İspanya'ya Karşı Ruben Calleja Loma ve Alejandro Calleja Lucas - Çeviren Mücahit Gün

Cu, 07/12/2024 - 00:07 tarihinde GörevHukukYönetici tarafından gönderildi

İSPANYA’YA KARŞI RUBEN CALLEJA LOMA VE ALEJANDRO CALLEJA LUCAS

 

Çeviren : Mücahit GÜN

 

CRPD/C/23/D/41/2017

 

Dava Özeti: Rubén Calleja Loma ve Alejandro Calleja Lucas v. İspanya

CRPD/C/23/D/41/2017

Başvuru No: 41/2017

Başvurunun tarihi (ilk başvuru): 2 Mayıs 2017

Görüşlerin kabul tarihi: 28 Ağustos 2020

İlgili Sözleşme Maddeleri: 4, 7, 13, 15, 17, 23 ve 24

İsteğe Bağlı Protokol Maddeleri: 1, 2

Anahtar Kelimeler: Down sendromu; engelli çocuklar; kapsayıcı eğitim hakkı; ev ve aileye saygı; işkence veya zalimane muameleye karşı korunma.

Karar: Taraf devlet, Sözleşme’nin 4, 7, 15, 17, 23 ve 24. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde bu maddeler kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirememiştir.

 

** Başvurucu Tarafından Sunulan Gerçekler**

Başvurucu, Down sendromlu İspanyol vatandaşı Rubén Calleja Loma’dır ve 25 Ağustos 1999 doğumludur. Babası Alejandro Calleja Lucas tarafından temsil edilmektedir.Başvurucu, Sözleşme’nin 7, 13, 15, 17, 23 ve 24. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde bu maddelere göre taraf devletin hak ihlalinde bulunduğunu iddia etmektedirler.

Rubén, 10 yaşındayken, özel eğitim destek personeli yardımıyla okuduğu ana akım devlet okulunda zorunlu ilköğretimin 4. sınıfına başlamıştır. Okuldaki uyumu iyi gitmekteyken,4. sınıfın başından itibaren bir öğretmen (Öğretmen X), Rubén’i engelliliğe dayalı olarak ayrımcılığa, ihmale ve kötü muameleye maruz bırakmıştır. Eylül 2010’da Rubén, zorunlu ilköğretimin 5. sınıfına Öğretmen Z ile başlamıştır. Dönemin başından 28 Ekim 2010’a kadar Rubén, Öğretmen Z tarafından gerekli görülmediği için özel eğitim destek personelinden destek almamıştır. Rubén’in ebeveynlerinin şikayetleri üzerine özel eğitim desteği yeniden başlatılmış olsa da, öğretim kadrosunun ihmali ve kötü muamelesi devam etmiştir. Rubén’in ebeveynleri tarafından İl Eğitim Müdürlüğü’ne yapılan şikayetlere rağmen okul yönetimi durumu çözmek için hiçbir önlem almamıştır. 2010 ve 2011 yıllarında yapılan eğitim raporlamalarında, Rubén’i “psikotik patlamalar” ve “Down sendromu ile ilişkili genel gelişimsel gecikme” durumlarının varlığı gerekçe gösterilerek özel eğitim merkezine yerleştirilmesi önerilmiştir. Başvurucunun görüşüne göre, raporun sonucu Rubén’e karşı yapılan ayrımcılık ve kötü muameleyi dikkate almadığı için geçersizdir. 6 Mayıs 2011’de Rubén’in ebeveynleri, 2009/10 ve 2010/11 eğitim öğretim yıllarında Rubén’e yapılan kötü muamele ve ayrımcılığı León çocuk savcılığına bildirmiştir.

20 Haziran 2011’de İl Eğitim Müdürlüğü, Rubén’in özel eğitim merkezine kaydolmasına izin vermiştir. 12 Mayıs 2014’te León il savcılığı, Rubén’in ebeveynlerinin onu kaydolduğu özel eğitim merkezine götürmeme kararına ilişkin bir raporu León Soruşturma Mahkemesi No. 3’e sunmuştur. Savcılık, ebeveynlerin eylemlerinin ihmal suçunu oluşturduğunu iddia etmiştir. 20 Nisan 2015’te León Ceza Mahkemesi No. 1, Rubén’in ebeveynlerini ihmal suçlamalarından beraat ettirmiştir.

