaşa İlçesi örneğinde, bazı mahallelerde en yoğun olarak kullanılan cadde ve sokaklardaki;  taban elemanları (rampalar, merdivenler, yaya yolları), açık otopark alanları, donatı elemanları (oturma birimleri, aydınlatma elemanları, çöp kutuları, telefon kulübeleri, çeşmeler) ve kamu bina girişleri dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgular, engelli kullanıcıların dış mekanları ne derece rahat kullanabildiklerini ve yaşadıkları sorunların neler olduğunu ortaya koymuştur.

 

2018 TÜRKİYE’DEKİ TOP 50 FORTUNE FİRMALARININ KURUMSAL WEBSİTELERİNDE ENGELLİ İÇERİĞİ Murat NAZLI, Eda Evla MUTLU, (2018), Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi, Cilt 14, Sayı 1, 2018, 163 - 186

Öz: As a result of worldwide increased awareness in disability, organizations in Turkey are also assumed to reconsider their values, norms and behaviors accordingly. Considering the intention of maintaining legitimacy in especially high revenue firms, this study aims to reveal similarities and differences about disability disclosure of top 50 Fortune firms’ websites in Turkey. Website contents are analyzed via content analysis. Results indicate that firms give emphasis on ‘physical conditions in facilities’, ‘education of people with disabilities and employees’, ‘products’, ‘requirements to get services’ and ‘donations’. In some industries firms share similar contents though differences are more than similarities in overall. Firms’ poor application of disability employment related legislations are also discussed in results. Accordingly this study reveals current understanding while emphasizing potential improvements

 

2018 Engelsiz Kent: Görme Engelli Bireylerin Kentlerde Yaşadıkları ProblemlerH. İrem ÖZTEKE KOZAN Hasan BOZGEYİKLİ Şahin KESİCİ , (2018), İDEALKENT, Cilt 9, Sayı 23, 2018, 216 – 235

Öz : Bu araştırmanın amacı, kentlerde yaşayan görme engelli bireylerin çevresel anlamda yaşadıkları problemlerin ortaya konulmasıdır. Bu amaçla, kentlerde çeşitli alanlarda problemler yaşayan görme engelli bireyler bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmaya çeşitli düzeylerde görme engeli bulunan toplam on dört birey katılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunun oluşturulmasında kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında önceden hazırlanan geçerliği ve güvenirliği sağlanan yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma temalarının belirlenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmış ve beş tema oluşturulmuştur. Bu temalar, toplu ulaşım, park ve spor alanları, ortak kullanım alanları, resmi daireler ve hastaneler şeklinde oluşturulmuştur. Her temaya ait kategoriler ise içerik analizi yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, görme engelli bireylerin toplu ulaşımda en çok yaşadıkları problemler otobüslerde ve duraklardaki sesli sistemin olmamasıdır. Görme engelli bireylerin park ve spor alanlarında en çok yaşadıkları problemler sarı çizgiler, rampa ve tümsekler ile güvenliktir. Görme engelli bireylerin ortak kullanım alanlarında en sık yaşadıkları problemler temizlik problemi iken resmi dairelerde sesli ATM ve imza konusunda sıkıntı çekmektedirler. Hastanelerde ise bağımsız hareket, binaların fiziksel imkanları, kalabalık ve diğer insanların tutumları konusunda sıklıkla problem yaşarken, en çok hastanelerde kendilerine görevli yardımı almak istemektedirler. Elde edilen sonuçlar ilgili alan yazın doğrultusunda tartışılmış ve önerilere yer verilmiştir.

 

2018 Müşteri Odaklı Pazarlama Kapsamında Engelli Turizmine Yönelik Teorik Bir İnceleme Funda CENGİZ Emre Ozan AKSÖZ , (2018), Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, 2018, 126 - 138

Öz: Çalışmanın amacı, engelli turizm pazarını, sahip oldukları özellikler, istekler ve beklentiler doğrultusunda, müşteri odaklı pazarlama karması unsurları açısından incelemektir. Bu amaç doğrultusunda engelli bireylerin turizm ile olan ilişkilerinin daha iyi anlaşılması ve daha isabetli pazarlama çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada öncelikle engelli bireylerin turizm ile olan ilişkileri ve pazarlama karması kavramı incelenmiş ardından konuya ilişkin akademik çalışmalar ışığında bu pazar grubu, müşteri odaklı pazarlama karması unsurlarının her biri için ayrı ayrı değerlendirilmiştir.

 

2018 GÖRME ENGELLİ BİREYLERİN YABANCI DİL KELİME BİLGİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ: TASARIM TABANLI ARAŞTIRMA YAKLAŞIMI Abdülmenaf GÜL Tuğba KAMALI ARSLANTAŞ , Nehir YASAN, Cemil YURDAGÜL, Zahide YILDIRIM , (2018), Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 18, Sayı 4, 2018, 2071 - 2090

Öz: Bu araştırmanın amacı görme engelli bireylerin İngilizce kelimelerin doğru yazılışını öğrenmeleri için erişilebilir web ve mobil öğrenme ortamının geliştirilmesi ve bu ortamların görme engelliler için etkililiğinin araştırılmasıdır. Çalışmada tasarım tabanlı araştırma yaklaşımı kullanılmış ve üç döngü uygulanmıştır. İlk iki döngüde web sitesinin gelişim süreci tamamlanmış ve üçüncü döngüde mobil uygulama geliştirilmiştir. Çalışmaya uygun örnekleme yöntemiyle seçilmiş 11 yetişkin görme engelli katılmıştır. Veriler demografik bilgi formu, sesli düşünme protokolleri ve gözlem formları aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular, ortamların pratik ve erişilebilir olduğunu, erişilebilirlik problemi olmayan bir ortamda görme engellilerin öğrenmeye yönelik motivasyonlarının yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Görme engellilere yönelik geliştirilen tasarımlar görsel hiçbir unsur içermemeli, içerik mimarisi hedef kitleye yönelik olmalı ve kullanıcılar site içerisinde gitmek istedikleri yere kolay ulaşabilmelidirler.

 

2018 EŞİTLİKÇİ TASARIMIN KENT MERKEZLERİNDEKİ KAMUSAL ALANLARA YANSIMASINDAKİ TEMEL ESASLAR Nurşen YILMAZ, Erdal Onur DİKTAŞ , (2018), Toplum ve Sosyal Hizmet, Cilt 29, Sayı 1, 2018, 132 - 152

Öz: Çalışmada genel hatlarıyla engellilerin toplum yaşantısına ve toplumsal alanlara katılımı için gerekli görülen evrensel standartlara ve fiziksel düzenlemelere yer verilmiştir. Belirtilen kaynaklar dâhilinde konu ele alındığında, fiziki düzenlemelerin genelden özele bir yaklaşımla ele alındığı ve engelli-engelsiz her kesime yönelik uygun standartların düşünüldüğü ve ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu düzenlemelere, standartlara ve yapılan uygulamalara bakıldığı zaman günümüz koşullarında hâlihazırda erişim güçlükleri yaşanan, kısıtlayıcı ve sağlıksız kentler görmekteyiz. Uygulamaların denetlenmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması her ne kadar yasal hükümlere dayansa da bu hukuksal dayanaklar toplum bilinciyle örtüşmemekte ve kent yaşamında olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Sunulan metnin muhteviyatı; sosyal bilinç düzeyinin fiziksel çalışmalarla ne denli kesiştiği, yasal dayanakların tüm bu fiziki-sosyal temel esaslarla ve olumsuz koşullara yönelik önerilerle bütüncül olarak değerlendirilmesi konularını ele almaktadır.

 

2018 Hatay’da Bulunan Sarı Şeritli Kaldırımların Görme Engelliler Tarafından Kullanılabilirliği İrem HÜZMELİ , Esra DOĞRU HÜZMELİ, Nihan KATAYIFCI Özden GÖKÇEK , Bircan YÜCEKAYA, (2018), Uluslararası İnsan Çalışmaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 2, 2018, 383 - 393

Öz: The most important problem experinced by visually impaired individuals is inadequacy of opportunities and inequality of opportunities with other people. The yellow striped pavement was made to help distance-place-direction sense while walking, to meet the needs of constant self-awareness to remove a possible accident situation has a very important place for the visually impaired. Our aim is to investigate the usability of yellow striped pavements applied to the sides of the road by visually impaired people in Hatay. A total of 25 visually impaired individuals, 8 women and 17 men, were included in the study. A self-reported questionnaire was applied.

 

2019 BİNA SİRKÜLASYON ALANLARINDA İÇ MEKÂN VE YAKIN ÇEVRESİ ERİŞİLEBİLİRLİK Sümeyye CORUH, Işık AYDEMİR, (2019), İstanbul Ticaret Üniversitesi Teknoloji ve Uygulamalı Bilimler Dergisi, Cilt 1, Sayı 2, 2019, 77 - 85

Öz: Bina içi ve yakın çevresi sirkülasyon alanlarının çözümü ve düzenlenmesi, tasarlanan mekanlara düzgün, doğru ve rasyonel bir ulaşım sistemi ile ulaşılması mimari tasarımın çok önemli bir kriterini, planlamanın ana şemasını ve kurgusunu oluşturur. Bina içi mekanlara ulaşım sistemi içinde yer alan bina içi ve yakın çevresindeki sirkülasyon alanları; bina giriş yolu, kapılar, merdiven ve asansörler, ortak tuvaletler, yer kaplamaları, ulaşım yolu kat yükseklikleri, otopark rampaları ve ulaşımı olmak üzere yedi ana başlıkta incelenebilir. Bu alanlar erişilebilir yani farklı özelliklere sahip kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlanmalı, anlaşılabilir, algılanabilir olmalı yaş ve yetenek gözetmeksizin özürlü veya sağlıklı herkes tarafından kullanılabilir bir biçimde tasarlanmaları gerekmektedir.

 

2019 Amasya Kent Merkezi Mustafa Kemal Paşa Caddesi Üzerinde Engellilerin Erişim Güçlükleri Lale GÜREMEN Okan Murat DEDE , (2019), Technological Applied Sciences, Cilt 14, Sayı 3, 2019, 80 - 97

Öz: Bu çalışmada, kentteki dezavantajlı gruplardan bedensel ve görme engellilerin kent merkezi özelinde kentsel mekânlara erişebilirliği, Amasya kenti örneği üzerinden tartışılmaktadır. Çalışma; Amasya kent merkezinin ana arteri olan Mustafa Kemal Paşa Caddesi bu caddeye bağlanan ara sokakların engelli kullanımı açısından değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın yöntemi; saha araştırmasında yürütülen yerinde gözlem, inceleme ve tespitlerle beraber fiziksel ve görme engellilerle yapılan anket uygulamasını kapsamaktadır. Anket sonuçları ve gözlem sonuçları karşılaştırılarak engelliler açısından olumsuzluk içeren mekânsal durumlar saptanmaya çalışılmıştır.

 

2019 Herkes İçin Mobil Öğrenme: Mobil Uygulamaların Evrensel Tasarım İlkelerine Göre İncelenmesi Selma Şenel , Hüseyin Şenel, Serpil Günaydın , (2019), Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, Cilt 20, Sayı 1, 2019, 73 - 92

Öz: Günümüzde, mobil öğrenme giderek yaygınlaşmaktadır. Bireyin yaşı, kültürü, engeli, deneyimleri ne olursa olsun mobil ortamlardan faydalanabilmektedirler. Kullanıcı kitlesindeki çeşitlilik nedeniyle mobil uygulamaların tüm bireylerin kullanabileceği şekilde tasarlanması önemlidir. Evrensel tasarım; her türlü ürün ve süreci daha kapsayıcı kılmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu araştırmada, mobil öğrenme süreçlerinde evrensel tasarımının önemine dikkat çekmek amaçlanmıştır. Bu çerçevede, öğrenme için evrensel tasarım ilkeleri temel alınarak, üç boyut ve 45 maddeden oluşan bir kontrol listesi geliştirilmiştir. Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan ve yabancı dil eğitimi sunan 26 mobil uygulama kontrol listesine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda uygulamaların, özellikle “içeriğin sunumu”nda yetersiz oldukları gözlenmiştir. Uygulamaların “kullanım ve etkileşim seçenekleri” ve “motivasyonu arttırma” boyutlarında ise orta yeterlikte oldukları gözlenmiştir. Sonuç olarak, dünya çapında kullanılan uygulamalarda dahi farklı özelliklerdeki bireylerin kullanımı açısından eksikliklerinin olduğu belirtilebilir. Bulgulardan yola çıkarak, mobil uygulamaların tasarımında evrensel tasarım ilkelerinde işaret edilen özel gereksinimli bireylerin de göz önünde bulundurulmasına gayret gösterilmesi önerilmektedir.

 

2019 Türkiye’deki Üniversite Web Sitelerinin Görme ve İşitme Engelli Kullanıcılar Açısından Erişilebilirliklerinin Değerlendirilmesi Halise ŞEREFOĞLU , Türkay HENKOĞLU, (2019), Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, Sayı 1, 2019, 111 - 122

Öz: Web teknolojilerinin günümüzde kurumsal hizmet ve bilgilerin sunumunda ve kurumlarının görünürlüğünü artırmada önemli bir paya sahip olduğunu söylemek mümkündür. Bu kapsamda; günlük hayatta bilgiye erişim de dâhil olmak üzere pek çok alanda kullanım oranı artan web sitelerinin erişilebilir olmaları bu siteler aracılığıyla bilgi ve hizmet sunulan alanlarda engelli bireylere fırsat eşitliği sağlamak adına önem taşımaktadır. Betimsel/tarama modelinde tasarlanan bu çalışma, kamu kurumları arasında önemli bir yere sahip üniversitelerin web sitelerinin erişilebilirlik özelliklerini görme ve işitme engelli kullanıcılara yönelik düzenlemeler açısından değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında; Türkiye’de 2017-2018 eğitim-öğretim yılında aktif olarak eğitim-öğretim faaliyetlerine devam eden 179 üniversitenin web sitelerinin erişilebilirlikleri araştırmanın amacı ve kapsamı doğrultusunda değerlendirilmiştir. Değerlendirme sürecinde ise; “Web İçeriği Erişilebilirlik Kılavuzu WCAG 2.0” temel alınarak araştırmacılar tarafından hazırlanan ve 20 maddeden oluşan kontrol listesi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları üniversite web sitelerinin genel itibariyle erişilebilirlik ilkeleri doğrultusunda tasarlanmadığını ortaya koymaktadır. Üniversite web sitelerinde karşılaşılan en temel erişilebilirlik problemlerinin; sitede sunulan metinsel öğeler için ekran okuyucusu desteğinin olmaması, ses ve video öğelerinin metinsel alternatiflerinin sunulmaması ve videolardaki sesli içeriğin işaret diline çevrilememesidir. Öte yandan; üniversite web sitelerinin birçoğunda arka plan ile metin öğeleri arasında uygun kontrastın sağlanması, içeriğin sunumunda renk körü kullanıcıların ayırt edebileceği renklerin kullanılması ve ses ve video öğelerinin kullanıcılar tarafından kontrol edilebilmesi erişilebilirlik adına olumlu özellikler olarak değerlendirilebilir. Bu çalışma kapsamında üniversite web sitelerinde erişilebilirliğe ilişkin mevcut durumun ortaya konulması ile birlikte erişilebilirlik konusunda farkındalığın artırılmasına ve üniversite web sitelerinin erişilebilirliklerinin iyileştirilmesine yönelik düzenlemelerin yapılmasına katkı sağlanacağı öngörülmektedir.

 

2019 Görme Engelliler için Erişilebilir bir Etkinlik Alanı olarak Engelsiz Filmler Festivali Duygu DALASLAN Pelin ŞULHA , (2019), Çeviribilim ve Uygulamaları Dergisi, Sayı 27, 2019, 64 - 88

Öz: Ankara Engelsiz Filmler Festivali 2013 yılından itibaren engelli bireylerin kültürel ve sanatsal faaliyetlere katılmalarını sağlamak amacıyla düzenlenmeye başlamıştır. 2017 yılına kadar sadece Ankara’da yaşayan engelli olan ve olmayan sinemaseverleri biraraya getiren bu festival aynı yıl Puruli Kültür Sanat’ın İstanbul ve Eskişehir’i de gündemine almasıyla daha çok sayıda engelli seyirciye erişim fırsatını yakalamıştır. Bu çalışmanın amacı, Engelsiz Filmler Festivali’nin görme engelli hedef kitlesi açısından ne derece erişilebilir olduğunu ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak, festivalin Ankara’da düzenlenen kısmı örneklem olarak seçilmiştir. Bunun sebebi, festivalin sürekli olarak Ankara’da düzenleniyor olması ve festival burada daha uzun sürdüğü için diğer şehirlere kıyasla Ankara’nın veri toplama açısından daha uygun olmasıdır. Araştırma üç basamaktan oluşur. İlk olarak, festivalin hedef kitleye nasıl ve hangi yollarla duyurulduğu araştırılmıştır. İkinci olarak, önce festival posteri, kılavuzu ve gösterim programının tanıtıldığı kitapçığın hedef kitleye nasıl ulaştırıldığı incelenmiş, ardından saha çalışması kapsamında izleyiciler, festivale katılım oranları ve gösterdikleri ilgi açısından gözlemlenmiştir. Üçüncü olarak, festivalin basında nasıl yankı bulduğu araştırılmış ve görme engelli hedef kitlenin festivaldeki sesli betimlemeler hakkında görüşlerinin alındığı ankete yer verilmiştir. Bu araştırma sonucunda festivalin basında, sosyal medyada, internet sitelerinde ve mail gruplarında paylaşıldığı görülmüştür. Festival posterinin, kılavuzunun ve gösterim programının tanıtıldığı kitapçığın görme engelliler için erişilebilir nitelikte olduğu gözlemlenmiştir. Saha araştırmasında ise, görme engelli katılımcıların sayısının az olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, engelli olmayan katılımcıların görme engellilerin de film izleyebileceklerini bilmediği gözlemlenmiştir. Festivalin basında “fark yaratanlar” olarak yer aldığı göze çarpmaktadır. Görme engellilere uygulanan ankette ise, festivalde yer alan sesli betimlemeli filmlerin görme engellilerin beklentilerini karşıladığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, festival görme engelli hedef kitlesi için erişilebilir niteliktedir. Bu çalışma hem görme engellilere yönelik hedef kitle odaklı bir çalışma olması hem de görme engellilerin görüşlerinin yanısıra gören izleyicilerin de sesli betimlemeye yaklaşımlarını ortaya koyması bakımından bir ilk olduğu için önemlidir. 

2019 GÖRME ENGELLİ BİREYLER İÇİN YARDIMCI TEKNOLOJİLER: GİYİM ALANINDA TASARIMIN KATKISI Başak Süller Zor Arzu VURUŞKAN , (2019), Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi, Cilt 7, Sayı 4, 2019, 913 - 925

Öz: According to data of World Health Organization, it was estimated that 253 million were  visually impaired worldwide in 2017 (WHO, 2017). For those with moderate to total blindness and visual impairment, daily activities such as mobility, communication, education, clothing and shopping cannot be carried out independently. Assistive technologies (AT) offer solutions to contribute to the quality of life of those with visual impairments. Considering the daily obstacles faced by such individuals, as a prior step for design development of alternative ATs, this paper includes an overview of ATs. Since this overview addresses a lack of applications in clothing related AT, the following survey aims to acquire feedback from people with visual impairment, focusing on clothing related issues, with the aim of  making improvements in design. 

