08. Türkiye Ve Dünyada Dijital Erişilebilirlik Standartlar, Mevzuat Ve Uygulamalar Av. Sinan SALTIK

Çar, 07/15/2026 - 22:03 tarihinde GörevHukukYönetici tarafından gönderildi

TÜRKİYE VE DÜNYADA DİJİTAL ERİŞİLEBİLİRLİK: STANDARTLAR, MEVZUAT VE UYGULAMALAR

 

Av. Sinan SALTIK

 

Özet

 Dijital erişilebilirlik, engelli veya yaşlı tüm kullanıcıların web, mobil uygulama ve diğer dijital içeriklere eşit erişimini sağlayan bir zorunluluktur. Uluslararası alanda W3C tarafından yayımlanan WCAG (Web İçeriği Erişilebilirlik Kılavuzu) 2.1 ve en güncel olarak 2.2 versiyonu, temel referans kabul edilmektedir[1]. WCAG kriterleri – algılanabilirlik, yönetilebilirlik, anlaşılabilirlik ve sağlamlık (P,O,U,R) – dünya çapında kanunlar ve standartlar tarafından benimsenmiştir[2]. Örneğin AB’nin EN 301 549 standardı, kamu kurumlarının satın alacağı yazılım ve hizmetlerde erişilebilirliği zorunlu kılar; bu standart WCAG 2.1 AA ile uyumlu olup AB Web Erişilebilirlik Direktifi (2016/2102) için asgari şartları belirler[3][4]. Benzer şekilde birçok ülke WCAG’ı ISO/IEC 40500 olarak resmen onaylamış; WCAG 2.2 sürümü ISO/IEC 40500:2025 olarak yayımlanmıştır[5].

Türkiye’de TS (Türk Standartları) düzeyinde de erişilebilirlik belgeleri mevcuttur. Örneğin, TS EN ISO 9241-151, web kullanıcı arayüzlerinin ergonomik tasarımına rehberlik eder; TS ISO/IEC 40500:2012 ise WCAG 2.0 kriterlerini içerir[6]. 2025 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (2025/10) ile kamu ve özel sektörde web siteleri ve mobil uygulamaların erişilebilir olması zorunlu hale getirilmiştir. Bu genelge, resmi Gazete’de ilan edildiği üzere geniş bir kurum grubuna (kamu kurumları, bankalar, özel hastaneler, e-ticaret sağlayıcıları vb.) bir yıl içinde “A seviyesi” erişilebilirliğe uyum şartı getirir[7][8]. Uyumlu bulunanlara “Erişilebilirlik Logosu” verilecek; Aile Bakanlığı tarafından hazırlanan Kontrol Listesi-A Seviyesi (WCAG 2.2 tabanlı) referans alınacaktır[9][10]. Türkiye’de resmi izleme mekanizması henüz yeni kurulmaktadır; mevcutta bir dizi kanun (örneğin 5378 sayılı Engelliler Kanunu) ve düzenleme erişilebilirliği teşvik etmektedir. Ancak dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de uygulama seviyesi düşüktür: WebAIM’in 2026 raporu, küresel web sitelerinin %95,9’unun hâlâ temel WCAG kriterlerini ihlal ettiğini göstermiştir[11]; Türkiye’de bir çalışmaya göre 205 üniversitenin hiçbirinin bile temel WCAG A düzeyini sağlayamadığı tespit edilmiştir[12]. Bu çalışma, erişilebilirliğin tanım ve kapsamından başlayarak uluslararası ve ulusal standartları, mevzuatı ve güncel durumu inceleyecek; yaygın teknik/örgütsel sorunları ve denetim yöntemlerini ortaya koyacak; ARIA, semantik HTML, kontrast, klavye gezinmesi, altyazı/transkript, erişilebilir dokümanlar gibi çözümleri ele alacak; yönetim süreci ve eğitim önerileri sunacak; iyi/kötü örnek vaka çalışmalarıyla somutlaştıracak; performans metrikleri ve izleme yaklaşımları önerecek; risk-fayda analizine değinecek ve kısa/orta/uzun vadeli bir yol haritası çizecektir.

Tanımlar ve Kapsam

Dijital erişilebilirlik, web siteleri, mobil uygulamalar, elektronik dokümanlar ve diğer bilgi-teknoloji ürünlerinin herkesçe, özellikle engelli veya yaşlı kişilere de sunulabilmesi anlamına gelir. W3C erişilebilirlik kılavuzları bakımından erişilebilir içerik; algılanabilir, kullanılabilir, anlaşılır ve sağlam olmalıdır. Örneğin ekran okuyucu kullanan görme engelli bir kişi için resimlere alternatif metin sağlanmalı, işitme engelliler için videolara altyazı eklenmeli, klavye ile gezinme mümkün olmalıdır. Evrensel erişim hakkı kapsamında BM Engelli Hakları Sözleşmesi (CRPD) Madde 9, taraf devletlere tüm kamu hizmetlerini ve bilgiye erişim kanallarını engelliler için erişilebilir kılma yükümlülüğü getirmektedir. Engelli ve yaşlı bireyleri kapsayan geniş bir kullanıcı grubu bulunduğu göz önünde bulundurulmalıdır; örneğin WHO verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık %16’sı (yaklaşık 1,3 milyar) günlük yaşamda engellilik yaşamaktadır[13]. Engelli olmasa da yaşlılık, geçici engeller veya düşük beceri gibi durumları olan bireyler de erişilebilirlikten yararlanır. Kapsamda sadece web siteleri değil, mobil ve masaüstü uygulamalar, dokümanlar (PDF/Word), interaktif kiosklar, sinyalizasyon sistemleri vb. yer alır. Türkiye’de mevzuatta ve standartlarda çoğunlukla İletişim ve bilgi teknolojisi (ICT) kapsanırken; fiziksel mekân erişilebilirliği (bina ve altyapı) ayrı kılavuzlarla düzenlenmiştir (örneğin TS 9111, TS 12460, TS 12576 gibi). Bu çalışma, özellikle dijital (web/mobil) erişilebilirliğe odaklanacaktır.