 Başvurucu, Rubén’in haklarına yönelik ihlalleri çözmek için tüm etkili iç hukuk yollarını tükettiklerini savunmaktadır. 22 Mart 2013’te Castilla ve León Yüksek Adalet Mahkemesi, Rubén’in ana akım okulda eğitim hakkının yerine getirilmesi taleplerini reddetmiştir.

 

**Komiteye Sunulan Şikayet**

Başvurucu, taraf Devletin CRPD’nin 4, 7, 13, 15, 17, 23 ve 24. maddeleri kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini iddia etmektedir.

**Madde 4 (Genel Yükümlülükler):**

Taraf Devletler, engellilerin insan haklarının ve temel özgürlüklerinin tam olarak gerçekleştirilmesini sağlamak için tüm uygun önlemleri almalıdır. Bu, yasaların ve politikaların değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması ve yeni yasaların benimsenmesi dahil olmak üzere, ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını ve hakların korunmasını içerir.

**Madde 7 (Engelli Çocuklar):**

Taraf Devletler, engelli çocukların tüm insan haklarının ve temel özgürlüklerinin tam ve eşit olarak gerçekleştirilmesini sağlamak için gerekli tüm önlemleri almalıdır. Engelli çocukların, diğer çocuklarla eşit olarak, kendi görüşlerini ifade etme ve bu görüşlerin yaşlarına ve olgunluklarına uygun olarak dikkate alınmasını isteme hakkı vardır.

**Madde 13 (Adalete Erişim):**

Taraf Devletler, engellilerin adalete etkili erişimini sağlamak için uygun tüm önlemleri almalıdır. Bu, engellilerin adli süreçlerde doğrudan veya dolaylı olarak tam olarak katılmalarını sağlamak amacıyla adli destek hizmetlerinin sağlanmasını ve adalet çalışanlarının eğitilmesini içerir.

**Madde 15 (İşkence ve Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Koruma):**

Hiç kimse işkenceye veya zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye ya da cezaya maruz bırakılamaz. Taraf Devletler, engellilerin bu tür muamelelerden korunmasını sağlamak için etkili yasal, idari ve diğer önlemleri almalıdır.

**Madde 17 (Kişisel Bütünlüğe Saygı):**

Her engelli bireyin, diğerleriyle eşit bir şekilde, fiziksel ve zihinsel bütünlüğüne saygı gösterilme hakkı vardır.

**Madde 23 (Ev ve Aileye Saygı):**

Taraf Devletler, engellilerin aile hayatına saygı gösterilmesini sağlamak için gerekli önlemleri almalıdır. Bu, engellilerin evlenme, aile kurma, çocuk sahibi olma ve aile ilişkilerini sürdürme haklarının korunmasını içerir.

**Madde 24 (Eğitim Hakkı):**

Taraf Devletler, engellilerin ayrım gözetmeksizin, diğer bireylerle eşit bir şekilde, kaliteli eğitime erişimini sağlamak için tüm uygun önlemleri almalıdır. Bu, engellilerin kapsayıcı eğitim sistemlerinde ve yaşam boyu öğrenme süreçlerinde yer almalarını sağlamak için gerekli uyarlamaların ve desteklerin sağlanmasını içerir.

Başvurucu, taraf Devletin bu maddeler kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, Rubén’in eğitim, aile hayatı, kişisel bütünlük, işkence ve zalimane muameleden korunma, adalete erişim ve genel haklarının tam olarak korunmadığını iddia etmektedir.

 

**Devletin Kabul Edilebilirlik Konusundaki Görüşleri**

26 Aralık 2017’de taraf Devlet, başvurunun kabul edilemez ilan edilmesi ile ilgili görüşlerini sunmuştur.

 

**Başvurucunun taraf Devletin Görüşleri Konusundaki Yorumları**

1 Şubat 2018’de başvurucu , taraf devletin görüşleri hakkındaki yorumlarını sunmuştur..

 

**Tarafların Ek Beyanları**

**Taraf devlet Tarafından:** 30 Mayıs 2018 tarihli görüşlerinde taraf Devlet, başvurucunun 4, 7, 13, 15, 17 ve 23. madde ihlalleri iddialarını ileri sürerek başlangıçtaki taleplerinden saptıklarını savunmuştur. Sözleşmenin 24. maddesinin ihlaline ilişkin iddiaya yanıt olarak, başvurucunun talebinin karşılandığını yeniden ileri sürmektedir. 13 Haziran 2017 tarihli EDU/465/2017 sayılı Karar’a atıfta bulunarak, merkezin özel eğitim değil, temel mesleki eğitim sağlama anlaşması imzaladığını ve Rubén’in eğitim gördüğü modülün ve öğretildiği merkezin Devlet’in ana akım eğitim sisteminin bir parçası olduğunu savunmaktadır.