 

2019 GÖRME ENGELLİLER İÇİN KENT PARKLARININ ERİŞİLEBİLİRLİĞİNİ ARTTIRMAYA YÖNELİK PEYZAJ TASARIM YAKLAŞIMLARI Rifat OLGUN , (2019), Turkish Journal of Forest Science, Cilt 3, Sayı 2, 2019, 170 - 181

Öz: Dünya’da yaşanan nüfus artışı ile birlikte farklı engel türlerine sahip bireylerin oranında da bir artış olduğu görülmektedir. Bu engel türleri içerisindeki bireylerden birisi de görme engelli bireylerdir. Görme engelli bireylerin, kamusal bir mekân olan ve engelli bireyler için önemli sosyalleşme alanı olan parkları, herkes gibi rahat, konforlu ve güvenli bir şekilde kullanabilmesi anayasal hakkıdır. Bu nedenle ülkemizde engelli bireylerin dış mekânların erişilebilirliğine yönelik farklı standartlar geliştirilmiştir. Çalışmanın amacı, kent parklarının görme engelli bireylerin kullanımına uygunluğunu yasal mevzuatta belirtilen standartlara göre değerlendirmek ve görme engelli bireylerin parklarda bir kişiye bağlı kalmaksızın rahat ve güvenli bir şekilde dolaşımını sağlamaya yönelik bir takım peyzaj tasarım önerileri ortaya koymaktır. Bu kapsamda araştırma, Antalya kent merkezinde yer alan ve erken cumhuriyet dönemine ait Karaalioğlu parkında gerçekleştirilmiştir. Parkın girişinden başlayarak park içerisindeki yürüyüş yolları, merdivenler, rampalar, peyzaj donatı elemanları, parkın bitkisel tasarımı ve bakımı/onarımı hazırlanan gözlem formu ve yapılan ölçümler ile incelenmiştir. Ve elde edilen veriler standartlar doğrultusunda değerlendirilmiştir. Araştırmada parkın bazı noktalarında zemin kaplama elemanlarının, merdivenlerin ve rampaların görme engellilerin yalnız dolaşımına uygun olmadığı, görme engelli bireylerin park içerisinde kullanılan peyzaj donatı elemanlarını rahat bir şekilde kullanımının zor olduğu ve bu bireylerin parkı gezmelerine rağmen parkla ilgili genel bir bilgiye ulaşma ihtimallerinin zor olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, literatürden ve parkta gerçekleştirilen gözlemlerden elde edilen veriler ile yasal mevzuatta belirtilen standartlar dikkate alınarak, evrensel tasarım ilkeleri doğrultusunda görme engellilerin parklarda rahat, güvenli ve özgür bir şekilde dolaşımına yönelik peyzaj tasarım önerileri geliştirilmiştir.

 

2019 Parkların Erişilebilirlikleri Üzerine Bir Araştırma: Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Parkı Örneği Ümmügülsüm ŞENKAYA Yavuz ÖZDEMİR Şahika ÖZDEMİR , (2019), İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, Cilt 1, Sayı 2, 2019, 53 - 57

Öz: Her bireyin sosyal hayata katılımında mekanın erişilebilir ve ulaşılabilir olması önemli bir husustur. Bu nedenle, engelli bireylerin diğer tüm bireylerle aynı şartlar altında engelsiz bir yaşam sürdürebilmeleri için bütün mekanların erişilebilir ve ulaşılabilir biçimde planlanması, tasarlanması ve uygulanması gerekmektedir. Bu çalışma kapsamında İstanbul İli Fatih İlçesinde bulunan ve ilçenin büyük parklarından biri olan Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Parkı, engelli bireylerin ulaşılabilirliği açısından incelenmiştir. Alan içerisinde bulunan otopark, yürüme yolları, bitkilendirme ve kentsel donatı elemanlarının engelli bireylerin kullanımı açısından uygunluğu, alan ile alakalı elde edilen verilerin engellilere yönelik tasarım ölçüleri ile karşılaştırılması yapılmış, uygun olanlar belirlenmiş ve uygun görülmeyen veriler için öneriler sunulmuştur

 

2019 Engelli kent parkı kullanıcılarının fiziksel ve sosyal sorunları: Kastamonu kenti örneği Nur BELKAYALI, Yavuz GÜLOĞLU, (2019), Forestist, Cilt 69, Sayı 1, 2019, 35 - 43

Öz: DOI: 10.26650/forestist.2019.414498 More than a billion people in the world suffer from some kind of disability, which can affect quality of life. Some people experience physical or social disadvantages depending on the nature of their disabilities. The social disadvantages stem from civic policies that do not take into consideration the needs of disabled people, standards that are not fulfilled and people’s prejudices. In this study, barriers that disabled people experience in physical and social environments are examined in terms of open areas and greenspaces. To this end, popular parks in Kastamonu from Turkey were chosen as the study area. In the scope of the study, a questionnaire was given to 124 disabled persons and the relatives of disabled persons and 382 individuals who currently do not have any disabilities. Multivariate linear regression was used in order to evaluate the questionnaire data. The study results indicate that disabled individuals encounter physical and social barriers, and they also confirm that non-disabled people often complain about the same problems as disabled people with regard to the management and running of public parks. Moreover, the study reveals that the actions of public law corporations toward disabled people are not sufficient and public information and awareness-raising activities also fall short.

 

2019 Sürdürülebilir Bir Yönetim Paradigması: Ortopedik Engelli Bireylerin Afetlere Hazırlık Seviyeleri Bora BALUN Kasım YILMAZ , (2019), Resilience, Cilt 3, Sayı 1, 2019, 1 - 24

Öz: Doğa veya insan temelli olarak meydana gelen afetler, nerede, ne zaman, nasıl ve hangi büyüklükte ortaya çıkacağı önceden tam olarak kestirilemeyen olaylardır. Ortaya çıkış biçimine göre bireysel veya kitlesel, sosyo-ekonomik ayrım gözetmeksizin oldukça geniş etki yaratabilen afet ve acil durumlar; başta insanlar olmak üzere canlılar ve çevre açısından ekonomik ve sosyal zararlara yol açabilmektedir. İnsan, çevre ve diğer canlılar açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açan afetler olmadan önce özel bir çaba ve hazırlık sürecini gerektirmektedir. Bu hazırlık sürecinde engelli bireylerin, kendilerine özel önem atfedilmesi gereken bir kitleyi oluşturdukları düşünülmekte; karar vericiler tarafından üretilen plan, program ve politikalarda ayrıca dikkate alınmaları gerektiği savunulmaktadır.  Afet ve acil durumlar açısından özel öneme sahip engelli bireylerin, bu tür olaylara bireysel hazırlık seviyelerinin ölçülmesinin amaçlandığı bu çalışmada, Karabük ilinde ikamet etmekte olan 322 ortopedik engelli bireye; İnal (2015) tarafından geliştirilen, 33 maddeden oluşan “Sağlık İnanç Modeli ’ne Dayalı Acil Durumlara/Afetlere Bireysel Hazırlık Ölçeği” uygulanmıştır. Araştırma neticesinde engelli bireylerin afet ve acil durumlar konusunda farkındalık odaklı özel bilgilendirme ve eğitime ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Engelli bireylere yönelik hazırlanacak olan afet ve acil durum plan, program ve politika süreçlerinde bireylerin engel derecesi ve engel grupları dikkate alındığı takdirde hedeflenen başarı seviyesinin yükseltilebileceği düşünülmektedir.

 

2019 KENT MEYDANLARININ ERGONOMİK ÖLÇÜTLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ: KADIKÖY RIHTIM MEYDANI ÖRNEĞİ Simge KUTSAL GÖLLÜ Çiğdem CANBAY TÜRKYILMAZ , (2019), Ergonomi, Cilt 2, Sayı 1, 2019, 32 - 48

Öz: Kentlerin ortak mekânı olan kamusal alanlar, insanların fiziksel, algısal ve sosyal ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerdir. İnsanların çevresiyle olan ilişkileri sonucunda kamusal alanların kendilerine ait karakteristik özellikleri oluşur. Bu karakteristik özellikler sayesinde kent kimliğinin ve kültürünün üretildiği alanlar haline gelirler. Kent meydanları kent kültürünün, sosyal canlılığın ve farklı işlevlerin odağındaki kamusal alanların başında gelir. Bu anlamda, bütün yaş gruplarına, engelli, hasta, yaşlı, çocuk gibi bedensel farklılıkları olan bireylerin kullanım ihtiyaçlarına eşit oranda cevap vermesi beklenir. Kullanım gereksinimlerini karşılarken, farklı kullanıcıların rahatının ve güvenliğinin de sağlanması; meydanlar ve meydanı oluşturan kentsel donatıların ergonomik ölçütlere uygun olarak tasarlanmasıyla gerçekleşir. Bu doğrultuda çalışmada, İstanbul ilinde kullanıcı çeşitliliği, kullanım yoğunluğu ve karma fonksiyonlu yapısı nedeniyle Kadıköy Rıhtım Meydanı mekânsal, görsel, termal ve işitsel konfor açısından incelenmiştir. Meydandaki ergonomik koşullar gözlem ve yerinde ölçüm yoluyla belirlenmiştir. Meydanı deneyimleyen kentlilerle alanda görüşülerek uygulanan kullanıcı memnuniyeti anketiyle detaylı bir değerlendirme oluşturulmuştur. Bu anlamda alanın engelli kullanımına uygun olmadığı gibi, işitsel ve termal konfor açısından da standartların oldukça gerisinde kaldığı ortaya çıkmıştır. Sonuçlar göstermektedir ki, kentsel donatıların tekil olarak ergonomik ölçütleri karşılaması meydanın kullanımında yeterli olmamakta, bütün olarak yeniden planlanması gerekmektedir. Kadıköy Rıhtım Meydanı gibi doğal çevre etkileşimi yoğun olan bir alanda temel ergonomik ve estetik ölçütlerden uzak meydan tasarımıyla karşılaşılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda öncelikle özel olarak Kadıköy Rıhtım Meydanı’nın ergonomik açıdan daha iyi bir seviyeye nasıl ulaşabileceği ve genel olarak kent meydanlarının tasarımında ergonominin nasıl katkı sağlayabileceği üzerine tartışılmıştır.

 

2019 Engellilerin Afete Dirençliliği ve Van’da Yerel Örgütlenme Fırat ASLANGİRİ Oya AÇKALIN , (2019), Resilience, Cilt 3, Sayı 1, 2019, 71 - 83

Öz: Türkiye’de son on yıldır afet yönetimi anlayışında kriz yönetiminden risk yönetimine doğru bir dönüşüm gerçekleşmektedir. Katılımcılığa dayanan bu yeni yaklaşım, afet öncesinde tehlikelerin kavranmasını, bunların yol açabileceği zararların hesaplanmasını ve azaltılmasını amaçlamaktadır. Bu yolla gerçekleştirilecek afete duyarlı ve dirençli-dayanıklı bir toplumun inşasında (olabildiğince az etkilenme ve etkilerden hızla kurtulup eskisinden daha kaliteli yaşam çevreleri kurma) yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluklar düşmektedir. Ancak genel yönetim kültüründe yetki devri geleneği zayıf olan toplumsal sistemlerde yerel eyleyicilerin (aktör, fail) kendilerinden beklenen sorumlulukları yerine getirmelerine yarayacak bilgi, beceri ve deneyimleri (yani kapasiteleri) yeterince gelişmemektedir. Oysa depreme karşı direnç/dayanıklılık, ancak kırılgan grupların oluşturdukları taban örgütlerinin kapasiteleri gelişmişse gerçekleştirilebilir. Peki Van’da 2011 depremlerine kadar engelli grupları (için) kayda değer bir hazırlık yap(ıl)mamışken, son sekiz yılda herhangi bir adım atılmış mıdır; atılmışsa bunun içeriği nedir? Bu soruyu afet risk yönetimi açısından şöyle de sormak olanaklıdır: 2009 Hyogo Eylem Çerçevesi’nin geliştirilmiş hali olarak algılanabilecek 2015 Sendai Çerçevesi’nin Türkiye’de resmen benimsenmesinin etkileri artık gözlenebilir hale gelmiş midir? Bu makalede bu sorulara cevap ararken, Van’daki belediye ve engelli derneklerinin çalışmaları irdelenerek yerel örgütlenmelerin engellilerin afete karşı farkındalıklarının ve dirençlerinin yükseltilmesine bulundukları katkılar, kendi kapasiteleri, kendi aralarında ve afetle ilgili diğer kuruluşlarla yürüttükleri iş birlikleri, yapılan bir ampirik araştırmaya dayanarak sorgulanmaktır. Araştırmanın verileri 2018-2019’da derinlemesine görüşmelerle toplanmış ve nitel analize tabi tutulmuştur. Bulgular, Van’da engellilikle ilgili yerel örgütlerin, toplumun genelinde olduğu gibi afete yönelik farkındalıklarının zayıflığına, kendilerini sorun giderecek güçte eyleyiciler olarak görmediklerine ve bu yönde bir değişimi teşvik eden bir sosyo-politik iklimin eksikliğine işaret etmektedir. Makalede, engelli örgütlerinin çok boyutlu güçlenmesiyle bu sorunların aşılabileceği savunulmakta; bu doğrultuda, tabanda örgütlenmelerini ve yatay ilişkilerini geliştirebilecek iş birlikleri içinde afete hazırlanmalarını kolaylaştıracak bir dizi öneri geliştirilmektedir. Bu çalışma, Türkiye ölçeğinde engellilere yönelik dirençlilik çalışmalarına Van’ın yerel ortamından derlenmiş güncel ve gerçekçi katkılarda bulunmaktadır.

 

2019 Afet Sakınımında Özel Gereksinimli Bireyler için Geliştirilecek Mekansal Planlama İlkeleri Ezgi ORHAN H. Çağatay KESKİNOK , (2019), Resilience, Cilt 3, Sayı 1, 2019, 25 - 35

Öz: Bu çalışma, sosyal yapı içindeki kırılgan grupların afetlere karşı dirençli kılınmasını sağlamak amacıyla mekânsal planlama ilkelerinin geliştirilmesi gereğini vurgulamaktadır. Kentsel alanda demografik, ekonomik, kültürel ve benzeri nedenlerle heterojenlik gösteren sosyal yapının afetlere karşı kırılganlık düzeyleri farklılaşmaktadır. Yazında kırılgan gruplar, kentsel alandaki yer seçimlerine, bireylerin fiziki koşullarına ve toplumsal yaşama katılma düzeylerine göre ayrışmaktadır. Kentsel alanda yer seçimlerine göre kırılganlık gösteren grupların planlama disiplini içinde risklerinin azaltılmasına yönelik genel ifadeler ve yaklaşımlar bulunmakla birlikte, fiziki koşulları ve toplumsal uzaklaşma sorunu nedeniyle kırılganlık gösteren gruplar için planlama ilkelerinin ve mekânsal kararların somut olarak nasıl geliştirileceği konusu belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışma ile yaşlılar, çocuklar, özel tıbbi ihtiyacı olanlar ve engelli bireylerin oluşturduğu fiziki koşulları nedeniyle kırılgan olan gruplar ile göçmenler, turistler ve evsizler gibi toplumsal uzaklığı olan kırılgan grupların dikkate alındığı genişletilmiş bir planlama çerçevesinin sunulması amaçlanmaktadır. Çalışmada, özel gereksinim gösteren kırılgan grupların afet sonrasındaki durumlarına yönelik olmaktan çok öncelikle söz konusu olan bireylerin ve/veya kesimlerin afetten sakınımları konusunda geliştirilmesi gereken mekânsal stratejiler üzerinde yoğunlaşılacaktır.

 

2019 Alışveriş Merkezlerinde Evrensel Tasarım ve Konfor: İstanbul’da Geniş Programlı Bir Alışveriş Merkezi Deneyimi Tuba TERECE, Genco BERKİN, (2019), FSM İlmi Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, Sayı 13, 2019, 211 - 236

Öz: Kamusal mekanlardan olan geniş programlı bir alışveriş merkezinde AVM’nin giriş- çıkışları ile yatay sirkülasyon elemanlarından olan dolaşım alanlarının (koridorlarının), fiziki konfor ölçütlerinin evrensel tasarım ilkeleri doğrultusunda incelenmesi çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Çalışılan AVM’de, fiziki konfor ölçütlerinin evrensel tasarıma uygunluğunu tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışma, AVM’nin ele alınan kullanım alanlarında, sağlanması gereken fiziksel konfor ölçütlerinin kendi içerisinde evrensel tasarım doğrultusunda detaylı bir şekilde incelenmesi ve buradan hareketle yapılan tespit ve saptamaları kapsamaktadır. Bu çalışmanın evrensel tasarım anlayışında farkındalık yaratarak mimari anlamda; mimar, iç mimar, peyzaj mimarlarına AVM tasarımlarında önemli noktalarda yön vereceği düşünülmektedir. Bununla birlikte AVM işletmeleri açısından, evrensel tasarım ilkelerine yönelik tasarım yapılarak hizmet verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Pratikte ise bundan sonra yapılacak olan akademik çalışmalara kaynak niteliğinde olacağı öngörülmektedir. Geniş programlı bir AVM’de fotoğraf çekimleri, yerinde gözlem ve inceleme, empati yoluyla (engelli biri gibi davranarak) uygulamalı deneyimleme gibi yöntemlerle alan çalışması yapılmıştır. Çalışılan AVM’de ele alınan alanlarla ilgili olması gereken evrensel tasarım özellikleri ile fiziki konfor ölçütlerinin evrensel tasarıma uygunluk derecelerinin belirtildiği, özet niteliğindeki tablolar ve deneyimlemede yapılan tespitler de çizim ve fotoğraflarla gösterilmiştir. Bu çalışmada, alan çalışması yapılan AVM’nin genel olarak evrensel tasarım anlayışına uygun nitelikte olduğu görülmüştür. AVM genel olarak, kullanıcı konforunun ön planda olduğu insan odaklı yani; kullanıcıların eylemini, kullanımını rahatlatan ve yönlendiren olumlu bir AVM olarak değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra AVM’de tam görme engeli olan kullanıcılara yönelik bütün önlemlerin alınmadığı tespit edilmiştir. Birtakım uygulamalarla bazı önlemlerin alındığı fakat eksik bulunduğu için bu uygulamaların yeterli olmadığı saptanmıştır.

 

2019 Evrensel Tasarımla Engelsiz Yabancı Dil Öğretimi Hatice Hale YURTTABİR, (2019), Medeniyet Eğitim Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 2, 2019, 97 - 108

Öz: Yabancı dil eğitimi herkes için hayatın her aşamasında önemli olmakla birlikte engelli bireyler için kendilerini uluslararası alanlarda gerçekleştirme fırsatı buldukları bir hayata tutunma kaynağıdır. Normal eğitim alabilecek öğrencilerin de doğru yöntem ve teknik ile yapılmayan öğretimler ve motivasyon eksiklikleri sebebiyle zorluk yaşayabildiği bilinen yabancı dil öğretiminde fiziksel ve zihinsel dezavantajlı bireyler düşünüldüğünde problemin önemi açıktır. Bu çalışmanın amacı evrensel tasarım ilkelerinin engellilere yabancı dil öğretiminde başarılı olmaya etkilerini araştırmaktır. Nitel olarak tasarlanan bu çalışmada, olaylar ve davranışlar hakkında zengin ve önemli bakış açıları sağlayan çoklu örnek olay çalışması yöntem olarak kullanılmıştır. Yaş, engellilik veya diğer faktörlere bakılmaksızın tüm insanların erişebilmesini sağlayan binaların, ürünlerin veya ortamların tasarımı olarak tanımlanan Evrensel Tasarım, çevrenin herkes için daha sürdürülebilir ve daha iyi hale getirilmesi için yaratıcı ve kapsayıcı bir yaklaşımdır. Evrensel olarak tasarlanan binaların veya ürünlerin temel özelliği üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan fiziksel olarak dezavantajlı kişiler de dahil olmak üzere herkes tarafından tasarlandığı gibi kullanılabilmesidir. Öğrenmede Evrensel Tasarım ise Evrensel Tasarım ilkelerinin eğitim ve pedagojide de kullanılarak herkesin öğrenmesi için eşit fırsatlara sahip olmasını sağlamak ve böylece her öğrenenin eğitime hızlı bir şekilde katılabilmesini kolaylaştırmaktır. Bu çalışmada engellilere yabancı dil öğretimlerinden derlenen çoklu örnek olaylarla eğitimcilerin evrensel tasarım ilkelerini öğretimin tasarlanmasında ve uygulanmasında kullandıklarında, fiziksel veya zihinsel nedenlerle öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler için hazırladıkları bireyselleştirilmiş eğitim programlarını, genel eğitim sınıflarında daha doğal olarak oluşturabildikleri sonucuna varılmıştır. Engelli bireyleri toplumumuzun farklı üyeleri olarak değil, bütünleşmiş bir parçası olarak kabul etmek ve sosyal hayatta daha aktif olmalarını sağlamak için evrensel tasarım ilkelerini hem fiziksel mekanlarda hem eğitim alanında uygulamak engellilerle sosyal hizmet politikalarına da katkı sağlayacaktır.  