Uluslararası Standartlar

WCAG (Web İçeriği Erişilebilirlik Kılavuzu)

WCAG, W3C/WAI tarafından geliştirilen ve web içeriğini erişilebilir kılmak için kapsamlı prensip ve kriterler sunan standarttır. WCAG 2.0 (2008), 2.1 (2018) ve en son 2.2 (2023) sürümleri mevcuttur. 2.2 sürümü, ağustos 2023’te yayımlanmıştır ve ISO/IEC 40500:2025 olarak uluslararası onay almıştır[1]. Her sürümde Seviyeler (A, AA, AAA) tanımlanır; genellikle AA seviyesi yasal yükümlülükler için zorunlu kabul edilir[14]. WCAG başlıca dört prensip altında algılanabilirlik, operabilite, anlaşılabilirlik ve sağlamlık ilkelerini içerir (P.O.U.R)[2]. ISO/IEC JTC 1 komitesi, WCAG 2.2’yi “W3C Web İçeriği Erişilebilirlik Kılavuzu 2.2” olarak ISO/IEC 40500:2025 altında yayınlamış; bu, pek çok ülkenin WCAG’ı resmî standart olarak kabul etmesine zemin hazırlamıştır[1]. Geniş çapta atıf alan bir standart olup Avrupa ve ABD dahil pek çok yasada referans gösterilmiştir[2]. Örneğin ABD 2017 tarihli Rehabilitation Act (Section 508) güncellemesi, federal web siteleri için WCAG 2.0 AA kriterlerini zorunlu kılmıştır.

EN 301 549 (Avrupa Erişilebilirlik Standardı)

EN 301 549, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü (ETSI) ve CEN/CENELEC tarafından geliştirilmiş bir ICT erişilebilirlik standardıdır[15]. Hem web siteleri hem mobil uygulamalar hem de diğer yazılım/cihazlar için fonksiyonel erişilebilirlik kriterleri tanımlar. Sürüm 3.2.1 itibarıyla, EN 301 549 hem kamu alımları hem AB Web Erişilebilirlik Direktifi (2016/2102) gerekliliklerini karşılar[3][16]. Buna göre, AB üyesi ülkelerde (ve muhtemelen Türkiye gibi uyum süreçlerindeki ülkelerde) kamu kurumlarının web siteleri Eylül 2020’den önce; mobil uygulamaları Haziran 2021’den önce EN 301 549’a uygun hale getirmesi zorunludur[16]. Standardın web içerik bölümünde doğrudan WCAG 2.1 AA kriterleri esas alınmış olup, dokümanlar ve yerel uygulamalar için ek bölümler içermektedir[3][4]. Yine EN 301 549; 2019/882 sayılı Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA) kapsamında 2025’ten itibaren bankacılık, e-ticaret, e-kitap gibi özel sektör bileşenleri için de emsal teşkil edecek şekilde öngörülmüştür[17]. EN 301 549’ün ülkemizdeki karşılığı olarak TS EN 301 549 standardı TSE tarafından yayınlanmıştır ve örneğin kamu ihalelerinde ICT ürün/hizmet uygunluğu için referans alınmaktadır.

Diğer ISO/IEC Standartları

Erişilebilirlik alanında ISO/IEC düzeyinde de çeşitli dokümanlar vardır. Örneğin ISO/IEC 40500:2012, WCAG 2.0’ın uluslararası versiyonuydu; güncellenmiş hâli 2025’te yayımlanan 40500, WCAG 2.2’dir[1]. ISO 9241 serisi (insan-sistem etkileşimi ergonomisi) içinde özellikle 9241-171 (yazılım erişilebilirliği kılavuzu) gibi standartlar, erişilebilir kullanıcı ara yüzü tasarımı için rehberlik sağlar. Türkiye’de İçişleri Bakanlığı web sitesi, TS EN ISO 9241-151 (web arayüz ergonomisi rehberi) ve TS ISO/IEC 40500:2012 (WCAG 2.0) standartlarına uygun olduğu test edilmiş ve sertifikalandırılmıştır. Bu örnek, uluslararası standartlara uyumun bir çıktısıdır. Tüm bu standartlar, erişilebilirlik denetimi ve ürün geliştirmede başvurulacak güvenilir çerçeveler sunar.

Standart/Kaynak

Türü (Organizasyon)

Kapsam/Notlar

WCAG 2.2 (ISO/IEC 40500:2025)

Uluslararası Standart (W3C/ISO)

Web içerik erişilebilirlik kriterleri; en güncel WCAG versiyonu[1]

EN 301 549 v3.2.1 (2021)

Avrupa Standardı (ETSI/CEN)

Kamu alımları için ICT ürün/hizmet kriterleri; WCAG 2.1 AA tabanlı (AB Direktifi)[3][4]

ISO 9241-171:2008

Uluslararası Standart (ISO)

Yazılım erişilebilirliği rehberi; insan-sistem etkileşimi ergonomisi kılavuzu

TS EN ISO 9241-151:2014

Ulusal Standart (TSE)

Web arayüzlerinin ergonomik tasarımı; TSE erişilebilirlik belgelendirmesi referansı[6]

TS ISO/IEC 40500:2012 (TSEK 194)

Ulusal Standart (TSE)

WCAG 2.0’ın Türkiye uyarlaması; temel web içerik erişilebilirlik kriterleri

EN 301 549 (TS uy.)

Ulusal Standart (TSE)

Yukarıdaki Avrupa standardının Türkiye basımı

EAA (Direktif 2019/882)

Avrupa Direktifi

Özel sektör ürünlerinde erişilebilirlik; 2025’te yürürlükte, EN 301 549 başvuru standardı[17]

CRPD (BM Engelli Hakları Sözleşmesi)

Uluslararası Sözleşme

Engelli kişilerin her alanda eşit katılım hakkı; dijital erişim de kapsanır

 

Yukarıdaki tablo, dijital erişilebilirlikle doğrudan ilgili önemli standartları, kuruluşlarını ve kısa açıklamalarını özetlemektedir. Örneğin WCAG, global altın standart olarak kabul edilirken; EN 301 549 Avrupa kamu sektöründe zorunlu standarttır. Türkiye’deki TS standartları ise bu uluslararası normlara dayanılarak uyarlanmıştır. Sözleşme ve direktif gibi bağlayıcı hükümlere de uyum önem taşır.