 

** Başvurucu Tarafından:** 19 Eylül 2018’de başvurucu, özel merkezde öğretilen idari hizmetler modülünün kapsayıcı olacak şekilde tasarlanmadığını, özel eğitim desteği gerektiren öğrenciler için bir mesleki eğitim programı olduğunu belirterek ek yorumlarını sunmuştur. Komite’nin taraf Devlet’e yaptığı ziyaretin ardından çıkarılan 13 Haziran 2017 tarihli EDU/465/2017 sayılı Karar’ın, Sözleşme’ye aykırı olarak ayrılmış bir özel eğitim sistemini desteklemeye devam ettiğini belirtmiştir..

 Başvurucu, CRPD’nin 4, 7, 13, 15, 17 ve 23. maddelerinin ihlaline ilişkin iddialarını tekrarlamaktadır. Yönetimden yeterli koruma görmediklerini ve CRPD ve Devlet Anayasası kapsamında haklarının etkin şekilde korunmadığını ifade etmektedir.

 

**Komite’nin Kabul Edilebilirlik Konusundaki İncelemesi**

Komite, başvurucunun mevcut etkili iç hukuk yollarını tükettiği iddiasını dikkate almaktadır. Taraf devlet tarafından bu konuda herhangi bir itirazda bulunulmaması üzerine, Komite, İsteğe Bağlı Protokol’ün 2(d) maddesi gerekliliklerinin karşılandığını kabul etmektedir.

Komite, ayrıca taraf Devlet’in, Rubén’in 2017/18 eğitim öğretim yılında kamu destekli özel eğitim merkezine kabul edildiği gerekçesiyle başvurucunun talebinin karşılandığı ve iletişimin kabul edilemez ilan edilmesi gerektiği argümanını da dikkate almaktadır.. Komite, başvurucunun, Rubén’in okuduğu merkezin ana akım eğitim kurumu olmadığı ve aldığı eğitimin kapsayıcı bir yaklaşım sergilemediği, yalnızca özel eğitim desteği gerektiren öğrencilere yönelik olduğu gerekçesiyle taleplerinin karşılanmadığını düşünmelerini de göz önünde bulundurmaktadır..

Komite, başvurucunun taraf Devlet’in Sözleşme kapsamındaki haklarını ihlal ettiği iddialarını şu şekilde değerlendirmektedir: (a) Rubén’i özel eğitim merkezine yerleştirme kararı, ana akım eğitim hakkını ihlal etmiştir; (b) Rubén’in ebeveynlerine karşı ihmal suçlaması yapılması, aile hayatı hakkını ihlal etmiştir; (c) Rubén’in maruz kaldığı ayrımcılık ve kötü muamele iddiaları yeterince araştırılmamıştır; (d) Devlet, Rubén’in tüm haklardan diğer çocuklarla eşit şekilde yararlanmasını sağlamak için adım atmamıştır; (e) Devlet, Sözleşme’nin 3 Mayıs 2008’de yürürlüğe girmesinden bu yana Rubén’in insan haklarının tam olarak gerçekleştirilmesini sağlayacak yasalar veya politikalar benimsememiştir.

Yukarıdaki hususlar göz önüne alındığında ve taraf Devlet tarafından bu hususlarda herhangi bir yorum yapılmaması nedeniyle, Komite, başvurucunun kabul edilebilirlik konusundaki iddialarını yeterince desteklediğini kabul etmektedir.

 

**Komite’nin Esasa Dair İncelemesi**

Komite, iletilen tüm bilgileri göz önünde bulundurarak başvuruyu incelemiştir.

Komite, başvurucunun Rubén’in özel eğitim merkezine yerleştirilmesine ilişkin idari kararın, ana akım eğitim hakkını ihlal ettiği iddiasını dikkate almaktadır. Ayrıca, taraf Devlet yetkililerinin, Rubén’in eğitim ihtiyaçlarını ve ana akım okulda devam edebilmesi için gereken makul uyarlamaları makul şekilde değerlendirmediği de görülmektedir.