 

2019 Fiziksel Engelli Bireylerin Erişilebilirlik Problemi İçin Ağ Analizi: Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü Örneği Zeynep SÖNMEZ, Cevdet Coşkun AYDIN , (2019), Geomatik, Cilt 4, Sayı 1, 2019, 58 - 67

Öz: Engelli bireylerin şehir hayatında kolay ve rahat ulaşımlarının sağlanabilmesi için hem ülkemizde hem de dünyada resmi ve özel sektör tarafından çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmaların sonucunda yeni yerleşim yerlerinin planlanmasında dikkate alınacak birçok kriter geliştirilmiştir. Bu projede Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde okuyan fiziksel engelli öğrenciler için bu kriterler kapsamında bir ağ analiz çalışması yapılmıştır. Bu çalışma ile Coğrafi Bilgi Sistemleri teknolojileri kullanılarak engelli bireyler için kampüsün mevcut durumu, dikkat edilmesi gereken kriterler açısından incelenmiş ve bu kriterlere nasıl bir katkı sağlanacağı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme ile bireylerin kampüse ulaşımlarında kullanabilecekleri değişik yolların belirlenmesi ile ilgili çeşitli senaryoların üretilmesi amaçlanmıştır. Projede ArcGIS ağ analiz metodu kullanılarak Beytepe Alışveriş Merkezi otobüs durağı ile Hukuk Fakültesi durakları arasında Geomatik Mühendisliği’ne uğranılması şartıyla yol analizleri yapılmıştır. Çeşitli senaryolar değerlendirilerek yeni yol analizleri eklenmiş ve son olarak ArcGIS Server ile kullanıcılara web ortamında sunumu için model oluşturulmuştur. Çalışmanın sonucunda Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nün kaldırım, yol ve ulaşım tasarımının fiziksel engelli bireyler için çok uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. 

2019 TOPLUMSAL YAŞAMA TAM KATILIM İÇİN ERİŞEBİLİR KENTLER: ZONGULDAK ÖRNEĞİ Sanem BERKÜN , (2019), Uluslararası Sosyal Bilimler Akademik Araştırmalar Dergisi, Cilt 3, Sayı 3, 2019, 43 - 52

Öz: Dünya nüfusunun her geçen gün artan bir bölümü kentlerde yaşamaktadır ve kentlerin sunduğu fırsatlara katılım her insanın sahip olduğu temel haklardan biridir. Dünya nüfusunun yaklaşık %10’u Türkiye nüfusunun ise %6,9’u engellidir. Engellilerin eşit hak ve olanaklara sahip olarak toplum yaşamının tüm alanlarına tam katılımlarının sağlanması çağdaş toplum ve sosyal devlet olmanın öncelikli gereğidir. Buna karşılık dünyanın birçok yerinde engelliler kent mekânlarını kullanırken fiziksel, toplumsal, psikolojik ve ekonomik çok sayıda engelle karşılaşmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre de engelliler için en büyük sorunun erişebilirlik olduğu belirtmiştir. Bu doğrultuda “herkes için erişilebilir” bir kent tasarımı geliştirilmesi yönünde çabalar her geçen gün artmaktadır. Zonguldak doğal güzellikleri ile Türkiye’nin gelişmekte olan kentlerinden biridir. 2011 Nüfus ve Konut Araştırması bulgularına göre Zonguldak’ta nüfusun %9,9’u oranında engelli yaşamaktadır. Zonguldak’ta engellilerin kent yaşamına tam katılımlarının önündeki engellerin tümüyle kaldırıldığını söylemek mümkün değildir. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk iki bölümünde, erişebilirlik ve engellilerin kent mekânlarını kullanırken karşılaştıkları engeller üzerinde durulmuş, üçüncü bölümde ise, Zonguldak erişebilirlik açısından araştırılmıştır. Çalışmanın nihai amacı erişebilirliğin önemini ortaya koymak ve yapılabileceklere dair öneriler sunmaktır.

 

2019 Otel İşletmelerinin Engelli Turistlere Yönelik Uygulamalarının Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma Adnan AKIN , (2019), MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt 8, Sayı 2, 2019, 2082 - 2103

Öz: Hizmet sektörü içerisinde yer alan otel işletmelerinin her geçen gün sayısının arttığı bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla otel işletmeleri rekabetçi kalabilmek için hizmet kalitesini arttırmak amacıyla çeşitli çabalar sarf etmektedir. Nitekim her kesime ulaşabilmek için çaba harcayan otel işletmelerinin en önemli konukları özel insanlar olarak adlandırılabilecek olan ve Türkiye’de neredeyse sayıları 9 milyonu bulan fiziksel ve zihinsel engelli kişilerdir. Önemli ve büyük bir pazar olduğu düşünülen engelli kişilerin turizm faaliyetlerinden yararlanmaları engelsiz olan diğer kişiler gibi en doğal hakları olmasına rağmen otel işletmelerinin fiziksel koşullarının yetersiz kaldığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Buradan hareketle araştırmanın temel amacı, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinin engellilere yönelik yapmış oldukları düzenlemeleri belirlemektir. Ayrıca daha fazla engellinin konaklama işletmelerinden faydalanabileceği hizmet ve faaliyetler ile ilgili öneriler sunmaktır. Bu amaç kapsamında veriler, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak, yarı yapılandırılmış soru formu yardımıyla elde edilmiştir. Gaziantep’te faaliyet gösteren toplam 10 tane 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinin orta ve üst düzey yöneticileriyle görüşmeler yapılmıştır. Bu kapsamda toplam 10 yöneticiyle görüşme gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda birbirini tekrar eden cevaplarla karşılaşıldığında, görüşmeler tamamlanıp; örneklem sayısının yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim elde edilen bu veriler doğrultusunda araştırma sonuçlandırılmıştır. Buna göre; 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde engellilerin faydalanabileceği oda sayılarının, şekillerinin, düzenlerinin mevzuata uygun olmadığı ya da yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber bazı işletmelerin yasal uygulamalar kapsamında engellilerin kullanımına yönelik odaların düzenlenmesi ile ilgili çalışmalarını yeni başlattıkları saptanmıştır. Diğer bir sonuç ise kanun kapsamında otel işletmelerinde fiziksel engeli bulunan kişiler için odalar ya da diğer hizmetler ile ilgili gerekli düzenlemelerin yapılmadığı gerçeğidir. Ayrıca örneklem kapsamındaki otel işletmelerinde bir bütün olarak engelli turistlerin faydalanabileceği hizmetlerin, katılacakları faaliyetlerin sınırlı olduğu ortaya konmuştur. 

 

2020 TÜBİTAK 4004 Programı Desteğiyle Engelli Üniversite Öğrencilerine Kapsayıcı- Engelsiz Kampüs Tasarımı Eğitimi Projesinin Değerlendirilmesi Fulya SINACI ÖZFINDIK, Ozan HOVARDAOĞLU , Seda ÇALIŞIR HOVARDAOĞLU, (2020), Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, Sayı 1, 2020, 24 – 35

Öz: Bu çalışmada, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları proje desteği kapsamında yürütülen “Engelli Üniversite Öğrencilerine Kapsayıcı- Engelsiz Kampüs Tasarımı Eğitimi” projesi ve proje sonuçları incelenmiştir. Engelsiz kampüs tasarım ve uygulamaları, engelsiz tasarım sürecinin odağında yer alan kullanıcıların yalnızca fikrinin alınması şeklinde basit bir süreci değil, tasarımcıyla kullanıcı arasında doğrudan etkileşimin gerekli olduğu bir süreci içermektedir. Kapsayıcılık ve kullanıcı merkezlilik, tasarım süreçlerine katılım boyutunu dâhil ederken, tasarımdan etkilenen bireylerin tasarımla ortaya çıkan karar süreçlerinde aktif rol almalarını ifade etmektedir. Bu proje, Erciyes Üniversitesi Merkez Kampüsü’nde sekiz günlük bir eğitimin de içerisinde yer aldığı beş ay süreli bir etkinlik programı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Proje ile Kayseri ilindeki yükseköğretim kurumlarında eğitimine devam eden lisans ve ön lisans düzeyindeki 30 engelli öğrenci, proje eğitmen ve uzmanları ile bir araya gelerek kapsayıcı-engelsiz tasarım konusunda çalışmalar yapmışlardır. Proje ile öğrencilere tasarım bilgisinin anlaşılır bir biçimde aktarılması ve tasarıma ilişkin bilimsel ve yaratıcı düşünme kabiliyetlerini, yaparak ve yaşayarak geliştirmesi için görsel ve işitsel ağırlıklı etkileşimli uygulamalara odaklanan teorik bilgiler aktarılmıştır. Bilgi aktarımı sonrasında proje alanını yerinde değerlendirmeye dayalı arazi araştırmaları yapılmış ve kampüsün mekânsal sorunlarının tanımlanması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla atölye çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ortaya çıkan bilgi öğrenciler tarafından yazılı, çizili ve görsel anlatımlarla ifade edilmiştir. Kampüse ilişkin algılarını kampüste yaşam, kullanım alanları, güvenlik, aidiyet, mutluluk ve erişilebilirlik başlıkları altında değerlendiren öğrenciler, kampüste karşılaştıkları sorunları ve çözüm önerilerini iç mekân düzenlemeleri, dış mekân düzenlemeleri ve sosyal yaşam konularında detaylandırmışlardır. Projenin katılımcılar üzerinde oluşturduğu etkiyi ölçmek ve projenin amacına ulaşılma durumunun değerlendirilmesine yönelik olarak ise katılımcılar ile eğitim başında ön test ve eğitim sonunda son test uygulamaları yapılmıştır. Bu uygulamalar, çevresel farkındalık, sosyal girişkenlik, tasarım, erişilebilirlik ve engelsiz tasarım değişkenlerine dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Ön test ve son test uygulamalarında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Son test uygulama sonuçlarında, ön test sonuçlarına göre ortaya çıkan artış ve son test için her bir faktörde hesaplanan artış, eğitim öncesinde öngörülen beklentileri karşılamış, eğitimin amaç ve hedeflerine istatistiki olarak da ulaşıldığını göstermiştir. Bu tür bir eğitimin, başta yükseköğretim kurumları olmak üzere yapılı çevrelerin tasarım kapsayıcılık düzeylerinin artırılması konusundaki yeni çalışmalara yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

 

2020 KENTSEL KAMUSAL AÇIK MEKÂNLARIN ENGELLİLER TARAFINDAN KULLANIMININ ANKARA, ÇANKAYA ÖRNEĞİNDE İRDELENMESİ Nurşen YILMAZ, Erdal DİKTAŞ , (2020), Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2020, 411 - 468

Öz: Kentleşmenin bir gereği olan ortak kullanım alanlarının toplumdaki tüm bireylerin kullanımına eşit ölçüde erişilebilir olması gerekliliği ve bu yönde mekâna aktarılan veya aktarılmaya çalışılan uygulamaların yetersizliği, kentteki yoğun kullanımların olduğu alanlarda daha fazla ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda çalışmada önemli mekânların ve yoğun olarak kullanılan kamusal alanların bulunduğu noktalar üzerinde, engellilere yönelik düzenlemelerin önceliğinin daha net vurgulanması yönünde saptamalar ve değerlendirmeler ortaya konmuştur. Çalışmada Ankara ili Çankaya ilçesinde Aydınlar, Emek ve Kızılay mahalleleri örnek alan olarak seçilmiştir. Mahallerde yer alan dikkate değer güzergâhlarda, 2016 ve 2019 yıllarında yapılan görsel saptamalar, yüz yüze yapılan görüşmeler, belirlenen alanların engelli kullanımına yönelik durumları ve belirlenen ölçütlerin puanlanması ışığında uygunluk sırasına göre ortaya konulmuştur.

 

2020 KONYA MEVLANA KÜLTÜR MERKEZİNİN ERİŞİLEBİLİRLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Hatice Derya ARSLAN , Sümeyye ACAR, (2020), Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2020, 285 - 326

Öz: Kentsel çevrenin ve yapı içindeki mekânların tüm kullanıcılar için erişilebilir olması aynı zamanda engelli bireylerin de bu yapılı çevreleri kullanımının arttırılması önemlidir. Yaş, beceri durum ve imkânların oluşturduğu farklılıklara karşın tüm bireylerin mümkün olduğu oranda eşit ve aktif kullanımlarını sağlayan çevre ya da tüm ürünlerin tasarlanması sürecindeki tasarım yaklaşımı; herkes için tasarım kavramı, bugün tüm mimari çalışmalarda ele alınmaktadır. Mekân ve çevre tasarımında kullanılabilirlik ve erişilebilirlik ele alınarak, her türlü birey için aynı kullanım özgürlüğünün sağlanması, tasarlanan yapı, çevre ve iletişimin herkes için aynı çekicilikte sunulması, kullanım yöntemlerinin kişilerin bireysel yetenek ve tercihlerine göre geniş seçenekler içermesi evrensel tasarım ilkeleri baz alınarak oluşturulabilmektedir. Bu bağlamda erişilebilirlik sosyal hayata katılmada etkili bir konudur. Toplumsal yaşamın her alanında engellilerin de yer alması, eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden faydalanması, üretime ve sosyal kültürel, sportif faaliyetlere katılmasına imkan sağlayan kültür merkezleri; engellilerin kullanım ve erişebilirlik gereksinimlerini karşılayabilecek biçimde düzenlenmelidir. Bu çalışmada evrensel tasarım yaklaşımıyla engellilik ve erişebilirlik kavramları düzleminde Konya da birçok etkinliğe ve hizmete ev sahipliği yapan Mevlana Kültür Merkezi incelenmiştir. Bunun için bina çevresi ve bina içindeki erişilebilirliği sağlayan yaya geçidi, yaya yolu, otopark, rampa, merdiven, asansör, koridorlar, işaretler fotoğraflanmış ve ölçülendirilmiştir. Araştırmanın kapsamı; erişilebilir çevre standartlarının ve erişilebilir bina standartlarının alt başlıkları esas alınarak, standartların mevcut uygulamalar ile kıyaslamasını, sorun tespitini ve çözüm önerilerini içermektedir. Standartlar ve kıyaslamalar sonucu ilerdeki tasarımlar için bir rehber oluşturmak, mevcut duruma çözüm önerileri getirmek amaçlanmıştır. Sonuçlar Mevlana Kültür Merkezinin standartlara uygun olmadığı ve iyileştirme projelerinin gerekliliğini açıkça ortaya koymuştur.

 

2020 Üniversite Kampüslerinin Engelsiz Tasarımına İlişkin Bazı Öneriler; İnönü Üniversitesi Kampüsü Örneği Sima POUYA Hatice KOCAASLAN , (2020), GSI Journals Serie A: Advancements in Tourism Recreation and Sports Sciences, Cilt 3, Sayı 1, 2020, 62 - 85

Öz: Ülkemizde engelli bireyler eğitim-öğretim, topluma katılım, istihdam ve erişilebilirlik vb. birçok alanda çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır. Engellilerin yaşadıkları sorunların çözümü, her bireyin ve sistemin farkındalığının artmasına ve bu konuda gerekli çalışmaların doğru ve eksiksiz bir şekilde yapılmasına bağlıdır. Üniversiteler bireysel ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunan, geleceği şekillendirmede etkin rol oynayan en önemli eğitim kurumlarıdır. Bu çalışmada genel amaç üniversitelerde engelli öğrencilerin evrensel tasarım ilkeleri doğrultusunda özelleştirilmesiyle tasarımların nasıl yapılabileceğini ortaya koymaya çalışmak olacaktır. Çalışma İnönü Üniversitesi’ndeki engelli öğrencilerin kampüste karşılaştıkları sorunları ortaya koymaktadır. Çalışmada kullanılan yöntem gözlem tekniği olmuştur. Çalışma amacı doğrultusunda, İnönü Üniversitesi kampüsünün engelliler için uygunluğu kampüs içerisinde çekilen fotoğraflarla değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmada özellikle bedensel engellilerin kampüs içerisinde çeşitli sorunlar yaşadığı, bu problemlerin çoğunun fiziksel koşullarla ilişkili olduğu, diğer bireylerin engelli öğrencilere karşı tutumunun da yaşanan problemlerde bir faktör olduğu belirlenmiştir. Engelli öğrencilerin daha iyi üniversite eğitimi almaları için yerel yönetimlere ve üniversitelere düşen görev ve sorumlulukların üzerinde önemle durulmalıdır.

2020 Kentsel Peyzaj Kapsamında Türkiye (İzmir/Bornova) Büyük Park’ın Engelli Standartları Açısından Değerlendirilmesi Bahriye GÜLGÜN ASLAN, Funda ÜNAL ANKAYA, (2020), Ulusal Çevre Bilimleri Araştırma Dergisi, Cilt 3, Sayı 3, 2020, 110 - 118

Öz: Ülkemizde, 5378 sayılı Engelliler hakkındaki Kanun’una göre; fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı toplumun diğer bireyleri ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen birey, “engelli” olarak tanımlanmaktadır. Yapılan araştırmalara göre Dünya nüfusunun %15’i diğer bir deyimle 1 milyar kişi, herhangi bir engele sahiptir. Bu çalışmada, İzmir Bornova ilçesinde bulunan Büyük parkta yer alan donatı elamanlarının, engelli standartlarına uygunluğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, engellilere uygun donatı elemanlarının mevcudiyetinin yanısıra, çöp kovası uygunsuzluğu, rampalarda korkuluk eksikliği, çeşmenin kaldırımda bulunması, yaya yolunun engelli standardına uymaması, yaya yolunun ortasında ağaç bulunması, rampa eğiminin engelli standardına uymaması, yolun kaldırımla bitmesi, aydınlatma elemanının yanlış yerde bulunması ve yanlış merdiven uygulanması gibi engelli yaşamını zorlaştırıcı ögelere de rastlandığı dikkat çekmektedir.

 

2020 Görme Engelli Bireylerin Matematiksel İletişim Süreçlerinde Matematiksel Dil Kullanımlarının İncelenmesi: Kabartma Yazının Rolü Fatma Nur AKTAŞ Ziya ARGÜN , (2020), Türk Bilgisayar ve Matematik Eğitimi Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, 2020, 128 - 156

Öz: Semboller, şekiller gibi görsel ve soyut kavramların yer aldığı matematiksel dil, görme engelli bireyler için farklılıklar içermektedir. Bu farklılıkları oluşturan çeşitli yazı kodları kullanma ve dokunarak okuma, görme engelli bireyler için matematiksel iletişimin kaynağıdır. Ülkelere ve kurumlara göre farklılıkları olan kabartma yazıda matematiksel dil ortak bir çerçeveye sahip değildir. Dolayısıyla Türkiye’ de kabartma yazıda matematiksel dile ait bir standart yer almamaktadır. Bu durum görme engelli öğrencilerin matematiksel iletişimine yansımaktadır. Bu araştırmada kabartma yazının matematiksel iletişimdeki rolü incelenmiştir. Çoklu durum çalışması deseninde tasarlanan araştırmanın katılımcıları, ölçüt ve tabakalı örnekleme yöntemine göre belirlenmiş altı görme engelli bireydir. Matematiği öğrenme sürecindeki tecrübeleri ve bazı cebirsel kavramlara ilişkin düşünmeleri üzerine gerçekleştirilen klinik görüşmelerde, sınıflarda sıklıkla kullandıkları kabartma yazı metinler, tablolar ve grafikler kullanılmıştır. İçerik analizi ile elde edilen bulgular incelendiğinde kabartma yazının matematiksel dil kullanımında güçlüklere neden olduğu, sembol ve şekillerin kullanımında önemli roller oynadığı belirlenmiştir. Kabartma yazının, görme engelli bireylerin eğitim uygulamalarında etkileşim halinde olduğu bireyler ile iletişimi sağlayacak şekilde ve matematiksel dil gereklilikleri dikkate alınarak uyarlanması gerektiği tespit edilmiştir.

 

2020 Türkiye’de Sağır ve İşitme Engelli Çocuklar için Ayrıntılı Altyazı Çevirisi Hakkında Bir Araştırma: Uygulamada Sadeleştirme Sinem BOZKURT Şirin OKYAYUZ , (2020), Çeviribilim ve Uygulamaları Dergisi, Sayı 29, 2020, 139 - 160

Öz: Çalışma, Türkiye’de yaşanan son toplumsal gelişmeler ve görsel-işitsel çevirideki son açılımlar ışığında, Sesli Betimleme Derneği (SEBEDER) tarafından 25 Ağustos-09 Ekim 2020 tarihleri arasında yürütülen ve tamamlanan ‘Sağır, İşitme Engelli ve Görme Engelli Çocukların Televizyon Programlarına Engelsiz Erişimi Projesi’nin ayrıntılı altyazı bileşeninde elde edilen çıktılardan hareketle hazırlanmıştır. Proje kapsamında tamamlanan, çeviri ve çevirmen kılavuzunun bir bölümü bu çalışmanın odağını oluşturmaktadır. Söz konusu kılavuz çocuk programlarında ayrıntılı altyazı çevirisi uygulamalarını düzenlemek ve kalite yönetimini sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde ayrıntılı altyazı çevirisi ve çocuklar için altyazı çevirisi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise yukarıda sözü edilen proje özetlenerek paydaşları ve proje döngüsündeki süreçler anlatılmıştır. Daha sonra ise, çalışmanın ana konusu olan çocuklar için ayrıntılı altyazı çevirisinde benimsenmesi tavsiye edilen yaklaşım, yöntem ve uygulama açıklanmıştır. Projenin önemli bir kısmını oluşturan kılavuzda yer alan ayrıntılı altyazıda sadeleştirme ile ilgili bölüme atıfla S/sağır ve işitme engelli çocuklar için ayrıntılı altyazı uygulamalarına ilişkin bilgi paylaşılmış, S/sağır ve işitme engelli çocuklar hedeflenerek yapılan ayrıntılı altyazı uygulamalarında uygulanabilecek çeviri stratejileri ve sadeleştirme ilkeleri örneklendirilerek anlatılmıştır. Sonuç bölümünde ise projenin sonuçlarıyla birlikte, Türkiye’de görsel-işitsel çeviride yaşanan son gelişmeler ve bu alanda ülkemizde yapılacak çalışmaların çoğalmasının önemine değinilmiştir.