Türkiye’de Standartlar ve Mevzuat

Türkiye’de erişilebilirlik hem TSE (Türk Standartları Enstitüsü) hem de yasama organı düzeyinde desteklenmektedir. TSE, yukarıda belirtildiği üzere WCAG ve ergonomi temelli TS standartları yayımlamış, erişilebilirlik belgelendirmesi hizmeti sunmuştur[6]. Resmi literatürde “erişilebilirlik kriteri” olarak anılan bu süreçte, kuruluşlar web sitelerini ISO/IEC 40500 (WCAG) ve ISO 9241-151’e göre test ettirip sertifika alabilmektedir. 2018 itibarıyla TSE tarafından 30’dan fazla ulusal/uluslararası erişilebilirlik standardı yayımlandığı ve 40’tan fazla aracın erişilebilir olarak belgelendirildiği rapor edilmiştir[18].

Hukuki olarak, Türkiye 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun (2005) ile engellilerin topluma tam katılım hakkını güvence altına almış, altyapı ve hizmetlerde “erişilebilirlik” hedefini öne çıkarmıştır. Bu kanun ve 2012’de eklenen hükümler çerçevesinde, kamusal binalardan toplu taşımaya kadar pek çok alanda TS 9111, TS 12576, TS ISO 23599 gibi standartlara atıf yapılmaktadır. 2007 yılında imzalanan CRPD ile de bu taahhüt küresel bağlamda vurgulanmıştır. Ancak dijital erişilebilirlikle ilgili özel düzenleme 2010’lu yılların ortalarından itibaren gündeme geldi. 2013’te yürürlüğe giren (bilgi teknolojileriyle ilgili) çeşitli yönetmeliklerle kamu internet sitelerinin WCAG uyumuna dönük ilk adımlar atıldı.

Son olarak 24 Haziran 2025’te yayımlanan “Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği” konulu 2025/10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, dijital erişilebilirlik konusunda kapsamlı bir atılım getirdi[7][8]. Bu genelgeyle; kamu kurumları, üniversiteler, belediyeler, bankalar, özel hastaneler, ulaştırma şirketleri gibi çok çeşitli kuruluşlara bir yıl içinde web ve mobil uygulamalarını erişilebilir hale getirmeleri talimatı verildi. E-ticaret sağlayıcıları için süre iki yıldır. İzleme Komisyonu kurulacak, her kurum bünyesinde erişilebilirlik inceleme komisyonları oluşturulacak ve erişilebilir bulunanlara iki yıl geçerli “Erişilebilirlik Logosu” verilecektir[7][10]. Uyum ölçütü olarak Aile Bakanlığı’nın yayımladığı “Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği Kontrol Listesi – A Seviyesi” ile WCAG 2.2 baz alınacak[9][10].

Bu genelge ve beraberindeki yönergeler, Türkiye’de erişilebilirliği hızla bir zorunluluk ve öncelik haline getirmiştir. Mevcut durumda Türkiye’de dijital erişilebilirlik mevzuatının en güncel çerçevesini bu genelge ve ilgili yönetmelikler (Engelliler Kanunu, 29175 sayılı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Yönetmeliği gibi) oluşturur. Özel sektörde daha önce zorlayıcı bir düzenleme yoktu; ancak genelge özel sektörü (hastane, eğitim, toplu taşıma, iletişim vb.) geniş ölçüde kapsayarak ilk defa tüm paydaşları sorumlu kılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi de engellilere pozitif ayrımcılık öngörmektedir. Tüm bu mevzuat çerçevesinde kamu ve özel kurumlar erişilebilirlik tedbirleri almak ve uygulamaları denetlemekle yükümlüdür.

Mevcut Durum Analizi (Türkiye ve Dünya)

Uluslararası ölçekte dijital erişilebilirlik hâlihazırda yetersizdir. Dünya çapında erişilebilirlik değerlendirmeleri, web sitelerinin büyük çoğunluğunda en az bir erişilebilirlik hatası olduğunu göstermektedir[11][13]. Örneğin WebAIM’in 2026 raporuna göre, incelenen 1.000.000 web sayfasının %95,9’u WCAG 2.2 A/AA kriterlerine en azından bir ihlalle uymamaktadır[11]. Her bir ana sayfada ortalama 56 tespit edilebilir hata çıkmıştır. Benzer biçimde beaccesible.com’un derlediği istatistikler, dünya genelinde sitelerin yaklaşık %94,8’inin temel erişilebilirlik standartlarına uymadığını ve 2025’te ABD’de 5.114 adet erişilebilirlik davası açıldığını bildirmiştir[13]. Bu rakamlar, erişilebilirliğin ihmalinin hem kullanıcı hem işletmeler için ciddi risk taşıdığını ortaya koyar.

Türkiye’de dijital erişilebilirlik konusunda sınırlı ampirik veri bulunmaktadır, ancak gözlemler olumsuzdur. Bireysel araştırmalar, kamu ve eğitim kurumlarındaki uyum eksikliğini göstermiştir. Örneğin bir çalışma, Türkiye’deki 205 üniversite web sitesini WCAG 2.1 temelinde incelediğinde hiçbirinin en düşük erişilebilirlik seviyesi olan A düzeyini karşılamadığını saptamıştır[12]. Diğer benzer analizlerde de görsellerde alt metin, form etiketleri, kontrast gibi temel hataların yaygın olduğu tespit edilmiştir[19]. Dünya ortalamasıyla karşılaştırıldığında, Türkiye’deki büyük kurumlar dahi erişilebilirlik kriterlerine sınırlı uyum sağlamıştır. Örneğin İçişleri Bakanlığı ve e-Devlet Kapısı gibi önemli siteler yeni standartlara göre sertifika almış olsa da bu tüm kamu kurumlarını kapsayan bir trend değildir. Özetle, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de ölçme ve izleme eksikliği nedeniyle erişilebilirlik uyumu düşük düzeydedir. Mevcut önlemlere rağmen (e-eğitim rehberleri, erişilebilirlik ödülleri, TS sertifikaları gibi) kapsamlı bir uyum sağlanabilmiş değildir.