Komite, Rubén’in 2010/11 öğretim yılının başında özel eğitim destek personeli bulunmadığını, çünkü öğretmenin personelin gerekli olmadığına karar verdiğini göz önünde bulundurmaktadır; personel, yalnızca Rubén’in ebeveynlerinin talebi üzerine atanmıştır. Ayrıca, Devlet’in yargı yetkililerinin, Rubén’in ana akım okuldaki uyum zorluklarını, eğitim desteğinin eksikliğinden ve orada yaşadığı ayrımcı düşmanca ortamdan kaynaklandığını belirten klinik psikolog G.C. tarafından hazırlanan rapora herhangi bir ağırlık vermediği görülmektedir. Sözleşme’nin 24. maddesinin 4. madde ile birlikte yorumlanmasına ilişkin başvurucunun iddiası hakkında (kapsayıcı eğitim hakkını sağlamak için mevzuat veya politikalar benimsememe), Komite şunu hatırlatır: “Sözleşme’nin 4 (1) (b) maddesinin uygulanabilmesi için Taraf Devletler, engellilere karşı ayrımcılık oluşturan ve 24. maddeyi ihlal eden mevcut yasaları, düzenlemeleri, gelenekleri ve uygulamaları değiştirmek veya yürürlükten kaldırmak için uygun tüm önlemleri, yasalar dahil, almalıdır.”

Sonuç olarak, 24. madde ve yukarıda belirtilen noktalar ile birlikte Rubén’in özel eğitim kurumuna yerleştirilmesine ilişkin idari karar, Sözleşme’nin 24. maddesi ile birlikte 4. maddesi uyarınca haklarının ihlal edilmesini teşkil etmektedir.

 

**Sonuç ve Tavsiyeler**

Komite, taraf Devletin 4, 7, 15, 17, 23 ve 24. maddeleri uyarınca yükümlülüklerini yerine getiremediği görüşündedir. Bu nedenle, taraf Devlet’e aşağıdaki tavsiyeleri yapmaktadır:

 

**(a) Başvurucu ile ilgili olarak Devletin yükümlülükleri:**

(i) Başvurucuya etkili bir hukuki çözüm sunnulması, hukuki masraflarının iadesi de dahil olmak üzere, yaşadıkları duygusal ve psikolojik zararları için tazminat ödenmesi sağlanmalıdır;

(ii) Taraf devlet, Rubén’in ve ebeveynlerinin görüşlerini dikkate alarak, onun tam anlamıyla kapsayıcı bir mesleki eğitim programına kabbulünü sağlamalıdır;

(iii) Taraf devlet, başvurucunun bildirdiği kötü muamele ve ayrımcılık iddialarını etkin bir şekilde araştırmalı ve tüm yönetsel seviyelerde hesap verebilirliği sağlamalıdır;

(iv) Taraf devlet, Rubén’in kapsayıcı eğitime erişim hakkı ve şiddet ile ayrımcılıktan arındırılmış bir yaşam hakkı ile ebeveynlerinin haksız bir biçimde ihmal suçu ile suçlanmasının psikolojik ve mali sonuçlarıyla birlikte haklarının ihlal edildiğini kamuoyuna duyurmalıdır;

(v) Taraf devlet, bu kararların yayımlanması ve erişilebilir formatlarda geniş kitlelere ulaştırılmasını sağlamalıdır. .

 

**(b) Genel olarak taraf devlet:**

(i) Engellilik konusundaki tıbbi modeli tamamen ortadan kaldıracak şekilde yasaların hızla reformunu gerçekleştirmeli ve tüm çocukların tam anlamıyla eğitime dahil edilmesini sağlamalı ve eğitim düzeylerinde belirli hedefleri açıkça tanımlamalıdır;

(ii) Kapsayıcı eğitimin bir hak olarak kabul edilmesini sağlamalı ve engelli öğrencilere, gerektiğinde destekle birlikte ana akım eğitimde kapsayıcı öğrenme fırsatları sunmalıdır;

(iii) Ana akım eğitimde kapsayıcı bir kültürü teşvik etmeye yönelik stratejiler içeren kapsamlı bir kapsayıcı eğitim politikası oluşturmalıdır;

(iv) Engelli öğrencilerin özel eğitim okullarında veya ana akım okullardaki özel birimlerde karşılaştığı ayrımları ortadan kaldırmalıdır;

(v) Ebeveynlerin çocuklarının diğer öğrencilerle eşit şartlarda kapsayıcı eğitim almasını talep ettiklerinde, ihmal suçlamasıyla karşılaşmamaları için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamalıdır.