LİTVANYA ve E.S.C.A.R.
Av. Mücahit GÜN
Bu çalışma ile Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesi’nin 33. Oturumunda değerlendirilmiş bir başvurunun sözleşme bağlamında açıklamalı şekilde özeti yer almaktadır.
Karar No: CRPD/C/33/D/71/2019
Dağıtım Tarihi: 25 Ağustos 2025
Orijinal Dil: İngilizce
Otuz Üçüncü Oturum
11 - 29 Ağustos 2025
SÖZLEŞMEYE EK İHTİYARİ PROTOKOL’ÜN 5. MADDESİ UYARINCA KOMİTE TARAFINDAN KABUL EDİLEN GÖRÜŞLER
Başvuruda Bulunan : E.S.A.C.R. (Vekili aracılığıyla temsil edilmektedir)
Mağdur Olduğu İddia Edilen Kişi: Başvurucunun kendisi
Taraf Devlet: Litvanya
Başvuru Tarihi: 21 Ekim 2019 (İlk sunum)
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ VE MADDİ VAKALAR
1.Başvuruda bulunan , 1984 doğumlu bir Litvanya vatandaşı olan E.S.A.C.R.’dir. Başvurucu, Taraf Devletin Sözleşme’nin 5, 9, 19 ve 24. maddeleri kapsamındaki haklarını ihlal ettiğini ve kendisinin bu ihlalin mağduru olduğunu iddia etmektedir. Sözleşme’ye Ek İhtiyari Protokol, Taraf Devlet yönünden 18 Eylül 2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Başvurucu, vekili aracılığıyla temsil edilmektedir.
ã SÖZLEŞME MERCEĞİNDEN BAKIŞ (I)
İhtiyari Protokol’ün 5. Maddesi ve Bireysel Başvuru Mekanizması
Kararın girişinde anılan ve Komite’nin yetkisini kuran Sözleşme’ye Ek İhtiyari Protokol’ün 5. Maddesi, uluslararası insan hakları hukukunun en dinamik denetim mekanizmalarından birini oluşturur. This madde, Sözleşme’de korunan haklarının Taraf Devlet tarafından ihlal edildiğini iddia eden bireylere veya birey gruplarına, iç hukuk yollarını tükettikten sonra doğrudan BM Engelli Hakları Komitesi’ne “iletişim” (bireysel başvuru) sunma hakkı tanır. Komite, bu madde uyarınca Taraf Devletin savunmasını ve başvurucunun iddialarını gizli oturumlarda inceler ve nihai “Görüşlerini” (Views) açıklar. Bu mekanizma, ulusal mahkemelerin yetersiz kaldığı durumlarda hak ihlallerinin uluslararası alanda tescil edilmesi ve devletlerin yapısal reformlara zorlanması açısından hayati bir köprüdür.
II. BAŞVURUCU TARAFINDAN SUNULAN BİLGİLER
2.1 Başvurucu, hareket kabiliyeti için sürekli tekerlekli sandalye kullanımını gerektiren fiziksel bir engelliliğe sahiptir. Başvurucu, eğitim gördüğü kamu yükseköğretim kurumunun altyapısının yanı sıra belediye yetkilileri tarafından sağlanan bölgesel toplu taşıma seçeneklerinin, Sözleşme kapsamında şart koşulan erişilebilirlik standartlarını karşılamadığını ileri sürmektedir.
2.2 Özellikle, 2017 ila 2019 yılları arasındaki akademik yıllarda başvurucu; ana dersliklere, laboratuvar alanlarına ve sıhhi tesislere (tuvaletler vb.) erişimde sistematik engellerle karşılaşmıştır. Kurum yönetimine resmi talepler sunulmasına rağmen, yapılan düzenlemeler sistematik bir makul uyumlaştırma uygulaması yerine geçici, anlık ve teknik çözümler (sporadic, technical fixes) şeklinde sınırlı kalmıştır.