Yaygın Teknik ve Organizasyonel Sorunlar

Erişilebilirlik çalışmalarında karşılaşılan teknik sorunlar genellikle önlenebilir hatalardır. En çok rastlanan hatalar şunlardır: Görsel öğeler için alternatif metin eksikliği, yetersiz renk kontrastı, form kontrollerinin etiketlenmemesi, başlık (heading) yapılandırmasının uygunsuzluğu, boş veya anlamsız bağlantı/düğme kullanımı, klavye ile tam erişimin sağlanmaması, dil etiketlerinin eksikliği, PDF/Word belgelerin erişilebilir olmaması gibi. WebAIM verileri, popüler sitelerin %83,9’unda düşük kontrastlı metin hatası; %53,1’inde alt metin eksikliği; %51’inde form etiket eksikliği; %46,3’ünde boş link; %30,6’sında boş buton olduğunu göstermiştir[20]. Bu tip problemler; ekran okuyucular, büyüteçli tarayıcılar, özel donanımlar kullanan kullanıcıların webi etkin kullanmasını engeller. İleri seviye sorunlar arasında animasyonlu içeriklere alternatif sunulmaması, CAPTCHA gibi engelleyicilerde erişilebilirlik tedbirleri olmaması, video ve sesli içeriklerde altyazı/işaret dili sunulmaması sayılabilir.

Örgütsel düzeyde ise sorunlar daha çok bilgi eksikliği, farkındalık düşüklüğü, kaynak kısıtları ve önceliklendirme yetersizliği şeklindedir. Kurumlarda erişilebilirlik sorumlusu atanmaması, yazılım geliştirme süreçlerine erişilebilirlik testlerinin dahil edilmemesi, bütçe ve eğitim yapılmaması yaygındır. Erişilebilirlik genellikle “ek iş” olarak algılanır; yönetici desteği ve motivasyon zayıftır. Ayrıca mevcut teknoloji altyapısı ve eski yazılımlar, sonradan erişilebilirlik sağlama zorluğu yaratır. Hukuki yaptırım mekanizmalarının geçmişte yeterince uygulanmamış olması da uyum çabalarını sekteye uğratmıştır. Sonuçta, erişilebilirlik hem teknik hem kültürel bir dönüşümü gerektirir; eksiklikler bu iki alandaki uygulama sorunlarından kaynaklanır.

Denetim ve Uygunluk Değerlendirme Yöntemleri

Erişilebilirlik uygunluğunu ölçmek için tek bir yöntem yeterli değildir. Etkili bir denetim, otomatik araçlarla yapılan taramalar, manuel uzman değerlendirmeleri ve nihayet kullanıcı testlerini içermelidir. Otomatik araçlar (örneğin WAVE, Axe, Lighthouse vb.) web sayfalarındaki yaygın hataları hızlıca belirler. Ancak bu araçlar sınırlıdır; sayfa yapısına göre bir alt metnin varlığını kontrol ederken metnin anlamlı olup olmadığını bilemeyebilir veya bazı ARIA sorunlarını atlayabilir. Manuel değerlendirmeler, tecrübeli erişilebilirlik uzmanlarının adım adım WCAG kriterlerini uygulayarak sayfayı incelemesiyle yapılır. Bu süreçte W3C’nin WCAG Conformance Evaluation Methodology (WCAG-EM 2.0) kılavuzu izlenebilir. WCAG-EM, bir ürünün kapsamını belirleme, örnek sayfalar seçme, her bir sayfayı WCAG’a göre test etme ve sonuçları raporlama adımlarını sistematik biçimde tanımlar[21]. Ayrıca mutlaka erişilebilirlikte tecrübeli kullanıcılarla testler yapılmalıdır: Görme engelliler, işitme engelliler vb. gerçek kullanıcıların deneyimleri, teknik taramalarla ortaya çıkmayan sorunları gösterir.

Kurum içi denetimlerde genellikle erişilebilirlik denetim listeleri/kontrol listeleri kullanılır. Türkiye’de yakın zamanda yayımlanan “Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği Kontrol Listesi – A Seviyesi”, WCAG 2.2 temelli 31 başlıkta 122 soru içerir[9]. Bu liste, her soruyu “Evet/Hayır” şeklinde cevaplayarak A seviyesi uygunluğu değerlendirir. Benzer biçimde Erişilebilirlik Beyanı zorunluluğu (AB Direktifi çerçevesinde) kurumların erişilebilirlik durumunu şeffaflaştırır. Dış denetimlerde ise bağımsız kuruluşlar (TSE belgelendirmesi veya özel danışmanlar) benzer metodolojilerle siteyi inceler. Tüm bu yöntemlerde amaç; sadece sorunları bulmak değil, uyum hedeflerini ölçmek ve iyileştirmeleri önceliklendirmektir.

Tablo formatında özetleyecek olursak, aşağıdaki standartlar ve düzenlemeler dijital erişilebilirliği şekillendirmektedir:

Standart/Kaynak

Türü (Organizasyon)

Kapsam/Notlar

WCAG 2.2 (ISO/IEC 40500:2025)

Uluslararası Standart (W3C/ISO)

Web içerik erişilebilirlik kriterleri; en güncel WCAG versiyonu[1]

EN 301 549 v3.2.1 (2021)

Avrupa Standardı (ETSI/CEN)

Kamu alımları için ICT ürün/hizmet kriterleri; WCAG 2.1 AA tabanlı (AB Direktifi)[3][4]

ISO 9241-171:2008

Uluslararası Standart (ISO)

Yazılım erişilebilirliği rehberi; insan-sistem etkileşimi ergonomisi kılavuzu

TS EN ISO 9241-151:2014

Ulusal Standart (TSE)

Web arayüzlerinin ergonomik tasarımı; TSE erişilebilirlik belgelendirmesinde referans[6]

TS ISO/IEC 40500:2012 (TSEK 194)

Ulusal Standart (TSE)

WCAG 2.0’ın Türkiye uyarlaması; temel web içerik erişilebilirlik kriterleri[6]

EN 301 549 (TS uy.)

Ulusal Standart (TSE)

Yukarıdaki Avrupa standardının Türkiye basımı

EAA (Direktif 2019/882)

Avrupa Direktifi

Özel sektör ürünlerinde erişilebilirlik; 2025’te yürürlükte, EN 301 549 başvuru standardı[17]

CRPD (Engelli Hakları Sözleşmesi)

Uluslararası Sözleşme

Engelli kişilerin her alanda eşit katılım hakkı (dijital erişim de dahil)

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 2025/10

Ulusal Düzenleme

Kamu ve özel sektör için web/mobil erişilebilirliği zorunluluğu; süreler tanımlı[7][8]

 

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi hem uluslararası hem ulusal düzeyde bir çok standart ve mevzuat yer almakta, erişilebilirliği zorunlu hale getirmektedir.

Uygulanabilir Teknik Çözümler

Erişilebilirliği sağlamak için geliştiriciler ve tasarımcılar başta şu teknik yaklaşımları kullanmalıdır:

Semantik HTML ve ARIA: Mümkün olduğunca doğal HTML etiketleri (<button>, <nav>, <header>, <main> vb.) kullanılmalı, bunun yetmediği durumlarda WAI-ARIA rolleri eklenmelidir. ARIA uygulamaları doğru yapılmalı; gereksiz ve yanlış ARIA kullanımından kaçınılmalıdır (örneğin bir <a> etiketine role=”button” vermek yerine gerçek <button> kullanmak daha iyidir)[22]. ARIA eklerken geliştirici, öğenin işlevini doğru tanımlayan rolü, durumu ve özellikleri kullanmalıdır[23][24].

Renk Kontrastı: WCAG AA seviyesinde, metin ve arka plan kontrastı en az 4.5:1 oranında olmalıdır. Başlık gibi büyük metinlerde (≥18pt veya kalın ≥14pt) ise 3:1 yeterlidir. Göz bozukluğu veya renk körlüğü olan kullanıcılar için yüksek kontrast kritik olup, tasarım yaparken bu kriter düzenli kontrol edilmelidir.

Klavye Erişimi ve Odak Sırası: Tüm interaktif öğeler (düğmeler, form elemanları, linkler) klavye ile erişilebilir olmalıdır. Bir öğe tabindex=»0» ile klavye odak sırasına eklenebilir, pozitif indekslerden kaçınılmalıdır[25]. Klavye gezinme sırasında odak göze çarpan (border/highlight) bir stil ile belirgin olmalı; odaklanılabilecek öğeler display:none veya aria-hidden=”true” ile gizlenmemelidir[26].

Alt Metin (Longdesc): Tüm bilgi içeren resim, grafik, ikon, düğme gibi görseller için anlamlı alt metin sağlanmalıdır. Dekoratif öğeler boş alt (alt=””) ile işaretlenmeli, işlevsel resimler kısa ve öz şekilde tanımlanmalıdır. Bu sayede ekran okuyucu kullanıcıları görsel içeriği anlayabilir[27].

Başlık Yapısı: İçerikte hiyerarşik <h1>–<h6> başlık etiketleri doğru kullanılmalıdır. Başlıklar tutarlı bir sıralama izlemeli (örneğin <h2>’den sonra aniden <h4> atlanmamalı). Başlıklar sayfanın yapısını gösterir ve ekran okuyucular bunlar üzerinden kolayca gezinir.

Form Elemanları: Tüm form girdi kutuları, onay kutuları, seçenek grupları vb. etiket (<label>) ile ilişkilendirilmelidir. <label for=”id”> veya ARIA etiketleri (aria-label) ile her giriş elemanına tanımlayıcı metin eklenmelidir. Eksik etiketler, engelli kullanıcıların formu doldurmasını imkânsız hale getirir.

Tablo ve Liste Yapıları: Tablo (<table>) kullanıldığında uygun scope, summary veya başlık hücreleri (<th>) kullanılmalı; bu sayede tablo içeriği anlaşılır. Liste öğeleri (<ul>, <ol>) anlamlı sırayı koruyarak kullanılmalıdır.

Medya Erişilebilirliği: Videolarda Türkçe altyazı veya işaret dili çeviri, işitsel içeriklerde metin transkript sağlanmalıdır. Canlı yayınlarda mümkünse eşzamanlı altyazı ya da betimsel alt yazı sunulmalıdır. Otomatik CAPTCHA yerine alternatif yöntemler (sesli CAPTCHA vb.) kullanılabilir[28].

Doküman ve PDF Uygunluğu: PDF/Word gibi dokümanlar erişilebilir şekilde hazırlanmalıdır. Bu, metin olarak düzenlenebilir öğeler kullanmak, başlık stillerini doğru atamak, içindekiler bağlantısı eklemek, alt metin ve uygun tag’ler vermek anlamına gelir. Taranmış resim PDF yerine metin tabanlı format tercih edilmelidir.

Mobil Erişilebilirlik: Mobil uygulamalarda da dokunmatik hedeflerin yeterli büyüklükte olması, sesli sistemlere uyumlu olması, erişilebilirlik özelliklerinin (VoiceOver/ TalkBack) desteklenmesi önemlidir. WAI-ARIA Mobile yönergeleri ve platform rehberleri (Android Accessibility Guidelines, iOS Accessibility) takip edilmelidir.

Bu teknik çözümler uygulandığında hem engelli kullanıcı deneyimi hem genel kullanıcı memnuniyeti artar, hata ve dönüşüm oranları düşer. WebAIM gibi kaynaklarda her maddeye ilişkin uygulama örnekleri ve kod teknikleri ayrıntılı olarak verilmektedir. Ayrıca, WCAG Teknik Belgeleri (How to Meet WCAG) üzerinde her kriter için nasıl kod yazılacağına dair kılavuzlar mevcuttur. Geliştirme ekiplerine, yukarıdaki teknik ilkeleri içeren kapsamlı kılavuz ve eğitimler sağlanmalıdır.