 

2020 Görme Engelli Bireylerin Merkezi Sınav Düzenlemelerine İlişkin Görüşleri Mustafa DOĞUŞ Cem ASLAN Salih CAKMAK , (2020), Eğitim ve Toplum Araştırmaları Dergisi, Cilt 7, Sayı 1, 2020, 219 - 247

Öz: Bu araştırmanın amacı, görme engelli bireylerin merkezi sınav düzenlemelerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmada betimsel model kullanılmıştır. Katılımcılar 74 görme engelli bireyden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Görme Engelliler için Sınav Erişilebilirlik Anketi (GESEA) kullanılmıştır. Veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Diğer sınav düzenlemeleri sorusuna verilen yanıtlar ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bulgulara göre, görme engelli bireyler sınav kılavuzuna erişmede zorluklar yaşamakta iken kılavuzun sınav hakkında yeterli bilgi sağladığı görüşündedirler. Görme engelli bireylerin 43’ü verilen ek sürenin yetersiz olduğunu; 66’sı dinlenme arası verilmesini istediğini belirtmiştir. Görme engelli bireylerin tamamı teknolojik araç-gereçler ile sınava girmek istediklerini ifade etmiştir. Bunun yanında görme engelli bireylerin %75,7’si Braille daktilo, %54,1’i ise Braille tablet ile sınava girmek istediğini belirtmiştir. Görme engelli bireylerin yarıdan fazlası sınavın sessiz bir ortamda uygulandığını (%68,9) ve sınavın yankı yapmayan bir ortamda yapılmasını istediğini (%71,6) beyan etmiştir. Son olarak, elde edilen bulgular ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

 

2020 Kamusal Dış Mekânda Engelliler İçin Tasarım: Çankırı, Recep Tayyip Erdoğan Kent Parkı Örneği Nazan KUTER Miyase Nur ERCİYEZ ÇAPRAZ , (2020), Anadolu Orman Araştırmaları Dergisi, Cilt 6, Sayı 1, 2020, 39 - 46

Öz: Kamusal dış mekânlar olarak da tanımlanan kent parkları tasarlanırken, tüm bireylerin eşit haklara sahip olduğu düşüncesi esas alınmalı ve engelli bireylerin kent parklarının içinde yer alan tüm mekânlara kolaylıkla erişebilmesi sağlanmalıdır. Bu araştırmanın amacı, Çankırı kentinde bulunan Recep Tayyip Erdoğan Parkı’nın engelli bireyler için ulaşılabilirliğinin araştırılmasıdır. Araştırma kapsamında; park girişi, yaya ve araç yolları, merdivenler ve rampalar, otoparklar, çocuk oyun alanları, spor kompleksleri ve fitness alanı, kafeterya/restoran, engelsiz yaşam merkezi, hizmet alanları, açık hava sineması ve çim amfi, kent mobilyaları (oturma birimleri, çöp kutuları, çeşmeler, aydınlatma elamanları) ve bitki materyali ulusal standartlar ve evrensel tasarım ilkeleri kapsamında irdelenmiştir. Özellikle standartların göz ardı edildiği mekânlarda ise kullanım sorunları saptanmış, peyzaj mimarlığı meslek disiplini kapsamında değerlendirilerek alana özgü öneriler getirilmiştir.

 

2020 ENGELLİLERİN KENT İÇİNDEKİ MOBİLİTESİ: KADIKÖY VE ÜSKÜDAR İLÇELERİNDE ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Abdulkadir DİCLE, Tuncer TOPRAK, (2020), İstanbul Ticaret Üniversitesi Teknoloji ve Uygulamalı Bilimler Dergisi, Cilt 3, Sayı 1, 2020, 81 - 94

Öz: Engelli bireyler fiziksel, sosyal, ekonomik, kültürel açıdan dezavantajlı duruma geçmiş halde bu toplumda yaşamaktadırlar. Engelli bireyler ya da başka bir deyişle dezavantajlı bireyler bizim gibi avantajlı sayılan bireyler gibi doğuştan gelen insan ve toplumda birey olmanın gerekliliklerinden olan ulaşım hakkı, seyahat hakkı ve kamu hizmetlerine erişme hakkı gibi haklara sahiptirler. Engelli bireylerin bu hakları kullanması için gerekirse mekânsal tasarımlarda gidilmesi kaçınılmazdır. Bu mekânsal tasarımlarda amacına ulaşması için minimum ölçülerde ulusal ve uluslararası standartlara dayanması zorunluluğu vardır. Bu tasarımları yaparak engelli bireylerin sosyal açıdan hayata katılımlarını artırmak devletin vatandaşlarına karşı sorumluluklarındandır. Bu çalışmada engellilik ve erişebilirlik kavramları düzleminde dünya, Türkiye ve İstanbul Metropoliten alanı’nda yaşayan niceliksel değerleri ve yasal haklarının tarihsel gelişimi üzerinde durulmuş olup; kent içi toplu ulaşım sistemlerinde engellilerin erişebilirliğine yönelik tasarım ilkeleri kapsamında İstanbul’un prestijli ulaşım projelerinden olan Marmaray Hattı ,Üsküdar –Çekmeköy Metro Hatları ayrıca Kadıköy-Pendik Yht (16Y) ve Pendik- Üsküdar (16A) Otobüs Hatları ele alınarak toplu ulaşım sistemlerinde engellilerin erişebilirliğine yönelik yapılan düzenlemelerin eksik standartlara uygun olup olmadığı tespit edilmiştir.

 

2020 BEYLİKDÜZÜ İLÇESİ’NİN ERİŞİLEBİLİRLİK AÇISINDAN İNCELENMESİ Fatma Zehra ERCAN, Tuncer TOPRAK , (2020), İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, Cilt 19, Sayı 37, 2020, 23 - 34

Öz: Tedarik zincirini bir bütün olarak ele almak ve zincirin her bir halkasına katkıda bulunmak, yönetiminde önemli bir faktördür. Bu çalışmanın amacı, engellilik literatürü içerisinde geçen erişilebilirlik kavramını ele almak ve İstanbul› un Beylikdüzü ilçesini erişilebilirlik çerçevesinde incelemektir. Bu amaçla, Beylikdüzü’nde yaşayan engelli bireylerin memnuniyet ve memnuniyetsizlik kaynakları araştırılmış, yüz yüze anket görüşmeleri sonucunda elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Bu araştırmanın sonucunda, Beylikdüzü’nde yaşayan engelli bireyler için en önemli memnuniyet faktörünün toplumsal ilişkiler olduğu ve ek olarak ulaşım ve şehircilik uygulamalarının da memnuniyet ile ilişkili olduğu saptanmıştır.

 

2020 EVRENSEL TASARIM KAPSAMINDA HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR TASARIM İrem ZEYREK ÇEPEHAN Ebru GÜLLER , (2020), Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2020, 383 - 410

Öz: Evrensel tasarım ya da herkes için tasarım ile erişilebilirlik kavramları, birçok anlamıyla hayatımızda değer bulmaktadır. Evrensel tasarım; fizyolojik özelliklerine, yaşına, cinsiyetine, sosyal, ekonomik ve eğitim düzeyine bakılmaksızın, toplumdaki farklı özelliklere sahip tüm insan grupları için ortak tasarımlar yapmayı amaçlar. Önemli olan fiziksel çevrenin her zaman her koşulda kullanabilir olmasıdır. Çünkü her insan yaşamın farklı dönemlerinde, kısıtlamalara maruz kalabilmektedir. Dolayısıyla evrensel tasarımın temel amacı, mekanların insanlara uyum sağlayabilmesini sağlamak, insan hareketlerini kısıtlamak yerine, erişilebilirliği daha da kolaylaştırmaktır. Tasarımcının görevi ise, tüm insanlar için herkesin olası özelliklerine göre ihtiyaçları kusursuz şekilde karşılayacak mekanların oluşmasını sağlamaktır. Bu çalışma kapsamında, fiziksel çevrenin tüm kullanıcı grupları tarafından rahat, güvenli ve bağımsız şekilde kullanılabilmesinin sağlanmasında mekan tasarımına yönelik temel bilgiler ortaya konmuştur. Bu amaç doğrultusunda, çocuk, yaşlı veya engelli olmak gibi farklı insanlık halleri ve konu ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Ayrıca, farklı insanlık hallerinde bulunan bireyler, özel gereksinimi olan kısıtlı bireyler ile mimari tasarım ve mekan ilişkisi kurulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak engelli, kısıtlı ve ötekileştirilmeye çalışılan bireylerin ihtiyaçlarına da cevap verebilen tasarımların ayrım yapmaksızın gerçekleştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.

 

2020 Kamusal Alanların Peyzaj Düzenlemesi Açısından Erişilebilirliğinin İncelenmesi; Dicle Üniversitesi Kampüsü Örneği / Examining Accessibility of Public Spaces in terms of Landscape Arrangement: A Sample on Dicle University Campus Ömer Lütfü ÇORBACI Talip TURNA Gülcay ERCAN OĞUZTÜRK , (2020), Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Ormancılık Dergisi, Cilt 16, Sayı 1, 2020, 105 - 127

Öz: Üniversite kampüsleri, öğrenciler için eğitim faaliyetlerinin yanı sıra rekreatif faaliyetler açısından da önemli bir yere sahiptir. Eğitim alanları ve rekreasyon alanları arasında bağlantıyı oluşturmak ve ortak kullanım alanlarının tüm kullanıcılar tarafından faydalanılabilirliğini arttırmak için erişilebilir bir peyzaj tasarımına ihtiyaç vardır. Kampüs alanlarında erişilebilir bir peyzaj tasarımıyla oluşturulan rekreasyon alanlarının eğitim öğretime de katkısı oldukça fazladır. Ancak bu alanlar tasarlanırken tüm öğrenciler için erişilebilir ve kullanılabilir olmasına dikkat edilmelidir. Bu amaçla, Dicle Üniversitesi Kampüsü eğitim alanları ve rekreasyon alanları ulaşımı ile kentsel donatıların engelli bireylere (duyusal ve fiziksel) yönelik dış mekân standartlarına uygunlukları araştırılmıştır. Bu kapsamda kampüs içerisinde yoğun olarak kullanılan alanlardaki donatı elemanları (oturma birimleri, aydınlatma elemanları, çöp kutuları), ulaşım aksları (yaya yolları, rampalar, merdivenler), bina girişleri dikkate alınmıştır. Elde edilen veriler sonucunda, engelli kullanıcıların kampüs alanındaki mekânları ne derece rahat kullanabildikleri ve karşılaştıkları sorunların neler olduğu ortaya koyulmuştur. University campuses have an important place for students in terms of recreational activities as well as educational activities. An accessible landscape design is needed to establish the link between training areas and recreation areas and to increase the availability of common areas for all users. Recreation areas created with an accessible landscape design on campus areas also have a great contribution to education and training. However, while designing these areas, attention should be paid to making them accessible and usable for all students. For this purpose, the accessibility of Dicle University Campus education areas and recreation areas, and the suitability of urban equipment to outdoor standards for individuals with disabilities (sensory and physical) were examined. In this context, reinforcement elements (seating units, lighting elements, trash bins), transportation axes (pedestrian roads, ramps, stairs), and building entrances in the areas frequently used on campus were considered. As a result of the data obtained, it was revealed how easily users with disabilities can use the spaces in the campus area and what problems they encounter.

 

2020 TELEVİZYON ORTAMINDA ERİŞİLEBİLİRLİK UYGULAMALARININ GELİŞİMİ: SESLİ BETİMLEME, ALTYAZILAMA VE İŞARET DİLİ ÇEVİRİSİ Mine GÜVEN , (2020), Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 7, Sayı 1, 2020, 152 - 175

Öz: Bu çalışmanın amacı, üç temel medya erişilebilirliği uygulamasının (sesli betimleme, işitme engelliler için altyazı ve işaret dili çevirisi) televizyon ortamındaki gelişimini ele almaktır. Dünyada medya erişilebilirliği, sivil toplum hareketlerinin etkisiyle gerçekleştirilen yasal düzenlemelerle biçimlenmiş (1) 1990 öncesi, (2) 1990-2005 arası ve (3) 2006 sonrası olmak üzere üç aşamada ele alınabilir. Bu bağlamda, ABD’deki 1990 Engelli Amerikalılar Yasası, Britanya’daki 1990 Yayıncılık Yasası ve 2006 Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme belirleyici rol üstlenmiştir. Türkiye’de medya erişilebilirliğinin, ilk aşamaya TRT’nin 1990’da Telegün yayınını başlatmasıyla, ikinci aşamaya ise 2005’teki 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile girdiği düşünülebilir. Üçüncü aşamaya geçilmesi ise yayın kuruluşlarını bağlayacak yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesine bağlıdır. Halen Sesli Betimleme Derneği’nin katkılarıyla erişilebilir duruma getirilmiş görsel-işitsel içeriğe bazı yayın kuruluşlarının internet sitelerinden ulaşılabilmektedir.

 

2020 WEBSİTESİ ERİŞİLEBİLİRLİK DEĞERLENDİRMESİ: BİR BARİYER GEZİNTİ ÇALIŞMASI Zehra YERLİKAYA Pınar ONAY DURDU, (2020), Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2020, 119 - 144

Öz: Günümüzde web siteleri tüm kurumların iletişim ve bilgi sağlama konusunda ana kaynaklarından biri haline gelmiştir. Bu web sitelerinin tüm kullanıcılar tarafından etkin bir şekilde kullanılabilmesi önemlidir. Özellikle engelli kullanıcıların web tarafından sunulan hizmetlere erişimde sorun yaşayabildikleri bilinmektedir. Bu nedenle web sitesi geliştiricilerinin özellikle uygulamalarının erişilebilirliğini sağlamaları bunun için de web sitelerinin erişilebilirliklerini değerlendirerek varsa problemleri gidermeleri oldukça önemlidir. Web sitesi erişilebilirlik değerlendirmelerinde genellikle otomatik değerlendirme araçları ile gerçekleştirilen uygunluk testleri kullanılmaktadır. Bu yöntem ile var olan problemler listelenmekte ancak problemlerin önceliklendirilmesini ya da çözüm önerileri sağlanmamaktadır. Diğer taraftan bu çalışma kapsamında buna alternatif olarak kullanılabilecek olan sezgisel bir değerlendirme yaklaşımı olan bariyer gezinti (BG) yönteminin kullanım potansiyeli incelenmektedir. BG değerlendiricilerin problemleri farklı kullanıcı türlerine göre tespit edip önceliklendirmelerini sağlamakta ve çözüm önerilerini de içinde barındırmaktadır. Çalışmada BG kullanılarak farklı düzeylerde erişilebilirlik problemine sahip üç kamu üniversite web sitesinin görme engeli bulunan kullanıcılar açısından erişilebilirlik değerlendirilmesi yapılmaktadır. Bu yöntemin uygulanması ile görme engelli, görme zayıflığı olan ve renk körlüğü olan kullanıcıların sitelerde görevlerini yerine getirmesini engelleyen durumların belirlenmesi ve bunların ortadan kaldırılmasını sağlayacak iyileştirmelerin önerilmesi sağlanmaktadır. Bu çalışmanın kamu kurum ve kuruluşlarının web sitelerinin özellikle görme engelli bireylerin erişim problemlerini en aza indirilmesi için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

 

2020 Kentsel Kamusal Mekanların Kullanılabilirliği Üzerine Bir Araştırma: Aydın-Tataristan Bugulma Parkı, Türkiye Seray KASAP, Barış KARA , (2020), Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, Cilt 17, Sayı 2, 2020, 227 - 233

Öz: Parklar barındırdıkları bitki örtüsü ile kent ekosistemine, sundukları rekreasyonel olanaklarla da kentlilerin fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamaktadır. Kent parkları ise kentlerin doğal ve kültürel özelliklerini yansıtan, aktif ve pasif rekreasyon olanaklarına sahip alanlardır. Araştırmada Aydın ili, Efeler ilçesinde bulunan Tataristan Bugulma Parkı için kullanıcı görüşleri alınmış, değerlendirilmiş ve elde edilen bulgulara göre park için öneriler getirilmiştir. Bu amaçla, araştırma konusu ile ilgili literatür, alanda çekilen fotoğraflar, gözlem ve anket formları ile bilgisayar yazılımı kullanılmıştır. Tataristan Bugulma Parkı farklı yaş gruplarının kullanımına uygunluğu, zamana ve mevsime bağlı kullanılabilirlik durumu, kullanım amacı, aktivitelerin, tesislerin ve donatı elemanlarının yeterliliği, engellilerin kullanımı, bitkilendirme, bakım, güvenlik, erişilebilirlik ve kullanıcı memnuniyeti yönlerinden incelenmiştir. Anket sonuçlarına ve gözlemlere göre, Tataristan Bugulma Parkına erişimin kolay olduğu, parkın kullanıcıların toplanabilmelerine ve sosyalleşmelerine imkân tanıdığı ve genel olarak kullanıcılar tarafından beğenildiği ortaya çıkmıştır. Parkta engelli kullanıcılara yönelik düzenlemelerin bulunmadığı ve parkın güvenli olmadığı tespit edilmiştir. Dinlenme alanları ve donatı elemanları yeterlidir ancak aktiviteler ve tesisler yeterli değildir. Kent merkezinde yer alan ve yoğun olarak kullanılan Tataristan Bugulma Parkında farklı gruplardan kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayan aktiviteler ve tesisler oluşturulmalı ve park tasarımlarında engelli kullanıcılara yönelik önerilere de yer verilmelidir. Ayrıca, kullanımlarını artırmak için mevcut parkların bakımı daha sık yapılmalıdır.

 

2020 Bulut Tabanlı Bilgisayarlı Görü Kullanılarak Sesli Betimleme Sistem Tasarımı Emre KARAGÖZ Kutan KORUYAN , (2020), Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Dergisi, Cilt 4, Sayı 1, 2020, 74 - 85

Öz: Developments and changes in multimedia tools are actively used in many areas of life and bring a huge value to them. Nowadays, the concept of artificial intelligence is highly developed and there are hundreds of practices and methods to support the living standards especially for people with disabilities. The system developed in this study enables automatic visualization of the media output scenes such as movies, documentaries, etc., which are visually impaired people by means of computer vision technique, and the results are transferred to the users by voice command. HTML5 and CSS are used for visualizing the system, PHP and JAVASCRIPT are used for programming. MySQL is preferred as the database of the system. Computer vision, translation from text to speech and translation from one language to another are the main instruments used in this study. Cloud-based Microsoft AZURE Computer Vision API is used for computer vision, Javascript Responce.js library is used for text-to-speech translation, Google Cloud Text-To-Speech and Microsoft Azure Text to Speech APIs are used for translation from one language to another one. 

 

2020 PLANLAMADA EVRENSEL TASARIM İLKELERİ İLE ERİŞİLEBİLİRLİK AĞI TASARIMI, İZMİT KENT MERKEZİ ÖRNEĞİ Gürkan ERGİN Sibel ECEMİŞ KILIÇ Mercan EFE , (2020), Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2020, 49 - 82

Öz: 1997’de geliştirilen “evrensel tasarım ilkeleri” ve 2007 yılında gündeme gelen “Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşmesi” engellilere duyarlılığı şehir planlama ve kentsel tasarımın gündemine taşımıştır. Ulaşım altyapısı, toplu taşım sistemi, yaya ve bisiklet erişimi, kentsel sosyal alt yapı alanları, kent merkez ve alt merkezlerinin konumları gibi planlama alanında üretilen kararlar kentin erişilebilirliğinin önemli belirleyicileri olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak konuya ilişkin uygulamalar ve akademik çalışmaların daha çok ergonomik standartlara temellendiği; mimari ve kentsel tasarım ölçeklerinde ele alındığı görülmektedir. Bu çalışmada İzmit kent merkezi örneğinde evrensel tasarım ilkeleri kentsel ölçekte ele alınarak kapsamlı, bütüncül, sürekliliği olan ve fiziksel planlama çalışmalarında kullanılabilecek somut bir altlık üretilmesi hedeflenmiştir. Sonuç olarak yerleşimin engellilik derecesini ortaya koyan erişilebilirlik bölgeleri haritalanmış ve değerlendirilmiştir. Kentsel ölçekte planlama çalışmalarına yön vermek ve öncelikli müdahale alan ve biçimlerini belirlemek üzere, tanımlanan alt bölgeleri birbirine bağlayan ve kentsel hareketliliğin en yoğun olarak gerçekleştiği varsayılan öncelikli erişilebilirlik ağı tespit edilmiştir.

 

2020 Görme Engelli Bireylerde Para Tanıma ve Kullanma Yöntemleri Sevgi KARA Özgü İNAL Berkan TORPİL , Mustafa CEMALİ, İbrahim Yavuz TATLI Esra AKI , (2020), Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, Cilt 7, Sayı 2, 2020, 191 - 205

Öz: Amaç: Görme engelli bireylerin karşılaştıkları en büyük sorunlardan birisi de parayı ayırt edebilme ve kullanımına ilişkin problemlerdir. Bu durum bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle çalışmamızda görme engellilerin parayı tanıma yöntemleri ve karşılaştıkları sorunlar incelenmiştir.

Gereç ve Yöntem: Çalışmamız nitel dizaynda olup, çalışmamıza 35 gönüllü görme engelli birey dâhil edilmiştir. Verilerin toplanmasında yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmış, veriler doygunluğa ulaştığında çalışma sonlandırılmıştır. Elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi yöntemleriyle analiz edilerek, X,SS ve % olarak gösterilmiştir.

Bulgular: Araştırmada en çok sorun yaşanan alanların para tanıma (%57,0), para sayımı (%34,2) ve para üstü alma (%34,2) olduğu gözlemlenmiştir. Para kullanımı gerektiren aktivitelerde üç yönteme başvurulduğu saptanmıştır; kâğıt para, bozuk para ve kredi kartı kullanımı. Kâğıt para tanıma da görme engelli bireyler, kabartıdan tanıma (%8,5), büyüklüğünden tanıma (%22,9), para tanıma cetveli ile tanıma (%25,7), aile ve yakın çevreden yardım alma (%37,1), yabancı çevreden yardım alma (%17,2), önceden para miktarı ve yerini ayarlama (%25,7), parayı renginden tanıma (%25,7) ve parayı yazılardan tanıma (%22,9) yöntemlerini kullandıklarını ifade etmişlerdir.

Sonuç: Görme engelli bireylerin para kullanımı ile ilgili aktivitelerinde yaşadığı problemin sadece fiziksel boyutta olmadığı (görme kaybı seviyesi gibi), aktivite değişimi ve çevresel faktörlerin de etken olduğu görülmüştür. Bu nedenle problemler belirlenirken olayın sadece kişisel boyutu değil, çevre ve aktivite boyutu da incelenmelidir.

 

2020 FİZİKSEL ENGELLİ BİREYLER İÇİN TOPLU TAŞIMAYA YÖNELİK ERİŞİLEBİLİRLİK STRATEJİLERİ Nergis ÖZİSPA Gamze ARABELEN , (2020), Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2020, 227 - 248

Öz: Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllarda başlayan 1. sanayi devrimi ile üretim artmış, köylerden kentlere göç başlamış ve şehirlerin büyümesi hızlanmıştır. 2011 yılında ilk olarak Almanya’da ortaya çıkan ve robot teknolojilerini hayatlarımıza entegre eden 4. sanayi devrimini yaşadığımız bu günlerde ise, şehirlerin büyümesi muazzam bir hıza ulaşmıştır. Şüphesiz ki, şehirlerin hızlı büyümesi kentsel planlama ve teknik altyapı oluşturma hizmetlerinin (planlı yapılaşma, eğitim, sağlık ve ulaşım hizmetleri, vb.) aynı hızda sağlanamaması, sağlanamadığında ise yetersiz kalması gibi sorunlara sebep olmuştur. Tüm bu hızlı şehirleşme sürecinde köylerden şehirlere göç faaliyetlerinin artması ile çalışan nüfus şehirlerde yoğunlaşmış ve şehir içi mobilite (hareketlilik) ihtiyacı sebebiyle ulaştırma altyapısına duyulan talep artmıştır. Günümüzde belediyeler tarafından sağlanan şehir içi toplu taşıma hizmetleri bu talebi karşılamaktadır. Dezavantajlı gruplardan engelli bireyler ise, bu toplu taşıma hizmetlerinden yararlanabilmek için engelleri doğrultusunda ek hizmet ya da ekipmana ihtiyaç duymaktadırlar. Amacı, engelli bireylerin toplu taşıma hizmetlerinden aldıkları verimi iyileştirecek stratejiler önermek olan bu çalışmada, dünyanın çeşitli ülkelerinde engelli bireyler için tasarlanmış ulaştırma tasarımları ve devlet politikaları incelenmiştir. Çalışma sonucunda, dünya üzerinde uygulanan ulaştırmaya yönelik erişilebilirlik stratejilerinin, engelli bireylerin ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. Engelli bireylerin ulaşım ihtiyaçlarının iyileştirilmesine yönelik başarılı projeleri olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, gelişen teknolojiler sayesinde, söz konusu stratejilere yönelik hedefler oluşturmasının ülkeyi, engelli ulaşım hizmetleri konusunda örnek ülke haline getirebileceği düşünülmektedir. Çalışma gelecek araştırmalar için öneriler bölümüyle sona ermektedir.

 

2020 Görme Engelli Öğrenciler İçin Matematik Materyalleri Tasarımı Merve ATASAY , (2020), Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 4, Sayı 2, 2020, 104 - 121

Öz: Matematik konularının çoğu, görsel unsur içermese de görsel modellerle desteklenerek anlatılmaktadır. Örneğin, tam sayılar konusu sayı doğrusu modeli ile anlatılmaktadır. Görme engelli öğrencilerin bu modelleri kullanarak konuları öğrenmelerinde özellikle dokunma duyularından yararlanmaları gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, 7.sınıf seviyesinde ilk kez karşılaşılan tamsayılar, rasyonel sayılar ve koordinat sistemi konularını ele alan ve özellikle kaynaştırma sınıflarında görme engelli öğrencilerin de anlayarak kullanabileceği materyallerin tanıtılarak kullanışlılığını tartışmaktır. Bu amaçla çalışmanın yöntemi durum çalışması olarak belirlenmiştir. Bu çalışma kapsamında 7. sınıf matematik derslerinde kullanılmak üzere, yapımı ve kullanımı oldukça pratik beş farklı materyal tasarımı yapılmıştır. Bunlardan ilki tamsayılarda işlemler konusunun öğretiminde kullanılabilecek tam sayı pulları tasarımıdır. Ayrıca tamsayılar ve rasyonel sayılar konularının öğretiminde kullanılabilecek sayı doğrusu modeli ile rasyonel sayılar konusunda kullanılabilecek kesir takımı ve ondalık gösterim takımı da tasarlanmıştır. Son olarak, dik koordinat düzlemi tasarımı yapılmış ve grafik çizimi yapmalarına imkân verecek materyaller eklenmiştir. Tasarlanan bu materyallerin birer örnekleri yapılarak, 7. sınıfa devam eden ve belirtilen konuları yeni öğrenen doğuştan görme engelli bir öğrenci ile kullanışlılıkları test edilmiştir. Veriler gözlem ve görüşme yapılarak elde edilmiştir. İlk olarak öğrencinin dersler boyunca daha aktif olduğu gözlenmiştir. Derslerin sonunda öğrenci konuyu daha iyi anladığını ifade etmiş ve sorulan sorulara doğru cevap vermiştir.

 

2020 Görme Engelli Seçmenler İçin Tasarlanmış Seçim Gereçlerinin İncelenmesi Şirin ŞENGEL , Erkan YAMAN, (2020), Art-e Sanat Dergisi, Cilt 13, Sayı 26, 2020, 595 - 612

Öz: Görme engelli bireye, yaşamın her alanında fırsat eşitliğinin verilmesi ve yeterli olanakların sunulması; bağımsız ve özgürce yaşayabilmesinin temel koşuludur. Görme engelli birey, uygun koşullar ve olanaklar sağlandığı takdirde günlük yaşamının yanı sıra iş hayatını da görebilen insanlar gibi sürdürebilmekte, özgürce seyahat edebilmektedir. Braille alfabesi ile okuyabilmekte, dokunsal grafik tasarım ürünlerini kullanarak eğitim alabilmektedir. Anayasal hakkı gereği bir seçmen olarak, bağımsız oy kullanabilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı görme engelli ve seçim materyallerinin, sosyal sorumluluk kavramı çerçevesinde incelenmesidir. Tarama modeli kapsamında yapılan inceleme sonucunda Türkiye’de görme engelli seçmenlerin bağımsız oy kullanabilmeleri için yeterli düzenlemenin, tasarımın ya da uygulamanın yapılmadığı belirlenmiştir. Tasarımda sosyal sorumluluk kavramı çerçevesinde, tasarımla ilgili tüm kamu kurumlarında ve özel sektörde seçim materyaline yönelik tasarım önerileri geliştirilebilir.

 

2020 Deniz Ulaşımında Engelli Yolcuların Erişilebilirlik ve Emniyetine İlişkin Uluslararası Normlar ile Türkiye’nin Ulusal Denizcilik Mevzuatının Karşılaştırması Fatih YILMAZ, (2020), Journal of Transportation and Logistics, Cilt 5, Sayı 2, 2020, 129 - 142

Öz: Engellilere kolay ve erişilebilir ulaşım imkânları sunulması, Birleşmiş Milletler (BM) Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (2006)’nin taraf ülkelere yüklediği bir sorumluluktur. Deniz ulaşımında erişilebilirlik konusu ise, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Avrupa Birliği (AB) normları ile düzenlenmiştir. Söz konusu uluslararası normlar, başta 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun olmak üzere farklı zamanlarda ve kapsamlarda kabul edilen çeşitli düzenlemeler ile ulusal mevzuata aktarılmıştır. Bu çalışmada; deniz ulaşımında engelli yolcuların erişilebilirlik ve emniyetine ilişkin IMO ve AB normları ile Türkiye’nin ulusal mevzuatının karşılaştırması ve varsa ulusal mevzuattaki boşlukların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla; öncelikle engellilik ve erişilebilirlik kavramları, dünyada ve Türkiye’de engellilerin durumu, engellilerin ihtiyaçları ve çevresel etkenler, Türkiye’de denizyolu ile yolcu taşımacılığının durumu, BM’nin “evrensel tasarım” ilkesi gibi literatüre ilişkin konular sistematik olarak incelenmiştir. Akabinde, yolcu gemilerinde/terminallerde engellilerin erişilebilirliği ve emniyetine ilişkin IMO ve AB normlarına göre Türkiye’nin ulusal mevzuatına yönelik bir boşluk analizi yapılmıştır. Sonuçta ise, incelenen IMO ve AB normlarının büyük ölçüde Türkiye’nin ulusal mevzuatına aktarılmış durumda olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yolcu terminalleri ve gemilerindeki ilgili ve sorumlu personelin erişilebilirlikle ilgili eğitimlerine ağırlık verilmesi konusu başta olmak üzere belirlenen bazı boşluklar ve etkin uygulama hakkında öneriler de sunulmuştur.

 

2020 ENGELLİ BİREYLERİN ADALETE EŞİT ERİŞİLEBİLİRLİK KONUSUNUN İNCELENMESİ: VAN İLİ ÖRNEĞİ*Abdurrahman MENGİ , (2020), Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2020, 249 - 284

Öz Engellilik, herhangi bir nedenle bireylerde fiziksel, ruhsal, zihinsel olarak bir yetersizliğin meydana gelmesi ve yetersizlikten etkilenen bireyin, yaşamının birçok alanında engellere maruz kalması olarak tanımlanabilir. Engellilik durumu bireyin, sağlık, eğitim ve adalet gibi kurumlarındaki temel haklarına yönelik hizmetlere eşit erişimini sınırlı kılmaktadır. Engelli bireylerin adalete erişimi sınırlı olduğu için engellilerin adalete erişim konusunda yaşadığı sorunların tespiti oldukça önemlidir. Türkiye’de engellilerin adalete eşit erişimi konusunda yapılan araştırmalar yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla bu araştırmanın amacı, bedensel, görme ve işitme engelli bireylerin Van Adalet Sarayına eşit erişim durumlarının incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Van ilinin Tuşba, İpekyolu ve Edremit ilçelerinde yaşayan ve 2018 yılı içinde adalete erişim ihtiyacı doğan toplamda 15 engelli bireyden oluşmaktadır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla katılımcılarla yüz yüze görüşme sonucu ve dört aylık süreçte elde edilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler betimsel analize tabi tutularak sunulmuştur. Engelli bireylerin Van Adalet Sarayına eşit erişim konusunda dış mekânda güçlükler ile karşılaştıklarına, iç mekânda yeterli danışmanlık hizmeti almadıklarına, adalete eşit erişim konusunda ayrımcılığa maruz kaldıklarına ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Böylece, engelli bireylerin adalete eşit erişim haklarına erişebilirlik bağlamında yararlanamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, ileri araştırmalar için engelli bireylerin adalete erişimi konusunda Türkiye geneli yeni araştırmaların yapılması önerilmektedir.

 

2020 ENGELLİ BİREYLERİN ERİŞİLEBİLİRLİK SORUNU: DESTEKLER, EKSİKLİKLER Burhan BEKTAŞ Abdülkadir DEVELİ , (2020), Uluslararası Anadolu Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 4, Sayı 3, 2020, 179 - 191

Öz: Engelli bireylerin yaşam kalitesinin arttırılması için kamu idaresine bazı sorumluluklar düşmektedir. Kamusal alanda erişilebilirliğin arttırılması, eğitim olanaklarının iyileştirilmesi, engelli bireylere uygun istihdam şartlarının oluşturulması, sosyal yardımların yapılması ve ağır engelli bireylere evde bakım hizmetlerinin sunulması, engelli bireylerin haklarını koruma ve yaşam standartlarını yükseltme noktasında akla ilk gelen görev ve sorumluluklardandır. Bu makalede engelli popülasyonun erişilebilirlik sorunu literatürden yararlanılarak incelenmiş ve yorumlanmaya çalışılmıştır.

 

2020 Görme Engelli Kullanıcıların Mobil Erişebilirliği: Kullanılabilirlik Yaklaşımı ile Sosyal Medya Uygulamalarının Analizi İhsan EKEN , (2020), Uluslararası Kültürel ve Sosyal Araştırmalar Dergisi (UKSAD), Cilt 6, Sayı 1, 2020, 375 - 391

Öz: Çalışma, Marshall McLuhan’ın “teknoloji insanın uzantısıdır” deyimiyle ortaya çıkmıştır ve yeni teknolojilerin insanların organlarının fonksiyonlarınıda kuvvetlendirdiğine dikkat çekmektedir. Yeni iletişim teknolojileri sağladığı olanaklarla bireysel yaşantılarımızı köklü bir biçimde değiştirmekte; farklı kullanıcı grupları açısından yepyeni bir dönemi başlatmaktadır. Görme engelli bireyler ihtiyaç duydukları bilgiye ulaşma noktasında çeşitli sorunlar yaşamaktadırlar. Bu bireyler yaşadıkları problemleri ancak başka bir kişinin yardımıyla aşabilmektedirler. Mobil cihazlar ve internet sayesinde görme engelli kullanıcılar bağımsız olarak hareket etme imkânına kavuşmuşlardır. Evrensel standartlarca belirlenen kurallara göre oluşturulan uygulamalar, görme engelli kişiler üzerinde uygulanarak, görme engelli kişilerinde eşit haklarda mobil cihazları kullanarak yaşamlarını başkalarına muhtaç kalmadan devam edip/etmediğinin araştırılması amaçlanmaktadır. Çalışma, Altınokta Körler Derneği İstanbul Şubesi’ne kayıtlı görme engelli kullanıcıların katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Görme engelli kullanıcılar ile kullanılabilirlik testleri yapılmıştır. Kullanıcı temelli kullanılabilirlik testleri için üç kriter belirlenmiştir. Her bir kriter için beş kişiyle toplamda on beş kişiyle kullanılabilirlik testi yapılmıştır. Kullanılabilirlik testleri için Facebook ve WhatsApp uygulamaları ile sekiz görev belirlenmiştir. Buradaki amaç, görme engelli kullanıcıların teknolojik gelişmeler sayesinde bağımsız hareket edebilmeleri amacıyla sıklıkla kullandığı uygulamaları görme engelliler için daha erişilebilir hale getirmektir. Doğal olarak, görme engellilerinde diğer kullanıcıların sahip oldukları haklara sahip olması gerekmektedir. Araştırma mobil uygulamaların erişilebilirlik problemlerini tanımlamakla kalmamış, erişilebilirlik problemlerine de olası çözümler sunmaya çalışmıştır.

 

2021 Engelli Bireylerin Kent Vatandaşlığı Deneyimleri Eksenine Bir Çalışma Merve ERCAN , (2021), OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, Cilt 18, Sayı 39, 2021, 98 - 125

Öz: Bu çalışmada engelli bireylerin toplumsal hayata entegrasyonunda kent yapılanmasının ve çevre düzenlemesinin rolü incelenmiştir. Araştırma Konya ilinde gerçekleştirilmiştir. Toplam yirmi engelli bireyle görüşülmüştür. Araştırma nitel desenli yapılmıştır. Ayrıntılı literatür taramasından sonra yarı yapılandırılmış on üç sorudan oluşan yarı yapılandırılmış soru formu hazırlanmıştır. Araştırmada görüşmecilere büyük oranda Konya Ortopedik Engelliler Derneği ve Konya Görme Engelliler Derneğinde ulaşılmıştır. Katılımcılardan 7’si Kadın 13’ü Erkektir. Araştırmaya katılanlarla derinlemesine görüşme yapılmış ve onların kent deneyimleri incelenmişti., Görüşmeler izin alınarak kayıt altına alınmıştır, kayıtlar deşifre edilmiş N-vivo programıyla temalara ve alt temalara ayrılarak analiz edilmiştir. Araştırmada engelli bireylerin yeterince sosyalleşememeleri onların engel durumundan kaynaklanmadığı, şehir düzenlemelerinin onları göz ardı ederek yapılanmasından kaynaklandığı verilerine ulaşılmıştır. Modern dönemin tanımlamış olduğu “normal birey” göz önünde bulundurularak şehir düzenlemelerinin yapıldığı bu “normalin” dışında kalan engelli bireylerin göz ardı edildiği görüşü yapılan görüşmelerle desteklenmiştir Engelli bireylerin yaşadıkları sıkıntılar büyük oranda kent düzenlemelerine dair kanunların yetersiz olması ve çevre düzenlemeleri ile ilgili mevcut kanunların uygulanmasının yetersiz olmasıdır. Engelli bireylerin sosyal adalet ve sosyal eşitlik düzleminde haklarından haberdar olmamaları ya da haklarını savunamamaları da kanunların engellileri gözeterek düzenlenmesini ve de uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Engelli bireylerin kent düzenlemelerine dair ihtiyaç duydukları unsurlar engel türlerine göre çeşitlilik göstermektedir.

 

2021 Engellilerin Taleplerinin Yapay Zeka Yöntemleriyle Belirlenmesi Mucahit KARADUMAN Ali KARCİ , (2021), Bilgisayar Bilimleri, Cilt IDAP-2021 : 5th International Artificial Intelligence and Data Processing symposium, Sayı Special, 2021, 226 – 241

 

2021 Türkiye’de Mekânsal Erişilebilirliği Sınırlayan Altyapı Eksikliklerinin Engelli İstihdamına Etkisi Canan Öykü DÖNMEZ KARA, (2021), SGD-Sosyal Güvenlik Dergisi, Cilt Cilt 11 Sayı 1, Sayı Sayı 1, 2021, 117 - 140

Öz: Erişilebilirlik, farklı gereksinimleri bulunan kişilerin kendi başlarına evlerinden çıkabilmeleri, başkalarına ihtiyaç duymadan çeşitli binalara ve açık alanlara ulaşabilmeleri ve bunları kullanabilmeleri şeklinde tanımlanmaktadır. Engellilerin ekonomik, sosyal ve toplumsal hayata katılabilmeleri noktasında erişilebilirlik daha önemli hale gelmektedir. Bunun için başta devletin bir kısım yasal düzenlemeler hayata geçirmesi, sonra da yerel yönetimlerin yapılı çevrede ve kent ölçeğinde gereksinim duyulan tüm fiziksel, mimari ve altyapı önlemlerini almaları gerekmektedir. Bu çerçevede araştırmanın amacı, Türkiye’de mekânsal erişilebilirlik bağlamında engellilerin istihdamında karşılaşılan sorunların ortaya konulması ve bunların çözümüne yönelik bazı öneriler geliştirilmesidir. Araştırma, engelli dostu iller arasında sayılan Çanakkale ili kent merkezi ile sınırlandırılmıştır. Araştırma verileri görüşme yöntemiyle toplanmış, engelli derneklerinin yetkilileri ve engelli çalıştıran firmaların yetkilileriyle görüşmeler yapılmıştır. Veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Sonuçta, her ne kadar engelli dostu iller arasında sayılsa da Çanakkale kent merkezinde, mekânsal planlamanın engellileri hesaba katmayan bir anlayışla yapıldığı, bu durumun engellilerin kentsel hizmetlere ve iş imkânlarına erişimlerini sınırlandırdığı görülmüştür.

 

2021 ERİŞİLEBELİR (ENGELLİ DOSTU) KONAKLAMA İŞLETMELERİNİN STANDARTLARININ BELİRLENMESİNE YÖNELİK BİR ÇALIŞMA Zeki AKINCI , Mustafa ÇELİK, Hakan ELİNÇ, (2021), Journal of Applied Tourism Research, Cilt 2, Sayı 2, 2021, 91 - 114

Öz: Dünya’da ve ülkemizde hızla artan engelli nüfusunun temel seyahat etme ve turizm faaliyetlerinden yararlanma hakkı bağlamında başta gelişmiş ülkelerde olmak üzere birçok ülkede engellilerin diğer bireylerle birlikte eşit ve onurlu bir şekilde konaklama işletmelerinden yararlanabilmesi için yasal ve yapısal düzenlemeler yapılmaktadır. Bu düzenlemelerin hayata geçirilmeye başlanmasıyla birlikte turizm faaliyetlerine katılan engelli bireylerin sayısının arttığı gözlemlenmektedir. Özellikle engelli bireylerin konaklama işletmelerinde herhangi bir yardıma gereksinim duymadan veya çok az bir yardım desteğiyle tek başına ve özgür bir şekilde tatil yapabilmesine ve sunulan faaliyetlerden yararlanabilmesine imkân sağlayan yapısal düzenlemeler önemli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışmada erişilebilir turizm alanyazınında engelli bireylerin özgür, onurlu ve eşit bir şekilde tatil yapmasına imkân sağlayan engelli dostu konaklama işletmeleri konusunda yapılan çalışmaların ve bu çalışmalarda elde edilen verilerin incelenmesi sonucunda engelli dostu konaklama işletmeleri standartlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Erişilebilir turizm bağlamında, talep cephesini oluşturan engelli bireylerin ve arz cephesini oluşturan konaklama işletmelerinin gereksinimlerini, isteklerini ve önerilerini ortaya koyan çalışmalar ele alınmıştır. Ayrıca, her iki cephenin beklentilerini karşılama görevi olan ve yasal sorumluluk taşıyan başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kuruluşlarının yapmış olduğu çalışmalar incelenmiştir. Bu doğrultuda engelli dostu konaklama işletmeleri standartlarının saptanması ve düzenlenmesi için taslak çalışma hazırlanmıştır.

 

2021 Engelli Bireylerin Restoranlarda Yaşadıkları Erişim Sorunları: Isparta İli Örneği Gülay BULGAN , Aytül ERGENÇİÇEĞİ, (2021), Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, Cilt 12, Sayı 29, 2021, 46 - 64

Öz: Engelliler çeşitli nedenlerle hareket kısıtlaması veya bozukluğu yaşayan bireylerdir. Engelli bireylerin sosyal hayata katılımlarının sağlanabilmesi için hareket kısıtlamalarını bertaraf edecek çeşitli düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu düzenlemeler toplumun gelişmişliğini gösteren unsurlardan biridir. Türkiye’de söz konusu düzenlemeler için çeşitli yasalar mevcuttur. Fakat işletmelerin bu yasal sorumlulukları ne derece hayata geçirdiklerinin sorgulanması gerekmektedir. Bu maksatla gerçekleştirilen bu çalışma ile Isparta’da yaşayan engelli bireylerin restoranların sunmakta oldukları hizmetlere erişim engellerinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Elde edilen bulgularda, engellilerin gittikleri restoranlarda genellikle otopark alanlarında ve restoranların teçhizat ve donanımları hususunda erişim engelleri yaşamakta oldukları tespit edilirken, Isparta’daki restoranların genellikle sağlıklı bireyler tarafından kullanıldığı belirlenmiştir. Ortopedik engelliler için restoranlarda, dik merdivenlerin varlığının erişim engeli yarattığı, rampaların olmadığı, zihinsel engellilerin ise fiziksel engellere göre daha çok olumsuz tutum ve davranışlardan etkilenmekte oldukları tespit edilmiştir.

 

2021 Göreme Açık Hava Müzesi’nin Erişilebilir Turizm Açısından İncelenmesi Anıl EVCİ, Candan ŞAHİN , (2021), Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi, Sayı 21, 2021, 147 - 153

Öz: The Göreme Open Air Museum, which has hosted many civilizations throughout the history, has a worldwide reputation. This region is well known throughout the world in terms of natural beauty and historical features. In this study, a total of 405 people from three target groups, who visited the region, were interviewed face to face with applying a standard questionnaire. As a result of the survey, the different groups visiting the area on their accessibility way in terms of tourism potential have been learned. From the findings, it was understood that most of the foreign tourists (15%) came from the United States. Tourists came to the region with the highest rate with tour operators. The foreign tourists visiting the area reported the basic equipment and landscaping of the area to be higher than the local tourists and local people. National tourists and local people stated that the walking paths are very sloppy with many-steep lead to difficulties in reaching historical and cultural assets. As a result of the detailed examination and research carried out in the Göreme Open Air Museum and its near vicinity, which is on the UNESCO world cultural heritage conservation list, it was concluded that the existing regulations in the region should be reconsidered to review the accessibility of disabled individuals to the area and to make some new arrangements. Suggestrions were made to organize the area so that all visitors could benefit from it.

 

2021 Kültürel Turizm Yapılarında Özgürleştiren Erişilebilir Tasarım Kavramı Büşra ARSLAN Mehmet MUTLU , (2021), İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, Cilt 10, Sayı 3, 2021, 2564 - 2581

Öz: Türkiye, coğrafi özellikleri, tarihi değerleri, mimari eserleri ve bununla birlikte, geçmişten beslenerek oluşturduğu ve koruyarak geleceğe aktardığı kültürel mirası ile önem taşımaktadır. Ülkenin, içinde barındırdığı çok sayıdaki kültürel yapının ziyaretçiler ile buluşması ise kültürel turizm faaliyetlerinin bir bölümünü oluşturmaktadır. Buradan hareketle, kültürel turizm yapılarının, farklı fiziksel ve demografik özelliklere sahip ziyaretçilerin gereksinim ve beklentilerini karşılaması önem teşkil etmektedir. Türkiye’de en az bir engeli bulunan kişilerin toplam nüfusa oranı %6,9 olup; kültürel turizm yapılarının çok büyük bir bölümü, bir ülke için azımsanamayacak orana sahip bu bireylere erişememektedir. Özellikle hareket kısıtlamaları dolayısıyla ortopedik engelliler, bu yapılarda özgürce hareket edememektedirler. Engelli bireylerin çektikleri zorluklar, gelişmiş toplumlarda yalnız onları değil, içinde bulundukları toplumun her bir bireyini, bilhassa bu mekânların tasarımcılarını da ilgilendirmektedir. Bu çalışma ile özgürleştirici bir tasarım kapsamında, kültürel turizmi ile dünya çapında önemli bir yere sahip olan ülkemizdeki kültürel turizm yapılarının, erişilebilirliğinin sağlanması için yeniden düşünülmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır. Çeşitli engellilik türleri bulunmakta olup; özellikle hareket kısıtlamaları yaşayan ortopedik engellilerin, bu yapılarda sunulan hizmetlere, diğer bireyler ile eşit bir şekilde erişebilirliğinin sağlanması arzu edilmektedir. Ancak, bu erişilebilirliğin, kültürel turizm yapılarındaki hizmetlerin de ortopedik engele sahip bireylere erişebilirliğinin sağlanması ile mümkün olacağı belirtilmek istenmektedir. TS 12576 ve TS 9111 standartları doğrultusunda yapılacak olan uygulamaların tasarım esnasında ve sonradan yapılan uygulamaların rahatlıkla sağlanması ve tarihi özelliğe sahip olan koruma altındaki kültürel turizm yapılarda da mevcut yapıya ve çevresine değer katacak şekildeki gerçekleşmesi öngörülmektedir. Bununla birlikte, mevcut ve gelecek uygulamalara yön gösterecek nitelikte bir tanımlama, standart, ölçü, ilke ve kurallar ile erişilebilir tasarım anlayışını oluşturmak ve yerleştirmek amaçlanmıştır.

 

2021 Ahp Tabanlı Topsıs Yöntemi ile Afet Sonrası Acil Toplanma Alanlarının Belirlenmesine Yönelik Bir Uygulama Emre EKİN Zehra SARIKAYA , (2021), Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi, Cilt 10, Sayı 3, 2021, 696 - 713

Öz: Afet sonrası insanlar üzerinde oluşan hasarın minimum düzeye indirgenmesi ve afetin yıkıcı etkileriyle mücadele edilebilmesi için gerekli olan plan, iletişim ve koordinasyonun sağlanması ile kargaşa ve panik halinin önlenmesine ilişkin afet sonrası toplanma alanlarının önceden tespit edilmesi ve halkın bu doğrultuda bilinçlendirilmesi son derece önemlidir. Bu sebeple ilçeler bazında her mahallenin acil durum toplanma alanlarının önceden belirlenmesi ve bilgilendirilmesinin yapılması zaruridir. Bazı mahallelerin dar olması yeterli alana sahip olamaması acil durum toplanma alanlarının belirlenmesini imkânsız kılmaktadır. Bu şekilde yetersiz alana sahip mahallelerdeki afetzedeler, komşu mahallelerde bulunan en uygun alanlara ulaşabilmelidir. Bu çalışma ile Kütahya’da bir mahalledeki afetzedelere hizmet verebilecek komşu mahallelerdeki en uygun acil toplanma alanları belirlenmeye çalışılmıştır. Gerekli literatür taraması yapılmış ve uzman görüşleri doğrultusunda acil durum toplanma alanları yer seçimi için dikkate alınacak kriterler; altyapı (elektrik, su, kanalizasyon), çevre güvenliği (etrafındaki yapılara uzaklık, yapı yükseklikleri), alansal büyüklük, ulaşım (kara, yaya, engelli), alan tipi ve uzaklık olarak belirlenmiştir. Bu değerlendirme kriterlerine göre çok sayıda alternatif arasından en uygun alternatiflerin sıralanması için Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden yararlanılmıştır. Çalışmada nitel değerlendirme kriterlerinin AHP ile ağırlıkları belirlenmiş ve nicel değerlendirmeye imkân tanıyan TOPSIS yöntemi ile alternatifler sıralanmıştır.

 

2021 Üniversite Yerleşkelerinde Erişilebilirlik Değerlendirmesi: Düzce Üniversitesi Kampüsü Örneği Nuray ÖZKARACA Mehmet İNCEOGLU , (2021), Düzce Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi, Cilt 9, Sayı 5, 2021, 1891 - 1908

Öz: Erişilebilirlik, yapılı çevrede herkes için eşit koşulların sağlanması için gerekli bir ön koşuldur. İçinde yaşadığımız iç mekânlardan dış mekânlara, yapılı çevrenin genellikle ortalama bireyler göz önünde bulundurularak tasarlanması erişilebilirlik sorunlarına neden olmaktadır. Yapılı çevrede herkes için eşit koşulların sağlanması şüphesiz ki erişilebilirliğin sağlanmasıyla gerçekleşmektedir. Bu doğrultuda herkes için eğitim hakkının sağlanması da yapılı çevrenin erişilebilir olmasıyla doğrudan ilişkilidir. Eğitim alanları özellikle de üniversite yerleşkeleri kullanıcı çeşitliğini oluşturan tüm bireyler için bütün alanların ve unsurların erişilebilir ve kullanılabilir olması son derece önemlidir. Üniversite yerleşkelerinde, herkes için erişilebilirlik, evrensel tasarım/kapsayıcı tasarım veya herkes için tasarım gibi kavramlar son yıllarda yerleşke planlamada dikkate alınmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, Düzce Üniversitesi Konuralp yerleşkesinin engelli kullanıcılar için mevcut erişilebilirlik durumu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen tespitler sonucunda kampüs alanındaki erişilebilirlik sorunlarının neler olduğu ortaya konularak erişilebilirlik haritası oluşturulmuştur. Bu çalışmanın ilgili alanda mevcut erişilebilirlik sorunların tespiti konusunda bir kaynak oluşturma ve üniversite yerleşkelerinde bu şekilde yapılacak çalışmalar ile eğitim alanlarında evrensel erişilebilirlik anlayışının oluşturulmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmanın nihai amacı ise erişilebilirlik olanaklarını ortaya koymak ve bu doğrultuda erişilebilirlik haritası oluşturmaktır.

 

2021 MÜZELER, SERGİLER VE TARİHİ ALANLARDA DİJİTALLEŞME İrem BAYSAL Kerim ÇETİNKAYA Murat AYDIN , (2021), International Journal of 3D Printing Technologies and Digital Industry, Cilt 5, Sayı 2, 2021, 271 - 280

Öz: Bu çalışmada gelişen ve geleceğin teknolojisi olacak olan dijitalleşme üzerine dijital sergi, müze, antik kent ve yöresel/tarihi yerlerin dijital tasarımlarının nasıl yapıldığı, teknolojideki kazanımları ve çeşitli örnekleri incelenmiştir. Pandemi sürecinde yaşanılan birçok ihtiyaçlar gözden geçirilmiştir. Birçok alanda kolaylık sağlamak üzere teknolojik gelişmeler, mevcut seviyeyi daha ileriye taşıyacak, zorlukları kolaylaştıracak ya da yenilik kazandıracak şekilde boyut kazandırmaktadır. Pandemi süreci ile birlikte dünya genelinde birçok alanda çoğu şeye getirilen kısıtlamalar ile teknolojik gelişmeler farklılık kazanmış ve ilgi/talep doğrultusunda çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Daha önceki yıllarda da kullanılan ama belki geri planda kalan ya da çok farkında olunmayan veya ilgi görmeyen dijitalleşme, bu süreçte kolaylıklar sağlamıştır. Kültürel çeşitliliklerin, teknolojik yeniliklerin, tarihi değerlerin ya da benzeri birçok alanın tanıtılması ve topluma ait belleğin karşı tarafa daha iyi aktarabilmesine imkân sağlayan yeni sunum ve anlatım yöntemlerinin kullanılmasıyla geniş kitlelere ulaşılması hedeflenmektedir. Bu yenilikler ile turizme, ülke ve şehir tanıtımlarına, bir cihazın dijital ortamda detaylı incelenmesine ya da bir markanın ürünün tanıtımına kadar katkı sağlamaktadır. Dijitalleşme ile tasarım odaklı yapılan hayal gücünün şeması ile bu deneyimi yaşamak isteyenlere farklı bir görsel aktarım kazandırılmış olacaktır. Görme engelliler için betimleyici sesli anlatımlar ile desteklenmesinden, duyma engelli bireyler için görseller ile ses olmadan da efektif şekilde bir müze, sergi ya da tarihi yerin gezilmesine ve birçok yaştan herkese kolaylıkla ulaşıp kullanım kolaylığı sağlayacak bir teknoloji olarak günümüzde de sıklıkla kullanıp daha da yaygınlaşacağı ve ilginin artacağı düşünülmektedir. Bu teknolojik gelişmeler ile V-Ray/Sanal gerçeklik, hologram, dijitalleşme üzerinden oluşturulacak tasarımlar sıklıkla birçok alanda kullanılmaya başlanacaktır.

 

2021 Bartın Halatçıyaması Mevki Engelsiz Parkı Peyzaj Tasarım Projesi Nurhan KOÇAN , Asım ASLAN, (2021), Karadeniz Fen Bilimleri Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, 2021, 200 - 213

Öz: Kent içerisinde konumlanmış yeşil alanların kente ve kentliye önemli çevresel, ekonomik ve sosyal faydaları vardır. Kentsel yeşil alanlar, kentteki yaşam kalitesini iyileştirmek üzere planlanmış olup günümüzde farklı kavramlarla yeşil kentler yaratılmasında rol oynamaktadırlar. Kentsel yeşil alanlar insanlara psikolojik fayda sağlayan kentlinin doğa ile iletişim kurduğu alanlardır. Biyoçeşitliliği yüksek doğal ekosistemler uluslararası düzeyde korunurken, kentte yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde rol oynayan yeşil alanlara yönelik gerekli farkındalık henüz yaygınlaşmamıştır. Kentsel yeşil alanların bu önemini göz önünde bulunduran peyzaj mimarlığı disiplini, kentsel yeşil alanları etkin bir şekilde şekillendirmekte ve yeşil alan bilinci yaratmaktadır. Bunun için kentsel yeşil alan plan ve tasarımları ile yeşil alanlar günlük yaşantıya dahil edilmektedir. Bu kapsamda çalışmada Bartın il merkezi Halatçıyaması mevkiinde güncel durumda boş olan alan engelli kullanıcılara yönelik planlama öğelerinin de içinde bulunduğu bir örnek alan olarak seçilmiştir. Çalışmada bölgenin isteklerine uygun olarak eskiz çalışmaları ile tasarım alternatifleri üretilmiş ve daha sonrasında bu tasarımlar Autocad 2021 programı kullanılarak proje taslağı oluşturulmuştur. Peyzaj tasarım projesinin nihai hali, SketchUp 2020 Pro 2020 yazılımı ile 3 boyutlu olarak modellenmiş ve Lumion 8.5 yazılımı ile projenin 3 boyutlu görselleştirme çalışmaları tamamlanmıştır. Çalışma sonucunda engelli kullanıcılara yönelik bir park kazanımı sağlanacak ve proje Bartın yerel yönetimi için fikir oluşturacaktır.

 

2021 KENT MEKÂNINI GÖRME BİÇİMLERİ: GÖRME ENGELLİ KENT KATILIMCILARININ ÇEKTİĞİ FOTOĞRAFLAR İLE KENTİN KEŞFİ Didem KAN KILIÇ , (2021), Toplum ve Sosyal Hizmet, Cilt 32, Sayı 3, 2021, 883 - 922

Öz: Beden, görür, duyar, koklar, hisseder ve tat alır. Peki, bu deneyimin içinden görme duyusunu çıkarırsak, deneyim eksik mi kalır? Bu çalışma, görme engelli bireylerin kentsel mekanla nasıl ilişki kurduklarını, bu ilişkinin belirleyicilerinin neler olduğunu anlamaya ve anlatmaya çalışmaktadır. Bu ilişkiyi anlatmak için de fotoğraf araç olarak kullanılmıştır. Görme engelli katılımcı, fotoğrafı, çevresiyle kurduğu ilişkinin bir dışavurumu olarak kullanmıştır. Aynı zamanda, mekanın diğer boyutlarını ve kodlarını nasıl açığa çıkardığını, kentin içindeki boşlukları nasıl doldurduğunu fotoğraf aracılığı ile tarif etmiştir. Fotoğraflarla bunu anlatabilmek için görme engelli katılımcılar, çalışma öncesinde 1 ay fotoğrafçılık eğitimi almışlardır. Çalışmanın yapılacağı kentsel doku olarak İzmir Kemeraltı Çarşısı seçilmiş ve bu dokunun gündelik hayatının içine sızılmıştır. Mekanları yürüyerek keşfeden 7 sonradan görme engelli kent katılımcısı, kentsel mekandaki taktiksel üretimlerini ve mekanla kurdukları etkileşimi çektikleri fotoğraflarla anlatmaya çalışmışlardır. Yürüyüş sırasındaki olayları içerecek bütün temsiller kare kare görme engelli tarafından belgelenmiştir. Aynı zamanda, sözlü anlatımlarla yürüyüş sırasında hangi taktiksel ve yaratıcı öğelerin olduğunu ve hangi durumlarda meydana geldiğini aktarmışlardır. Görme engelli birey tarafından çekilen fotoğraflarda bir görme engellinin mekandan ve toplumdan nasıl ayrıştığı somut haliyle görülmüştür. Bu makalenin sonunda, “Bir kör nasıl fotoğraf çekebilir?” sorusundan uzaklaşılıp asıl soru olan “Bir görme engelli neden fotoğraf çekmek ister?” sorusunun cevabı bulunmuştur.