2.3 Ayrıca başvurucu, iç hukuk yollarının, yükseköğretim kurumunun genel idari yükümlülüklerini kendisine tahsis edilen bütçe sınırları dahilinde yerine getirdiğine hükmeden Litvanya Yüksek İdari Mahkemesi’nin aleyhteki kararıyla sonuçlanan bir dizi idari mahkeme davası süreciyle tüketildiğini belirtmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
A. Yasal Çerçeve ve İlkeler
3.1 Komite, Taraf Devletin başvurucuya makul uyumlaştırma sağlama yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini ve bu başarısızlığın Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamında bir ayrımcılık biçimi oluşturup oluşturmadığını belirlemelidir. Komite ayrıca, bu durumun erişilebilirlik (madde 9) ve kapsayıcı eğitim (madde 24) yönündeki temel yükümlülükleri ihlal edip etmediğini de netleştirecektir.
3.2 Komite, eşitlik ve ayrımcılık yasağına ilişkin 6 No’lu Genel Yorumu’nu (2018) hatırlatarak, makul uyumlaştırma sağlama yükümlülüğünün bireyselleştirilmiş, ex nunc (şimdiye/geleceğe etkili) ve derhal yerine getirilmesi gereken bir ödev olduğunu açıklamıştır. Bu yükümlülük, sistematik erişilebilirlik standartlarının zaman içinde kademeli olarak hayata geçirilmesinden (aşamalı gerçekleştirme) tamamen farklıdır. Makul uyumlaştırmanın sağlanmasının reddedilmesi veya sistematik olarak ihmal edilmesi, engelliliğe dayalı doğrudan bir ayrımcılık biçimi teşkil eder.
ã SÖZLEŞME MERCEĞİNDEN BAKIŞ (II)
EHİS Madde 5 ve “Makul Düzenleme” (Reasonable Accommodation) Dogmatiği
Kararda atıf yapılan Sözleşme’nin 5. Maddesi (Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik), engelli bireylerin yasalar önünde eşitliğini ve ayrımcılığa karşı korunmasını güvence altına alır. Maddenin en devrimci yönü, “makul düzenleme/uyumlaştırma” yapmamanın kendisini doğrudan bir ayrımcılık türü olarak tanımlamasıdır.
Komite’nin 6 No’lu Genel Yorumu (2018) uyarınca makul düzenleme; engelli bir bireyin somut bir durumda (örneğin bir derse girmede veya sınava girmede) haklarını eşit şekilde kullanabilmesi için talep ettiği, aşırı ve orantısız yük getirmeyen acil ve dinamik değişiklikleri ifade eder. Genel erişilebilirlik yatırımları (Madde 9) zamana yayılarak (kademeli olarak) yapılabilirken, bireysel düzeydeki makul düzenleme talebi derhal karşılanmak zorundadır. Bu talebi mali mazeretlerle doğrudan reddetmek, ayrımcılık yasağının açık bir ihlalidir.
B. Somut Olaya Uygulanması
4.1 Komite, Taraf Devletin, kamu eğitim kurumlarının bütçe kısıtlılıklarının iç mevzuat yönergeleri çerçevesinde beklenen düzenlemelerin kapsamını hafiflettiği yönündeki argümanını dikkate almaktadır. Bununla birlikte Komite, “orantısız veya aşırı yük” savunmasının kabul edilen bir savunma olmasına rağmen, Taraf Devletin veya ilgili kamu kurumunun, her türlü uygulanabilir alternatifi araştırmak için ilgili kişiyle kapsamlı ve etkileşimli bir değerlendirme süreci yürüttüğünü kanıtlaması gerektiğini vurgulamaktadır.
4.2 Somut olayda, üçüncü şahısların yardımını gerektiren geçici taşınabilir bir rampanın kurulması veya sınavların ayrı, izole edilmiş ofislerde yapılması gibi anlık nitelikteki değişiklikler, Sözleşme’nin 3. ve 19. maddelerinde güvence altına alınan onur, özerklik ve bağımsız yaşam hedeflerine saygı göstermemiştir. Bu durum, başvurucuyu akademik ortamda etkili bir şekilde marjinalleştirmiştir.
ã SÖZLEŞME MERCEĞİNDEN BAKIŞ (III)
EHİS Madde 3, 9 ve 19: Bağımsız Yaşam ve İnsan Onuru Bağlantısı
Kararda sert biçimde eleştirilen “geçici rampa” ve “izole sınav odası” pratikleri, Sözleşme’nin 3. Maddesinde yer alan genel ilkeler (insanlık onuru ve bireysel özerklik) ile 19. Maddesinde güvence altına alınan Bağımsız Yaşam Hakkı arasındaki kopmaz bağı göstermektedir.
Engelli bir bireye, ancak bir başkasının (örneğin güvenlik görevlisinin) fiziksel gücüyle çalıştırılabilen eğreti bir rampa sunulması, onu başkalarına bağımlı kılar ve özerkliğini zedeler. Sınavların ana derslik yerine izole bir ofiste yapılması ise bireyi akranlarından kopararak damgalar. Madde 19, engellilerin toplumun bir parçası olarak, kendi seçimleriyle bağımsız yaşayabilmelerini ve sosyal çevreden dışlanmamalarını emreder. Dolayısıyla, onur kırıcı ve bağımlılık yaratan geçici teknik mazeretler, gerçek anlamda bir “makul düzenleme” olarak kabul edilemez.
4.3 Sonuç olarak Komite, devlet idari makamlarının ve yerel mahkemelerin başvurucunun bireysel ihtiyaçları ile kurumsal savunmalar arasında uygun bir denge kuramadığını, bunun da doğrudan ayrımcılık yasağı kapsamına giren bir makul uyumlaştırma ihlaline yol açtığını tespit etmiştir.
IV. SONUÇ VE TAVSİYELER
5. Komite, İhtiyari Protokol’ün 5 (5) maddesi uyarınca hareket ederek, önündeki olguların Sözleşme’nin 5, 9 ve 24. maddelerinin ihlal edildiğini ortaya koyduğu görüşündedir.
ã SÖZLEŞME MERCEĞİNDEN BAKIŞ (IV)
EHİS Madde 24 ve Kapsayıcı Eğitim Yükümlülüğü
İhlal kararına konu olan Sözleşme’nin 24. Maddesi (Eğitim), engelli bireylerin eğitim hakkını fırsat eşitliği temelinde ve hiçbir ayrımcılığa maruz kalmaksızın kullanabilmelerini teminat altına alır. Maddenin odak noktası “kapsayıcı (bütünleştirici) eğitim” modelidir.
Taraf devletler, engelli öğrencilerin genel eğitim sisteminden (burada yükseköğretimden) sırf engelleri sebebiyle dışlanmamasını ve ihtiyaç duydukları bireysel destekleri eğitim aldıkları ortak mekanlarda almalarını sağlamakla ödevlidir. Yükseköğretim kurumlarının fiziki erişilebilirlik eksikliklerini ve amfi yetersizliklerini bahane ederek öğrencilerin eğitim hakkını sınırlaması, bu kapsayıcı eğitim felsefesine tamamen aykırıdır.
6. Taraf Devlet, erişilebilirlik eksikliği nedeniyle başvurucuya uğradığı manevi zararlar ve katlandığı masraflar için tam tazminat da dahil olmak üzere etkili bir giderim sağlamakla yükümlüdür. Taraf Devlet ayrıca, gelecekte benzer ihlallerin önlenmesi amacıyla iç idari değerlendirme çerçevelerini makul uyumlaştırma yükümlülüğünün derhal yerine getirilmesi gereken niteliğiyle uyumlu hale getirmekle yükümlüdür.