Süreç ve Yönetim Önerileri

Teknik önlemler kadar kurumsal yapılanma da kritiktir. Erişilebilirlik çalışmaları için aşağıdaki adımlar önerilir:

Eğitim ve Farkındalık: Tüm yazılım ve tasarım ekibi, erişilebilirlik farkındalığı eğitimi almalıdır. WCAG, ARIA ve ilgili mevzuat hakkında bilgilendirici eğitimler (WF 2.1/2.2 kursları vb.) verilmelidir. Kullanıcı deneyimi ekiplerine engellilerle çalışma atölyeleri düzenlenebilir. Üst yönetime yönelik kısa brifinglerle erişilebilirlik önceliği anlatılmalıdır.

Politika ve Sorumluluklar: Kurum genelinde bir erişilebilirlik politikası hazırlanmalı ve yayınlanmalıdır. Bu politikada uyum hedefleri, uygulanacak standartlar (örn. “Tüm iç portal ve halka açık siteler WCAG 2.2 AA uyumlu olacak”), sorumlu kişiler ve süreçler tanımlanır. Her birim içinde erişilebilirlikten sorumlu bir koordinatör/ekip belirlenmelidir. Böylece belirsizlik ortadan kalkar.

Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsüne Entegrasyon: Erişilebilirlik, yazılım geliştirme sürecine erken entegre edilmelidir (shift-left yaklaşımı). Tasarım ve geliştirme aşamasında erişilebilirlik kontrolleri (örneğin taslak erişilebilirlik taramaları, ARIA denetimleri) yapılmalıdır. Test süreçlerine, her sürüm öncesi WCAG denetimleri ve kullanıcı testleri eklenmelidir. Gerektiğinde CI/CD boru hattına otomatik erişilebilirlik tarama araçları (Lighthouse, Axe-CI vb.) entegre edilebilir.

Kaynak ve Bütçe: Erişilebilirlik çalışmalarına ayrılacak özel bir bütçe planlanmalıdır. Bu bütçe; eğitim, araç/denetim lisansları, ek yazılım geliştirme maliyetleri ve bakım için kullanılabilir. Mevzuat gereği maliyetler bir zorunluluk olarak görülebilir; ancak uzun vadeli fayda-maliyet analizleri gösterir ki erişilebilirlik yatırımı çoğu zaman yeni kullanıcıların katılımıyla olumlu geri dönüş sağlar.

İzleme ve Sürekli İyileştirme: Basit bir kontrol listesi ile erişilebilirliği sağlandıktan sonra bile, değişikliklerle geri uyumsuzluk yaşanabilir. Bu yüzden düzenli iç denetimler yapılmalı, her yıl erişilebilirlik raporları hazırlanmalı ve üst yönetime sunulmalıdır. EU’da olduğu gibi kurum içinde erişilebilirlik izleme komisyonu kurulabilir. Ayrıca kullanıcı geri bildirimleri ve engelli derneklerinden alınan görüşlerle sürekli iyileştirme sağlanmalıdır.

Dış Kaynak ve İşbirlikleri: Gerekli görüldüğünde dış uzmanlık veya denetim hizmeti alınmalıdır. Kamu-özel işbirliğiyle erişilebilirlik test merkezleri ve araçlar paylaşılabilir. Engelli örgütleri (Erişilebilir Bilişim Derneği vb.) ile diyalog kurulup saha testleri birlikte yapılabilir.

Kurumsal Kültür: Erişilebilirlik kurum kültürüne yerleştirilmelidir. Proje başlangıcında bu öncelik açıkça belirtilmeli, başarı kriterlerine eklenmelidir. İç iletişimde erişilebilirlik başarıları (örneğin uyumlu olunan sayfa) öne çıkarılmalıdır.

Aşağıda kısa, orta ve uzun vadeli adımları içeren bir yol haritası şeması örnek olarak verilmiştir:

gantt

    dateFormat  YYYY

    title Erişilebilirlik Uygulama Yol Haritası

    section Kısa Vadeli (0-1 yıl)

    Farkındalık ve eğitim yaygınlaştırma  :done,    a1, 2024-01, 2024-06

    Hızlı uygulanabilir iyileştirmeler   :active,  a2, 2024-01, 2024-12

    section Orta Vadeli (1-3 yıl)

    Kurum içi politika ve süreç geliştirme :a3,     2025-01, 2026-12

    Sürekli denetim/izleme mekanizması    :a4,     2025-06, 2027-12

    section Uzun Vadeli (3+ yıl)

    Sistematik erişim sağlama             :a5,     2028-01, 2030-12

    AR-GE ve inovasyon entegrasyonu       :a6,     2029-01, 2030-12

 

Bu çizelge, erişilebilirlik çalışmalarını üç döneme ayırır: İlk yılda farkındalık ve hızlı düzeltmeler (kolay eksikleri kapama, WCAG rehberi incelemesi); 1–3 yılda politika oluşturma, eğitim programları, düzenli denetimler; uzun vadede ise sürdürülebilir sistemler, kültürel içselleştirme ve teknolojik yenilikler hedeflenir.

Örnek Vaka Çalışmaları

Türkiye’den ve dünyadan iyi ve kötü erişilebilirlik uygulama örnekleri mevcuttur. İyi uygulamalara genellikle büyük kurum siteleri örnek verilir. Örneğin ABD İçişleri Bakanlığı, İngiltere GOV.UK portalı, Kanada hükümetinin bazı siteleri WCAG AA uyumlu olarak belgelendirilmiştir. Türkiye’den İçişleri Bakanlığı web sitesi ve e-Devlet Kapısı erişilebilirlik testlerini başarıyla geçerek belgelendirilmiştir. Öte yandan pek çok küçük ve orta ölçekli site (haber portalları, KOBİ siteleri) halen temel kriterleri sağlamamaktadır. Kötü uygulamalarda genellikle belirgin kontrast hataları, resimlerde hiç alt metin bulunmaması, menülerin klavye ile gezilememesi, form alanlarının etiketlenmemesi gibi basit hatalar görülür. Örnek olarak, bazı hastane veya belediye web siteleri erişilebilirlik sorunu nedeniyle engelli ve yaşlı vatandaşlardan şikayet almaktadır. İyi uygulama vaka incelemelerinde ise, erişilebilirlik destekli tasarım süreçleriyle kullanıcı testlerine yer veren projeler öne çıkar. Örneğin bir kamu sitesi mobil-first bir yaklaşımla, her güncelleme sonrası otomatik erişilebilirlik taraması yapan bir iş akışı kurmuştur. Böyle örneklerde elde edilen erişilebilirlik skorları ve kullanıcı memnuniyeti artmıştır.