 

2021 Engelli Kullanımı Açısından Yaya Yollarının Erişilebilirliğinin Değerlendirilmesi: Çorlu (Tekirdağ) Örneği Burçin EKİCİ , (2021), Mimarlık Bilimleri ve Uygulamaları Dergisi, Cilt 6, Sayı 1, 2021, 115 - 124

Öz: Günümüzde hızla artan şehirleşme ve planlama eksiklikleri nedeniyle kentlerde düşme eğilimi gösteren yaşam konforunun arttırılması, kent yaşayanlarının kentsel hizmetlere eşit bir şekilde erişilebilirliği ile mümkün olmaktadır. Bu kapsamda, özellikle kamusal alanların herkes için erişilebilir şekilde tasarlanması temel kentsel planlama hedefleri arasında olmalıdır. Bu araştırmada Çorlu kent merkezinde bulunan yaya yollarının mevcut durumları ve engelli bireylerin bu mekânları kullanım sorunları değerlendirilmiştir. Çalışmanın materyalini, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki ana aksları meydana getiren ve yoğun kamu kullanımının görüldüğü; Atatürk Bulvarı, Bülent Ecevit Bulvarı, Cumhuriyet Bulvarı, Kumyol Caddesi ve Omurtak Caddesi oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemi ise; literatür araştırması, alan çalışması ve verilerin analizinden oluşmaktadır. Bu bağlamda araştırma kapsamında; yaya yollarının genişliği, eğimi, yüzey malzemesi, rampalar, yaya geçitleri, kentsel donatı elemanları ve mevcut bitkisel materyalin durumu ortaya konmuş, sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir.

2021 Türkiye’de S/sağır ve İşitme Engelli Çocukların Televizyon Programlarına Engelsiz Erişiminde İşaret Dili Çevirisi Üzerine Bir İnceleme Zeynep ORAL , (2021), Çeviribilim ve Uygulamaları Dergisi, Cilt 2021, Sayı 31, 2021, 220 - 250

Öz: Engelsiz dünya ve toplum bilinciyle artık engellilerin yaşama her alanda dahil edilmesini amaçlayan uluslararası ve ulusal düzenlemeler, yalnızca fiziki koşulların iyileştirilmesi ve elverişli hale getirilmesinin de ötesine geçerek bilgi, eğlence, haber vb. içeriklere de erişim sürecini kapsamaktadır. Teknolojik gelişmelerle haberleşme ve iletişim kaynaklarının giderek çeşitlendiği günümüz koşullarında erişim hayatın her alanında hem gerekli hem de kaçınılmaz bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu bağlam-da toplumun yerel-alt kültürünün önemli bir parçası olan S/sağır ve işitme engellilerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, akademi, devlet kurumları ve ilgili STK’ların eşgüdümüyle çevirinin bir alt alanı olan görsel işitsel çeviri ve “engelsiz erişim” alanında gözle görülür somut adımlar atılmıştır. Bu döngüyle Türkiye’de S/sağır ve işitme engellilere yönelik projeler giderek artarak, çeşitli alıcı gruplarına göre erişim konusunda saptanan eksiklikleri, işaret dili çevirmenlerinin karşılaştıkları zorlukları, çeviri süreçlerini ve türlerini ele alarak sistematik yapılar ortaya koymayı hedeflemektedir. Söz konusu gruplara yönelik yenilikçi girişimler arasında S/sağır ve işitme engelli çocuklara odaklanan projeler bulunmaktadır. Aldıkları eğitimin kalitesi ve kültürel farklılıkları nedeniyle işiten ve konuşan çocuklara oranla daha zorlu koşul-larda yetişen bu çocukların dil edinimi, sosyalleşme, bilinç gelişimi için önemli ve tamamlayıcı olan projelerden bir tanesi de Sesli Betimleme Derneği (SEBEDER) ta-rafından 25 Ağustos-09 Ekim 2020 tarihleri arasında yürütülen ve tamamlanan ‘Sağır, İşitme Engelli ve Görme Engelli Çocukların Televizyon Programlarına Engelsiz Erişimi Projesi’dir (bkz. http://sebeder.org/Projelerimiz-17.html). Bu çalışma söz konusu projenin işaret dili çevirisi bileşeninden elde edilen çıktılardan hareketle hazırlanmıştır. Proje kapsamında tamamlanan, çeviri teknikleri, yaklaşımları, zorluklarına çeşitli öneriler ve çözüm yolları sunan çevirmen kılavuzunun bir bölümü bu çalışmanın odağını oluşturmaktadır. Söz konusu kılavuz çocuk programlarında işaret dili çevrisi uygulamalarını düzenlemek ve kalite yönetimini sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Hem çevirmen hem de editörler için yol gösterici olan proje çıktısından hareketle, elde edilen verilerin belli bir sistem çerçevesinde sürekliliğinin ve iyileştirilmesinin sağlanması için medya sağlayıcıların S/sağır ve işitme engelli çocuklara yönelik görsel-işitsel ürünlere yönelik tercih çalışmaları yapmalarının önemi vurgulanmıştır.

 

2021 “Engelli bireylerin erişilebilirliğinin arttırılması ve farkındalığın sağlanması için evrensel donatı tasarımlarının önemi ve buna ilişkin peyzaj alanlarında bazı tasarım önerilerin verilmesi Sima POUYA , (2021), Sosyal Çalışma Dergisi, Cilt 5, Sayı 2, 2021, 209 - 229

Öz: Açık yeşil alanlar, tüm insanların rekreasyon veya sosyal etkileşim faaliyetleri için tasarlanmalıdır. Peyzaj donatı elemanları ergonomik ve standartlara uygun şeklinde tasarlanmadığı zaman bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal veya sosyal yeteneklerini, doğum hataları veya sonradan ortaya çıkan hastalık ve trafik/iş kazaları gibi nedenler ile engelli olan bireylerin toplumsal hayata katılımı sınırlandırılmaktadır. Bu nedenle; engelli bireylerin açık yeşil alanlardan faydalanabilmeleri için standartları göz önünde bulundurularak erişilebilir ve kullanılabilir donatı tasarım ve uygulama çalışmalarının gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada evrensel tasarım ilkelerini göz önünde bulundurarak açık yeşil alanlarda ihtiyaç duyulan donatıları için yeni tasarımlar önerilmeye çalışılmıştır. Bunun için ise belirli ve önemli kaynaklar göz önünde bulundurarak yeni tasarımlar önerilmiştir. Bu tasarımlar, üç boyutlu el çizimleri ve skeçler ile açıklanmaya çalışılmıştır. Tasarımların tüm bireylerin eşit ve bağımsız bir şekilde kullanımına sunulması en çok dikkat edilen konu olmuştur. Araştırmada, üzerine çalışılan tasarım önerileri, ilerideki yapılacak olan peyzaj ve yeşil alan çalışmalarında uygulanabilir.

2021 Alışveriş Merkezlerindeki Tasarımın Görme Engelliler İçin Uygunluğu: İzmir Ege Perla Alışveriş Merkezi Örneği Sibel DOSTOL Ebru GÜLLER , (2021), Ufkun Ötesi Bilim Dergisi, Cilt 21, Sayı 1, 2021, 68 - 84

Öz: Görme engellilik, tüm tedavilerin sonucunda kişinin görüşünün 1/10 veya daha az olması durumu olarak tanımlanmaktadır. Görme engelli, toplumun bir parçasını oluşturur ve kentsel mekanlarda aktif yaşantısı sağlanmalıdır. Engelli bireylerin sosyal hayata adapte olmaları ve kent içi mekanlarda rahat hareket edebilmeleri için yapılı çevrede engellilerin ihtiyaçları doğrultusunda iyileştirmelerin yapılması gerekmektedir. Kent, yapı, mekân, ürün ölçeğindeki çözümlemelerde, engelli kullanıcılara uygunluk, öncelikli tasarım kararlarından biri olmalıdır. Bu koşullarda üretilen tüm hakların hukuki anlamda karşılık bulması için çalışmalar yapılmalıdır. Makaleye konu olan Ege Perla Towers ve Alışveriş Merkezi biri 46, diğeri 29 katlı ofis ve konut blokları ve alışveriş merkezi olarak tasarlanmıştır. 2016 yılında inşa edilen kompleks, yeni kent merkezi durumundaki Bayraklı ilçesinde yatırımcılarca da önemsenmektedir. Yenilikçi bir yaklaşıma sahiptir ve konut, perakende satış, spor, eğlence vb fonksiyonlar barındırmaktadır. Kent hareketlerinde gün içerisinde çok sayıda ziyaretçinin alışveriş merkezine uğraması beklenmektedir. Bu nedenle farklılaşan kullanıcı gereksinimleri yapı bütününde dikkate alınmalıdır. Çalışma kapsamında görme engelli bireylerin gereksinimlerine odaklanılmış, Ege Perla Alışveriş merkezinin görme engelli kullanıcılara uygunluğu değerlendirilmiştir. Çekilen fotoğraflar üzerinden öncelikle mevcut durum tespiti yapılmış, olumlu ve olumsuz yönler araştırılmıştır. Görme engelli bireylerin yapıya erişilebilirlikleri ve yapıda rahat hareket edebilmeleri gibi konularda bazı eksiklikler tespit edilmiş ve çalışma kapsamında sorunlara getirilen çözüm önerileri tablolaştırılarak sunulmuştur.

 

2021 Görme Engelliler İçin Hissedilebilir Yüzey Uygulamaları: Diyarbakır Örneği Canan KOÇ , (2021), Ufkun Ötesi Bilim Dergisi, Cilt 21, Sayı 1, 2021, 125 - 157

Öz: Farklı derecelerdeki görme bozukluklarına sahip kişiler ekonomik, sosyo-kültürel koşullar kadar fiziksel çevre koşullarından da yakından etkilenmektedir. Görme engellilerin ihtiyaçlarına cevap vermeyen kentsel mekan düzenlemeleri, çoğu zaman bu kişilerin evlerine kapanmasına neden olmaktadır. Kentsel mekânın bir parçasını oluşturan ulaşım sistemindeki düzenlemeler görme engelli bireyin hayatının kolaylaşmasını sağlamaktadır. Özellikle yaya yolları ve kaldırımlarda yaygın olarak gördüğümüz hissedilebilir yüzeyler yön bulma ve tehlikeyi fark etmeyi sağlayan önemli unsurlardır. Ancak bunların kaliteli malzeme ve doğru şekilde yerleştirilmesi ile görme engelliler sağlıklı şekilde yürüyebilmektedir. Çalışmada görme engelliler için büyük öneme sahip hissedilebilir yüzeylerde olması gereken özellikler ve uygulama alanları ele alınmıştır. Bu kapsamda uluslar arası literatür ve TS ISO 23599 standardı incelenmiştir. Dünyadaki ve ülkemizdeki uygulamalar ele alınarak Diyarbakır kentindeki hissedilebilir yüzey kullanımı değerlendirilmiştir.

 

2021 Sivas Kent Merkezinde Yaya Yollarının Fiziksel Engelli Kullanımları Açısından Değerlendirilmesi Cihad BİLGE Mehmet Akif IRMAK , (2021), Artium, Cilt 9, Sayı 1, 2021, 36 - 46

Öz: Toplumun yapı taşı olan birey her durum ve şartta eşit değildir. Bunun en açık örneği günden güne artan sayısı ile engelli bireylerdir. Belirli sebeplerden dolayı doğuştan veya sonradan çeşitli engel türlerine sahip olan bu bireylerin, toplumun içerisinde eşit ve adil bir şekilde yer edinmesi gerekmektedir. Bu nedenle, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler engelli bireyleri toplumun diğer bireyleri gibi her kademede değerlendirmek ve topluma dâhil etmek için çeşitli şekilde yenilikçi faaliyetler yürütmektedir. Teknolojinin yardımı ile gerek fiziksel gerekse iletişim alanında yapılan çalışmalarla engellilerin topluma dâhil edilmesi ve engelli olmayan bir birey ile eşit haklara sahip olması hedeflenmektedir. Pedicab, scooter, akülü arabalar, yeni nesil elektronik organ protezleri ve ulaşım yolları dizaynı, engelli bireyi güncel yaşama dâhil etmek için yapılan çalışmalardan bazılarıdır. Diğer yandan tüm bu araç ve gereçlerin yaşamlarının sonuna doğru yaşlı nüfus tarafından da kullanıldığı çevremizde rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz yaygın bir durumdur. Bu çalışmada, Sivas kentinde fiziksel engelli bireylerin kentsel alan kullanımlarında memnuniyeti belirlemek için 4 adet güzergâh belirlenmiş, her bir güzergâh farklı bir engelli ile test edilmiştir. Görsel materyallerle desteklenen bu çalışmada, TS 9111, TS 12576, TS ISO 23599, TS 13536 standartları referans alınarak güzergahlarda rampaların uygunsuz olduğu, uyarı sistemlerinin eksikliği, bitkilendirmenin yetersiz olduğu ve donatı açısından engelleyicilerin olduğu belirlenirken, aynı güzergahlarda, kaldırım genişliklerinin yeterli olduğu, zemin döşemelerinin genellikle uygun olduğu, işaret levhalarının ve aydınlatmanın yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.

 

ENGELLİ AKADEMİSYENLER BAĞLAMINDA AKADEMİK ATAMA/YÜKSELTME KRİTERLERİ İÇİN KULLANILAN WEB SİTELERİNİN ERİŞİLEBİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Levent KUTLUTÜRK, (2022), Uluslararası Toplumsal Bilimler Dergisi, Cilt 6, Sayı 2, 2022, 1 - 17

Öz: Erişilebilirlik sadece engelli değil engelli olmayan bireylerin de hayatlarını kolaylaştıran ve kimi noktalarda katkı sağlayan özellikleri içermektedir. Bu konuda uluslararası birçok çalışma ve gelişme gerçekleştirilmektedir. Ülkemizde de bu gelişmeler kimi zaman uyarlanarak kimi zaman olduğu gibi ele alınmakta ve değerli çalışmalara konu olmaktadır. Akademisyenler veya araştırmacılar arasında da belli bir oranda engelli bireylerin olması kaçınılmazdır. Her ne kadar engelli akademisyenlerin sayısı ülkemizde ulaşılabilen bir bilgi olmasa da var oldukları gerçeğini yadsımak yanlış olacaktır. Akademisyenlerin zaman içinde yükseltme veya atamalarının olması beklenen bir durumdur. Bu amaçla yararlanılan sistemler ve web siteleri kapsamında en önemlileri olarak karşımıza çıkan Web of Science, Scopus, PubMed, TR Dizin ve DergiPark sadece engeli olmayan değil engelli bireyler için de erişilebilir olmalıdır. Bu bağlamda bir erişilebilirlik değerlendirme aracı olan WAVE ile bu web siteleri incelenmiştir. Fırsat eşitliği bağlamında bakıldığında bu sistemlerin ve web sitelerinin ne kadar erişilebilir olduğu konusunda elde edilen veriler betimsel istatistik yöntemiyle değerlendirilmiştir. WoS ve Scopus’un engelli kullanıcılar için yardımcı teknolojiler bağlamında yetersiz olmasıyla beraber PubMed, TR Dizin ve DergiPark web sitelerinde de daha düşük oranda da olsa bu hatalar tespit edilmiştir. Bununla beraber görsel tasarım, kontrast, boş bağlantı ve etiketleme hataları tespit edilmiştir. Sonuç olarak çoğu alanda iyileştirmelerin ve yeniden düzenlemelerin yapılması gerekliliği ortaya konulmuştur.

 

Kamusal Mekanlarda Görme Engelli Kullanıcılar İçin Erişilebilirliğin Değerlendirilmesi Ankara Batı Adalet Sarayı Örneği Didem KAVURANAysel USLU, (2022), Türkiye Peyzaj Araştırmaları Dergisi, Cilt 5, Sayı 1, 2022, 11 - 26

Öz: Kent yaşamı içerisinde yer alan ve kamusal mekânlar olarak da adlandırılan açık ve yeşil alanlar kent dokusu içinde yapılar ile sınırlanmış, tüm toplumun yararlanmasına olanak tanıyan mekânlardır. Bu bağlamda mekânların herkes için kullanımı göz önünde bulundurularak tasarlanması ö(nem taşımaktadır. Kamusal mekânların sürdürülebilir kullanımı, mekânların kalitesi ve güvenliğinin yanı sıra erişilebilir ve tüm bireyler için eşit kullanım olanaklarına sahip olması ile mümkündür. Bu kapsamda kentsel mekânların tüm bireylerin kullanımına uygun standartlara getirilmesi temel hedef olmalıdır. Kamusal alanların, toplumun tüm sınıflarını bir araya getireceği ve herkesi kapsayıcı nitelikte “erişilebilir, ulaşılabilir ve yaşanabilir” mekânlar olarak kurgulanması gerekliliği ön planda tutulmalıdır. Çalışma kapsamında Ankara Batı Adalet Sarayı örnek olarak seçilmiştir. Bu çalışma ile, Ankara Batı Adalet Sarayı’nın görme engelli bireyler için erişilebilirliğinin değerlendirilmesi ve erişilebilir peyzajların tasarlanmasında örnek teşkil etmesi amaçlanmaktadır. Bu hedefle konu ilgili literatür taramaları yapılarak seçilen çalışma alanının görme engelliler açısından erişilebilirliği, evrensel tasarım kriterleri çerçevesinde arazi çalışmaları ve gözlemler ile desteklenerek değerlendirilmiştir. Çalışmanın literatüre katkısı ve bundan sonraki çalışmalara örnek olması amaçlanan Evrensel Standartlar Kılavuzu’ndan yararlanılarak hazırlanan analiz çalışması, kamusal alanlarda erişilebilir peyzajların oluşturulması için bir araç olarak değerlendirilebilir.

Savunmasız yol kullanıcıları için yaya yolu hizmet düzeyinin belirlenmesi Ayşe ÜNALMeltem SAPLIOGLUFurkan TURGUT, (2022), Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi, Cilt 11, Sayı 3, 2022, 766 - 775

Öz: Kent içi seyahatlerde engellilerin birçok problemle karşılaştığı bilinmektedir. Şimdiye kadar yapılmış bilimsel çalışmaların yaya hizmet düzeyi (YHD) tespiti kısmında engelliler için gerekli olan parametreler göz ardı edilmiş, engelli yayaların ihtiyaçları mevcut YHD modellerine yansıtılmamıştır. Bu eksikliği ortadan kaldırmak için YHD belirlenirken engelli kişilerinde ihtiyaçlarının dikkate alınması uygun olacaktır. Çalışmada, mevcut hizmet düzeyi modeline, engelli bireylerin seyahat ihtiyaçları eklenerek tüm yaya yol kullanıcıları için yeni bir YHD belirlenmiştir. Bunun için daha önceki çalışmalarda engelli bireylere yapılan anket sonuçları incelenmiştir. Çalışmanın özgünlüğünü arttıran kısım ise bugüne kadar yapılmış literatürden elde edilen engelli yaya ihtiyaç parametrelerinin ayrı ayrı kullanılarak hizmet düzeyi hesabına eklenmesi olmuştur. GYHD (Genel Yaya Hizmet Düzeyi Modeli), EYHD (Engelli Yaya Hizmet Düzeyi) ve bunların her ikisini de bünyesinde bulunduran yeni bir YHD modeli oluşturulmuştur. Hizmet düzeyi tespiti Süleyman Demirel Üniversitesi Batı Yerleşkesinde uygulanmıştır fakat, modelin parametre sınır değerlerinin literatürdeki uluslararası standartların sonuçlarına dayanması nedeniyle, bulunan modelin evrensel olarak uygulanabilir olduğu söylenebilir.

Görme Engelli Bireyler ve Erişilebilir Turizm Kamile ÇETİN, (2022), Uluslararası Güncel Turizm Araştırmaları Dergisi, Cilt 6, Sayı 1, 2022, 69 - 87

Öz: Değişen turizm anlayışında insanlar seyahatlerinde ürün ve hizmetlerde bazı beklentiler içine girer ve taleplerde bulunurlar. Bu beklenti ve talepler içinde turistik ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte bir seyahat planı, konaklama alanı, yeme-içme, eğlenme gibi turistik ürünü oluşturan faktörlerin tüketici ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik turizm çeşitlenmesini görmek isterler. Türkiye’de turizme katılan engelli bireylerin sayısı gün geçtikçe arttığı görülmekle birlikte bağımsız hareket kısıtlaması yaşayan bu bireylerin turizm aktivitelerine katılabilmesi ve seyahat edebilmeleri için ihtiyaç, engel ve beklentilerine uygun hizmet, mekan ve ürünlerin oluşturulması ve uygun şekilde düzenlemelerin oluşturulması oldukça önemlidir. Bu çalışmada Türkiye turizminde engelli bireylerin özellikle de çalışmamızın hedef kitlesi olan görme engelli bireylerin de erişilebilir turizm aktiviteleri yaşayabilmesi için hizmet, fiziksel ve mekânsal düzenlemeler, ulaşım ve konaklamaların nasıl iyileştirmesi ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.

Toplu Konut Yerleşimlerinin Engelsiz Tasarım Bağlamında Değerlendirilmesi: Diyarbakır Şilbe Örneği Havva ÖZYILMAZ, (2022), Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, 2022, 29 - 68

Öz: Türkiye’de ciddi bir konut üretim potansiyeli olan TOKİ’nin ürettiği Toplu konut yerleşkelerinde engelli bireylerin konut alanlarını ve rekreasyon alanlarının kullanabilirliği ve erişebilirliği ile ilgili aksaklıkları tespit etmek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Engelli bireylerin haklarını koruyamaya yönelik olan yönetmelik, yasal mevzuatlardan, Türkiye Standartları Enstitüsü tarafından “Ulaşılabilirlik- Erişilebilirlik” ile ilgili TS-9111, TS-12576 standartları hazırlanmıştır. TOKİ’nin Diyarbakır’da yapmış olduğu konutlarda ve yerleşimde engelliye yönelik tasarım ölçütlerine dikkat edilip edilmediği bu standartlar kapsamında alan çalışmasıyla birlikte incelenip sorgulanmaktadır. Şilbe Toplu konut yerleşkesinde farklı zamanlarda inşa edilmiş olan 3 etap ve 4 farklı konut tipi engelli erişebilirliği ve kullanabilirliği kapsamında ele alınmış ve standartların öngördüğü kriterler sorgulanmıştır. Rekreasyon alanları ve konut alanları TS-9111, TS-12576’ya göre ulaşım, duraklar, otopark sayısı ve niteliği, erişebilirlik, dolaşım ve yönelim yönünden incelenmiş, standartlara uyup uymadığı sorgulanmaktadır. TOKİ’nin Diyarbakır Şilbe’de ürettiği konutlarda barınma ihtiyacı dışında erişim ve ulaşılabilirlik açısından engelli tasarım parametrelerine uyması gerektiği bu çalışma ile vurgulanmaktadır. Çalışma sonucunda tespit edilen tasarım hatalarının yeni yapılacak konut ve yerleşimlerde tekrarlanmaması ve ileriye dönük tasarımlarda var olan yasal mevzuatlara bağlı kalınarak engellilere yönelik erişebilir tasarımların yapılması hedefiyle önerilerde bulunulmuştur.

BEDEN, BİREY VE TOPLUM KESİŞİMİNDE ENGELLİ BİREYLERİN ERİŞEBİLİRLİK DENEYİMLERİ: GAZİANTEP ÖRNEĞİ Fulya DOĞRUEL, (2022), Sosyoloji Araştırmaları Dergisi, Cilt 25, Sayı 2, 2022, 299 - 317

Öz: Bu çalışmanın amacı, bedensel engelli bireylerin toplumsal hayata katılım durumlarını, toplumsal kaynaklara erişebilme imkânlarını ve engelliliğe dair algılarını incelemektir. Bu amaçla çalışma, temelde engelliliğin sosyal teorisine dayanarak, engelliliği sadece beden ve sağlık boyutları ile değil, kültür, toplum, ekonomi, teknoloji ve sosyal politika boyutlarını da içeren bütünsel bir bakış açısıyla ele almaktadır. Bu bağlamda engellilik olgusunun toplumsal olarak nasıl inşa edildiğini ve bireysel olarak nasıl deneyimlendiğini etkileşimsel bir çerçeveden anlamaya çalışmaktadır. Gaziantep kent merkezinde temel nitel araştırma metoduyla gerçekleştirilen bu çalışmanın verileri otuz iki katılımcıyla gerçekleştirilen derinlemesine mülakatlar yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda engelli bireylerin özgün bedensel deneyimlerine uygun bir erişebilirliğin toplumsal katılımın belirleyicisi olduğu ve engellik algısı ile erişilebilirliğin karşılıklı bir etkileşim içinde olduğu ortaya konmuştur.

 

KAPSAYICI PLANLAMA PERSPEKTİFİNDE “HERKES İÇİN KENT”: ISPARTA KENTİ ÖRNEĞİ Büşra Gül KARACADuygu GÖKCE, (2022), Sosyal Araştırmalar ve Yönetim Dergisi, Sayı 1, 2022, 17 - 57

Öz: Mevcut Modernist kent planlama anlayışıyla biçimlenen kentlerde, dezavantajlı olarak nitelendirilen gruplar (örneğin çocuklar, gençler, yaşlılar, kadınlar, engelliler, Romanlar, göçmenler/mülteciler) yeterince temsil edilememektedir. Makalede “Herkese İçin Kent”; “kapsayıcı planlama” anlayışıyla biçimlenen, insan odaklı, insanları ayrıştırmayan, tüm kullanıcı gruplarının kentli haklarına sahip olduğu, katılımı ve “kullanım değerini” esas alan bir kent olarak değerlendirilmektedir. Mevcut kentlerin özellikle de kamusal mekânların tüm kullanıcı gruplarını ne düzeyde kapsayıcı olduğu irdelenmelidir. Bu bağlamda, fiziki planlama disiplinlerinde yapılmış bilimsel çalışmalar, ilgili kurumlardan elde edilen bilgiler, Isparta kentinde yaşayan her özne grubundan 15 ila 35 kişi ile yapılan “kısa soru-cevap” (Short answer) şeklinde ikili görüşmeler ve yapılan kişisel gözlemler sonucu elde edilen bulgular doğrultusunda, her bir grubun Isparta kentindeki açık ve kapalı kamusal alan kullanımları mekânsal olarak haritalara aktarılarak analiz edilmiştir. Ağırlıklı kullanım alanlarının, mahalle ölçeğinde bulunan parklar, çocuk bahçeleri, ibadet alanları, aile sağlık merkezleri, pazar alanları olmakla birlikte, kent merkezinin de özne gruplarının birçoğu tarafından yoğun olarak kullanıldığı, bazı grupların (kadın, Roman ve göçmen/mülteci) kentte “görünürlük” kriteri açısından daha az görünür olduğu, engelli bireylerin bazı kamusal alanlara “erişebilirlik” açısından sorun yaşadığı vb. bulgular tespit edilmiştir. Sonuçta, yapılan analizler ve mevcut bilimsel çalışmalar değerlendirilerek “sokak”, “mahalle” ve “kent bütünü” ölçeklerinde “Herkes İçin Kent” üzerine öneriler geliştirilmiştir.

Engelsiz Parkların Erişilebilirliği: Eskişehir ve Diyarbakır Örnekleri Canan KOÇAhmet KOÇ, (2022), Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, Cilt 13, Sayı 33, 2022, 161 - 188

Öz: Çoğunlukla, göz ardı edilen bir grup olan engelliler, erişilebilirlik standartlarının sağlanamaması sebebiyle sınırlandırılmakta, ulaşmak istediklerine ulaşamamakta ve yapmak istedikleri birçok faaliyete ya da aktiviteye katılamamaktadır. Erişilebilirliğin sağlanamaması çok sayıda sorunu beraberinde getirmektedir. Kent ölçeğinden bina ölçeğine kadar tüm alanların erişilebilir olması engelli bireylerin toplumsal katılımını kolaylaştırmaktadır. Engelli bireyler de engelli olamayanlar gibi haklara sahiptir. Kamusal dış mekanlardan biri olan açık yeşil alanlardan yararlanmak da bu haklar arasında sayılmaktadır. Engelsiz parkların ülkemizde giderek yaygınlaşması ile engelli çocuklar ve bireyler için kısmen oyun, dinlenme, eğlenme, gezme olanağı sunulmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, Eskişehir ve Diyarbakır’da bulunan engelsiz parkların karşılaştırılması yapılmakta ve erişilebilirlik açısından uygunluğu değerlendirilmektedir. Engelsiz parkların farklı engel gruplarına hizmet edecek nitelikte olması ve engelli çocukların diğer çocuklar ile birlikte oyun oynamalarına olanak verecek şekilde düzenlenmesi gereklidir. Ülke genelinde engelli sayısı ve nüfusu dikkate alan yeterli büyüklükte engelsiz parklara ihtiyaç duyulmaktadır. “Herkes için tasarım” prensibi açık ve yeşil alanlar başta olmak üzere tüm alanlarda yaygınlaştırılmalıdır. Böylelikle engelsiz parkların erişilebilirliği sağlanarak engelli bireylerin yaşam kalitesi artırılmış olacaktır.

İşitme Engelli Bireylerin Otel İşletmelerinde Yaşadıkları Sorunların İrdelenmesi: Denizli İlinde Bir Araştırma Hatice ARMANGülay BULGAN, (2022), Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 19, Sayı 3, 2022, 1429 - 1451

Öz: Engelsiz turizm kapsamında bireylerin otel işletmelerindeki konaklama gün ve sayılarının artırılması turizme önemli katkılar sağlayacaktır. Bu bağlamda gerçekleştirilen bu çalışma ile otel işletmelerinin sunmakta oldukları hizmetlerin işitme engelli bireyler için yeterlilik düzeylerinin tespit edilmesi ve otel yöneticilerinin otellerinde bulunan donanım ve hizmetlerin işitme engelli bireylere uygunluğunu değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan araştırma kapsamında 20 Aralık 2021 ile 31 Aralık 2021 tarihleri arasında toplam 21 işitme engelli birey ve 8 otel işletmesi yöneticisi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre işitme engelli bireylerin otel işletmelerinin sunmakta oldukları hizmetleri yetersiz, personeli ise ilgisiz bulmakta olduğu, otel işletmelerinde işaret dili bilen personel olmaması nedeniyle yoğun iletişim problemleri yaşadıkları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda Denizli’de bulunan otel işletmelerinin işitme engelli bireylere uygun düzenlemeler sağlaması gerektiği ortaya çıkarılmıştır.

REKREASYON ALANLARINDA ENGELLİ KULLANIMI AÇISINDAN ERİŞİLEBİLİRLİK: İZMİR İLİ BUCA İLÇESİ ÖRNEĞİ Ozgur KAMER AKSOYEce YILMAZBeyzanur ERSOY, (2022), ArtGRID - Journal of Architecture Engineering and Fine Arts, Cilt 4, Sayı 2, 2022, 292 - 308

Öz: Bu çalışmada; “Kentsel rekreasyon alanlarının kullanımında ve tasarlanmasında, farklı özelliklere sahip bütün bireylerin eşit şekilde erişilebilirliğine ve kullanılabilirliğine yönelik kararlar geliştirilmelidir” hipotezi çerçevesinde; İzmir ili Buca ilçesinde yer alan rekreasyon alanları, engelli bireylerin erişebilirliğine ne kadar uygundur? sorusuna yanıt aranmıştır. Bu amaçla; “Gölet Rekreasyon Alanı”, “Yedigöller Parkı” ve “Hasanağa Bahçesi” rekreasyon alanlarının kullanım olanaklarının engelsiz tasarım açısından incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışma; arazi gözlemleri ve konu ile ilgili kaynaklara dayanarak geliştirilmiş ve görsel materyallerle desteklenmiştir. Rekreasyon alanı; ulaşılabilirliğe (yaya yolu, park girişi, merdiven, rampa, otopark) ilişkin özellikler, engellilere yönelik dış mekân standartları açısından değerlendirilerek incelenmiştir. Bulgular kapsamında engellilere yönelik sorunlar değerlendirilmiş ve mevcut durumun iyileştirilmesine yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. Sonuç olarak, sadece engelli bireyler için değil herkes için tasarımın ön planda tutulmasının gerekliliği vurgulanmıştır.

Engelsiz Kent Olma Yolunda Covid-19 Engeli Fatma HIRLAKAlper BİLGİLİ, (2022), İDEALKENT, Cilt 13, Sayı Özel Sayı, 2022, 603 - 623

Öz:Yapılan araştırmalarda 2050 yılına kadar kentte yaşayanların oranlarının %68 olacağı tahmin edilmektedir. Bu oranın %15’inin ise engelli vatandaşların oluşturacağı düşünülmektedir. Engelsiz kent ile amaç kentin hiçbir yerinde kısıtlama olmadan her bölgeye erişilebilirliği sağlamaktır. 2019 yılı sonunda başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını kentlerin bir kez daha toplumu bütünleştirici oluşturulmuş engelsiz kentlerin oluşturulmasının önemini göstermiştir. Ayrıca diğer insanların aksine sosyalleşmeye daha fazla ihtiyaç duyan engelliler için bu süreç daha da karmaşık yaşanmaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın problemi, Covid-19 salgını süresince engellilere yönelik yapılan faaliyetlerin neler olduğunun ortaya konması şeklinde belirlenmiştir. Araştırmanın amacı, Covid-19 salgını süresince engellilerin kentli haklarını kullanıp kullanamadığının belirlenmesi ve bu süreçten nasıl etkilendiklerini değerlendirmektir. Araştırmanın kapsamına Türkiye’deki tüm kentler ve engelliler girmekle birlikte yaşanan salgın nedeniyle araştırma araştırmacının yaşamış olduğu Ankara ili ile sınırlandırılmıştır. Bu doğrultuda farklı engel gruplarına sahip 20 kişi ile kartopu örneklem tekniği kullanılarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden fenomonolojik araştırma şeklinde tasarlanmıştır. Veriler görüşme yöntemiyle toplanmış ve içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Analizlerde, MAXQDA Analytics Pro 20 kullanılmıştır.

Parklarda Erişilebilirlik: Afyonkarahisar Prof. Dr. Veysel Eroğlu Parkı Örneği Büşra ONAYCandan ŞAHİNBeyza SAVAEsra BAYAZIT, (2022), Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, Cilt 13, Sayı Ek (Suppl.) 1, 2022, 321 – 331

Öz: Bu çalışmada, Afyonkarahisar ilinde bulunan Prof. Dr. Veysel Eroğlu Parkı’nın erişilebilirlik açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, park içerisindeki yapısal (girişler, yollar, rampalar, kent mobilyaları, çocuk oyun alanları) ve bitkisel ögeler başta engelli bireyler olmak üzere tüm kullanıcılar açısından erişilebilirlik kavramı doğrultusunda, engellilerin için hazırlanan uluslararası standartlar göz önüne alınarak incelenmiştir. Yerinde yapılan incelemeler sonucunda elde edilen bulgular, alandan çekilen fotoğraflarla desteklenmiştir. Peyzaj mimarlığı açısından bulgular değerlendirildiğinde, parkın her noktasına erişilebilirliğin mümkün olduğu saptanmış olmakla birlikte bazı donatılardan kullanıcıların faydalanmada zorluklar yaşandığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda, incelenen parkın engelsiz bir parka dönüşmesi için bazı önerilerde bulunulmuştur.

 

KAHRAMANMARAŞ ENGELSİZ YAŞAM PARKI’NIN ENGELLİLER İÇİN EVRENSEL STANDARTLAR KILAVUZU KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ Mahmut TUĞLUERErdi EKREN, (2022), ArtGRID - Journal of Architecture Engineering and Fine Arts, Cilt 4, Sayı 2, 2022, 309 - 323

Öz:Everyone has the right to act independently in life. This is accepted as one of the most important conditions for accessing opportunities and services in social life. According to a report published by the World Health Organization (WHO) in 2011, approximately 15% of the world’s population (more than 1 billion people) consists of individuals with disabilities. The universal design approach includes the design of spaces and products that serve all members of society equally. With the acceptance of the concept of universal design, studies for the creation of relevant standards have started. One of these studies is the “Universal Standards for Persons with Disabilities”. This study was carried out in order to evaluate the “Engelsiz Yaşam Park” in Kahramanmaraş within the scope of the universal standards guide for persons with disabilities. In this context, the standards under the headings of ramps and stairs, pedestrian ways and sidewalks, parking lots and pedestrian crossings, and open and green areas in the guide and the current situation in the area were evaluated. As a result, it was determined that the current situation in terms of quality and maintenance of ramps and slope conditions, floors, parking lots, urban furniture, and materials used in Engelsiz Yaşam Park does not meet the standards, and recommendations for making the necessary arrangements were made based on the criteria specified in the universal standards guide. 

İŞİTME ENGELLİ BİREYLERİN TÜRKİYE VE YURT DIŞINDAKİ MÜZELERE ERİŞİMİNİN ARTIRILMASI İÇİN UYGULANAN ÇALIŞMALAR Gülşen ŞENCAN, (2022), UNIMUSEUM, Cilt 5, Sayı 2, 2022, 64 - 74

Öz:Within the scope of accessible tourism, museums are the most important non-profit institutions and organizations. These institutions and organizations include some practices for hearing-impaired individuals in Turkey and abroad, keeping the values of independence, equality and respect in the first place. The aim of the study is to examine in detail all the applications for hearing impaired individuals, which are applied in museums in Turkey and abroad, with descriptive analysis method and to eliminate the deficiencies. These studies support hearing-impaired individuals to take part in the activities they wish in museums, like all other individuals in the society. In the study, the definition of the disabled, the definition of the hearing impaired, the number of hearing impaired according to the world population and the disabled policies in museums are discussed. Projects implemented on behalf of hearing-impaired individuals in museums in Turkey and projects implemented by museums around the world on behalf of hearing-impaired individuals are presented.

Engelsiz Müzecilik Politikaları-Özge ŞİMŞEK, (2022), UNIMUSEUM, Cilt 5, Sayı 2, 2022, 92 - 99

Öz: Çağdaş müzecilik politikalarının ‘engelsiz müze’ kavramı üzerinden küratöryel örneklerle sunulduğu makalede literatür taraması yöntemiyle yurtdışındaki müzelerin engelli bireyler ve aileleri için hazırlanmış sergilerine yer verilmiştir. Çeşitli engellilik türlerine göre tasarlanan küratöryel çalışmaların örnekleriyle gelecek sergilerin artması hedeflenmiştir. Erişilebilirlik ve kapsayıcılık kavramları müzelerin çağdaş hedefleri arasındadır. İlk bölümde engelsiz müzecilik açıklanmış, uluslararası müzecilik konseyleri ile çeşitli müzelerin stratejik hedefleri araştırılmıştır. İkinci bölümde farklı engellilik türlerine göre tasarlanmış küratöryel çalışmalara yer verilmiştir. Öneriler ile sonlandırılmıştır.

Acil Durumlarda Engelliler ve Erişilebilirlik Fatih ATESMevlüt ALBAYRAK, (2022), Kafkas Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, Cilt 15, Sayı 1, 2022, 40 - 45

Öz:Acil durum olarak ifade edilen; yangın, patlama, kimyasal sızıntı, doğal afetler, kazalar vb. bu ortak alanları paylaşan tüm sakinleri etkilemektedir. Özellikle doğuştan veya sonradan oluşan bir engeli olan kişilerin acil durumlara verecekleri reaksiyon süreleri daha uzun olmaktadır. İşletmesinde tüm çalışan ve ziyaretçilerin can güvenliğinin sağlanması konusunda yükümlülükleri bulunan işveren, işyerinin bütün alanlarının güvenli acil tahliyeye müsait hale getirilmesini sağlamalıdır. Bunun sağlanabilmesi için öncelikle günümüzde var olan engelli standartlarına uyumlu işyerlerinin teşekkülü için gayret gösterilmesi gerekmektedir. Yalnızca fiziki şartların standartlara uyumlu hale getirilmesi, başta engelliler olmak üzere tüm çalışanların güvenliklerinin sağlanması için yeterli olamamaktadır. İşveren, organizasyonunun her bir paydaşına sorumluluk yüklendiği, fikrini paylaşmasına izin verdiği, tüm bireylerin organizasyonun bir temel taşı olduğu hissine sahip olduğu bir güvenlik kültürünü oluşturmalıdır. Güvenlik kültürünün oluşturulabilmesi amacıyla bu çalışmada; acil durumlarda çalışanların güvenli bir şekilde tahliyesinin gerçekleştirilmesi için erişilebilirlik, tahliye tatbikatları, simülasyon programları başlıklarında dünya ve ülkemizdeki literatür incelenerek değerlendirilmiştir.