Ölçüm Metrikleri ve İzleme Önerileri

Erişilebilirlik performansını izlemek için nicel ve nitel metrikler kullanılmalıdır. Otomatik test araçlarından elde edilebilecek metrikler arasında sayfa başına tespit edilen erişilebilirlik hatası sayısı, WCAG’e uygunluk yüzdesi ve her kriterin (örneğin kontrast, etiketleme) uyum oranı sayılabilir. Örneğin WebAIM raporları her yıl web sitelerinin ortalama 51 hata içerdiğini bildirmiştir[11]. Kurum içi tarama sonuçlarıyla yıllık iyileşme oranları takip edilebilir. Aynı şekilde WCAG-EM çerçevesinde belirlenen numunelerden elde edilen uygunluk puanı da bir gösterge olabilir. Nitel metrik olarak kullanıcı geri bildirimleri ve çağrı merkezi şikayetleri değerlendirilmeli; erişilebilirlik değerlendirme anketleri yapılabilir.

Devlet düzeyinde ise erişilebilirlik izleme raporları hazırlanmalıdır. EAA ve WCAG-EM çerçevesi kullanılarak yıllık uyum raporları sunulabilir. Örneğin Türkiye’de yeni kurulan Erişilebilirlik İzleme Komisyonu, başvuru yapan kurumların erişilebilirlik durumunu raporlayacak; bunlar kamuoyu ile paylaşılacaktır. Uluslararası platformlarda ülkeler düzenli web erişilebilirlik uyum raporları yayınlamaktadır (AB ölçümleri, OECD vb. göstergeler). Türkiye’de de benzer göstergeler geliştirilmeli, erişilebilirlik kilit performans göstergesi haline getirilmelidir. Ayrıca ERDEM (Erişilebilirlik Değerlendirme Modülü) gibi araçların yaygınlaştırılması, veri toplama için bir fırsattır. Sonuçların sunumunda tablo ve grafikler kullanılmalı, ilerleme rakamlarla gösterilmelidir. İzleme sürecinde tespit edilen eksiklikler planlı eylemlerle kapatılmalı, ilerleme düzenli aralıklarla gözden geçirilmelidir.

Riskler ve Maliyet–Fayda Analizi

Erişilebilirliği sağlamamanın birincil riski, hem hukuki yaptırımlar hem de kullanıcı kaybıdır. Dünya genelinde milyarlarca insan engellilik nedeni ile engelli sayılır; dijital hizmetler erişilebilir değilse bu devasa bir pazar potansiyeli kaçırılır. Örneğin WHO verilerine göre dünya nüfusunun %16’sı (1,3 milyar kişi) görme, işitme, motor veya bilişsel engellilik yaşamakta ve web içeriği erişilebilir olmadığında hayatı büyük ölçüde zorlaşmaktadır[13]. İşletmeler erişilebilir olmayan siteler nedeniyle müşteri ve itibar kaybı yaşamaktadır. Ayrıca ABD’de 2025’te 5.114 civarında erişilebilirlik davası açılması, uyumsuzluğun doğrudan hukuki maliyete dönüştüğünü göstermektedir[13]. İtibar riski de büyüktür; günümüz medya ortamında erişilebilir olmamak eleştirilere hedef olmaya açıktır.

Öte yandan erişilebilirlik yatırımının getirisi de göz ardı edilmemelidir. Dünyanın Engelsiz hale gelmesi demografik trendlerle uyumludur: yaşlanan nüfus ve mobil internet kullanımının artışı erişilebilir tasarımı zorunlu kılmaktadır. Erişilebilir bir tasarım, genelde tüm kullanıcı deneyimini iyileştirir (örneğin kullanılabilir menüler, iyi kontrast herkes için daha iyidir). Çoğu zaman erişilebilirlik iyileştirmeleri aslında SEO (arama motoru optimizasyonu) ve performans gibi diğer iş hedeflerine de katkı sağlar. Yatırımın geri dönüşü (ROI) ölçülürken, ek kullanıcı kitlesinin katkısı ve engellilerin bağımsızlık değeri dikkate alınmalıdır. Kısa vadede artan proje maliyetleri görülebilirken, uzun vadede mahkeme riskinden ve iş kaybından kaçınıldığı unutulmamalıdır. Olası maliyetler eğitim, geliştirme süresi ve denetim harcamaları olmakla birlikte bu giderler kurumsal ölçeklendirme ve planlamayla bütçelenebilecek seviyelerdedir.

Sonuç ve Öneriler

Dijital erişilebilirlik, teknik bir ihtiyaç olmanın ötesinde sosyal bir sorumluluk ve fırsattır. Uluslararası standartlar (WCAG 2.2, EN 301 549 vb.) ve Türk mevzuatı (Genelge 2025/10, Engelliler Kanunu vb.) ışığında kurumlar derhal harekete geçmelidir. Özetle aşağıdaki adımlar önerilmektedir:

Hemen Başlangıç: Tüm yeni ve mevcut web/mobil projelerinde WCAG 2.2 AA uyum hedeflensin. Kısa vadede düşük kontrast, eksik alt metin, form etiketleri gibi kolay düzeltilebilen hatalar kapatılsın. İçişleri Bakanlığı gibi örnek sitelerin yaptığı gibi ilk sertifikasyon çalışmaları yapılarak elde edilen deneyim kurum içinde paylaşılmalıdır.

Politika ve Yönetim: Kurum üst yönetimi erişilebilirliği önceliklendirmeli, yazılı bir erişilebilirlik politikası oluşturmalıdır. Bu politika WCAG/EN/Direktif hedeflerini içermeli, uyum süreçleri tanımlanmalı ve sorumlular atanmalıdır. Denetim sonuçları periyodik olarak raporlanmalı, hedefler yılbaşlarında güncellenmelidir.

Sürekli Uyumluluk: Geliştirme/değişim süreçlerinde erişilebilirlik her aşamada kontrol edilmelidir. Otomatik araçlar CI/CD’ye entegre edilip her sürümde tarama yapılsın. Her yeni içerik veya sayfa yayın öncesi bir denetleyici tarafından kontrol edilsin.

Eğitim ve İnovasyon: Tasarımcı, geliştirici ve editörlerin erişilebilirlik konusundaki bilgisi artırılsın. Birim içi atölyeler, W3C/ACM seminerleri gibi kaynaklar kullanılabilir. İnovatif çözümler (örneğin yapay zeka ile otomatik metin oluşturma, erişilebilir PDF araçları) araştırılmalı ve mümkünse hayata geçirilmeli.

Ölçüm ve Takip: Mevcut durumu doğru anlamak için öncelikle kapsamlı bir envanter çıkarılsın. Yıllık uyum analizleri yapılmalı (WCAG-EM, ERDEM vb. metodolojilerle). Elde edilen veriler ana performans göstergeleri (KPI) haline getirilsin, örn. “her yıl web sayfalarının %30’u erişilebilir hale getirilecek” gibi somut hedefler konulsun. Kapsamlı bir ölçüm ve izleme altyapısı (raporlama portalı, erişilebilirlik puan panosu vb.) kurulmalıdır.

Mevzuata Uyum: 2025/10 sayılı Genelge’ye tam uyum sağlansın. Gereken kaynak planlaması yapılarak belirtilen sürelerde tüm yükümlülükler yerine getirilsin. Her kurum kendi “web erişilebilirlik bildirimi”ni güncelleyerek sorumluluklarını ilan etsin.

Kültürel Dönüşüm: Sonuçta erişilebilirlik, bir kurum kültürü haline gelmelidir. Tüm paydaşlara (çalışanlar, tedarikçiler, kullanıcılar) engelliler için tasarım bilinci aşılanmalıdır. Erişilebilirlik kazanan bir ilkedir; personel motivasyonu için ödüllendirme veya sertifika programları geliştirilebilir.

Sonuç olarak, dijital erişilebilirlik uyumu hem hukuki bir gereklilik hem de kapsayıcı hizmet sunmanın yoludur. Yukarıda özetlenen yol haritası ve öneriler ışığında adım adım ilerlemek; kurumların hem sosyal sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlayacak hem de genişleyen kullanıcı tabanı ile ekonomik fayda getirecektir. Bu çalışma, dünya ve Türkiye bağlamında erişilebilirlik standartlarını, mevcut durumu ve başarıya giden adımları bir arada sunarak karar alıcılara uygulamaya dönük yol haritası sağlamaktadır.

 

Kaynaklar:

WCAG 2.2 standart metni ve W3C duyuruları[1][2], EN 301 549 teknik dokümanları[3][4], TSE ve İçişleri Bakanlığı belgeleri[6], Aile Bakanlığı Genelge ve yayınları[7][8], akademik çalışmalar[12] ve sektör istatistik raporları[11][20][13] başta olmak üzere resmi ve akademik kaynaklar kullanılmıştır.

[1] [2] [5] W3C Web Content Accessibility Guidelines 2.2 approved as ISO/IEC international standard | 2025 | Press releases | W3C

https://www.w3.org/press-releases/2025/wcag22-iso-pas/

[3] ETSI EN 301 549 - V3.2.1 - Accessibility requirements for ICT products and services

https://www.etsi.org/deliver/etsi_en/301500_301599/301549/03.02.01_60/en_301549v030201p.pdf

[4] [14] [15] [16] [17] EN 301 549 | European standard for digital accessibility

https://www.deque.com/en-301-549-compliance/

[6] T.C. İçişleri Bakanlığı - TS EN ISO 9241-151 ve TSEK 194-TS ISO/IEC 40500:2012 (WCAG) Standartları

https://www.icisleri.gov.tr/erisilebilirlik-sertifika

[7] [9] Web Siteleri ve Mobil Uygulamalarin Erisilebilirligi Cumhurbaskanligi Genelgesi Yayimlandi | Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü | Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Yayımlandı

https://www.aile.gov.tr/eyhgm/haberler/web-siteleri-ve-mobil-uygulamalarin-erisilebilirligi-cumhurbaskanligi-genelgesi-yayimlandi/

[8]  TİHEK - Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği Konulu 2025/10 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Hakkında Basın Açıklaması

https://www.tihek.gov.tr/web-siteleri-ve-mobil-uygulamalarin-erisilebilirligi-konulu-2025-10-sayili-cumhurbaskanligi-genelgesi-hakkinda-basin-aciklamasi

[10] Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği Hakkında 2025/10 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Yayımlandı | Erdem&Erdem

https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/web-siteleri-ve-mobil-uygulamalarin-erisilebilirligi-hakkinda-2025-10-sayili-cumhurbaskanligi-genelgesi-yayimlandi

[11] [20] WebAIM: The WebAIM Million - The 2026 report on the accessibility of the top 1,000,000 home pages

https://webaim.org/projects/million/

[12] [19] dergipark.org.tr

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2937984

[13] 2026 Web Accessibility Statistics: Compliance, Lawsuits & Trends

https://beaccessible.com/post/web-accessibility-statistics/

[18] files.tse.org.tr

https://files.tse.org.tr/2023/06/ARALIK-1.pdf

[21] W3C Accessibility Guidelines Evaluation Methodology (WCAG-EM) 2.0

https://www.w3.org/TR/wcag-em-2/

[22] [23] [24] [25] [26] ARIA ve HTML  |  web.dev

https://web.dev/learn/accessibility/aria-html?hl=tr

[27] [28] aile.gov.tr

https://www.aile.gov.tr/media/257527/web_siteleri_ve_mobil_uygulamalarin_erisilebilirligi_kontrol_listesi_.pdf